SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/930 E. 2024/378 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/930

Karar No

2024/378

Karar Tarihi

13 Şubat 2024

T.C. ... BAM 3. HUKUK DAİRESİ ESAS-KARAR NO: 2022/930 - 2024/378

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/930

KARAR NO : 2024/378

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/12/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

ASIL davanın tarafları;

DAVACILAR : ... ... -

VEKİLİ : Av...

DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLLERİ : Av...

Av...

DAVA :Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

BİRLEŞEN ... 2. Asliye Tic. Mhk.'sinin ... E-... K sayılı dosya

tarafları;

DAVACILAR :1-... ... ...

 2. ... ... .  

VEKİLİ : Av...

DAVALI : ... BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

VEKİLLERİ : Av...

Av...

DAVANIN KONUSU :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 13/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2024

... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacılar vekili asıl ve birleşen davanın dava dilekçelerinde özetle; müvekkillleri ... ... ve ... ... ...'ın, ... ...'ın kullandığı ... plakalı ... Sigorta AŞ. tarafından zorunlu trafik sigortası yaptırılan araç ile seyir halinde iken kaza yapması sonucu ağır bir şekilde yaralandıkları, müvekkillerinin kazadan hemen sonra ... ... Hastahanesinde tedavi altına alındıkları, müvekkili ... ... ...'ın daha on (10) yaşında iken geçirdiği bu elim kaza nedeni ile iki gün gözetim altında tutularak taburcu edildiği, ... ...'ın ise ağır yaralanması sonucunda beline platin takılmak sureti ile tedavisi sürdürüldüğü ve müvekkili ... ...'ın daha 30 yaşında genç bir kiz iken bu platin takılması sonucu yaralanmasından önceki gibi birilerine ihtiyaç duymadan hayatını idame ettirmesinin mümkün olamayacağı gibi bu gerçekle sonsuza kadar yaşamak zorunda kaldığı, kaza tutanağından da kazaya yolun bozuk olmasının sebebiyet verdiği, sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, bu nedenlerle davalı sigorta şirketi ... Sigorta AŞ.'den 1.000 TL maddi tazminat ve 3.294,00 TL öğretim üyesi ile ücret bedelinin tahsilini, davalı ... Büyükşehir Belediyesinden müvekkili ... ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ... ... ... için 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası nedeni ile meydana gelen bedensel zararın oluşumunda davalı belediyeye kusur isnat edilemeyeceği, zira idarenin meydana gelen zarardan sorumlu olmasının; zarar doğurucu bir işlem veya eylemin varlığı, zarar doğurucu eylem veya işlemin idareye bağlanması, zarar ile işlem veya eylem arasında nedensellik bağının olması, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nedenlerin bulunmaması, koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde mümkün olduğu, oysa Belediyelerinin meydana gelen kaza ve yaralanma ile hiçbir alakası ve sorumluluğunun olmadığı, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiğinde de belediyelerinin kaza ile bir alakasının ve sorumluluğunun olmadığı açık ve seçik olarak da görüleceği, davalı müvekkili belediyenin meydana gelen kaza ile ilgili ihmal ve görev kusuru olmamakla beraber, yaralanmalı kazada aracın sürücüsününde gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediğinin de tespitinin gerektiği, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak olay tarihi olan 21.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinin de haksız olduğu belirterek davanın reddi talep edilmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce müvekkili şirkete ihbar yapılmadığı, dava açılmadan önce müvekkili şirkete ihbar yapılmaması sebebi ile müvekkil şirketin sorumluluğu başlamadığından müvekkili şirket aleyhine dava kabul edilecek olsa bile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını talep ettikleri, kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması ve tam kusurun belirlenebilmesi açısından kusur raporu alınmasının gerektiği, davacıların maluliyetinin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı ve maluliyet oranının tespiti açsından İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesinden “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” çerçevesinde rapor alınmasının gerektiği, meydana gelen kazada hatır için karşılıksız taşımanın söz konusu olduğu, işletenin hiçbir maddi karşılık beklemeden davacıları taşıması nedeniyle BK m.43 gereğince hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını talep ettikleri, bu nedenlerle öncelikle davanın reddi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ... ... ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, 176.244,28 TL maddi tazminatın 28/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (...) Sigorta Şirketinden alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın 21/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlekte davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazmitatın 21/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Büyükşehir Belediye başkanlığından alınarak davacı ... ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; müvekkili ... ... için alınan maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, hükme esas alınan raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili lehine 14.06.2019 tarihli rapor gereği %34 malullük üzerine hesaplama yapılması gerekirken 15.10.2019 tarihli %23 malullük üzerine hesap yapıldığını, mahkemece itirazımız yerinde bulunarak tekrar rapor istenmesine karşın müvekkil ... ... adına rapor düzenlenmeyerek, %23 malullük raporu esas alınmasının hatalı olduğunu, sürücü ... ...'ın sigortalı aracın sahibi olmadığını aksine araç sahibi ... ...'ın kardeşi olduğu ve bu nedenle tam kusur üzerinden hesap yapılması gerekmekte iken sürücünün kusuru üzerinden hesap yapıldığını, sürücünün %30 kusuru üzerinden hesap yapılarak maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacı müvekkillerin yolcu konumunda olması nedeni ile hiç kusurları olmadığının dikkate alınması gerektiği, müvekkil ... ... ... için maddi tazminat talepleri olmamasına karşın kısa kararda ... ... ... adına maddi tazminat talebinin reddine şeklinde hüküm kurulduğunu bu kararın düzeltilmesi gerektiğini, yine müvekkil davacı ... ... için ise hem malullük raporunun hatalı olması hem de sürücünün kusuru üzerinden tazminat hesaplanmasının hatalı olarak hak kaybına neden olduğunu, Mahkemece resen yeni yıl maaş zamlarını beklenmesi ve bu yeni maaşlar üzerinden tekrardan hesap yapılması gerekirken dosyanın karara çıkartılmasının hatalı olduğunu, zira müvekkilin hesaplamada esas alınan bordrolardaki net maaşının son zamlarla arttığını, yeni yıl maaş zamları dikkate alınarak hüküm kurulmak üzere yeniden karar verilmesini talep ettiklerini, ... ... için kusursuz oluşu ve yaşadığı maluliyeti ömür boyunca çekecek olması ve davalı tarafın ödeme gücü dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığını, yine ... ... ... için küçük yaşta yaşamış olduğu travmanın ve kusursuz oluşuna ilaveten davalının ödeme gücünün yanında 10.000tl'nin yüksek bir rakam olamayacağını, her bir müvekkil için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden kabul miktarı üzerinden müvekkil lehine de harca hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili; Trafik kazası nedeni ile meydana gelen bedensel zararın oluşumunda belediyeye kusur isnat edilemiyeceğini, belediyenin meydana gelen kaza ve yaralanma ile hiçbir alakası ve sorumluluğu olmadığını, davacının da gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediğinin de tespiti gerektiğini, mevzuat hükümleri ve sigorta genel şartları gereğince sorumlu sigorta şirketi olup belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak derecede fahiş olduğunu, müvekkili idare kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığından talep edilen tazminatın kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep edebileceğinden davacının buna ilişkin ve diğer tüm taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılan maddi tazminat, birleşen dava ise manevi tazminat talebine ilişkindir.

Mahkemece davacı ... yönünden maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... yönünden maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazimat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Öncelikle yerel mahkemece dava ve birleşen dava olmak üzere iki davanın var olduğu değerledirildiği halde, dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması, karar başlığının bu şekilde düzenlenmemesi hatalı görülmekle bu husus eleştiri konusu yapılmıştır.

Davacılar vekilinin davacı ... ... ... yönünden maddi tazminat talepleri bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde:

Dava dilekçesi ile davacı ... ... ... yönünden maddi tazminat talebinde bulunulmadığı, talebin yalnız manevi tazminata yönelik olduğu halde bu davacı yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine dair karar verilmesi hatalı görülmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Davacılar vekilinin davacı ... ... yönünden maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde:

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.

Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 21/02/2016 olup mahkemesince hükme esas alınan 11/10/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 21/02/2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, Yerel Mahkemece daha önce alınan ve maluliyetin % 34 oranında olduğu belirtilen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 12/06/2019 tarihli raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlendiğinin anlaşıldığı, kaldı ki hükme esas alınan ATK raporunda söz konusu raporun da irdelendiği, her iki raporun uygulandığı yönetmeliklerin farklı olması sebebiyle raporlar arasında çelişkinin bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davacılar vekilinin davacı ... ... yönünden hükmolunan maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde:

Davacı vekili hükme esas alınan hesap raporunda tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığını belirtmiş ise de hükme esas alınan 25.10.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla raporun hesaplama şekli yönünden bir hata bulunmamaktadır.

Davacı vekili tarafından davacının maaşının yeni yılda artacağı bu nedenle 22.12.2021 tarihinde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, yeni yıldaki artacak zamlı maaşlarının raporda esas alınması gerektiği belirtilmiş ise de, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler esas alınarak hesaplama yapılmış olması yerindedir.

Davacı vekili tarafından davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle tazminat hesaplamasında kusur oranında indirim yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilmiş olmakla, dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinden sürücüsünün kusuru oranında bir talepte bulunulmadığı gibi, sunulan ıslah dilekçesinde de sürücünün %30 oranında kusuru üzerinden hesaplama yapılmasının kabul edilmediğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından tam kusur esas alınarak hüküm kurulması talep edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı ..., davalı ... Sigorta şirketinin ... plaka sayılı aracın ... sigortacısı olması sebebi ile bu davalıdan maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Diğer bir ifade ile müteselsil borçluluk, birden fazla borçlunun her birinin, alacaklıya borcun tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, borçlulardan birinin edimi yerine getirmesi halinde borcun sona erdiği ve buna bağlı olarak diğer borçluların da borçtan kurtuldukları bir birlikte borçluluk halidir. Alacaklı, müteselsil sorumlulardan her birinden tazminat borcunun tamamını veya bir kısmını ifa etmelerini talep edebilecektir.

Müteselsil borçluluk, birden fazla borçlunun her birinin, alacaklıya borcun tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, borçlulardan birinin edimi yerine getirmesi halinde borcun sona erdiği ve buna bağlı olarak diğer borçluların da borçtan kurtuldukları bir birlikte borçluluk halidir. Alacaklı, müteselsil sorumlulardan her birinden tazminat borcunun tamamını veya bir kısmını ifa etmelerini talep edebilecektir. Müteselsil sorumlular ise ödedikleri miktarı kendi iç ilişkilerinde kusurları oranında birbirlerinden talep edebileceklerdir.

Somut olayda davacı vekili yoldaki çukurun sebebiyet verdiği tek trafik kazasında davacı ... ...'ın yolcusu olduğu ... plakalı araç ... sigortası kapsamında olduğu iddiası ile davalı ... Sigorta şirketine karşı maddi tazminat davası açmış, dava dilekçesinde maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. ... plakalı araç sürücü %30 oranında kusurlu bulunmuş, yolun bakım ve onarımından sorumlu kuruluş %70 oranında kusurlu bulunmuş ise de yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda müteselsil sorumlu olarak zararın tamamının (11.708,91TL geçici iş göremezlik, 575.018,28TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere kaza tarihi itibariyle poliçe limiti olan 310.000,00TL ile sınırlı sorumlu tutulabileceği dikkate alınarak) davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilebilecek iken yalnız %30 kusur oranına göre hesaplanan tazminat miktarına hükmolunması yerinde görülmemekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

HMK 357. Maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinde hangi işlemlerin yapılamayacağı hususu düzenlenmiştir. Buna göre, Bölge Adliye Mahkemelerinde davanın ıslahı istenemez. Anılan emredici nitelikteki yasal hüküm karşısında dairemizde tahkikat işlemi yapılmış ise de, alınan rapor kapsamında davacının davasını yasal olarak ıslah etme imkanı bulunmamaktadır.

Davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesi'nde 28.10.2021 tarihli talep arttırım/ıslah dilekçesinin sunulduğu görülmektedir Bu nedenle davacılar vekilinin ilk derece mahkemesine sunmuş olduğu talep arttırım/ıslah dilekçesi gereğince HMK 26 maddesi dikkate alınarak taleple bağlılık kuralı uyarınca davacı ... ... yönünden maddi tazminat davasının kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin husumete yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde:

Kazanın meydana gelmesine neden olan çukurun bulunduğu yerin mevki olarak büyük şehir belediyesinin sınırlarında kaldığı, kazanın yolun bakımının yapılmamasından kaynaklandığı anlaşıldığından davalı büyükşehir belediyesine husumet yöneltilmesi yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde:

Dosya arasında bulunan kaza tespit tutanağına göre sürücü ... ...'ın hızını hava yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralına uymadığı, yol yapım ve bakımından sorumlu olan kuruluşun karayolu yapısını trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmadığından kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

Mahkemece alınan 17.03.2017 tarihli kusur raporunda sürücü ... ...'ın aracın hızını yol durumuna göre ayarlamamak kuralını ihlalden %30 oranında kusurlu olduğu, yolun bakımından sorumlu kurumun ise %70 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

Mahkemece hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin meydana gelen kazada kusurları bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davacı vekilinin ve davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekillinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelemesinde:

Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1. maddesi; "Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmünde olup; 21/02/2016 tarihinde, sürücü dava dışı ... ... idaresindeki ... plakalı aracın yol içerisindeki çukura girmesiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulduğu ve araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacılar ... ... ve ... ... ...'ın yaralandığı kazada dava dışı sürücünün %30 oranında kusurlu olduğu, yolun bakım ve onarımından sorumlu kuruluş olan davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın %70 oranında kusurlu bulunduğu, davacı ... ...'ın kaza sebebiyle omurga bölgesinde kırık oluştuğu, operasyon geçirdiği, ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporuna göre davacı ...'ın maluliyetinin %23 oranında olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, davacı ... ... ...'ın yaralandığı ve ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporuna göre davacı ...'nin iyileşme süresinin 3 hafta olduğu, tedavi evrakları, kusur raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla, davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın %70 oranındaki kusur durumu dikkate alınarak, davacılarda meydana gelen maluliyetin oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih, davacıların yaşı, paranın satın alma gücü ile manevi tazminatın mahiyeti nazara alınarak, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının takdire göre düşük tayin edildiği ve bir miktar arttırılması gerektiği kanaatine varılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelemesinde:

Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Belirtilen nedenlerle hükmolunan manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:

Her bir davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talepleri için davacılar arasında HMK 57 ve 58. maddeleri gereği ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Mahkemece manevi tazminat talebi yönünden kabul edilen kısım yönünden davacılar lehine her bir davacı açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerektiği halde tek vekalet ücretine hükmolunması yerinde görülmemekle, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Davacılar vekilinin manevi tazminatta davacı lehine harca hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:

Yargılama sonucunda kabul edilen kısım dikkate alınarak davayı kaybeden taraftan alınacak harçlar hazine lehine hükmolunmaktadır. Davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan harcın davanın kabulü halinde karşı taraftan alınarak davacıya verilmesi gerekmektedir. Bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvurusu kısmen haklı bulunmuştur.

Dairemizce dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmasına ve ferilerin ayrı ayrı değerlendirilmesine dair hüküm kurulmuştur.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davası bulunmadığından Yerel Mahkemece bu yönde kurulan davanın reddi kararının ortadan kaldırılmasına, davacılar yönünden manevi tazminat miktarlarının arttırılmasına, davacı ... yönünden maddi tazminat davasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, vekalet ücretlerinin ayrı ayrı belirlenmesine karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Birleşen davada davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Asıl ve birleşen dava yönünden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

  1. Asıl davanın KABULÜ ile; 176.244,28 TL maddi tazminatın 28/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (...) Sigorta şirketinden alınarak davacı ... ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı TUTULMASINA,

  2. Birleşen davanın KABULÜ ile;

-50.000,00 TL manevi tazminatın 21/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlekte davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacı ... ...'a verilmesine,

-10.000,00 TL manevi tazminatın 21/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacı ... ... ...'a verilmesine,

  1. a. )Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınması gereken 12.039,24 TL karar harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 821,6‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.217,64 TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince 22.12.2021 günlü karar ile asıl dava davalısı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline karar verilen harcın bu davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

  1. a. )Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınması gereken 4.098,60 TL karar harcından, peşin olarak yatırılan 219,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.879‬,00 TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince 22.12.2021 günlü karar ile birleşen dava davalısı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan tahsiline karar verilen harcın bu davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

  1. Asıl dava nedeniyle davacılar tarafından yapılan 850,80 TL harç gideri ile 4.479,35 TL tebligat, müzekkere, bilirkişi ve ATK rapor ücreti toplamı olmak üzere toplamda 5.330,15 TL yargılama giderinin asıl dava davalısı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ... ...'a verilmesine,

  2. Birleşen dava nedeniyle davacılar tarafından yapılan 251,00 TL harç giderinin birleşen dava davalısı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'dan alınarak davacılara verilmesine,

  3. HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

10-Asıl dava yönünden; davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı vekilinin emek ve mesaisi dikkate alınarak hesaplanan 20.693,20 TL vekalet ücretinin davalı ... (...) Sigorta Şirketinden alınarak davacı ... ...'a verilmesine

11-Birleşen dava yönünden;

-Davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınarak bu davacıya verilmesine,

-Davacı ... ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınarak bu davacıya verilmesine,

İstinaf giderleri açısından;

12-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

13-Harçlar Kanunu uyarınca birleşen dosya davalısı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınması gereken 2.049,30 TL istinaf karar harcından bu davalı tarafından peşin olarak yatırılan 513,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,30 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

15-Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 98,40 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına,

16-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13.02.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenAçılan)kaldırılmasınaTazminatkonusu(ÖlümözetiistinafdereceveZararnedenlerivekilikararınınvekilleriCismanibirleşenkesinilerihükümSebebiylenumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim