SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2623

Karar No

2024/2169

Karar Tarihi

30 Eylül 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2623 - 2024/2169

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2623

KARAR NO : 2024/2169

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 31/05/2022

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACILAR : 1-

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 1-

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 30/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar

sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plaka sayılı aracı ile 21/09/2020 tarihinde çift taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkillerinin murisleri ... ile ...'in vefat ettiğini, meydana gelen kazada davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın müvekkiline ait araca çarparak aracın hasara uğramasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla vefat eden ... in ölümü nedeni ile davacı ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL, ... için 500 TL ve ... için 500,00 TL maddi tazminatın, vefat eden ... in ölümü nedeni ile davacı ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL olmak üzere 3.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş'den başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, diğer davalılar ... ve ... İnşaat Nakliye Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti'den haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, vefat eden ...'in ölümü nedeni ile davacı ... için 70.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL ve ... için 50.000,00- TL manevi tazminatın, vefat eden ...'in ölümü nedeni ile davacı ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 630.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... İnşaat Nakliye Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti'den haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuran tarafın davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine davalı şirket tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, dolayısıyla başvuran tarafın zararı yapılan ödeme ile karşılanmış olup, muaccel alacak kalmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İnş. Nakl. Teks. San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesi özetle; söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, sigorta şirketi tarafından davacılara tazminat ödemesi yapıldığı dikkate alınarak davanın öncelikle bu sebeple reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirkete atfı kabil kusur bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; kazazede ...'in vefatı sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davası bakımından; davacılardan ... için 69.132,59 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 12.563,22 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 132.826,45 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 29.105,80 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 275.938,80 TL (davalı sigorta şirketi bakımından 64.546,76 TL ile sınırlı olmak üzere) ve ... için 39.187,59-TL (davalı sigorta şirketi bakımından 1.137,74 TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 11.02.2021 tarihinden ve diğer davalılar ... İnş. Nak. Tek. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... bakımından kaza tarihi olan 21.09.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL ve ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Nak. Tek. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ..., ..., ... ve ...'in kazazede ...'in vefatı sebebine dayanan fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, kazazede ...'in vefatı sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davası bakımından; davacılardan ... için 68.130,27 TL ve ... için 161.558,10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 11.02.2021 tarihinden ve diğer davalılar ... İnş. Nak. Tek. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... bakımından kaza tarihi olan 21.09.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Nak. Tek. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'nin kazazede ...'in vefatı sebebine dayanan fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, davacıların bakiye zararının bulunmadığını, mahkemece alınan aktüer raporunda hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, hesaplama yönteminin ve pay oranlarının hatalı yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ıslaha konu edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu dikkate alındığında hükmolunan tazminata yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, iş bu davanın açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediği ve müvekkili şirketin temerrüte düşmediği hususları dikkate alındığında müvekkili şirketin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar karşı davalı ... vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı sigorta vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili davadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını bu nedenle dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı vekili tarafından davanın açılmasından önce 22.01.2021 günlü dilekçe ile davalı sigorta şirketine gerekli tüm belgelerle, kaza tutanakları, hastane epikrizleri, hesap bilgileri vd. ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin davacıların belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacıların kaza nedeni ile oluşacak destek zararını tam ve kesin olarak tespit etmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacıların davasının belirsiz alacak davası olarak açmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin başvuru neticesinde davacılara ödeme yapıldığı, davacıların bakiye zararının bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili davacı tarafından yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, davacıların bakiye zararının bulunmadığını ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 29.04.2022 günlü bilirkişi raporunun incelenmesinde davacıların ödeme tarihindeki zararları belirlenmiş olup, yapılan ödemelerin davacıların tüm zararını karşılamadığı, ödeme ile zarar arasında misli fark bulunduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, hüküm kurmaya elverişli, denetime olanak verir, açıklayıcı ve gerekçeli olduğu, davacıların bakiye zararlarının bulunduğu ve bu bakiye zararının tazminini istemekte haklı oldukları sonucuna varılmış, davalı vekilinin yapılan ödeme ile davacıların zararının karşılandığına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili mahkemece alınan aktüer raporunda hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, hesaplama yönteminin ve pay oranlarının hatalı yapıldığını ileri sürmüş ise de,

HMK'nın 357. maddesinde "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." hükmü düzenlenmiştir.

Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen taraf yönünden raporun kesinleşeceğine yönelik Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2017 gün ve 2016/801 E.-2017/9091 K. Sayılı kararında özetle; "...Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar. Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. İlk rapora itiraz etmeyen ve o raporda belirtilen miktarlara razı olan tarafın lehine olacak şekilde sonraki rapora göre karar verilemez..."

Somut olayda Mahkemesince hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun davalı sigorta vekiline 16.05.2022 gününde usulünce tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından süresi içerisinde itiraz edilmediği anlaşılmakla HMK 357 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi aşamasında ileri sürülmeyen rapora karşı savunmaların ve itirazların istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün olmadığından davalının hesap raporuna yönelik tüm itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemesinde;

Davalı vekili müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini ileri sürmüş ise de,

Dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağı incelendiğinde davalı sürücü ...'in sola dönüş kuralını ihlal etmesi nedeni ile asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.06.2021 tarihli kusur raporunda davalı sürücü ...'in sola dönüş kuralını ihlal etmesi nedeni kazanın meydana gelmesinde %75 asli oranında asli kusurlu olduğu, otobüs sürücüsü destek ...'in %25 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.

Son olarak iş bu dosyada mahkemece trafik bilirkişinden aldırılan 24.01.2022 günlü kusur raporunda davalı sürücü ...'in sola dönüş kuralına riayet etmemesi nedeni ile %75 oranında asli kusurlu olduğu, destek ...'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Buna göre mahkemece hükme esas kusur raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan raporla da uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığı, davalının sola dönüş kuralına riayet etmemesi nedeni ile meydana gelen kazada asli kusurlu kabul edilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davacılar vekili, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak dava açmış olup alacağın saklı tutulan ve ıslah ile arttırılan kısmının temerrüt tarihi de aynı tarihtir.

Alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4099 E- 2017/9935 K, 2015/4364 E-2017/10458 K, : 2016/4327 E- 2017/10897 K nolu içtihatları), bu yönü ile sigorta şirketi yönünden ıslah edilen kısım için de temerrüt tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin faizin türüne yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu dikkate alındığında hükmolunan tazminata yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, davacıların desteğinin ölümüne sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kamyonet olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın ruhsat kaydına göre ticari kullanımda olduğu anlaşıldığından Mahkemesince hükmolunan tazminata avans faiz uygulanmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin vekalet ücretine ve yargılama giderine yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili iş bu davanın açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediği ve müvekkili şirketin temerrüte düşmediği hususları dikkate alındığında müvekkili şirketin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüş ise de, davadan önce davacılar tarafından usulüne uygun olarak yapılan başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından yeterli ödeme yapılmadığı, sigortalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği, sigorta şirketinin kazaya sebebiyet veren davalı sürücünün sürücünün kusurundan aynı şekilde sorumlu olduğu hususları dikkate alındığında davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki savunmasının da reddi gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.05.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar

sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  1. Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 23.023,32 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 5.502,7‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 17.520,62 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  2. Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  3. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  4. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.30.09.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülendairesiAçılan)Tazminatesastan(ÖlümözetiistinafreddinedereceVeadanaZararnedenlerivekilikararınınCismanikesinilerihükümSebebiylenumarasımahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim