SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/864 E. 2024/316 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/864

Karar No

2024/316

Karar Tarihi

6 Şubat 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/864 - 2024/316

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/864

KARAR NO : 2024/316

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/12/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av....

DAVALILAR : 1- ... SİGORTA A.Ş. - ...

VEKİLİ : Av. ... -

  2.  ... 

VEKİLİ : Av. ...

  3.  ... . ... 

4-... CAM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ : Av. ... UETS

İHBAR OLUNAN : ... PROJE MİMARİ TASARIM REK. DIŞ. TİC. LTD. ŞTİ -...

DAVA :Tazminat(Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 06/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.12.2013 tarihinde davalı ... idaresindeki, işleteni davalı ... Cam Ltd.Şti. olan ... plaka sayılı kamyon tipi aracın, davalı ... A.Ş.'ye ait ... marketin önünden seyir halinde iken, ... markete ait reklam flamalarının asılı bulunduğu ipin, kamyonun kasasına takılması neticesi kopması ve bu ipin müvekkille çarpması neticesi gerçekleşen olayda müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, kopan ipin müvekkilini havaya kaldırarak firlatması ve müvekkilinin kafa üstü beton zemine düşmesi neticesi müvekkilinin kafa travması geçirdiğini, kafatasında çatlama meydana geldiğini, koku ve tat alma duyularını kalıcı olarak kaybettiğini, bu olayla ilgili olarak davalı şoför ... ve davalı ... A.Ş. çalışanı ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yapılan yargılama neticesi hükme esas alınan 22.07.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre olayda davalı şoför ... tali kusurlu, davalı ... A.Ş. nin çalışanı ve yetkilisi ...'ın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, yine yargılama sırasında ... ATK'nun 31.07.2015 tarihli raporuna göre, bu kazanın müvekkilinde yaşamsal tehlikeye neden olduğu, sağlığının ve algılama yeteneğinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek düzeyde bozulmasına neden olduğunu, vücuttaki sağ temporal kemikteki kırığın hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte olduğunu, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS davalı ... Sigorta A.Ş.'ye müracaatla ödeme talebinde bulunulduğunu, ... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından müvekkilinde sürekli nitelikte %6 engel oranı tespit edildiğine dair engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiğini, davalı sigorta şirketince fazlaya dair talep hakları saklı kalmak üzere imzalanan ibraname ile 17.11.2016 tarihinde 6.815,00 TL hasar ödemesinin müvekkiline yapıldığını, davacının beden gücü kayıp oranına, aktif ve pasif dönem zarar sürelerine, meslek durumuna göre sigorta ödemesi yetersiz olduğunu belirterek, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), şimdilik 1 000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden, yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin iptali ile yapılan ödeme dikkate alınarak sigorta limitini aşmamak üzere, kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsilini, 100.000,00.TL manevi tazminatın, kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini istemiştir.

CEVAP: Davalılar ... Cam San. Tic. Ltd. Şti ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmamakla birlikte bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere kazanın oluşumunda diğer davalı ... A.Ş. yetkilisi ...'ın asli kusurlu olduğu, taksirli davranışının müvekkili ile kaza arasındaki nedensellik bağını kestiğini, müvekkillerinin doğrudan kazaya etken iradi bir icrai veya ihmali hareketi bulunmadığını, müvekkilinin sigortacısı diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacının tüm zararının tespit edilerek ZMMS kapsamında 6.815,09 TL olarak ödendiğini, davacının iddia ettiği gibi bu tazminatı aşan cismani bir zararı mevcut olmadığı gibi, hiçbir itirazi kayıt sunmadan davalıyı ibra ettiği açık olduğundan dava ile fazlaya ilişkin talepte bulunulmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ayrıca davacının sunmuş olduğu raporların hiçbirinde bilimsel verilere dayanan ve koku alma kayıp oranını belirten denetime açık bir tespit bulunmadığını, müvekkillerinin oluşan kazada kusuru olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya, 16.11.2016 tarihinde 6.815,00 TL ödendiğini, KTK m.111'de, sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların, iptalinin ileri sürülmesi için iki yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, ibranamenin iptalinin iki yıl içinde ileri sürülmediğinden, davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, mütevekkili şirketin, ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, KTK ilgili hükümleri ve poliçe ilgili genel şartları gereği davacının müvekkili şirkete herhangi bir başvurusu olmadığından; müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, kazanın oluşumunda kamyon sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, dava konusu kazanın diğer davalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in tam kusuru ile meydana geldiğini, davacının maddi tazminat taleplerinin içeriği açıklanmadığından reddi gerektiğini, davacının manevi tazminat ve faiz taleplerinin de fahiş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının maddi tazminat davasının değer arttırma talebi doğrultusunda kabulü ile; 353,40 TL geçici işgöremezlik ve 278.317,64 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı tazminat olmak üzere toplam 278.671,04 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta şirketi poliçe limitinden geriye kalan 243.185,00 TL ile sorumlu olmak üzere) davalılar ... Cam Sanayi Ltd Şti ve ...'den olay tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 530,11 TL geçici işgöremezlik ve 417.476,47 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı tazminat olmak üzere toplam 418.006,58 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ'den olay tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Cam Sanayi Ltd Şti, ... ve ... AŞ'den olay tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; meydana gelen olayda müvekkilinin kusurununun bulunmadığını, müvekkilinin kaza nedeni ile %31,2 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunu ve koku ve tat olma duyularını kaybettiğini, bu nedenle davalıların sosyal ve ekonomik durumları ve kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları dikkate alındığında mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda manevi tazminat yönünden davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece müvekkili tarafından sunulan tüm deliller ve dosya kapsamındaki itirazların tamamen gözardı edilerek hüküm tesis edildiğini, hükmün eksik inceleme sonucunda ve gerekçesiz olarak verildiğini, davacı tarafın maluliyet oranını dava dilekçesinde %6 ile sınırlandırmasına rağmen mahkemece taleple bağlılık kuralı ile iddia ve savunma genişletilmesi yasağına aykırı olacak şekilde maluliyet ve kusur tespiti yapıldığını, hatalı değerlendirmeler içeren kusur raporu neticesinde belirlenen kusur oranlarını kabul etmediklerini, mahkemece iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ve taleple bağlılık kuralına aykırı şekilde ATK raporundaki %31,2 maluliyet oranı esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının dava dilekçesi ile kusur oranını tali kusurla sınırlandırdığını, bu nedenle %40 kusur oranını hükmü esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu kazanın meydana geldiği mağazanın reklam ve flama dahil tüm reklamasyon işlemleri ihbar olunan ... Proje Mimari Tsr. Rek. Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmış olup müvekkil şirketin bu aşamada hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu olayın, ilgili flama işini yapan firmanın görevini yapmaması, kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve diğer davalı araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle müvekkil şirketin hiçbir biçimde kusurunun söz konusu olmadığını, dava konusu kazanın oluşumunda kamyon sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, mahkemece müvekkil şirkete fahiş bir kusur yükletildiğini, ... plakalı araç sürücüsünün SRC Belgesine sahip olup olmadığının değerlendirilmediğini, adli tıp kurumunca belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranının çok yüksek tespit edildiğini, davacı yanın kazanın hayatını az etkilediğini beyan ettiğini, iş bu durumun adli tıp kurumu raporu ile de sabit olduğunu, talep konusunun tamamı için temerrüt tarihinden itibaren itibaren ticari faiz işletilmesinin yasalara ve içtihatlara aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden itibaren faizin değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemece verilen usul ve yasaya aykırı kararın açıkça gerekçelendirilmeden yazıldığını, dava dilekçesinin, HMK'nun 119. maddesinin f bendindeki yükümlülüklerinin eksik olması sebebiyle usule uygun olarak tanzim edilmemiş olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi vekili; taleple bağlılık kuralına aykırı olacak şekilde kusur ve maluliyet tespiti yapılması ve buna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun ve hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, öncelikle müvekkili şirket tarafından dava öncesi yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınması ve hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılması gerektiğini, tüm talep için temerrüt tarihinden itibaren itibaren faiz işletilmesinin yasalara ve içtihatlara aykırı olduğunu, ıslah edilen tutar için ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalılar ... Cam San. Tic. Ltd. Şti ve ... vekili; talep edilen tazminatın tamamının poliçe limitleri dahilinde olduğundan müvekkillerin ayrıca bir tazmin zorunluluğu bulunmadığını, müvekkili ... in kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın oluşumunda diğer davalı ... A.Ş. yetkilisi ...'ın tam kusurlu olduğunu, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ve taleple bağlılık kuralına aykırı olarak esas alınan kusur ve maluliyet oranının hükme esas alınmış olmasının hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından ve haksız fiilden kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

Dosyanın istinaf incelemesi yapılması amacıyla Dairemize gönderilmesinin ardından davacı vekili tarafından sunulan 06.07.2022 tarihli dilekçesi ile davalılar ... ... Türk Sigorta Şirketi, ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... aleyhine açılan davadan feragat etiklerini bildirmiş, kaza uyarınca kusur ve sorumluluğu bulunan diğer davalı ... A.Ş yönünden ise davaya devam ettikleri belirtilmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan 31.01.2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi'nce maddi tazminat taleplerine karşılık ödeme yapılmış olmakla, sigorta şirketi ve sigortalısı olan ... Cam Ltd. Şti ile ... yönünden davadan feragat edildiği, bu feragatin maddi tazminat hususunda olduğu beyan edilmiştir.

Davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi vekili ile ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekili tarafından sunulan dilekçeler ile feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı belirtilmiştir.

Davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi vekili ile davalılar ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Davacı vekili tarafından sunulan 06.07.2022 tarihli dilekçesi ile davalılar ... ... Türk Sigorta Şirketi, ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... aleyhine açılan maddi tazminat davasından feragat etiklerini bildirmiş olduğundan maddi tazminat davasının bu davalılar bakımından feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... A.Ş vekilinin, davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi vekilinin ve davalılar ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... vekilinin kusur durumuna ve sorumlulukları bulunmadığına yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Olay günü ... plakalı kamyon sürücüsü ...'in idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken, olay mahalli ... market önüne geldiğinde, kamyonu üzerinde bulunan yükün, mağaza açılışından dolayı market ile orta refüj üzerinde bulunan palmiye ve aydınlatma direğine asılan reklam flama bayrak ipine takılması akabinde ipin kopması ve kopan ipin yaya kaldırımında yürümekte olan davacı yayaya çarpması şeklinde meydana gelen olay neticesinde davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği gibi adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmiştir.

Adam çalıştıran, çalışanın seçiminde, işteki bilgi ve yetişkinliğine, beden ve fikir yeteneklerine, ahlak ile ilgili durumuna ve güven verici olup olmadığına dikkat ve özen göstermek zorundadır. Adam çalıştıran talimat vermede ve denetlemede gerekli özeni gösterdiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulur.

Soruşturma dosyasında alınan 14.01.2014 tarihli kusur raporunda; ipin özelliğini kaybedip ipin sarkması sarkması durumunda mağaza sorumlusu ...'ın tamamen kusurlu olduğu, sürücü ... ve yayanın kusursuz olduğu, ipin özelliğini kaybetmeyip sarkmadığı standart yükseklikte olması durumunda sürücü ...'in tamamen kusurlu olduğu, ... ve yayanın kusursuz olduğu belirtilmiştir.

Ceza dosyasında alınan 17.04.2014 tarihli kusur raporunda; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'in üst düzey tali kusurlu, mağaza sorumlusu ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Ceza dosyasında alınan 22.07.2014 tarihli kusur raporunda; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'in tali kusurlu, mağaza sorumlusu ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Yerel Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 22.10.2020 tarihli kusur raporunda; ... plakalı kamyon sürücüsü ...'in tali ve %40 oranında kusurlu olduğu, mağaza sorumlusu ...'ın asli ve %60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

... plakalı kamyon sürücüsü davalı ...'in idaresindeki kamyon ile yerleşim yeri içerisindeki yolda, azami yüksekliğin üzerinde yük ile seyrettiği sırada, kamyonun üzerinde bulunan yükün yol üzerinde bağlı olan ipe takılması akabinde ipin kopması ve kopan ipin yaya kaldırımında yürümekte olan yayaya çarpması sonucu meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu, mağaza sorumlusu ...'ın sorumluluğunda bulunan mağaza önünde, olay günü trafiğe açık olan yol bölümünde reklam flamaları bulunan ipin yol üzerinden, araç trafiğini dikkate alarak güvenli bir mesafeden asılması gerekirken, buna riayet edilmeksizin trafik akışına tehlike oluşturacak şekilde yolun karşısına geçirilerek bağlandığı anlaşıldığından meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, davacı yayanın yaya kaldırımında yürüdüğü esnada meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmakla, hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu, olay yeri görgü tespit tutanağı, CD görüntüleri, tanık beyanı ve ceza dosyasında alınan sair raporlar ile uyumlu olarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alınan kusur durumunun yerinde olduğu ve davalı şirketin adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu kanaatine varılarak davalılar vekillerinin kendilerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Her ne kadar davalılar vekilleri tarafından; dava dilekçesinde kusur oranının tali kusurla sınırlandırıldığı belirtilerek ceza dosyasında alınan kusur raporuna paralel olarak tali kusur atfedilmesinin davacı tarafça talep edildiği ileri sürülmüş ve tali kusurdan kastın doktrin ve pratikte %25 oranına isabet ettiğinden daha fazla kusur oranı esas alınamayacağı belirtilmiş ise de dava dilekçesinde ceza mahkemesi kusur raporundan bahsedilmiş olmasının davacının talep sonucunu belirlediği ve bu orandan fazla kusur oranı esas alınamayacağı anlamına gelemeyeceği, rapordan bahsedilme amacının davalının kaza nedeniyle kusurunun bulunduğunu göstermeye yönelik olduğu kaldı ki dava dilekçesinde davalı ... A.Ş yetkilisinin asli kusurlu olduğunun belirtilmiş olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... A.Ş vekilinin, davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi vekilinin ile davalılar ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... vekilinin maluliyet durumuna yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için; Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre) rapor alınması gerekmektedir.

Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, Mahkemesinde hükme esas alınan 22.05.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlendiği belirtilmiş olmakla, raporun kaza tarihi olan 25/12/2013 tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmaması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş olduğu, mahkemece kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik çerçevesinde yetkili kuruldan rapor alındığı, söz konusu raporla davacının maluliyetinin %31.2 oranında olduğunun tespit edildiği, raporun davacının son film ve grafileri ile tedavi belgeleri incelenmek ve bizzat muayene edilmek sureti ile hazırlandığı, dava dilekçesi ekinde sunulan ... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 13.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunun hükme esas alınabilecek şekilde oluşturulan heyet tarafından ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenmediğinden hükme esas alınan maluliyet raporuyla arasında çelişkinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, yine dava dilekçesinde ... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 13.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile davacının maluliyetinin %6 olarak belirlendiğinin belirtilmiş olmasının, davacının talep sonucunu belirlediği ve bu orandan fazla maluliyet oranı esas alınamayacağı anlamına gelemeyeceği, raporun sunulma ve rapordan bahsedilme amacının davacının kaza nedeniyle maluliyetinin bulunduğunu göstermeye yönelik olduğu dikkate alındığında 22.05.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu kanaatine varılmakla davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... A.Ş vekilinin faiz başlangıç tarihi ve faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Yine haksız fiile sebebiyet veren davalı ... A.Ş yönünden, ticari işletmenin faaliyeti kapsamında özen yükümlülüğüne aykırı hareket edildiği anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle dava dilekçesi ve ıslah dilekçesine konu edilen kısımlar yönünden olay tarihinden itibaren ticari avans faize hükmolunması yerinde görülmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı ... A.Ş vekilinin kararın gerekçesiz olduğuna ve dava dilekçesinin eksiklik içerdiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak dava dilekçesinin içeriğinde eksiklik bulunduğundan söz edilmesinin yargılama faaliyetlerinin işlerliğine fayda sağlamayacağı ve usul ekonomisine aykırı olduğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Anayasanın 141. md uyarınca mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Ayrıca HMK'nın 297/1-c maddesinde "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gereklidir." düzenlenmesine yer verilmiştir. Kamu düzenine ilişkin olan bu durum HMK 297/2 ve 26. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Mahkemece yazılan gerekçeli kararda hatalı bir hususa rastlanılmadığından davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

6098 TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004 E - 13/291-370 K )

Somut olayda olay tarihinde davacının yaya kaldırımında yürüdüğü esnada meydana gelen olay neticesinde kafatasında kırık, kafatası ve beyin arası kanama olacak şekilde ve tat alma ve koku duyusunda azalma olacak şekilde yaralandığı, beyin bölgesinden operasyon geçirdiği, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre davacının maluliyetinin %31.2 oranında olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, bu nedenle davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davacının meydana gelen olayda kusursuz olduğu, davalı şirket çalışanının %60 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve TMK'nın 4. Maddesindeki hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında mahkemesince davacı lehine takdir olunan manevi tazminatın düşük takdir edildiği ve bir miktar arttırılması gerektiği kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi vekili ile davalılar ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... vekilinin istinaf başvurusunun davacı vekilinin maddi tazminat yönünden feragat beyanı dikkate alınarak bu yönüyle kabulü ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile manevi tazminat miktarının arttırılması ve davalılar ... ... Türk Sigorta Şirketi vekili ile davalılar ... Cam San ve Tic Ltd. Şti ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddi gerektiğinden, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı vekilinin, davalılar ... Cam San. Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilinin ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL . KISMEN REDDİ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  1. Davacının maddi tazminat davasının davalılar ... ... Türk Sigorta Şirketi ile davalı ... Cam San. Tic Ltd. Şti ve davalı ... yönünden feragat nedeni ile REDDİNE,

  2. Davacının maddi tazminat davasının davalı ... A.Ş yönünden KABULÜNE,

-530,11 TL geçici işgöremezlik ve 417.476,47 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı tazminat olmak üzere toplam 418.006,58 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ'den olay tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,

  1. Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ İLE,

-100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Cam Sanayi Ltd Şti, ... ve ... A.Ş'den olay tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  1. a. )Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden davalı ... A.Ş'den alınması gereken 28.554,03 TL karar harcından, peşin ve ıslah ile birlikte yatırılan 12.196,77‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 16.357,26‬ TL harcın bu davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

b-)Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat yönünden davalılar ... Cam Sanayi Ltd Şti, ... ve ... A.Ş'den alınması gereken 6.831,00 TL karar harcından, peşin olarak alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.801,8‬0 TL harcın bu davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,

c-)İlk derece mahkemesince 10.12.2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

ç-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, fazla yatan kısım var ise iadesine,

  1. Davacı vekili tarafından dava açılırken yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 344,97 TL nispi peşin harç ve 11.881,00 TL ıslah harcının toplamı olan maddi tazminat yönünden alınan 12.255,17 TL harcın davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan (ilk derece mahkemesi tarafından belirlenen) 37.710,46 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Cam Sanayi Ltd Şti, ... ve ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacı tarafından maddi tazminat yönünden yapılan toplam 2.630,50 TL yargılama giderinin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

11-Davalı ... şirketi vekili tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

12-Davalı ... ... Türk Sigorta Şirketi ile ... Cam San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... lehine talep bulunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

13-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

14-Davacı vekilinin, davalılar ... Cam San. Tic. Ltd. Şti. ve ... vekilinin, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

15-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Şirketinden alınması gereken 29.920,23 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 7.480,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 22.439,53‬ TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

16-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

17-Davalı ... Şirketi ve davalı ... Cam San. Ltd. Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi. 06/02/2024

Başkan Üye Üye Katip

(Karşı Oy)

MUHALEFET ŞERHİ

Her ne kadar Sayın Çoğunluk tarafından; dava dilekçesinde ... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 13.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile davacının maluliyetinin %6 olarak belirlendiğinin belirtilmiş olmasının, davacının talep sonucunu belirlediği ve bu orandan fazla maluliyet oranı esas alınamayacağı anlamına gelemeyeceği, raporun sunulma ve rapordan bahsedilme amacının davacının kaza nedeniyle maluliyetinin bulunduğunu göstermeye yönelik olduğu bu nedenle 22.05.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu kanaatine varılmış ise de bu görüşe katılmak mümkün değildir.

Zira dava dilekçesi incelendiğinde dilekçenin 2.sayfasının 3 nolu paragrafında davacının yaralanması nedeni ile koku ve tat alma duyularının kaybolduğunu ve bunun maluliyet oranına etkisi bakımından pek çok sağlık kuruluşunun rapor veremediğini, son olarak ... ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından hazırlanan raporda davacının sürekli nitelikte %6 oranında maluliyetinin tespit edildiğinin bildirildiği belirtilmiştir.

Davacı vekili dilekçesinde devamla söz konusu maluliyet zararına ilişkin olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, 17.11.2016 gününde 6.815,00 TL ödeme yapıldığını ve söz konusu ödemenin davacının beden gücü kayıp oranına göre yetersiz ve az olduğundan bahisle KTK 111/2 maddesi gereğince bakiye zararın tespiti ile söz konusu tazminatın tahsilini talep etmiştir. Diğer bir ifade ile davacı vekili dilekçesinde hiçbir şekilde davacının maluliyetinin %6'dan daha fazla olduğuna dair bir iddiası bulunmadığı gibi maluliyetin tespiti noktasında rapor alınmasına dair bir talepte de bulunmamıştır. Buna göre davacı dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinin %6 oranındaki maluliyet oranına göre ödemiş olduğu tazminatın yetersiz olduğunu belirterek bu orana göre yapılan ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti, bakiye zarar var ise KTK 111/2 maddesi gereğince bu zararın tazmini istenmektedir. Bu nedenle davacı vekilinin maluliyet oranının yeniden belirlenmesi gerektiğine yönelik bir talebin bulunmadığı görülmekle dava dilekçesindeki bu kabul beyanı ile davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Usuli kazanılmış hakkın varlığı halinde mahkemece usuli kazanılmış hakkı olan taraf aleyhine artık daha fazlasına karar verilemez. Mahkemece alınacak aktüerya raporunda davacı için %6 maluliyet oranından daha yüksek bir oran kabul edilmek suretiyle davalının aleyhine bir durum oluşturulamaz.( benzer yönde Yargıtay 17 HD 2015/12543 esas ve 2018//8251 karar sayılı kararı)

HMK 26. maddesinde "... Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez." düzenlenmiştir.

Davacı tarafın maluliyet oranını dava dilekçesinde %6 ile sınırlandırmasına rağmen mahkemece taleple bağlılık kuralı ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince ve iddia ve savunma genişletilmesi yasağına aykırı olacak şekilde maluliyet tespiti yapılarak maluliyet oranının %31.2 olacak şekilde belirlenmesi ve bu oran esas alınarak maddi tazminat miktarının tespiti doğru olmamıştır. Bu yönü ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile davacının maddi tazminat zararının dava dilekçesinde belirtilen %6 oranındaki maluliyet oranına göre belirlenerek buna göre karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluk tarafından verilen kararın sair yönlerine katılmakla birlikte bu kısmına iştirak etmemekteyim.06.02.2024

Başkan

KARŞI OY

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülendairesikaldırılmasınaTazminat(ÖlümözetitemyizistinafAçılandereceVeadanaZararnedenleriyargıtay'avekilikararınınCismaniilerihükümSebebiylenumarasımahkemesiTazminat)hukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim