SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2728

Karar No

2024/2248

Karar Tarihi

3 Ekim 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2728 - 2024/2248

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2728

KARAR NO : 2024/2248

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACILAR : 1-

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 1- ... Sigorta Anonim Şirketi (Eski ünvan ... Sigorta A.Ş.)

VEKİLLERİ : Av.

DAVALILAR : 2-

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)

KARAR TARİHİ : 03.10.2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 03.10.2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.07.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29/03/2017 günü davalı ...'ın sevk ve idaresi altındaki ... plakalı aracın kontrolsüz ve süratli bir şekilde sol şeritte ilerlerken 7 yaşındaki davacı ...'a çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, kaza neticesinde hastaneye kaldırılan ...'un aylarca yoğun bakımda kaldığını, yaşamsal belirtilerinin neredeyse tamamanı kaybettiğini, ... Şehir Hastanesi'nde tedavi gören ...'un sağlık kurulunun tetkikleri sonucunda %98 kalıcı hasara uğradığının tespit edildiğini, ...'un kaza neticesinde aylarca hayati tehlikeyi atlatamadığını, ailesinin büyük bir acı içinde aylarca hastanede kızları ile ilgilendiklerini, kazaya sebebiyet veren davalı ...'ın kazadan sonra aileyle hiçbir şekilde ilgilenmediğini, baba davacı ...'un aylarca işinden uzak kaldığını, anne ...'un ise aylarca kızının başında kızının iyileşmesini beklediğini, aylar sonra davacı ...'un hayati tehlikeyi atlattığını, ancak % 98 oranında sakat kalarak hayatı boyunca bakıma muhtaç hale geldiğini, hiçbir temel ihtiyacını karşılayamaz durumda olduğunu, ...'un sakatlığı nedeniyle bakım masraflarının ve bakım emeğinin çok yüksek maliyete sebep olacağını, bakım masraflarının da davacılara ödenmesi gerektiğini, her ne kadar olay sonrası tutulan kaza yeri tutanaklarına göre sürücüye herhangi bir kusur atfedilmemiş olsa da, kazanın oluş şekli, mağdurda meydana gelen fiziki hasar, kaza yerinden kaza sonrasında alınan görüntüler, görgü tanıklarının beyanlarına göre kaza yeri tutanaklarının olayın oluş şekli ile örtüşmediğini, bu delillerin mağdurun kusursuz olduğunu açıkça kanıtlar nitelikte olduğunu, kaza karışan davalı ... adına kayıtlı, ... plakalı aracın ZMMS ile ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, zararların tazmini talebiyle 02/08/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, ancak başvurunun yanıtsız kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin poliçe kapsamında zararının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 29/03/2017 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkillerine verilmesine, aracın işleteni ... ile araç sürücüsü ...'ın haksız fiil tarihi olan 29/03/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL ve davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile toplamda 300.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH : Davacılar vekili 23.05.2022 dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 330.000,00 TL'ye ve bakıcı gideri tazminatı yönünden ise 330.000,00 TL'ye olmak üzere toplamda 660.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde maddi zarardan sorumluluğunun poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak söz konusu olabileceğini, kusur oranının konusunda uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre sigortalısının kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun ...'a verildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmadığını, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiğini, maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacıların maddi vakıayı, zararı, maluliyeti ve kusuru ispat etmesi gerektiğini, çalışma gücü kaybının davacının durumu, tedavi ile giderilebilecek boyutta olup olmadığı, sosyo - ekonomik durumu, gelir durumu vb hususların inceleneceği aktüerya raporu alınarak tespit edilmesi gerektiğini, 6111 Sayılı Kanunun 59. Maddesi ve Geçici 1. Maddesi uyarınca trafik kazası nedeniyle meydana gelen bütün sağlık hizmet bedellerinin SGK Başkanlığı tarafından ödeneceğinin hükme bağlandığını, müvekkili şirketin tedavi, ilaç, ulaşım, protez, pansuman, bakıcı vb. harcamalara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, maaş bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ceza dosyasının incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren değil, temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, manevi tazminat taleplerinin teminat dışında bulunduğunu, sigorta şirketinin manevi tazminata ilişin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine dair dairemizin kaldırma kararı öncesi verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmemekle kesinleştiğinden, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, davacı ... tarafından davalı sigorta şirketi hakkında açılan tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 310.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 620.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda davayı 660.000,00 TL'ye ıslah ettiklerini ancak yerel mahkemenin 620.000,00 TL üzerinden kısmen kabul kararı verdiğini, kendilerini hataya düşüren bu rapora istinaden ıslah etmiş ve reddedilen miktar olan 40.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 25.04.2022 tarihli aktüerya raporuna itirazlarını sunarak ek rapor talep ettiklerini ancak yerel mahkemenin bu taleplerinin gerekçesiz olarak reddettiğini, davalı sigorta şirketine karşı açtıkları tazminat davasının sigorta hukukunun konusunu teşkil ettiği için ticari bir dava olarak değerlendirilmesi ve yargılamanın nihayetinde verilecek hükümde adi kanuni faiz yerine ticari faiz uygulanması gerekirken yerel mahkemenin alacak tutarına dava tarihinden itibaren adi kanuni faiz işletilmesine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın tümden kabulüne karar verilmesini, reddedilen miktar yönünden aleyhe verilen vekalet ücretine hükmedilmemesini, dava konusu alacağa ilişkin olarak ticari faiz uygulanmasını, hakkaniyet indiriminin yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun oalrak hesaplanarak hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; tek teminat söz konusu olmasına rağmen 2 teminata hükmedilmiş olduğunu, bakıcı gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatının sakatlanma teminatına girmekte olup, teminat limitinin 310.000,00 TL olduğunu ve bu rakamın aşılmaması gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, manevi tazminat davası yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği görüldü.

Hükmü, davacı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf etmiştir.

Davacı vekilinin poliçe limitinin hatalı belirlendiğine yönelik istinaf sebebinin incelemesinde;

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar ile yapılan değişiklerin uygulanma zamanı; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "A.1. Amaç" başlıklı maddesinin; 2.fıkrasının son cümlesinde; "Bu Genel Şartlar ekleriyle bir bütündür. Bu Genel Şartlar ve sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır,"düzenlemesi 02.02.2016 tarihindeki değişiklik ile "Bu Genel Şartlar" kaza tarihi itibariyle uygulanır ibaresi çıkarılıp sadece "sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır" olarak değiştirilmiştir.

Kaza tarihi olan 29.03.2017 tarihi itibariyle davalıya sigortalı sürücünün kullandığı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 330.000,00 TL, tedavi gideri kişi başına teminat limiti 330.000,00 TL olarak belirlenmiş ve kaza tarihi itibari ile geçerli olan poliçe limitleri 330.000,00 TL’dir.

Bu nedenle hükmedilen tazminat miktarı belirlenirken bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hükmedilmemiş olması hatalı görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin poliçe limitinin tüketildiğine yönelik istinaf sebebinin incelemesinde;

Davalıya sigortalı sürücünün kullandığı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinde; ölüm ve sakatlanma kişi başına teminat limiti 330.000,00 TL, tedavi gideri kişi başına teminat limiti 330.000,00 TL olarak belirlenmiş ve kaza tarihi itibari ile geçerli olan poliçe limitleri 330.000,00 TL’dir. Bahsedilen iki sorumluluğun her biri diğerinden bağımsızdır.

6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir.

Sakatlık tazminatı hesaplanırken mağdurun meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre elde edeceği gelirdeki azalma hesaplanırken, bakıcı giderleri; mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları, gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı-yardımcı maaş ve ücretleridir.

Daimi iş gücü kaybı tazminatı ile yaşam boyu bakım giderleri farklı tazminat kalemleri olup, yaşam boyu bakıcı giderlerinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Yargıtay 4 ve 17. Hukuk Dairelerinin kökleşen içtihatları da bu yöndedir.

Bu nedenle davalı vekilinin sürekli iş göremezlik limitinin tükenmesi nedeniyle bakıcı gideri talep edilemeyeceğine yönelik istinafı yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/11612 E - 2022/4398 K; 2021/15255 Esas, 2022/7709 Karar, 2021/12166 Esas, 2022/5381 Karar)

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf sebebinin incelemesinde;

Somut olayda, 29.03.2017 günü saat 19:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Bulvarını takiben Batı istikametinden Doğu istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, kendi ifadesine önünde kendisiyle aynı istikamette seyreden aracın yavaşlamasıyla söz konusu aracı geçmek üzere sol şeride geçtiğinde, seyir istikametine göre yolun sağından soluna geçmek üzere kaplamaya girmiş ve geçişini sürdüren 2009 doğumlu mağdur yaya ...'a aracının sağ ön kısmıyla çarpması neticesinde yayanın yaralanması ile sonuçlanan dava konusu kaza meydana gelmiştir.

Bu duruma göre; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri esnasında olay mahalline geldiğinde kendi ifadesine göre önünde seyreden aracın yavaşlaması ile söz konusu aracı geçmek üzere sol şeride geçtiği esnada, yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girmiş olan küçük yaştaki yayaları gördüğünde hızını etkin şekilde azaltıp dikkatli ve tedbirli şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara yeterince özen göstermemesi neticesinde yolun sağından soluna geçmek üzere kaplamaya girmiş ve geçişini sürdüren mağdur yayayı zamanında fark edemeyip etkin tedbir alamadan yayaya çarpması ile karıştığı kazada %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... olay mahallinde yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girmeden önce kendi güvenliği açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmesi, en kısa doğrultu da ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçmesi ve geçiş esnasında kontrollerini devam ettirerek dikkatli hareket etmesi, ilk geçiş hakkını seyir halindeki araçlara vermesi gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği ve gerekli özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, meydana gelen ve kendi yaralanmasıyla sonuçlanan kazada davranış faktörleriyle olayın meydana gelmesine zemin hazırladığı anlaşılmış olup, çocuğun yaşı nedeniyle belirtilen davranış faktörlerinin sonuç üzerinde %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf sebebinin incelemesinde;

HMK'nın 357. maddesinde "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Davalı vekiline 01.12.2021 tarihli ATK maluliyet raporu usulüne uygun şekilde 26.12.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak vekil tarafından rapora karşı yargılama aşamasında süresi içinde ilk derece mahkemesine herhangi bir itirazda bulunulmamıştır.

Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen taraf yönünden raporun kesinleşeceğine yönelik Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2017 gün ve 2016/801 E.-2017/9091 K. Sayılı kararında özetle; "...Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar. Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. İlk rapora itiraz etmeyen ve o raporda belirtilen miktarlara razı olan tarafın lehine olacak şekilde sonraki rapora göre karar verilemez..."

Aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 gün ve 2015/3253 E.-2017/9419 K. Sayılı kararında özetle; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı düşünülmelidir..." denilmiştir. Aynı husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/8676 E, 2018/2775 K; 2013/11884 E, 2015/835 K; 2015/8056 E, 2017/2988 K. sayılı içtihatlarında ve benzer içtihatlarda kararında da benimsenmiştir.

Bu nedenle davalı vekili yönünden süresinde maluliyet raporuna itiraz edilmemekle kesinleşen rapora karşı artık HMK 357 md.si ve davacı taraf yönünden yine usulü kazanılmış hakkı dikkate alınarak istinaf aşamasında itiraz edilemeyeceğinden, bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf sebebinin incelemesinde;

Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)

İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 22.04.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “… TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yöntemi...” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinafı haklı görülmemiştir.

Davacı vekilinin hakkaniyet indirimine ilişkin istinaf sebebinin incelemesinde;

Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimleri, hakimin takdir yetkisi kullandığı durumlar olup, somut olayda hükmedilen bakıcı gideri tazminatı için bir hakkaniyet indirimi uygulanıp uygulanmadığı gerekçeli karar da belirtilmeyip, davalının poliçe limiti kadar tazminatı hükmedildiği dikkate alındığında, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davacı vekilinin hükmedilen faiz türüne yönelik istinaf sebebinin incelemesinde;

Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre haksız eylemden kaynaklandığı ve davalı da tacir olmadığına göre dava konusu alacak ticari nitelikte değildir. Bu nedenle, yazılı şekilde yasal faiz yürütülmesi gerekir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/15730 esas 2017/1644 karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/14951 esas ve 2012/14715 karar sayılı ilamı)

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİ ile;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.07.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

  1. Manevi tazminat davasının feragat nedeniyle ilk derece mahkemesince reddine dair kararın istinaf edilmemekle kesinleşmiş olması nedeniyle, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,

  2. Davacı ... tarafından davalı sigorta şirketi hakkında açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 330.000,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 660.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 13.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE,

Harç yönünden:

  1. a. )Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden hesaplanan 45.084,6‬0 TL karar harcının davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 3.275,41‬ TL harçtan mahsubu ile bakiye 41.809,19‬ TL harcın davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince 01.07.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

Yargılama giderleri yönünden:

  1. Maddi tazminat yönünden davacı tarafından yatırılan, 1.024,60 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı ve 2.250,81 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.306,81‬ TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine,

  2. Maddi tazminat yönünden davacının gider avansından sarf edilen tebligat, müzekkere gönderim ücretleri ve bilirkişi ücretleri toplamı 2.911,2‬0 TL yargılama giderinin takdiren davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine,

  3. HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

Vekalet ücreti yönünden:

  1. Maddi tazminat davası yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 103.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak bu davacıya verilmesine,

İstinaf giderleri açısından;

  1. Davacı ... vekilince yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

10-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta A.Ş.den alınması gereken 42.352,2‬0 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 10.588,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.764,15‬ TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

12-Davacı ... tarafından yapılan 54,80 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak bu davacıya verilmesine,

13-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 80,70 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına,

14-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 03.10.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülendairesikaldırılmasınaTazminat(Ölümözetitemyizistinafcismaniaçılanderecezararadanavetazminat)nedenleridavalıyargıtay'avekiliıslahkararınınvekillerisebebiyleilerihükümnumarasımahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim