Adana BAM 3. HD 2022/774 E. 2024/37 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/774
2024/37
9 Ocak 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ ESAS-KARAR NO: 2022/774 - 2024/37
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/774
KARAR NO : 2024/37
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2021
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av...
Av...
İHBAR OLUNAN : ... ...
DAVA : Tazminat(Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 09/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/12/2010 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada ... plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının ciddi oranda geçici ve kalıcı sakatlığa duçar olduğu, kusurlu olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, bu nedenle şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu, söz konusu kaza nedeniyle 35.383,00 TL'nin 05/02/2018 tarihinde ödendiği, bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiği, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ... ...'nın ehliyetsiz olduğu, bu nedenle davanın ... ...'ya ihbarını, sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat talebinin reddine, 6.978,18 TL geçici iş göremezlik tazminatının 05/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; dosya arasındaki mevcut maluliyet raporları arasındaki fahiş fark sebebiyle oluşan çelişkilerin giderilmeden karar verildiğini, daha önce dosyaya sundukları 04/04/2017 tarih ve Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda müvekkilin tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %10 olduğunun değerlendirmesinin yapıldığını, müvekkilin sağlık sorunları devam ettiğini, Adli Tıp Kurumunca maluliyet oranı belirlenirken müvekkilin kafatasında kemik alınması hususunun dikkate alınmadığından bu hususun raporlar arasındaki çelişkinin olmasına sebep olduğunu, söz konusu maluliyet raporları arasında fahiş fark bulunduğunu, mahkemece işbu çelişkilerin giderilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı maluliyet raporları arasında fahiş fark bulunduğunu, aradaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de,
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/4121 Esas ve 2018/8559 Karar sayılı kararı, yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13431 Esas ve 2022/8667 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir. )
Eldeki dosyaya baktığımızda Mahkemesinde hükme esas alınan 29.06.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileştiğinden maluliyet tayinine mahal olmadığına dair raporun kaza tarihi olan 09.12.2010 tarihinde yürürlükte olan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine usulüne uygun şekilde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 04.04.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının %10 oranında maluliyetinin bulunduğu belirlenmiş, raporda 3cm2 kraniektomi (Kafanın içindeki cerrahi gerektiren tüm problemlere uluşmak adına kafatası kemiğinin çıkartıldığı durum) alanı bulunduğu belirtilmiş ve oransal olarak bu rapor ile hükme esas alınan 29.06.2020 tarihli ATK maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğu görülmüş ise de, söz konusu Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 04.04.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunun Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmediği, raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmediği, bu nedenle her iki rapor arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Yerel Mahkemece ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 30.11.2020 tarihli maluliyet raporunda; Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 04.04.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunun da irdelendiği ve Engelli Sağlık Kurulu raporları ile Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemlerinin farklı parametreleri değerlendiren farklı tüzükleri ile hazırlandığından 29.06.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileştiğinden maluliyet tayinine mahal olmadığına dair rapora eklenecek bir husus bulunmadığının belirtildiği de anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 09/01/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56