Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1849
2024/1993
17 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1849 - 2024/1993
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1849
KARAR NO : 2024/1993
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketinden ZMMS ile sigortalı olan ...' sevk ve idaresinde iken her üç müvekkilinin de içinde bulunduğu taziye çadırına kusurlu olarak çarptığını, çarpmanın etkisi ile müvekkillerinde kırıklar ve kalıcı maluliyet durumlarının gerçekleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca belirlenecek her üç müvekkili için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri, avukat ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tüm davalılardan alınarak davacılara ödetilmesine, her üç davacı için toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme (sigorta şirketi dışındaki) davalılardan alınarak davacılara ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen kazanın oluşumunda polis tarafından tutulan tutanakta her ne kadar müvekkili ... kusurlu gösterilmiş olsa da bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ...'in ... Mahallesi ... bulvarı üzerinde trafik kurallarına uygun bir şekilde seyir halindeyken önündeki aracı solladığını ve tekrardan sağ şeride geçtiği sırada önündeki kamyonun ani manevra yapması neticesinde kamyona çarpmamak adına manevra yaptığı sırada aracının hakimiyetini kaybettiğini ve frene basmasına rağmen kaldırım üzerinde kurulu olan taziye çadırına çarpmaktan kurtulamadığını, kazanın oluşumunda bütün kusurun müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu, söz konusu kazanın oluşumuna asıl sebebiyet veren müvekkilinin önünde seyir halinde olan kamyon sürücüsünün yapmış olduğu hatalı manevra olduğunu, ayrıca kaldırım üzerine kurulan taziye çadırının kuruluş yerinin de yanlış olduğunu, ayrıca davalı müvekkillerinin ekonomik durumu baz alındığında 100.000,00 TL gibi bir tazminatı ödemeye güçlerinin olmadığını, belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sigorta Şirketi Vekili Cevap dilekçesinde özetle : Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun police limiti ile sınırlı olup; bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami police teminat limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulanmadığını, davacı davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunmuş olmasına rağmern müvekkili şirket tarafından tazminat hesabı yapmaya yarayacak evrakları taraflarına iletmediğini, malul kalıp kalmadığı dahi belgelenemeyen davacının talebinin karşılanmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, ayrıca davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacıların maddi tazminat davalarının tüm davalılar yönünden feragat ettiklerinden feragat nedeni ile davanın reddine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için 6.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davalı ... için 20.000,00 olmak üzere toplam 41.000,00 TL manevi tazminatın davalılar, ... ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen kaza tarihi olan 08/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; Sigorta şirketinin maddi tazminat yönünden vekalet ücreti talebinin olmadığına dair beyanının da dosyada mübrez iken diğer davalılar lehine maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuk aykırı olduğunu, yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının müvekkillerinin yaşamış olduğu bedensel sorunların ve travma karşısında hakkaniyete uygun düşmediğini, manevi tazminat miktarının bir nebze de olsa yaşanan olayı telafi edilmesi açısından yükseltilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalılar ... ve ... ... vekili; kazanın oluşumunda bütün kusurun müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu, söz konusu kazaya asıl sebebiyet verenin müvekkilin önünde seyir halinde olan kamyon sürücüsünün yapmış olduğu hatalı manevra olduğunu, ayrıca kaldırım üzerine kurulan taziye çadırının kuruluş yerinin de yanlış olduğunu, bilirkişi tespitlerindeki hususlar ile davacının yaşı, iyileşme hızı ve gördüğü zararın niteliği sebebiyle davacıların geçici iş göremezlik süresinin daha kısa olduğunu, kazanın oluş şeklinden ve davacıların durumundan yola çıkıldığında davacıların maluliyet oranının çok daha düşük olması gerektiğini, ayrıca maluliyeti olmayan, maluliyeti çok düşük olan davacılar lehine yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle açılan maddi-manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davalılar ... ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalılar ... ... ve ... vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davaya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve ceza Mahkemesi'nce alınan 18.02.2018 tarihli kusur raporu ile Yerel Mahkemece alınan 13.07.2018 tarihli kusur raporuna göre; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in idaresindeki araç ile seyir halindeyken dikkatini yola vermediği, şerit izleme kurallarına uymadığı, aracın hızını aracın teknik özelliklerine uydurmadığı ve ceza dosyasında dinlenilen tanık beyanlarına göre yolda zigzag yaparak drift attığından meydana gelen olayda asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, taziye çadırında bulunan davacıların meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı değerlendirilerek hükme esas alınan kusur durumunun yerinde olduğu kanaatine varılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin ve davalılar ... ... ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;
Somut olayda; 08/05/2016 tarihinde, davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın, davacıların bulunduğu taziye çadırına çarpması sonucu oluşan kazada, davacı ...'ın kafatası kemiğinde kırık oluşacak şekilde yaralandığı ve yoğun bakımda kaldığı, davacı ...'ın sol bacağında kırık oluşacak şekilde yaralandığı ve opere edildiği, davacı ...'ın bacak bölgesinden yaralandığı, sol alt ekstremiteye uzun bacak alçı atel uygulandığı, dizde ödem oluştuğu, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacıların maluliyet raporlarına itibar edilmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de davanın manevi tazminat davası olduğu ve maluliyet oranından ziyade yaralanmanın niteliğinin manevi tazminat takdirinde önem arz ettiğinden söz konusu itiraza itibar edilmediği, ceza mahkemesi ve yerel mahkemece alınan kusur raporları, yaralanmanın niteliğine dair tedavi evrakları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla tarafların kusur durumu, davacılarda meydana gelen yaralanmanın niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih, davacıların yaşı, paranın satın alma gücü ile manevi tazminatın mahiyeti nazara alınarak, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük tayin edildiği, kanaatine varılmakla davacılar vekilinin bu yönde yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak dava dilekçesinde her bir davacı yönünden talep edilen manevi tazinat miktarlarının ayrı ayrı belirtilmeksizin davacılar için toplam 100.000,00TL manevi tazminat talep edildiği görülmekle, Mahkemesi'nce davacı tarafa her bir davacı yönünden manevi tazmina taleplerinin açıklatılması gerektiği halde bunun yapılmamış olması eleştiri konusu yapılmakla, yargılamanın gelmiş olduğu aşama ve hakkaniyet ilkesi gereğince, talep edilen toplam manevi tazminat miktarının eşit oranda talep edildiği kabul edilerek her bir davacı yönünden 33.333,33TL talep edildiği sonucuna varılarak değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Davacılar vekilinin maddi tazminat davasında davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacı vekili tarafından sunulan feragat dilekçesi ve 15.04.2021 tarihli duruşmadaki beyanları ile davalı sigorta şirketi tarafından sunulan ibraname belgesi dikkate alındığında, davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat talebi yönünden anlaşma sağlandığı ve ödeme alındığından maddi tazminat davasından feragat edildiği, davaya manevi tazminat davası yönünden devam edildiği anlaşılmış olmakla Mahkemece maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Feragat, HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 311. maddede ise feragatin kesin hükmün gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır.
Yerel Mahkemece feragat nedeni ile maddi tazminat davasının reddine karar verilmiş ise de bu feragat beyanının hakkın özünden vazgeçme olarak kabulü mümkün değildir. Söz konusu irade açıklaması ödeme karşılığında alacağa ilişkin sulh beyanı niteliğindedir. Bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de dava değeri yönünden hakkın özünden bir feragat olmaması nedeni ile davalılar lehine olarak vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesi hatalı görülmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca manevi tazminat miktarları arttırılmak ve maddi tazminat davası yönünden davalılar lehine vekalat ücretine hükmolunmamak suretiyle karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar ... ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalılar ... ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
-
Davacıların maddi tazminat davalarının tüm davalılar yönünden feragat ettiklerinden feragat nedeni ile DAVANIN REDDİNE,
-
Davacıların manevi tazminat davalarının KABULÜ ile,
-Davacı ... için 33.333,33 TL, davacı ... için 33.333,33TL, davalı ... için 33.333,33 TL manevi tazminatın davalılar, ... ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen kaza tarihi olan 08/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine,
- a. )Karar tarihi itibariyle maddi tazminat yönünden alınması gereken 80,70 TL maktu karar ve ilam harcı ile manevi tazminat yönünden alınması gereken 6.831,00 TL nispi karar ve ilam harcı toplamı olan 6.911,70 TL harçtan peşin alınan 344,97TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.566,73 TL harcın davalılar ... ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 24/02/2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
- Maddi tazminat yönünden;
a)Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve davalılar ... ... ve ... lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
- Manevi tazminat yönünden;
a)Davacılar vekille temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-
Davacılar vekili tarafından dava açılırken yatırılan 31,40 TL başvuru harcı ile 344,97 TL nispi peşin harç toplamı olan 376,37 TL'nin davalılar ... ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
-
Davacılar vekili tarafından yapılan yargılama giderinin maddi tazminat yönünden karşılıklı feragat olduğundan ve yargılama gideri istenmediğinden davacılar üzerinde bırakılmasına,
10-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
11-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
13-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ... ve ...'den alınması gereken 2.800,71 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 720,35 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.080,36 TL harcın bu davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
14-Davacı tarafından yapılan 144,10 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalılar ... ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
15-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.17/09/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32