SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2209

Karar No

2024/2329

Karar Tarihi

10 Ekim 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2209 - 2024/2329

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2209

KARAR NO : 2024/2329

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07.06.2024

NUMARASI : ... Esas

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ -

VEKİLLERİ : Av.

DAVA : Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan İcra Takibi Nedeni ile Menfi Tespit İstemi

KARAR TARİHİ : 10.10.2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10.10.2024

... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile verilen 07.06.2024 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin müvekkili aleyhine haklı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastı ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlattığını, icra dosyası üzerinden yürütülen icra takibine dayanak olarak 18/03/2024 tarihinde yıkım işleri sırasında müvekkilinin elektrik alt yapısına zarar verdiğinin iddia edildiğini, haksız ve dayanaksız olarak tanzim olunan icra dosyasına istinaden müvekkilinin dosya borcunu haciz tehdidi altında ödemek zorunda bırakıldığını, davalının açılan ilamsız icra takip dosyasını tahsil etmesinin davalı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, bu nedenle iş bu davanın değil asıl borç ilişkisinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, borç ilişkisinin geçerli olup olmadığı açısından incelenmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin, davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitine, ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, İİK'nun 72/3 maddesi kapsamında ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasını, icra dosyasına depo edilecek paraların karar kesinleşinceye kadar davalıya ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 03.05.2024 günlü ara karar ile; davacı vekilinin icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi talebin kabulü ile; İİK 72/3 2. Cümle gereği ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra takip dosyasında mevcut borç miktarı 98.958,20-TL'nin %15 oranında teminat yatırıldığı takdirde, icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiştir.

Davalı vekili İhtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece kurulan ara karar usul ve yasalara aykırı olduğunu, tedbir kararının uygulanması halinde müvekkili şirketin ve kamunun zarara uğrayacağını belirterek ihtiyati tedbir kararının itirazen kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 07.06.2024 günlü ara karar ile; davalı vekili tarafından ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, tedbir kararının uygulanması halinde müvekkili şirketin zarara uğrayacağını belirterek usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.

Somut olayda davacı taraf, davalının elektrik dağıtım hatalarına bir zarar vermediklerini ileri sürerek menfi tespit ve icra dosyasına yatacak paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 03.05.2024 tarihli ara karar davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı İcra takip dosyasında mevcut borç miktarı 98.958,20-TL'nin %15'i oranında teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine mahkemece 07.06.2024 günlü ara karar ile davalı vekili tarafından ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.

Öncelikle, menfi tespit davası ile ilgili genel bir açıklama yapılmasında ve ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır:

Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.

Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır.

İcra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.

Borçlu belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi dayanaksız kalır ve borcu ödemekten kurtulur.

2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir", hükmü yer almaktadır.

2004 sayılı İİK.'nın 72/3 maddesi ile ilgili düzenlemenin gerekçesi "...Borçlu, takip konusu olan alacağın haddizatında mevcut olmadığı hakkında her zaman yani takibin her safhasında menfi tespit davası açabilecektir. Menfi tespit davası başlı başına takibin seyrine tesir etmez. Yalnız bunun zımmında borçlu alacaklıya paranın, ancak teminat mukabilinde ödenmesi hususunda, ihtiyati tedbir alabileceği gibi, alacaklı böyle bir teminat göstermeyeceğini beyan ederse, alacaklının hakkını almış bulunmaktan doğan zararlarını temin etmek şartı ile borçlu paranın alacaklıya icra dairesinde ödenmemesi hususunda tedbir kararı almaya yetkili kılınmıştır. Alacaklının, maruz kalacağı tedbirlerin kendisine verebileceği zararlar bu babta tedbir isteyen borçlu tarafından gösterilecek teminatla karşılanmış olacağından bu tanzim tarzı karşılıklı menfaatleri telif etmiş olacaktır..." şeklinde belirtilmiştir.

Bu maddede yer alan düzenleme 6100 Sayılı HMK'nın 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir ile ilgili düzenlemeye benzeyen ancak kendine özgü özellikleri de olan ve borçluya tanınan bir hak olduğu, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği anlaşılmıştır.

Buna göre davalının alacağının varlığı ve miktarı ile davacı şirketin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı varsa bu kusur oranının ne kadar olduğunun yargılamayı gerektirdiği, anlaşılmakla icra takibinden sonra açılan iş bu menfi tespit davasında İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin %15 teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmesinde ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince 07.06.2024 günlü ara karar ile ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile verilen 07.06.2024 günlü ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davayı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin ve tam alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f. maddesi gereğince; KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10.10.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülendairesiTespitMenfiFiildenözetiistinafKaynaklanandereceİstemiTakibiadanaNedeniİcranedenlerivekiliNiteliktekikararınınTicariilevekillerikesinileriHaksıznumarasımahkemesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim