SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/1029 E. 2024/206 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1029

Karar No

2024/206

Karar Tarihi

30 Ocak 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1029 - 2024/206

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1029

KARAR NO : 2024/206

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/11/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ... ...

VEKİLİ : Av...

DAVALI : 1- ... ...

VEKİLİ : Av...

DAVALI : 2- ...

VEKİLİ : Av...

DAVALI : 3- ... ...

DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 30/01/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2024

... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kullandığı ... plakalı araç ile davalı ... ... nın kullandığı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığı, 11.05.1974 doğumlu davacının %43 oranında beden gücü kaybı oluştuğu, sigortanın kısmi ödeme yaptığı, bu tutarın yetersiz olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, sigorta şirketinden davacıya ödenen tutarın tenzili ile HMK 107. Maddesine göre şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden yasal faiziyle ve 500 TL tedavi giderinin dava tarihinden yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen, 75.000 TL manevi tazminatın ... ... ve ... ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili ile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 07.05.2014-2015 arasında geçerli poliçe olduğu 330.000 TL limiti bulunduğu, hasar dosyası açıldığı, 19.08.2016 da 102.167,23 TL'nin davacı vekilinin hesabına ödendiği, davalının sorumluluğunun kalmadığı, ATK 3. İhtisas Dairesinden Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporunun alınması TRH 2010 ve teknik faiz uygulanması, müterafik kusurun tenzili ile davanın %27 maluliyete göre 2333.01.2017 de 80.419 TL ödendiği, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiği, sakatlık oranının ATK 3. İhtisas Dairesinden veya Üniversitelerden alınması gerektiği, asgari ücrete göre hesaplama gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin ödeme zararı karşıladığından reddine, davacının manevi tazminata ilişkin açmış olduğu davasının daha önce ödeme aldığından reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; her ne kadar Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının %22,2 oranında daimi malul kaldığına işaret etmiş ise de bu oranı kabul etmenin mümkün olmadığını, dava dosyası içerisine sunulu olan ... Üniversitesi raporuna göre davacının %43 oranında daimi maluliyet raporu var iken bu iki rapor arasında ciddi oranlı bir çelişki olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna yahut Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilerek rapor alınması gerekir iken mahkemece ... Şehir Hastanesine gönderildiğini, aktüerya raporu alınması sürecinde raporun düzenlendiği tarih itibariyle yeni asgari ücret açıklandığını, bilinen dönem itibariyle rapordaki tazminat tutarlarının hesap edilmesi ve ödenen meblağın faizi ile birlikte bu ödemeden mahsubu gerekir iken ödeme tarihine göre mahsup işlemi yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kardeşine verildiği belirtilen 10.000,00 TL'nin manevi tazminatın karşılığı olarak görülmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için; Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre) rapor alınması gerekmektedir.

Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları ve Dairemizin bu içtihatlar ile uyumlu olan önceki tarihli kararlarında 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasında meydana gelen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerektiği yönünde kararlar verilmiş ise de; yönetmeliğin üçüncü bölümünde, malul sayılmaya ilişkin usul ve esaslar belirtilerek maluliyet halinin ne şekilde belirleneceği düzenlenmiştir. Belirtilen yönetmelik hükümlerine göre yapılan maluliyetin tanımı ve maluliyetin belirlenmesine ilişkin esaslara dair hükümler dikkate alındığında, anılan yönetmeliğe göre kişideki maluliyet oranının %60 ve daha fazla olması halinde maluliyet oranının tespitinin yapılabileceği, maluliyet oranının daha düşük olması halinde ise bu yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenemeyeceği açıktır. Kaldı ki ATK ihtisas daireleri tarafından verilen bir kısım raporlar da da aynı gerekçe ile kişideki maluliyet oranının %60 oranından daha az olması nedeni ile bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenemeyeceği şeklinde görüş belirtilmiştir. ( İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan Dairemizin 2022/1029 E- 2024/206 K dosyasında alınan 15.02.2021 tarihli raporu)

Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 11.03.2015 tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği, bu yönetmeliğe göre rapor düzenlemediği takdirde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Mahkemece İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 28.06.2019 tarihli raporda kaza sebebiyle davacının kalıcı maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde %22,2 olduğu belirtilmiş, yine aynı yönetmeliğe göre alınan 20.03.2020 tarihli ATK 2.İhtisas Kurulunun raporunda da %22,2 maluliyetinin bulunduğunun belirtildiği, aynı yönetmeliğe göre alınan 16.03.2021 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesinden 5 kişilik heyetten alınan raporda da davacının maluliyet oranının %22,2 olduğu görülmüştür.

İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 15.02.2021 tarihli raporunda Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60'ın kaybedip kaybetmediğine ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği cihetle Adli Tıp Kurumu 3.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 22.03.2017 tarihli kararına eklenecek husus bulunmadığı belirtilmiştir.

Buna göre, dosya içinde mevcut 28.06.2019, 20.03.2020 tarihli ATK kurumu 2. İhtisas dairesi tarafından, 16.03.2021 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi heyeti tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş maluliyet raporlarına göre; kaza ile davacıda meydana gelen sürekli maluliyetinin %22,2 oranı olduğu tespit edilmiştir. Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, Mahkemesinde hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda; Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmaması nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenen raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş olduğu, mahkemece kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik çerçevesinde yetkili kuruldan rapor alındığı, söz konusu raporla davacının maluliyetinin %22,2 oranında olduğunun tespit edildiği, raporun davacının son film ve grafileri ile tedavi belgeleri incelenmek ve bizzat muayene edilmek sureti ile hazırlandığı, davacı vekilinin rapora itiraz ederken davacıya ait farklı bir heyet raporu, sağlık tedavi evrakı... vb belge sunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 01.08.2021 tarihli hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun düzenlendiği yıl dosyanın karar çıktığı, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Manevi tazminata yönelik yapılan istinaf incelemesinde:

Davadan önce davalı tarafından davacıya 10.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin ne için yapıldığı açık değilken davacı vekilinin 29.05.2021 tarihli beyanı ile ödemenin manevi tazminat alacağına mahsuben alındığı belirtilmiştir. Yani davacı ödemeyi manevi zararın tam karşılığı olarak değil talep edebileceği manevi zarara mahsuben almıştır. Bu durumda davacı bakiye tazminatı talep edebilecektir.

Buna göre yapılan incelemede, 11.03.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... ... sevk ve idaresindeki aracın davacının kullandığı motosiklet ile çarpışması sonucunda davacının yaralandığı, davacının kalıcı maluliyetinin %22,2 olduğu, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı sürücünün hayvan ticareti ile uğraşıp kasaplık yaptığı, davacının 40 yaşında olup çalışmadığı anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının maluliyeti, yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde bir miktar daha manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de, manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL . KISMEN REDDİ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  1. Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE,

  2. Davacının manevi tazminata ilişkin açmış olduğu davasının KABULÜNE,

-75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken veya müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  1. Harçlar Kanunu uyarınca davalılar ... ... ve ... ...'dan alınması gereken 5.123,25 TL karar harcından, peşin yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.087,35‬ TL harcın bu davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,

  2. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafından yapılan 35,90 TL peşin harç ile 35,90 TL başvuru harcının davalılar ... ... ve ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, posta, ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 2.789,65 TL ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.789,65 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.526,50 TL'nin davalılar ... ... ve ... ...'dan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Reddedilen maddi tazminat yönünden; davalı ... ... ve sigorta şirketi vekille temsil edildiğinden davalılar vekillerinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,

  6. HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

10-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

12-Davacı tarafından yapılan 218,70 TL istinafa dosya gönderme ve yargılama ücretinin davalılar ... ... ve ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.30/01/2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kaldırılmasınaTazminatMadditemyizistinafAçılandereceManeviadanamahkemesiveZararnedenleriyargıtay'avekilikararıCismanihükümSebebiylenumarasıdairesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim