SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2618

Karar No

2024/2237

Karar Tarihi

3 Ekim 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2618 - 2024/2237

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2618

KARAR NO : 2024/2237

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... -

VEKİLİ : Av.

DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi -

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)

KARAR TARİHİ : 03.10.2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 03.10.2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davayı HMK madde 107'ye göre belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, harca esas dava değerinin 100,00 TL olduğunu, 28.05.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ...'den ... istikametine doğru sağ şeritte seyir halinde iken ... Beldesi girişi kavşağına geldiği sırada trafiğe kapalı yoldan belde girişine geçmek isteyen ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile çarpışması nedeniyle iki taraflı ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen bu trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin murisinin vefatı nedeniyle destek yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, aracın sigortalı olması sebebiyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, yasal sürenin dolmasına rağmen taleplerinin sonuçlanmadığını, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşılmadığını beyan ederek müvekkili ...'ın oğlu ...'ın vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı tutarı belirlenerek hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH : Davacı vekili 25.01.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 15.151,00 TL'ye ıslah etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığından usulden reddinin gerektiğini, davacıların belirsiz alacak olarak dava açmada hukuki yararı bulunmamakta olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacıların belirsiz alacak başvurusunda bulunmuş ise de taleplerinin belirlenebilir olması nedeniyle talebin reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, kanunda belirtilen evraklar ile müvekkili şirkete başvurunun olmadığını, müvekkili şirketin davacı vekilinin hesabına 16.04.2013 tarihinde 16.012,800 TL'lik ve 6.547,00 TL'lik ödeme yapıldığı, 12.06.2015 tarihinde de 21.571,00 TL'lik ödeme gerçekleştirildiğini, davacının iddia ettiği destekten yoksun kalma tazminatının müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında ve poliçe kapsamında ödendiğini, daha fazla ödeme yapılmasının sebepsiz zenginleşmeye mahal vereceğini, kusur atfını kabul etmediklerini, aksi görüşte olunması halinde müvekkili şirketin ancak ve ancak sigortalının kusuru oranında sorumlu olacağını, somut olaydaki kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesini, davayı kabul etmemekle birlikte aksi kabul halinde dahi müterafik kusur durumunun nazara alınmasını ve tazminattan indirim yapılmasını talep ettiğini, destekten yoksun kalma tazminatının usulüne uygun olarak hesaplanması gerektiği beyan edilerek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 12.120,80 TL'nin 28/03/2020 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararı sonrasında davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu kanaatinde olduklarını, bir an müterafık kusur indiriminin uygulanması gerektiği kabul edilse bile davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin, hakimin takdir yetkisini kullandığı durumlarda karşı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili şirketçe davalıya 35.081,89 TL'lik destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, iş bu nedenle fazlaya ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sigortalının, davaya konu kazada kusursuz olup, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen %25 kusurun herhangi bir gerekçesinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının fahiş olup, bu doğrultuda kullanılan hesaplama yöntemi bakımından hükme esas alınan rapora itiraz ettiklerini, müvekkili şirket aleyhine hesaplanan tazminat tutarlarını kabul etmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müvekkili şirketin ancak poliçe limitleri dahilinde sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğunu, davacının usulüne uygun bir başvurusunun söz konusu olmadığının sabit olup işbu nedenle davayı kabul manasında olmamak üzere yasal faizin dava tarihinden itibaren işlemesinin gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.

Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ve buna bağlı olarak faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 17.03.2020 gününde kaza tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçe örneği, nüfus kayıt örnekleri ölü muayene tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.

Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacının başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.

Davalı vekilinin alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." denilmektedir.

Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının murisi trafik kazası neticesinde vefat etmiş olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 85 ve 66. maddeleri nazara alındığında 15 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır.

Bu açıklamalara göre, kazanın 25.08.2012 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı sayanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 85 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 15 yıllık zamanaşımı süresinin 25.08.2027 tarihinde dolacağı, davanın ise zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğundan zamanaşımı yönünden yapılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin davacının zararının karşılandığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Her ne kadar, davalı vekili istinaf dilekçesinde Kazaya ilişkin olarak 11.06.2015 tarihinde ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına 35.081,89 TL'lik ödeme gerçekleştirildiği, davacının iddia ettiği destekten yoksun kalma tazminatı davalı şirket sigortalısının kusuru oranında ve poliçe kapsamında ödendiğini iddia etmiş ise de; dosya içinde mevcut UYAP icra dosya kayıtlarından söz konusu ödeminin davacıya değil dava dışı desteğin eşi ...'a yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu husustaki yersiz istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranıa yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Somut olayda, dava dışı Sürücü ..., 28.05.2012 günü, saat 07.20 sıralarında, ... İli, ... İlçesi, ... Beldesinde, idaresindeki ... plakalı otomobil ile Orta rtefüjle bölünmüş yolun Güney cephesi trafiğe kapalı olduğu için, işaretlerle belirlenmiş, çift yönlü yol olarak kullanılan, İpek Yolunun kuzey cephesinde, ... ... istikametinden, ... ... istikametine seyir halinde iken, kaza mahalli olan ... Beldesi önündeki dönel kavşak çıkışına geldiğinde, aracının sağ ön kısmıyla; gidiş istikametine göre sağ taraftan, trafiğe kapalı olan yol bölümünden, ... Beldesi istikametine yolun karşısına geçmeye çalışan sürücü belgesiz sürücü destek ..., ... plakalı motosikletin sağ ön kısımları ile çarpmasıyla, dava konusu motosiklet sürücüsü ...'ın ağır şekilde yaralandığı ve akabinde aynı gün tedavi amaçlı kaldırıldığı hastanede vefat ettiği olduğu, ölümlü ve maddi haşarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

Sürücü belgesiz sürücüsü destek ... ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken, 2918 sayılı KTK.'nun 47/e maddesi ile bu kanuna bağlı yönetmeliğin 95/e maddesinde belirtilen “Sürücüler, trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği; güney cephesinde yol çalışması olması nedeni ile trafiğe kapalı olduğu, ayrıca yolun diğer tarafının iki yönlü yol olarak kullanıldığı bariz şekilde görülmekle birlikte, ayrıca çift yönlü yol tatfik işareti de kaza yerinde mevcut olduğu halde, trafiğe kapalı olan yol bölümünde, dönel kavşak içerisinden, trafik durumunu da yeterince kontrol etmeden, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde, ... Beldesi tarafına geçmek için diğer aracın önüne doğru çıkış yapıp, bu aracın geçiş güzergahını kapatmasıyla, kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusur olduğu anlaşılmıştır.

Dava dışı ... ... plakalı otomobil otomobil sürücüsü 2918 sayılı KTK.'nun 52/a maddesi ile aynı kantma bağlı yönetmeliğin 101/a maddesinde belirtilen “Sürücüler kavşaklara yol yapımı ve onarımları alanlarına girerken hızını azaltmak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği, yolun diğer tarafının yol çalışması nedeni ile kapalı oluşumu, seyir halinde bulunduğu kısmın iki yönlü olarak kullanılmasını, görüşün açık ve düz olduğu bu yolda, yol kapalı olsa da dönel kavşaktaki motosikleti görüp, daha dikkatli ve tedbirli davranıp, aracının hızımı bu kavşağa yaklaşırken, yeterince azaltmadığı, motosiklet sürücüsünün ağır yaralanması ve ex oluşu, durma noktası ve araçların hasarları gibi unsurların değerlendirilmesi ile anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, direk seyir eden sürücü olarak, trafiğe kapalı yoldan çıkış yapan sürücüye göre geçiş hakkı kendisinde olsa da, yol çalışması nedeni ile iki yönlü olarak kullanılan bu yolda, kavşağa da yaklaştığı halde, aracının hızını yeterince azaltmadığı için kendisinin de %25 oranında kusurunun olduğu kanaati oluşmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)

İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 13.01.2022 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması...” tespitlerile davacının destekten yoksun kalma zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin itiraz haklı görülmemiştir.

Davacı vekilinin müterafik kusur indirimine ve buna bağlı vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Davacı, desteğinin ... plakalı motosikletin sürücüsü olduğu, kaza anında kaskının takılı olup olmadığı konusunda bir tespit olmadığı ancak baş bölgesinden yaralanmış olması nedeniyle kask takmamış olduğu kabul edilmiş, bu haliyle müterafik kusurun bulunduğu kabul edilmiş, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda belirlenen 15.151,00 TL tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması yerinde görülmüştür.

Öte yandan, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınması gerekirken davalı yararına müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;

a- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 8. BENDİNİN KALDIRILMASINA,

b- Hüküm fıkrasının 8. bendinin,

''8-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,'' şeklinde DÜZELTİLMESİNE,

c- İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,

İstinaf giderleri açısından;

  1. Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 827,97 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından peşin olarak yatırılan 208,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 619,97 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  3. İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  4. Davacı tarafından yapılan 51,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davalının avansından sarf edilen 54,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin, davalının üzerinde bırakılmasına,

  6. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 03.10.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülendairesikaldırılmasınaTazminat(Ölümözetiistinafcismaniaçılanderece“…trhzararadanavetazminat)nedenleridavalıvekiliıslahdüzeltilmesinekararınınbendininsebebiylekesinilerihükümnumarasımahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim