Adana BAM 3. HD 2022/916 E. 2024/343 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/916
2024/343
8 Şubat 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/916 - 2024/343
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/916
KARAR NO : 2024/343
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI :...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ... SİGORTA A.Ş. -...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/02/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.12.2018 tarihinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili ...'ın yaralandığını, sigortaya yazılı olarak başvurulduğunu ve arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek müvekkilinin uğradığı 100 TL kalıcı iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile beraber davalı ... Sigorta'dan tahsilini talep etmiş, 07/11/2019 tarihli duruşmada talebinin 25,00 TL'sinin kalıcı iş göremezlik, 25,00 TL'sinin geçici iş göremezlik, 50,00 TL'sinin ise bakıcı giderine yönelik olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk görüşmelerinde maluliyet raporunu sunmamasından ötürü görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve raporun eksik olması sebebiyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, temerrüdün oluşmadığını, geçici iş göremezlik tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, sigortalı aracın hususi olması sebebiyle ticari faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kalıcı iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden reddine, davanın geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kısmen kabulü ile; 202,60 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyet oranı ve iyileşme sürecine ilişkin düzenlenen heyet raporunu kabul etmediklerini, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15/01/2019 tarihli raporuyla da sabit olduğu üzere müvekkilinin %7 oranında engelli olduğunu, ayrıca müvekkilinin beden ve ruh sağlığının yok sayıldığını, yeniden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin hukuka uygun bir şekilde yapılabilmesi için kazanın oluşumunda istiap haddinin aşılması durumunun kazaya etkisinin olmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle hükme esas alınan müterafik kusur indirimini kabul etmediklerini, yeterli araştırmalar yapılmadan istiap haddinin aşılmasından kaynaklı %20 müterafik kusur indiriminin uygulanmasının yasalara ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, davacıya ilişkin tedavi belgeleri dosyaya kazandırılmış, trafik polisi bilirkişiden 21/02/2020 tarihli kusur raporu alınmış, ATK 2. İhtisas Kurulundan 30/09/2020 tarihli, 12676 sayılı ve itiraz doğrultusunda ATK Adli Tıp 2. Üst Kurulundan 25/03/2021 tarihli, 441 sayılı maluliyet raporları alınmış, giderek davacının kalıcı maluliyeti ile bakıcıya ihtiyacı bulunmadığı gerekçesiyle davacının bu tazminat talepleri bakımından davanın reddine, geçici iş göremezlik zararı bakımından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre;
a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması ),
d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu
e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 08/12/2018 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Dosya içinde mevcut 30/09/2020 tarihli ATK Kurumu 2. İhtisas dairesi tarafından, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş maluliyet raporuna göre; davacının tıbbi belgeleri değerlendirilmek suretiyle kaza ile gerçekleşen yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak biçimde maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Rapora davacı vekili tarafından itiraz edilmekle, mahkemece Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alındığı, söz konusu raporda davacının istinaf itirazı olarak ileri sürdüğü ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesinin 15/01/2019 tarihli raporu da değerlendirilmek suretiyle davacının maluliyetinin bulunmadığı ile başka birinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, giderek bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Öte yandan davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, 08/12/2018 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, söz konusu aracın taşıma sınırının üzerinde yolcu taşıdığının anılan tarih itibariyle düzenlenen ... nolu trafik idari para cezası ile sabit olduğu, mezkur aracın istiap haddinin aşıldığının tartışmasız olduğu, giderek bu gerekçe ile mahkemece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesinde nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/02/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20