Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1728
2024/1857
3 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1728 - 2024/1857
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1728
KARAR NO : 2024/1857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2024
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 03/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/09/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 26/08/2022 Tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklette yolcu pozisyonunda olan müteveffa ...'in, sürücü ...'un sebebiyet verdiği kaza neticesinde vefat ettiğini, meydana gelen kazada Motosiklet sürücüsü ...'ım tam ve tek kusurlu bulunduğunu, belirterek destekten yoksun kalan müvekkilleri ... ve ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00'er TL'den toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihleri olan 01/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı güvence hesabından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde yapılan başvuruyu değerlendiren müvekkili ... tarafından 04.11.2022 tarihli eposta ile eksik evrakların sunulmasının istenildiği, evrakların eksik sunulması üzerine bu kez 29.12.2022 tarihli e-posta ile yeniden talep edildiğinin müteveffanın yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün olay sırasında yüksek derecede alkollü olduğunu, ayrıca müteveffanın ise koruyucu ekipman kullanmamaya bağlı olarak kafa travması geçirdiğini, %20 müterafik kusur indirimine ek olarak, ayrıca, %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın dava şartı yokluğundan usulden yada esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın % 20 hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle kısmen kabulü ile; davacı ... için 453.747,58 TL, davacı ... için 346.252,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen tazminat miktarından %20 hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, hatır taşımacılığından bahsedilebilmesi için yolcunun sürücü tarafından maddi ve manevi bir menfaati olmadan bir yerden bir yere taşınıyor olması gerektiğini, yol arkadaşlığında hatır taşımacığından bahsedilemeyeceğini, dava dilekçesinde ticari avans faiz talep edilmiş olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu her davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken toplam tazminat yönünden vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle başvuru şartının yerine getirilmediğini, %20 hatır taşıması indirimine ek olarak %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat miktarı hesaplanırken teknik faiz hususunun dikkate alınmadığını, müvekkili kurumun motor hacmi 50 cc altında bulunan taşıtlar açısından sorumluluğu bulunmadığını bu nedenle müteveffanın bulunduğu(sigortasız) motosikletin silindir hacminin 50 cc üzerinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, bu limitin içerisine tazminat miktarı, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve diğer alacak kalemleri eklenerek hesaplamanın yapılması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasına dayalı açılan destekten yoksun kalma talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş hükmü davacılar vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereğince kamu düzeni yönünden yapılan incelemede;
Mahkemesince alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı ...'nın destekten yoksun kalma zararının 567.184,48 TL olduğu, davacı ... destekten yoksun kalma zararının ise 432.815,52 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili mahkemesine sunmuş olduğu 26/01/2024 günlü bedel arttırım dilekçesinde davacı ... yönünden taleplerini 567.184,48 TL'ye, davacı ... yönünden ise 432.815,52 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. Oysa ki aktüer bilirkişi raporunda davacı ... ve ... için tam tersi tazminat miktarları belirlenmiştir. Mahkeme tarafından davacı vekilinin bu ıslah dilekçesi açıklatılmaksızın ıslah dilekçesindeki miktarlar esas alınarak kabul kararı verilmesi hatalı ise de davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki beyanın maddi hatadan kaynaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Zira 567.184,48 TL'lik tazminat miktarı davacı ... yönünde belirlenen tazminat miktarı olmayıp davacı ... yönünden belirlenen tazminat miktarıdır. Aynı şekilde davacı ... lehine hükmolunan tazminat miktarı da esasında davacı ... için tespit edilen tazminat miktardır. Davacı vekilinin bedel arttırım dilekçesi hazırlanırken maddi hata sonucu sehven her iki davacının tazminat miktarını birbirine karıştırarak beyanda bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle mahkemece davacı vekilinin hatalı ıslah beyanına itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmadığından Dairemizce aktüer bilirkişi raporunda davacılar lehine belirlenen tazminat miktarlarına uygun olarak hüküm kurulması gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin KTK'nın 97.maddesi gereğince usulüne uygun başvuru olmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacılar vekili tarafından kazadan sonra fakat işbu davanın açılmasından önce uğramış oldukları destekten yoksun kalma zararı tazmini amacıyla Güvence Hesabına yazılı olarak başvurdukları, söz konusu başvuru sonrasında 09/11/2022 gününde arabulucuya başvurdukları, buna rağmen tarafların uzlaşamadıkları, davalı Güvence Hesabının herhangi bir ödeme yapmadığı, bu şekilde davacının davadan önce KTK'nın 97.maddesine uygun şekilde davalıya usulüne uygun olarak başvuru yapmış olduğu anlaşıldığından; bu istinaf başvurusunu reddi gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Mahkemesince her ne kadar belirlenen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmamış ise de dosyada bulunan soruşturma evrakı ve ekindeki tedavi evrakları, ölü muayene tunanağı, alkol raporu incelendiğinde; davacıların desteği olan ...'in trafik kazası öncesinde alkollü olduğunu bildiği arkadaşı olan sürücünün aracına bindiği, kaza esnasında desteğin kaskının takılı olmadığı ve desteğin ölüm nedeninin kafa içi travmatik gelişimlerden kaynaklı iç kanama nedeniyle meydana geldiği belirlenmiş olduğundan; davacıların belirlenen tazminat miktarından Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yerleşik İçtihatlarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yerleşik içtihatlarına göre aynı olayda müterafik kusur ve hatır taşıması nedenlerinin birlikte bulunması durumunda her iki nedenden kaynaklı olarak ayrı ayrı %20 oranında indirim yapılması gerekmektedir. Buna göre dosyada bulunan aktüer bilirkişi raporuna göre davacı ... için destek yoksun kalma tazminat miktarı 627.699,58 TL olarak belirlenmiş olup, bu tazminat miktarından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması neticesinde davacı ...'nın 502.159,67 TL zararının olduğu görülmüştür. Belirlenen bu tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması durumunda ise; davacı ...'nın sonuç gerçek zararının 401.727,78 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... yönünde yapılan incelemede ise; dosyada bulunan aktüer bilirkişi raporuna göre tazminat miktarı davacı ... için tazminat miktarı 478.994,28 TL olarak belirlenmiş olup, bu tazminat miktarından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması neticesinde davacı ...'in 383.195,43 TL zararının olduğu görülmüştür. Belirlenen bu tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması durumunda ise; davacı ...'in sonuç gerçek zararının 306.556,34 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemesince bu indirim oranları ile birlikte belirlenen miktarlara uygun şekilde hüküm kurulması gerektiği halde %20 müterafik kusur indirimi yapılmaksızın tazminat miktarı belirlenmiş olması hatalı olduğundan bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin aktüer hesabına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Hükme esas alınan aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin motosikletin türüne ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği, belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc' yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile bu hacim altındaki motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacıların desteğinin ölümüne neden olan olay sonrası düzenlenen ölümlü ve yaralamalı trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde, desteğin ölümüne neden olan motoksikletin ... plaka sayılı 2017 model Yamaha marka bir motosiklet olduğu, dolayısıyla trafik siciline kayıtlı olduğu ve ZMMS yaptırmasının zorunluğu olduğu, buna rağmen kaza tarihini kapsayan bir ZMMS poliçesinin bulunmadığı anlaşılmakla; bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin teminat limitine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davalı Güvence Hesabının kaza tarihindeki ZMMS poliçesi teminat limitleri ile sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Kaza tarihinde geçerli olan ölüm halinde geçerli poliçe teminat limiti 1.000.000,00 TL tutarındadır. Dairemizce dosya içerisinde bulunan aktüer bilirkişi raporuna göre davacıların sonuç toplam zararının 708.284,12 TL olduğu belirlendiğine göre davalı Güvence Hesabının sorumluluğuna karar verilirken kaza tarihinde geçerli olan poliçe teminat limitinin aşılmadığı anlaşılmakla; bu itirazın reddi gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Desteğin ölümüne neden olan trafik kazası sonrasında görevli trafik polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında desteğin yolcusu olduğu dava dışı motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Mahkemesince alınan 18/07/2023 günlü kusur bilirkişi raporunda dava dışı motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Desteğin ölümüne neden olan trafik kazası sonrasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında alınan 10/10/2022 günlü kusur bilirkişi raporunda dava dışı motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Desteğin ölümüne neden olan trafik kazası sonrasında ölüme sebebiyet veren sürücü hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27/11/2023 günlü kusur bilirkişi raporunda desteğin yolcusu olduğu dava dışı motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Buna göre dosya içerisinde bulunan tüm bilirkişi raporlarının, kaza tespit tutanağının birbiri ile uyumlu olduğu, kazanın oluşumunda sigortasız aracı kullanan dava dışı sürücünün motosikletin hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından; dava dışı sürücünün tam kusurlu olarak kabulü ile buna göre hüküm kurulmuş olmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Buna göre davalının bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliğinin 15.maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt bu tarihte gerçekleşmektedir. Davacı vekili tarafından davalıya 04/11/2022 tarihinde başvuruda bulunduğu dikkate alındığında, faiz başlangıç tarihinin 04/11/2022 tarihi olduğu, mahkemece bu tarihten sonrası olan 09/11/2022 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesinin davalının lehine olduğu, bu yönde davacı istinafı bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1836 Esas ve 2020/4711 sayılı ilamı)
Davacılar vekilinin hatır taşımasına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/7787 esas ve 2022/223 karar sayılı kararında
"Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır.
Bu bakımdan hatır taşıma ilişki %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Araçtaki kişilerin araçta bulunma sebepleri konusunda ifadelerde somut veri bulunmamakla birlikte, taşımanın ticari amaçla (davacı tarafından bir bedel ödenerek) ya da sürücünün bir işinin görülmesi maksadıyla yapıldığına dair de veri yoktur. Sürücü ile arkadaş olan desteğin taşımada bir yararı olduğu ve karine olarak davacı yararına hatır taşıması bulunduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun görünmektedir. Bu nedenle de; karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı taraf ispatla mükellef olmayıp, hatır taşıması bulunmadığını ispat yükünün davacı yanda olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde vermiş olduğu kararında karineden yararlanan ve taşımanın hatır için yapıldığını savunan davalı tarafın değil hatır taşıması bulunmadığının ispat yükünün davacı yanda olduğu kabul edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda dosya içerisindeki soruşturma evraklarında davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında sürücü vermiş olduğu beyanında "beni köpek ısırmıştı, kuduz aşısı olmaya gidiyordum, ölen de arkamda yolcuydu" şeklinde ifade verdiği görülmüştür. Buna göre desteğin araçta yolcu konumunda olduğu, sürücü ile yolcunun arkadaş oldukları ve desteğin hatır için taşındığı davacıların, desteğin hatır için taşınmadığı hususunda bir delil ibraz ertmediği anlaşılmakla; mahkemesince belirlenen tazminattan Yargıtay İçtihatlarına uygun şekilde %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmış olmasında yanlışlık olmadığından bu yöndeki istinaf istemi reddolunmuştur.
Davacılar vekilinin faiz türüne ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacı vekili hükmolunan tazminata ticari faiz uygulanması gerektiğini belirmiş ise de; desteğin ölümüne sebep olan aracın motosiklet olduğu, ruhsat kaydına göre hususi kullanımda olduğu, ticari araç olmadığı anlaşılmakla yasal faiz uygulanmasında bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Mahkemesince her ne kadar davacılar lehine toplan tazminat miktarı yönünden tek bir vekalet ücretine karar verilmiş ise de; her iki davacının ihtiyari dava arkadaşı olduğu, her iki davacı lehine ayrı ayrı tazminat miktarları yönünden kabul kararı verildiği anlaşılmakla; kendilerini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine kendileri lehine hükmolunan tazminat miktarlarına ve karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği halde tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmüştür.
Davacıların bedel arttırım dilekçesine göre tazminat miktarları kısmen kabul edilmiş ve bir miktar talepleri reddedilmiş ise de; reddedilen kısmın belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması nedeniyle reddolunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yerleşik İçtihatlarına göre belirlenen tazminatlardan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması nedeniyle reddolunan kısım için davalı lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden Dairemizce yeniden kurulan hükümde reddolunan kısım için davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının KISMEN KABULÜ İLE;
-
HMK’nın 353/1. b.2 maddesi gereğince, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.03.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
- Davacıların davasının % 20 hatır taşıması ve % 20müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle KISMEN KABULÜ ile;
-Davacı ... için 306.556,34 TL, davacı ... için 401.727,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
a. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 48.382,89 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 48.302,19 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
b. İlk derece mahkemesince 26.03.2024 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen 54.567,30 TL harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
-
c. Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsup edilmesine, fazla yatan kısmın iadesine,
-
Davacılar tarafından yapılan; 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 4.192,00TL tebligat, posta, bilirkişi ücreti ve diğer masraflar olmak üzere toplam 4.353,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-
Başvuru tarihi itibariyle Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 47.983,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 62.241,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,
-
Reddolunan kısım hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminden kaynaklandığından reddolunan kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri bakımından;
11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
13-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
14-İstinaf aşamasında davacı tarafından harcaması yapılan tebligat ve posta masrafı olmak üzere 380,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
15-Davalı tarafından yapılan istinaf gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı ... lehine hükmolunan tazminat miktarı yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN;
Davacı ... lehine hükmolunan tazminat miktarı yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY İLGİLİ HUKUK DARİESİNDE TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.03.09.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52