Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/2600
2024/2122
24 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2600 - 2024/2122
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2600
KARAR NO : 2024/2122
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... - TC Kimlik No: -
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 1-... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -(ESKİ ÜNVANI: ... SİG. AŞ.) V.N.
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma işçisi olarak çalıştığı evden eve nakliyat aracına 30.08.2016 tarihinde arkadan çarpılması sebebiyle yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle 7.500,00 TL maddi tazminatın faiziyle sigorta ve karşı araç sürücüsünden müteselsilen, 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle karşı sürücüsünden tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu kazanın ... de geçekleştiğini, kendilerinin şirket adresinin ... olduğunu, davacının ikametide ... olduğundan mahkemenin yetkisiz olduğunu, ... ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, kendilerine dava şartı olan başvurunun yapılmadığını, kendilerinde araca ilişkin kasko poliçesinin yapıldığını, bu nedenle öncelikle trafik sigortasından tahsilat yapılarak karşılanmayan kısım yönünden kendilerine başvurulması gerektiğini, kasko poliçesinde manevi tazminat klozunun 1.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, maddi tazminat talebinin içeriğinin kalem kalem yazılması gerektiğini, müterafik kusur değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tedavi gideri ve alt bezi giderinin SGK kapsamında olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkiye itirazlarının bulunduğunu yetkili mahkemenin müvekkiilinin yerleşim yeri olan ... Mahkemeleri olduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu davanın niteliği itibariyle iş kazası olduğunu, bu nedenle iş mahkemelerinin görevli olduğunu, maddi tazminat talebinin içeriğinin yazılması gerektiğini, ayrıca davacıya kısmi ödemelerde bulunduklarını bunun 1.750,00 TL'sini elden geri kalan 2.434,00 TL'sininde PTT vasıtasıyla davacı ve yakınlarına karşı yapıldığını, müterafik kusur değerlendirilmesi ile hatır taşıması indiriminin yapılmasının gerektiğini,müvekkilinin devlet memuru olduğunu istenilen talebin müvekkilince ödenmesinin mümkün olmadığını, kazadan sonra davacıya ziyarete gidildiğini, birçok kez hal hatır sorduklarını, trafik sigortalarının ... Sigorta olması sebebiyle davanın ihbar edilmesini talep ederek, davanın reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın ... (...) Sigorta yönünden feragat nedeniyle reddine, davanın davalı ... ... yönünden kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri yönünden toplam 248.000,00 TL tazminatın, manevi tazminat talebi yönünden 40.000,00 TL tazminatın 30/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Müvekkili lehinde hesaplanan tazminatın % 20 si oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada alınan raporlara göre hiçbir kusurunun bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminatın oldukça az olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... ... vekili; Mahkemece denetime elverişli olmayan ve kazayla illiyet bağı bulunmayan maluliyet raporuna göre düzenlenen aktüer bilirkişi raporuna haklı gerekçelerle itiraz edildiğini ancak bu itirazlarının reddedildiğini, mahkemece verilen kararda emniyet kemeri takmayan davacı yönünden müterafik kusur indirimi yapıldığını ancak aynı zamanda araçta hatra binaen bulunan davacı yönünden hatır taşıması indirimi yapılmadığını, oysa ki davacının maddi tazminatından en az % 20 oranında hatır taşıması indiriminin de yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan (geçici ve kalıcı maluliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı ... ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı ... vekilinin olayın iş kazası olduğu ve bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğu istinafı yönünden yapılan incelemede:
30.08.2016 tarihinde davalı ... ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde ... plakalı araçta yolcu bulunan davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde davalı ...'ın ... Gümrük Müdürlüğü emrinde görevli iken ... Gümrük Müdürlüğü emrine ataması yapıldığı ve ev eşyalarını taşıması için ... ilinde faaliyet gösteren ... NAKLİYAT TİC. LTD. ŞTİ. (Evden Eve Nakliyat) firması ile anlaştığı, davalının araçları yüklendikten sonra yolda taşıma firmasının işçisi olan davacının davalının otomobiline bindiği sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davacı ... taşıma firmasının işçisi ise de kaza taşıma işi sırasında değil davacının aracında iken meydana gelmiş olup davacı ile davalı arasında doğrudan bir işçi-işveren ilişkisi bulunmadığından olay iş kazası değil trafik kazası niteliğindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı bu nedenle kabul edilmemiştir.
Davacı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığı yönündeki istinafı yönünden:
Kaza tutanağı ve 26.02.2019 tarihli kusur raporuna göre araçta yolcu olarak bulunan davacının kaza sonrasında araçtan savrulduğu anlaşılmakta olup davacının kaza öncesinde emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim emniyet kemeri takılı olan davalı ... kazayı ufak sıyrıklarla atlatmıştır. Mahkemece bu kabul doğrultusunda davacının müterafik kusurunun bulunduğu yönündeki kabulü ve %20 oranında indirim yapılmış olması doğru bulunmuştur. Bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki istinafı kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinafı yönünden:
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda davacı davalının sürücüsü ve işleteni olduğu ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunmaktadır. Davacı davalının ev taşıma işini yapan işçilerden olup davacı tarafından kamyonda yolculuğun konforlu olmadığı gerekçesiyle davalının aracına binmiştir. Diğer yandan davalı ile davacı arasında davalının ev taşıma işi yapılıyor olması nedeniyle taşımanın tümüyle davalının menfaatine olmadığı söylenemez. Bu sebeple ilk derece mahkemesinin hatır taşıması indirimi uygulamaması yerinde olup davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilmemiştir.
Davalı vekilinin davacıdaki kalıcı maluliyet ile davaya konu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı yönündeki istinafı yönünden:
İlk derece mahkemesince dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. ... ATK 2. İhtisas Dairesinin 11.05.2020 tarihli raporuna göre; davacı ...’ın 30/08/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.1’e göre 2-Hafif Orta, kişinin özürlülük oranı %40, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.2.b’ye göre 4-Ağır, kişinin özürlülük oranı %90, Balthazard formülü ile; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %94 (yüzdedoksandört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.
Davalı Sigorta vekili ile davalı ... vekilinin itirazları üzerine mahkemece SGK İl Müdürlüğünden davacının kaza tarihinden önceki son iki yıla ait tedavi kayıtları celp edilerek davalı vekilinin rapora karşı itirazında bildirdiği üzere verilen rapordaki maluliyet oranının nakliyecilik işi ile uğraşan davacının mesleki dejenerasyon sebebiyle oluşup oluşmayacağı, ilgili rapordaki maluliyet oranının salt trafik kazası sebebiyle oluşmadığı tespit edilir ise, mesleki dejenerasyon haricinde dava konusu trafik kazası nedeniyle oluşan maluliyet oranının "özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğine" göre tespiti istenilmiştir.
... ATK 2. İhtisas Dairesinin 07.05.2021 tarihli ek raporuna göre; davacının son iki yıla dair tedavi evrakları, davalı vekilinin itirazları ile tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.1’e göre 2-Hafif Orta, kişinin özürlülük oranı %40, Santral ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına ait sorunlar, Tablo 4.2.b’ye göre 4-Ağır, kişinin özürlülük oranı %90, Balthazard formülü ile; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %94 (yüzdedoksandört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceğini rapor edilmiş ve bu değerlendirmenin yalnızca davacının geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde oluşan durumun incelenmesi ile belirlendiği ifade edilmiştir. Davacının kaza tarihine kadar oldukça ağır bir iş olan eşya taşıma işi yaptığı göz önüne alındığında ve davacının daha öncesine ait bir hastalık ya da özrü bulunduğuna dair dosyada bir delil olmadığına göre davacıdaki mevcut maluliyetin davaya konu kaza nedeniyle oluştuğu ve bu nedenle de kaza ile davacının yaralanması arasında illiyet bağı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı bu nedenle kabul edilmemiştir.
Davacı vekilinin, manevi tazminatın miktarının az olduğu ve davalı vekilinin manevi tazminat miktarının yüksek olduğuna yönelik istinafı yönünden:
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, 30.08.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ... ...'nin sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacının %94 oranında kalıcı maluliyetinin oluştuğu ve iyileşme sürecinin 12 ay olduğu, kazada davalı ...'ın % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ancak davacının emniyet kemeri takmayarak oluşan mağduriyetin büyümesine (emniyet kemeri takılı olan davacı kazayı ufak sıyrıklarla atlatmıştır) kendisinin sebep olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kazada müterafik kusur bulunuyor oluşu, olayda hatır taşıması koşulları bulunmasa da davacının davalıyı, davacının kamyonda rahatsız koşullarda yolculuk yapması nedeniyle ve davacının talebi üzerine aracına alışı, kusur oranı, kaza ve davanın tarihi, davacıda oluşan maluliyet oranı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın uygun ve yeterli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... Keçeçi vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı ve davalı ... ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Harçlar Kanunu gereğince davalı ... ...'den alınması gereken 16.940,88 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.918,32 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 12.022,56 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı ve davalı ... ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.24/09/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15