SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2252

Karar No

2024/1891

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2252

KARAR NO : 2024/1891

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/03/2022

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... -T.C: ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... - [ ] UETS

Av. ... - [ ] UETS

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Trafik Kazasına Dayalı Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ : 10/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2024

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/05/2013 günü dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken diğer dava dışı sürücü ... idaresindeki tescilsiz motosiklet ile çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini, hatır taşıması ile müterafik kusur indirimi talebinde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulüne, temlik eden davacı ...'nin sürekli maluliyetinden kaynaklanan 151.103,61 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 11/03/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak temlik alan davacı ...'ye verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; yerel mahkemece müvekkili şirket tarafından dava önce yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki verilere göre dikkate alınması gerektiğini, ödeme tarihinde esas alınan verilerden biri de davacı tarafça sunulan %24 maluliyet oranını gösterir rapor olduğunu, davacı taraf ATK raporunda verilen %69 maluliyet oranını kabul ediyor ise 31/05/2013 tarihli rapordan sonra kaza nedeniyle gördüğü tedavileri ve gelişen maluliyeti ispatlar nitelikte belgeleri sunarak iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren hatır taşıması indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması indiriminin müterafik kusur indirimi ile birlikte uygulanabileceği konusunda da duraksama bulunmadığını, bu takdirde hesaplanan tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacı lehine geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, sigorta şirketlerinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi’nin tedavi teminatı kalmamış olması hasebiyle tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığını, temlikname belirtilen yasa maddesi gereğince hükümsüz olduğunu, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, bahsedilen rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağını da irdeleyen denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, daha önce de belirttikleri üzere müvekkili şirket tarafından davacıya başvuru ve Sigorta Tahkim Komisyonu eli ile yapılan toplam 98.896,39 TL miktarındaki ödemenin 11/08/2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda belirtilen %24 maluliyet oranına göre yapıldığını, mahkemece alınan 06/04/2018 tarihli raporda ise davacının maluliyetinin %69 olduğu belirtildiğini, görüldüğü üzere her iki rapor arasında fahiş bir fark olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet) maddi tazminat davasıdır.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Maluliyet raporuna yönelik istinaf incelemesinde;

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre; 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.

Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 31/05/2013 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Davacının sigorta tahkim komisyonunda başvurusu üzerine açılan ... Esas, ... K sayılı dosyada hükme esas alınan 11/06/2014 tarihli maluliyet raporunun düzenlenme tarihi olan 11/06/2014 tarihten sonra, gerçekleşen kaza ile illiyet bağı kurularak gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği, çalışma gücü kaybı oranı, iyileşme süresi konusunda, olay tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak sadece gelişen durumun varlığı halinde maluliyet oranı hususunda rapor alınmasına yönelik olarak ATK 2 ihtisas Kurulundan birden çok kez rapor alındığı, 06.01.2020 tarihli ... 1 sayılı ve özellikle 30.11.2020 tarihli , ... sayılı raporlarda da belirtildiği üzere davacının 21.03.2018 tarihli raporda maluliyetinin %69 olduğu, 20.07.2020 tarihli ATK raporunda hastanın bulgularının 3 yıl önceki sintigrafiye göre artış gösterdiğini ve maluliyet oranının % 69 olduğu belirtilmiştir. Rapora davalının itirazı üzerine alınan ATK raporunda davacının sol femurunda açılanmayla karakterizi özellikle distal alandaki tutulumun güncel çalışmada artış gösterdiği ve yeni gelişen durum olduğu, davacının maluliyet oranının % 69 olduğu belirtilmiştir.

Davacının kaza nedeniyle daha önce Tahkim Komisyonuna sunulan raporda % 24 olarak belirlendiği, ATK tarafından gelişen maluliyetin bulunduğunun belirtildiği ve maluliyetin % 69 olarak belirtildiği, bilirkişice artan maluliyet üzerinden hesaplama yapıldığı, ATK raporlarına göre davacının maluliyetinde artışın bulunduğu sabit olmakla bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir.

Hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf incelemesinde;

Davacının araçta yolcu konumunda olduğu, soruşturma dosyası evrakında aracın sürücüsü ile davacının arkadaş oldukları, birlikte alkol aldıkları, daha sonra da birlikte yolculuk yaparken kaza olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, davacının araçta hatır için taşındığı ve alkollü sürücünün aracına binmek sureti ile müterafik kusurlu olduğu anlaşılmakla davacıların belirlenen zararlarından hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile indirim yapılması gerekmektedir.

Ancak bilirkişi raporu ile davacının zararının 331.639,51 TL olarak belirlendiği, bu zarardan hatır ve müterafik kusur sebebiyle ayrı ayrı %20 oranında indirim yapılması halinde dahi davacının gerçek zararın 212.249,28TL olduğu, ancak mahkemece bakiye limit olan 151.103,61 TL üzerinden kabul kararı verildiğinden, ayrıca indirim yapılmasına gerek yoktur. Bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından olmadıkları yönündeki istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı ... şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşılmakta ise de zaten mahkemece sadece sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kabul kararı verildiğinden bu sebebe dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/6271 E-2020/8104 K sayılı 03/12/2020 günlü kararı)

Davalı vekilinin temlik yasağına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

5684 Sayılı Kanun'una 22/7/2020 tarihli, 7251 Sayılı Kanun'un 57 maddesi ile eklenen ek 6. maddesinde " Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak......

Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir. " düzenlemesi getirilmiştir

Dava konusu uyuşmazlıkta; dosya içerisindeki bulunan ... . Noterliğince düzenlenen 30/04/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile 31/05/2013 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı, iş bu kazadan kaynaklı alacağının tamamını 500.000,00 TL bedel ile ...'ye devretmiştir. İşbu devir sözleşmesi, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulmuştur.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında, davacının, 31/05/2013 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde oluşan zarardan kaynaklı alacağın 30/04/2019 tarihli temlikname ile devredildiği, temlik tarihi olan 30/04/2019 tarihi itibari ile yukarıdaki 22.07.2020 tarihli yasal düzenleme yürürlükte olmadığından temliknamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan mevzuata uygun olduğu, bu sebeple davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Dava, artan maluliyetten kaynaklı tazminata ilişkindir. Davacının daha önce Tahkim Komisyonuna başvurusu ise kazadan kaynaklı maluliyete ilişkin olup burada davacının maluliyeti %24 kabul edilerek ödeme yapılmıştır. Eldeki dosyada ise artan maluliyet oranı üzerinden davacının bakiye zararı hesaplanmıştır. Bu nedenle ödeme tarihindeki verilere göre zarar hesabı yapılmasına gerek yoktur. Rapor TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant tekniği kullanılarak düzenlenmiş olup, içtihatlara ve dosya kapsamına uygundur. Bu sebeple istinaf sebebi yerinde değildir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 10.321,89 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.581,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 7.740,89 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  3. Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (151.103,61 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.10/09/2024

... ... ... ...

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nedenlerikesinTrafikKazasınaistinafderecevekiliDayalıTazminathükümvekilleriMaddinumarasımahkemesikararıadanacevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim