Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1948
2024/2349
10 Ekim 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1948 - 2024/2349
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1948
KARAR NO : 2024/2349
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 10.10.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10.10.2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.04.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.02.2015 tarihinde ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken yaptığı kaza sebebiyle duran sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu olan müvekkilinin kapıyı açıp inmek istediği sırada yine aynı istikametten gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin basit tıbbi müdahaleyle giderilmeyecek ölçüde ağır şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda kusurlu olan ... plakalı aracın 12.05.2015 tarihinde satış görmüş olup aracın satışından önce ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen şirketin davalı sigorta olduğunu, aynı plaka ile 15 gün boyunca ZMSS poliçesinin geçerliliği devam ettiğinden ötürü ve kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın ZMSS poliçesi mevcut olmadığından davalının sorumluluğunun devam ettiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 290.000,00 TL kalıcı maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren, mahkeme aksi kanaate ise davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 29.05.2023 tarihini müteakip 8. iş gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın 12.06.2014/2015 tarihleri arasındaki ZMMS sigortacısının ... Sigorta A.Ş., sigortalısının ise ... iken, 12.02.2015 tarihinde aracın devrinin gerçekleştirildiğini, aracın devrinin yapıldığı tarih itibariyle sorumluluğun sona erdiğini, kaza tarihinde ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, eksik evrakla başvuru yapıldığını, dava şartının yerine getirilmediğini beyan etmekle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile, 290.000 TL nin 16/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan araçlardan ... plakalı aracın 12.06.2014-12.06.2015 tarihleri arasında müvekkili sigorta nezdinde sigortalı olduğunu, aracın devrinin yapıldığı 12.02.2015 tarihinde müvekkili şirketin sigorta sözleşmesinden doğan sorumluluğunun sona enriğihi kaza tarihi olan 20.02.2015 tarihinde ise aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... no.lu poliçe ile sigortalı olması sebebiyle poliçenin 15 gün geçerli olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, bu 15 günlük sürenin devredilen aracın yeni bir poliçesi olmadığı durumlarda devreye giren bir süre olması nedeniyle davanın husumetten reddinin gerektiğini, hükme esas alının kusur raporunun ve aktüer raporlarının hatalı olduğunu, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacı desteğinin içinde bulunduğu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu değerlendirilmesine rağmen müvekkili şirketin tazminat ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın açılmasında müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını ve eldeki verilere göre yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhire yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince kurulan 10.06.2024 tarihli ek karar ile özetle; davalı vekili tarafından yasal süre geçirildikten sonra yapılan istinaf yoluna başvurma talebinin reddine karar verildiği görüldü.
Davalı vekilince sunulan 10.06.2024 tarihli eski hale getirme talebine ilişkin dilekçede özetle; kararın tebliğ edildiği tarihten işbu dilekçenin sunulduğu tarihe kadar müvekkili şirketin kullanmakta olduğu sistem ara yüzünde yapılan güncelleme nedeniyle hasar dosyasına erişiminin mümkün olmadığını ve bu nedenle elinde olmayan sebeplerle istinaf dilekçesini süresinde sunamamış olduğunu, dava aşamasında davacıya veya dava dışı zarar gören kişilere poliçe kapsamında ödeme yapılabildiğinden her aşamada hasar dosyasının ve poliçe kapsamında herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının denetlenmesinin gerektiğini, karara karşı kanun yoluna başvurulması veya başvurulmaksızın sulhen ödeme yapılması için de müvekkili şirketten görüş alınması gerektiğinden ve sistem ara yüzü güncellemesi sebebiyle müvekkili şirketle iletişimde ve dosyaya erişimde aksaklık yaşandığından ve istinaf masrafı da aynı sebeple alınamadığından taraflarınca süresinde dilekçe sunulamadığına ilişkin evrakları dilekçesi ekinde sunduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile eski hale getirme dilekçesi gereğince istinaf başvurularının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini ve sundukları teminat mektubunun iadesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinini istinaf başvurusunun incelenmesinde;
İlk derece mahkemesi tarafından verilen 02/04/2024 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı, davacı vekiline 21/05/2024 tarihinde, davalı vekiline 21/05/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilince UYAP üzerinden 07/06/2024 tarihinde istinaf yoluna başvurma dilekçesi gönderildiği ve istinaf defterinin ... İstinaf sırasına kaydının yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi kararının davalı vekiline 21/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince istinaf başvuru dilekçesinin UYAP üzerinden 07/06/2024 tarihinde gönderdiği, kararın tebliğ tarihine göre istinaf başvuru süresinin elektronik ortamda 04/06/2024 tarihinde gün sonunda bittiği, istinaf başvuru dilekçesinin 2 haftalık yasal süre geçirildikten sonra verildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesince 02/04/2024 ek karar ile reddine şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Akabinde davalı vekili iş bu ek kararı istinaf etmiş, istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesinin İlk derece mahkemesi tarafından verilen 02/04/2024 tarih ... Esas ... sayılı karar karşı süresi içinde istinaf yoluna başvuramadıklarından ötürü, iş bu süresin içinde istinaf yoluna başvuramama işleminin eski hale getirerek istinaf edilmiş sayılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 95.md.si "Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir." ve "Talep Ve İnceleme Mercii" başlıklı 98. md.si "Yapılamayan işlem için eski hâle getirme, bu işlem hakkında hangi mahkemede inceleme yapılacak idiyse, o mahkemeden talep edilir.
Eski hâle getirme, istinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde, bölge adliye mahkemesinden; temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde ise Yargıtaydan talep edilir." hükümleri birlikte değerlendirilmiştir.
Buna göre davalı vekili iş bu ek kararı istinaf etmiş, istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen 02/04/2024 tarih ... Esas ... sayılı karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvuramadıklarından ötürü, iş bu süresi içinde istinaf yoluna başvuramama işleminin eski hale getirilmesi talebi dairemizce incelenmiş, davalı vekilinin eski hale getirme talebine yönelik istinaf aşamasında sunduğu neden ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, iş bu talebin haklı olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 maktu istinaf karar harcının davalı tarafça peşin yatırılan 4.952,48 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 4.524,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davalı tarafa iadesine,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10.10.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15