Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/2652
2024/2288
8 Ekim 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2652
KARAR NO : 2024/2288
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/01/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/01/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22/03/2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, 100,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13/12/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile, dava dilekçesinde belirtilen 90,00 TL'lik geçici iş göremezlik talebini 896,67 TL arttırarak toplam 986,67 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile; davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 789,34 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; hem itiraza konu olan raporda ve hastane evraklarında belirtildiği üzere humerus kırığı, burun kırığı, L2 vertebra kırık mevcut olup tıbbi belgelerden de görüleceği üzere müvekkilinin hayati tehlike geçirdiği kazada yaralanmaları basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek boyutta olduğunu ve müvekkilinde kalıcı maluliyetin meydana geldiğini, bu nedenle itiraza konu olan raporda müvekkilinin maluliyetinin olmaması ve iyileşme sürecinin hatalı olarak hesaplandığını, itiraza konu olan raporda belirtildiği üzere müvekkilinin en son 2017 tarihli ortopedi muayenesi üzerinden değerlendirme yapılmış olup müvekkilinin yeni tarihli muayenesi istenmeden raporun tanzim edildiğini, müvekkilinin mağduriyetinin ise hala devam ettiğini, denetime açık olmayan itiraza konu olan raporun kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihinin 22.03.2016 olup mahkemesince alınan 08.06.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği; davacının maluliyet oranının bulunmadığı, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının rapora itiraz ederken davacıya ait farklı bir heyet raporu, sağlık tedavi evrakı, vb belge sunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliğine göre düzenlenen raporlarda davacının maluliyetinin bulunmadığı bildirildiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (290.000,00 TL poliçe limiti) dikkate alınarak miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/10/2024
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15