SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1649

Karar No

2024/1904

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1649

KARAR NO : 2024/1904

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/09/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVALI : 1- ... SİGORTA A. Ş. -

VEKİLİ : Av. ...-

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

KARAR TARİHİ : 10/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2024

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2017 tarihinde, davalı ... Gıda Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.’ın maliki, diğer davalı ...’ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması şeklinde trafik kazası meydana gelmesi sonucu davacının yaralandığını, omzunda kırık oluştuğunu ... Devlet Hastanesi tarafından davacının tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %10 olarak belirlendiğini, davacının kazdan önce ve halen ... A.Ş.’nde çalıştığını ancak maluliyeti nedeniyle aynı işi yapabilmek için daha fazla efor sarf etmek zorunda kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, kazaya neden olan aracın davalı nezdinde KZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu bu nedenle maluliyetten kaynaklı zararın tazmininden tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ayrıca kaza ve maluliyet nedeniyle davacını acı ve üzüntü duyduğunu ileri sürerek ve FİHS tutularak belirsiz olan alacağın tespiti ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı işleten ile sürücüden müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarihinden önce müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkil şirket nezdinde Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limitleri, sigortalı araç sürücüsünün tespit edilecek kusur oranı ve gerçek zarar nispetinde olduğunu, ATK trafik ihtisas dairesinden tarafların kusur durumlarına ilişkin rapor alınmasını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, Davacının kalıcı sakatlığının ilgili yönetmeliğe göre ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından tespiti, davacının gelirinin somut deliller ile ispatı gerektiğini, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını, davacının kaza anında motosiklet kullanırken kask ve sair koruyucu ekipman kullanmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılmasını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde tamamen davacının kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat talep şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacının davalı ... , ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile, 28.718,39 TL maddi tazminatın davalı ...Ş yönünden temerrüt tarihi olan 15/11/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... yönünden ise olay tarihi olan 06/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalılar ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Davacının maluliyet oranının, kaza tarihi dikkate alınarak, "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ya da "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde yeniden tespitinin gerektiğini, dosya içerinde bulunan ... Devlet Hastanesinin 18/10/2018 tarihli "Engelli Sağlık Kurulu Raporu" na göre davacının maluliyeti %10 olarak tespit edilmiş olup raporlar arasında bu ciddi çelişki giderilmeden karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerleşik Yargıtay kararlarında kabul edilmeyen hesap, tablo ve formüller kullanılarak yapılan hesap raporuna itibar edilmemesi gerektiğini, davacının maaş bordroları dosyada olmasına rağmen hesaplamada gelirinin eksik şekilde dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, davacının tazminat alacakları bilinen son geliri üzerinden hesaplanmadığını, ayrıca Sigorta Genel Şartları Mart 2020 değişikliğiyle madde 8/c' ye göre; 1990 sonrası doğumluların aktif dönem sonu-pasif dönem başlangıcı 65 yaş esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, davacı müvekkilinin davasında haklı çıkmış olmasına rağmen arabuluculuk ücretinin bir kısmının dahi davacıya yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat yönünden esasen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, yargılama giderlerinin, harç ve masraflarının tamamının davalılara yükletilmesi gerektiğini, davacı yararına arabuluculuk vekalet ücretine (talep olmasa dahi) hükmedilmesi gerekirken bu konuda hiçbir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı .... Vekili; Dava dilekçesinde davacı tarafın geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri tazminatı talebi bulunmamasına rağmen, bilirkişi heyeti tarafından bu yönden tespitler yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi yönünden, davaya konu kazada davacının motosiklette sürücü olması nedeniyle kendi can güvenliği korumak için gerekli güvenlik tedbirleri alıp almadığının tespiti gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren indirim yapılması gerekmekte iken müterafik kusur hususunda değerlendirme yapılmadığını, davacı tarafın, kaza öncesinde ... ... A.Ş'de çalışmakta olduğundan SGK tarafından ödeme alıp almadığı hususunun araştırılmadığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olarak bulunan aracın hususi kullanıma özgü olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerekirken, ticari faize hükmedilmesinin de hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararın usulüne uygun olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması talep etmiştir.

Karara karşı davalı ... Gıda Ltd Şti vekili; Kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun söz konusu olmadığını, kazanın oluşumunda tamamen davacı sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkili şirkette çalışan ...'nun herhangi bir kusurunun olmadığı gibi, davacıya ait araca dahi temasının söz konusu olmadığını, hesaplanan tazminatlardan davacının kendi can güvenliğini koruması için gerekli güvenlik tedbirlerini almadığından hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranına göre hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, dava dilekçesinde davacı tarafın geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri tazminatı talebi bulunmamasına rağmen, bilirkişi heyeti tarafından bu yönden tespitler yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranına göre hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, öncesinde ... ... A.Ş'de çalışmakta olduğundan SGK tarafından ödeme alıp almadığı hususunun araştırılmadığını, mahkemece yapılan yargılamada yasal faize hükmedilmesi gerekirken, ticari faize hükmedilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, dava dosyasına alınan aktuerya hesap raporunda maddi tazminat miktarının kanun- yönetmeliklere aykırı şekilde hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı ...; Kazanın meydana gelmesinde tarafının kusurunun söz konusu olmadığını, kazanın oluşumunda tamamen davacı sürücünün kusurlu olduğunu, tarafına herhangi bir kusuru olmadığı gibi davacıya ait araca dahi temasının söz konusu olmadığını, hesaplanan tazminatlardan davacının kendi can güvenliğini koruması için gerekli güvenlik tedbirlerini almadığından hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyet oranınına göre hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, dava dilekçesinde davacı tarafından geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri tazminatı talebi bulunmamasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından bu yönden tespitler yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf kaza öncesinde ... ... A.Ş'den çalışmakta olduğundan SGK tarafından ödeme alıp almadığı hususunun araştırılmadığını, mahkemece yapılan yargılamada yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, dava dosyasına alınan aktuerya hesap raporunda maddi tazminat miktarı kanun, yönetmeliklere aykırı şekilde hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... Gıda Ltd. Şti. Vekili ve davalı ... tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

Davalı ... Gıda Ltd. Şti. Vekilinin ve davalı ... ...'nun kusur durumuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Yerel Mahkeme tarafından ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 06.12.2019 tarihli kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü ... ...'nun %100 oranında, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'nun kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun soruşturma aşamasında alınan 06.11.2017 tarihli kusur raporu ve olayın oluşu ile uyumlu olarak ve kaza anı görüntü CD'sindeki görüntülerle uyumlu olarak düzenlediği bu itibarla hükme esas alınan kusur durumunun yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.

Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 02/06/2017 olup Yerel Mahkeme tarafından alınan ve mahkemesince hükme esas alınan 28/09/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 02/06/2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek ve bizzat muayene edilmek sureti ile raporun hazırlandığı, ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 18/10/2018 tarihli ve tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %10 oranında olduğu belirtilen raporun ilgili yönetmelik esas alınmaksızın ve ATK ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmediğinden raporlar arasında çelişkinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ...'nun hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Davalılar tarafından hesap raporunda maddi tazminatın kanuna ve yönetmeliklere aykırı hesaplandığı ileri sürülmüş ise de hükme esas alınan 16.04.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalılar tarafın bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin hesap raporuna ve esas alınan gelir durumuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davacı vekili tarafından dosyada güncel maaş bordrolarının bulunmasına rağmen davacının gelirinin düşük hesaplandığı ve aktif çalışma süresinin 65 yaş esas alınarak hesaplanması gerektiği ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin gelir durumuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesi bakımından, davacı vekiline, davacının halen çalışıp çalışmadığına yönelik beyanda bulunmak ve varsa Ocak/2021 tarihinden sonraki maaş bordrosunu sunmak üzere süre verilmiş olmakla davacı vekili tarafından sunulan maaş bordrolarının ardından, Dairemizce dosyanın hesap bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.08.2024 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.

TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre düzenlenen 22.08.2024 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davacı vekili tarafından sunulan maaş bordroları esas alınarak yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 5.356,86TL, kalıcı iş göremezlik tazminatının 87.145,43 TL olduğu belirtilmiştir.

Davalı ... vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... Gıda Ltd. Şti vekili tarafından rapora itiraz edilmiş ise de davacının kaza tarihi ve sonrası itibariyle çalıştığı işyeri bilgileri ve maaş bordrolarının hesaplamada esas alınmış olması, raporda esas alınan hesaplama yönteminin yerinde olması, sair itirazların istinaf sebepleri arasında irdelenmiş olması nedeniyle itirazın reddine, davacı vekili tarafından rapora itiraz edilmiş ise de itirazların istinaf sebepleri arasında irdelenmiş olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir.

Hesap raporunda 60 yaşına kadar aktif dönem, 60 yaşından sonra pasif dönem olarak davacının zararının belirlenmiş olması Yargıtay uygulamaları ve içtihatları doğrultusunda yerinde görülmüş olmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Ne var ki, yukarıda açıklandığı gibi Anayasa Mahkemesi, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararlarında da davacının zararının belirlenmesi sırasında TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte %10 arttırım ve eksiltme yöntemi (prograsif rant) kullanılmak sureti ile belirlenmesi gerektiğine işaret edilmiş olmakla, davacının bilinen gelir durumu esas alınarak düzenlenmesi gerektiği halde maaş bordrolarının dosyada bulunmaması nedeniyle hatalı şekilde düzenlenen hesap raporu esas alınarak hüküm kurulması yerinde görülmediğinden, Dairemizce TRH 2010 yaşam tablosu ile birlikte %10 arttırım ve eksiltme yöntemi (prograsif rant) kullanılarak, davacının maaş bordroları dikkate alınarak düzenlenen yeni alınan 22.08.2024 tarihli hesap raporu esas alınarak, davacının 5.356,86TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan ve 87.145,43 kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan zararının bulunduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Ancak; HMK 357. Maddesinde Bölge Adliye Mahkemesinde hangi işlemlerin yapılamayacağı hususu düzenlenmiştir. Buna göre, Bölge Adliye Mahkemelerinde davanın ıslahı istenemez. Anılan emredici nitelikteki yasal hüküm karşısında dairemizde tahkikat işlemi yapılmış ise de, alınan rapor kapsamında davacının davasını yasal olarak ıslah etme imkanı bulunmamaktadır.

Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesi'nde 18.06.2021 tarihli talep arttırım/ıslah dilekçesinin sunulduğu görülmektedir Bu nedenle davacı vekilinin ilk derece mahkemesine sunmuş olduğu talep arttırım dilekçesi gereğince HMK 26 maddesi dikkate alınarak taleple bağlılık kuralı uyarınca davacı yönünden maddi tazminat davasının kabulü ile talep arttırım dilekçesini aşan miktar yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.

Davalı ...... vekili, davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ...'nun müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücülerinin koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken yönetmelikte dizlik/kolluk takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı ... ...'nun duruşmada alınan beyanlarında, davacının kafasında kaskının bulunduğunu hatta davacının kaskını kendisinin çıkardığını belirttiği anlaşılmakla davacının kaskı takılı şekilde motosikleti kullandığı anlaşıldığından davalı tarafların bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı ...... vekili, davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ...'nun davacının SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Dosya içerisinde mevcut SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 31/07/2019 günlü cevabi yazısı ile davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği anlaşılmakla taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekmiştir.

Davalı ...... vekili, davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ...'nun faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde:

Davacının yaralanmasına sebebiyet veren ve davalı ... tarafından sigortalanan ... plakalı aracın ruhsat kaydına göre hususi kullanımda olduğu anlaşıldığından mahkemesince hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanması gerekirken avans faizi uygulanması hatalı bulunmuştur. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür. (Benzer yönde Yargıtay 4. H.D'nin 2022/6752E,2023/1960K; 2022/9596E,2022/16018K; 2021/16589E,2022/13345K sayılı kararları)

Davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ...'nun faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde:

Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle davalılar ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ... yönünden kaza tarihi olan 02.06.2017 tarihinden itibaren faiz uygulanması yerinde görülmekle davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ...... vekili, davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ...'nun talepten fazlasına hükmolunamayacağına dair istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Yerel Mahkemece hükmolunan maddi tazminatın geçici ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan tazminata ilişkin olduğu anlaşılmakla, dava dilekçesinde maddi tazminat talebine dair kısımda davacının geçici ve sürekli maluliyete uğradığının belirtildiği ve şimdilik 100,00L maddi tazminat talep edildiği ıslah dilekçesi ile de geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı olacak şekilde talebin belirlendiği anlaşılmakla davalı tarafların bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davacı vekili, davalı ... Gıda Ltd. Şti. vekili ve davalı ... ...'nun manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Türk Borçlar Kanunu'nun 56/1. maddesi; "Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmünde olup; 02/06/2017 tarihinde meydana gelen kazada, ... plakalı araç sürücüsü ... ...'nun %100 oranında, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'nun kusursuz olduğu, kaza sebebiyle davacının köprücük kemiğinde kırık oluştuğu, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.09.2020 tarihli maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin %1 oranında ve geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu, tedavi evrakları, kusur raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla, tarafların kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih, davacının yaşı, paranın satın alma gücü ile manevi tazminatın mahiyeti nazara alınarak, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu ve arttırılması gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin yargılama gideri-arabuluculuk ücreti-vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Dairemiz karar niteliği dikkate alındığında arabuluculuk ücreti vekalet ücreti ve yargılama giderinin tamamının davalı tarafa yükletilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebinin incelenmesine yer olmadığına ve tüm bunların hüküm fıkrasında yeniden ele alınmasına karar verilmesi gerekmiş olmakla, arabuluculuk nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine yönelik istinaf başvurusu yönünden AAÜT'nin 16. Maddesinin akdi avukatlık ücreti esaslarını kapsadığı, bu madde hükümlerinin mahkemece hükmolunacak avukatlık ücretlerinden olmadığı dikkate alındığında davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davacı vekilinin, davalı ...Ş vekilinin, davalı ... ... vekilinin ve davalı ... Gıda Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kısmen kabulü ile manevi tazminat miktarlarının arttırılmasına, maddi tazminat davasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, faizin yasal faiz olarak belirlenmesine karar verilmek üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin, davalı ...Ş vekilinin, davalı ... ... vekilinin ve davalı ... Gıda Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

  1. a. Davacının davalı ..., ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile,

-28.718,39 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 15/11/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... yönünden ise olay tarihi olan 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,

b-Davacının davalılar ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ İLE;

-20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.LTD.ŞTİ ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

  1. Harçlar Kanununa göre davalılardan alınması gereken 3.327,95 TL karar ilam harcından dava açılırken yatırılan 68,66 TL peşin harcın ve yargılama sırasında yatırılan 97,75 TL tamamlama harcının düşümüyle kalan 3.161,54‬ TL ( davalı ... şirketinin 1.795,34TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) karar ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineyi irat kaydına,

  2. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'e uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'e uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Gıda Turizm İthalat İhracat San.Tic.Ltd.Şti ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  4. Başvuru tarihi itibariyle Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

  5. Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti, talimat gideri, adli tıp fatura bedeli ve posta masrafı olan 1.977,59 TL ile dava açılırken yatırılan 44,40 TL başvurma harcının, 68,66 TL peşin harcın, 97,75 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.188,4‬0 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

  6. Karar kesinleştiğinden ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının iadesine,

  7. HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

10-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

12-Davacı tarafından yapılan 608,00 TL yargılama gideri ve 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.108,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

13-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/09/2024

... ... ... ...

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Açılan)kaldırılmasınaTazminat(ÖlümistinafdereceVeadanaZararnedenlerivekilikzmmskararıCismanikesinkabulüSebebiylenumarasımahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim