SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1908

Karar No

2024/1869

Karar Tarihi

5 Eylül 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1908 - 2024/1869

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1908

KARAR NO : 2024/1869

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACILAR :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 05.09.2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 05.09.2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.10.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dedesi olan ... kimlik numaralı ... tarafından ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı 23/11/2007 tarihli vasiyetname düzenlendiğini, davacıların mirasçı olarak atandığını, tüm taşınmaz malvarlığını davacı müvekkillerine bıraktığını, ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı 23/11/2007 tarihli vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesince yasal mirasçılara ve ilgililere açılarak okunduğunu ve 13/04/2018 tarihinde kesinleştiğini, muris ...'ın yasal mirasçı olarak kızı ..., oğlu ... ve eşi ...olmak üzere 3 yasal mirasçısı bulunduğunu, vasiyetnamenin yasal mirasçılardan ... ve ...aleyhine kesinleştiğini, yasal mirasçılardan ...'ın vasiyetnamenin iptali için dava açtığını, vasiyetnamenin... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile iptaline karar verildiğini, ... BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla verilen kararın kesinleştiğini, vasiyetnamenin noterin kusuru nedeniyle iptal edildiğini, ... Noterinin kusuru nedeniyle davacıların vasiyetnamenin bir kısmından mahrum kaldığını, mağduriyetin maddi ve manevi zarara sebep olduğunu, zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ve tanzim edilmesini, belirsiz alacak davasına yönelik davanın kabulünü, belirlenecek zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; noter ile müvekkili şirket arasında akdedilen poliçenin özel şartlar başlıklı 10. maddesi gereğince davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet eksikliği nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, noter aleyhine kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından müvekkili şirketin teminat sorumluluğunun muacceliyet kazanmadığını, dava tarihi itibariyle poliçe kapsamında ödenecek bir tazminat bulunmadığını, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın görev nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, sigortalı noterin herhangi bir tazmin zorunluluğu bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekilince süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde özetle; vasiyette bulunan ...'nın medeni kanunda belirtilen dürüst davranma ve iyi niyet kurallarına uymadığını, birinci zümre mirasçılarını miras haklarından yoksun bırakmak amacıyla hareket ettiğini, hukuka ve kanuna aykırı yapılan vasiyetnamenin davacılara hak kazandırmadığını, vasiyetnamenin danışıklı-muvazaalı olarak yapıldığını, haksız ve hukuksuz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 6100 sayılı HMK.nun 114/1-d maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/1-2 maddesi gereğince aktif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalılar Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı ... Noterliği ile ...'ye karşı açılan davanın 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/1-2 maddesi gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece her ne kadar sözleşmeye getirilen bir madde nedeniyle notere karşı açılan ve kesinleşen bir dava bulunmadan sigorta şirketine karşı dava açılamayacağı gerekçe gösterilmiş ise de, tarafların kanunun emredici hükümlerine aykırı olacak şekilde sözleşme düzenleyemeyeceğini ve ilgili maddenin Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden geçersiz olduğunu, her ne kadar sigorta şirketi yönünden aktif husumet yokluğundan reddine kararı verilmiş ise de Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi uyarınca sigorta şirketine doğrudan dava açma hakları olduğundan yerel mahkemenin iş bu kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; Noterlik Kanunu'nun 162. maddesine dayalı, noterin kusursuz sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden ise görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden ise görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Kararı, davacılar vekili istinaf etmiştir.

Davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin değerlendirilmesinde;

Noterlik Kanunu'nun 1.maddesinde; noterliğin bir kamu hizmeti niteliğinde bulunduğu, hukukî güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendiren bir kurum olduğu belirtilmiştir.

Görevi belge ve işlemlere resmiyet kazandırmak olan noterlerin yaptıkları işlemler dolayısıyla meydana gelecek zararlardan ötürü sorumlu tutulması bir zorunluluk olarak kendini göstermektedir. Hâlen yürürlükte bulunan 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde noterlerin hukukî sorumlulukları hüküm altına alınmış ve bu maddede kusurdan söz edilmemiştir. Bu sebeple noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Dava şartları HMK 114 maddesinde düzenlenmiş olup, kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gerekmektedir. HMK 114. 1-d bendi uyarınca dava açıldığı esnada "tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması" ve HMK 114/1-c bendi uyarınca davayı görevli mahkemede açmakla yükümlüdürler. Bu bağlamda;

Somut olayda; davacılar mursileri ... tarafından ... Noterliğinin ... Yevmiye numaralı 23/11/2007 tarihli vasiyetname düzenlediği, murisleri tarafından düzenlenen iş vasiyetnamenin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı dosyası ile iptaline karar verildiği, ... BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamıyla verilen kararın kesinleştiği, iptal sebebinin ... Noterin kusurundan kaynaklandığı, vasiyetnamenin iptal edilmesi ile bir kısım haklardan mahrum kaldıkları bu sebeple uğradıkların zararın tanzimi için davalılar aleyhine tazminat davası açtıkları görülmüştür.

Yapılan incelemede dava sigorta şirketine karşı poliçeden kapsamında zararın giderilmesi amacıyla açılmıştır. Dosya kapsamında sunulan poliçelerin incelenmesinde sigorta nezdinde düzenlenen poliçe Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi olup davalı Noterin görevini ifası nedeniyle doğacak sorumluluğa ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Mal sigortaları"nı düzenleyen bölümünde yer alan 1459. maddesinde; "Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder" düzenlemesinin yer aldığı, kanun koyucunun yalnızca anılan Kanun'un 1473. maddesinde düzenlenen sorumluluk sigortalarında üçüncü kişi tarafından sigorta tazminatı talebinde bulunulabileceğini hüküm altına aldığı, eldeki davanın mal sigortası ile ilgili olduğu ve 1473. maddenin uygulama imkanı bulunmadığından 1459. madde hükmünün dikkate alınması gerektiği, dosya kapsamından, eldeki davanın davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine poliçeye dayalı olarak açıldığı ancak davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesinin bulunmadığı, dava konusu sigorta sözleşmesinin ve poliçenin diğer davalı ... ile davalı sigorta şirketi arasında olduğu, davacıların söz konusu sigorta poliçesinin tarafı olmadığı gibi lehdarı da olmadığı anlaşıldığından ve dosya kapsamında sigortalı ... tarafından davacılar lehine düzenlenmiş temlik, muvafakatname, ödeme talimatı gibi bir belgeye de rastlanılmadığından, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi .. esas ve ... karar sayılı ilamı)

Diğer yandan Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.

Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar ise, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak tanımlanmıştır. Bu maddede nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olduğundan, öncelikle ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususu değerlendirilmelidir.

Bu açıklamalar ışığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın noterler kanununda düzenlenen kusuruz sorumluktan kaynaklı tazminat davası olduğu, tarafların tacir olmadığı, bu uyuşmazlık açısından göreve ilişkin ayrıca özel bir düzenleme de bulunmadığı dikkate alınarak, davanın ticari dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11. maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin tüm istinaf sebepleri haksız bulunmuştur.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin olarak yatırılmış olması nedeniyle harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,

  3. Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 05.09.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülencevapTazminatözetitemyizistinafderece(Haksızfiildenadanamahkemesinedenleriyargıtay'akararınınilerikaynaklanan)numarasıdairesihukukhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim