Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/2622
2024/2285
8 Ekim 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2622 - 2024/2285
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2622
KARAR NO : 2024/2285
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNANLAR :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/02/2015 günü müvekkilinin kaldırımda arkadaşlarıyla beraber iken ... isimli yaşı küçük ehliyetsiz şahsın kendi sevk ve idaresindeki plakasız motosikletle hız sınırını aştığını ve motorun hakimiyetini kaybetmesi sonucu müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu belirterek maluliyeti sebebiyle 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesindeki açıklamalarda iddia edilen kazaya sebebiyet veren sürücü çocuk ... idaresindeki aracın plakasız motosiklet olduğu yazılı ise de, aracın silindir hacminin belirtilmediğini, öncelikle aracın zorunlu sorumluluk sigortası yaptırması gerekli olmayan araçlardan biri olmadığının tespiti halinde de müvekkilinin sorumluluğunun doğmayacığından davanın esastan reddinin gerekeceğini belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, kazaya sebep aracın sigorta yaptırması zorunlu araçlardan olduğu ve zararın teminat limiti içinde kaldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; dava konusu kaza nedeniyle yürütülen ceza soruşturmasında davacı ve dinlenen tanıklar kazaya neden olan aracın motosiklet olduğunu beyan ettiklerini, davacı ...'ın kazadan sonra kolluk birimine verdiği ifadesinde: " kazaya mahallede motosiklet tamirciliği yapan ...'in yaşı küçük oğlu ...'in neden olduğunu ve şikayetçi olmadığını" beyan ettiğini, kazaya ilk anda tanık olan babaannenin ifadesinde: "kazaya siyah motosiklet kullanan yaşı küçük ...'in neden olduğunu ve yaralanan ... l'ü motosikletin altından kendisinin çıkararak hastaneye götürdüğünü " beyan ettiklerini, kazadan sonra kolluk birimlerince olay yerinden kaçan sürücünün babası ...'e motosiklet tamirciliği yaptığı ... ... isimli iş yerinde ulaşıldığını, ihbar olunan ...'in bu aşamada yaşı küçük oğlunun kullandığı aracın motosiklet değil de elektrikli bisiklet olduğu yönünde bir beyanda bulunmadığını, ihbar olunanın aracın elektrikli bisiklet olduğu yönündeki iddiasına dair fatura ya da belge sunmaktan da imtina ettiğini, kazanın oluş biçimi değerlendirildiğinde, kazaya neden olan aracın elektrikli bisiklet olduğunun kabulünün teknik olarak da mümkün olmadığını, sürücünün sokağa girerken hızını düşürmediğinden hakimiyetini kaybederek aracıyla kaldırıma çıktığını, elektrikli bisikletin hızının saatte 50 kilometreden az olduğu gözetildiğinde dava konusu kazaya neden olamayacağının açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigortasız aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması sonucunda sürekli iş göremezlik kaybına uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunun ... başlıklı 14. maddesi "Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulur.
Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c).... başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
... Yönetmeliğinin 9. maddesine göre trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu zararları teminat altına alınmaktadır.
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9.maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde de silindir hacmi 50 cc küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Buna göre rizikonun meydana geldiği tarihte 2918 sayılı kanun gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan, yada sigortası olupta sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için ... oluşturulacağı ve bu tip zararlardan dolayı Güvence Hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Güvence Hesabının sorumluluğu rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları ile sınırlıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/11518 esas ve 2022/6805 karar sayılı kararında "..... Davalı Güvence Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle kazaya karışan motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.
Zira, ZMSS Genel Şartlarının A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, kazaya karışan motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri ... silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı Güvence Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Somut olayda, dosya kapsamında kazaya karışan motosiklete yönelik olarak hiçbir bilgi ve belge bulunmamakta, hakem heyetince de bu yönde bir araştırma yapılmadığından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu durumda hakem heyetince, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı Güvence Hesabının zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; ceza dosyası da irdelenerek, söz konusu motosiklete ilişkin bilgilerin sorulması, motosiklete ilişkin fatura var ise sunulması için taraflara uygun bir süre verilip belgenin temin edilmesi; bahsi geçen motosikletin davacı elinde bulunması halinde, araç üzerinde, aksi halde varsa eğer ceza mahkemesi dosya kapsamında elde edilen CD ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç ... silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı Güvence Hesabının sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda eksik inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yanılgıya dayalı olup karar bu yönüyle bozulmuştur." gerekçesi kazaya sebebiyet veren motorsikletin 50 cc üzerinde ve trafik sigorta poliçesi düzenlenmesi zorunlu olan bir araç olduğunun tespiti ve buna göre davalı Güvence Hesabına husumet yönetilmesi gerektiğini belirtilmiştir.
Eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili davacı küçük çocuğa, tescilsiz motosikletin çarptığını ve yaralandığını belirterek Güvence Hesabından maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki hastane evraklarının incelenmesinde motosiklet çarpması şeklinde kayıt yapıldığı görülmüştür. Ancak kazaya sebebiyet veren motorsikletin plakası ve sigortasının bulunmaması nedeniyle Güvence Hesabının sorumlu olabilmesi için kazaya karışan aracın yukarıda anılan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararında da belirtildiği gibi ZMSS Genel Şartlarının A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır.
Dosya kapsamından motosiklet sahibine davanın ihbar edildiği, ihbar olunanın aracın elektrikli bisiklet olduğunu belirttiği, her ne kadar buna dair bilgi ve belge sunulmasa da, aracın 50cc üstü motora sahip tescili ve sigorta yaptırması zorunlu araç olduğunu ispat yükünün davacıda olup bu durumun ispat edilemediği, dolayısıyla davalı ...'na husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (153.997,51 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/10/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15