Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1005
2024/1850
3 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1005
KARAR NO : 2024/1850
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2023
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 1- ... SİGORTA AŞ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 2- ..
VEKİLİ : Av. ... -
İHBAR OLUNAN : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 03/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/09/2024
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.09.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı ...’e davalıların işleteni, sürücüsü ve KYZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunu, davacının kaza tarihinde üniversite öğrencisi olduğunu 06.10.2016 05.12.2016 tarihleri arasında 2 ay istirahat raporu verildiğini ve evde yatalak hâlde olduğunu, istirahat sürecinde okula devam edemediği için sınav dönemini kaçırdığını ve bu nedenle üniversiteyi 1 sene geç bitirip hayata geç atılacağını, ...’daki ikametinden ... Hastanesine gidiş-geliş masrafının çok olacağını, ortopedik rahatsızlığı nedeniyle en az iki refakatçi ile özel araçla gidip gelmek zorunda olduğunu, ayrıca davacının yaşadığı kazada, oluşan maluliyeti, okuluna devam edememesi ve daha sonra babasının vefat etmesi üzerine cenaze ve taziye törenine katılamaması nedeniyle büyük üzüntü ve elem duyduğunu, ileri sürerek ve FİHS tutularak şimdilik 10.000,00 TL maddi zarar, tedavi masrafı, bakıcı ve refakatçi gideri, yoksun kalınan kazanç/davacının üniversite eğitiminden en az 1 yıl geri kalacağı nazara alınarak oluşan maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen; 100.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... hariç diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin atfı kabil kusurunun olmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi ve ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının belirli bir gelirinin bulunmadığını iş gücü talebinin yersiz olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının babasının vefat etmesinin işbu dava ile ilgisinin bulunmadığını, ticari avans faizi talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davadan önce müvekkiline başvurmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkili nezdinde KYZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatının poliçe teminat kapsamında olmadığını, davacının maluliyetinin ve kusur durumunun ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabında poliçe yeni genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, avans faizi talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 14.048,91 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29.09.2016; davalı ... yönünden dava tarihi olan 26.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... Ltd. Şti. Yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; 09.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini aktüer bilirkişi raporuna göre 21.856,55 TL'ye yükselttiklerini ve ıslah harcı yatırdıklarını, buna rağmen yerel mahkemece BAM kararı öncesindeki kararda takdir edildiği şekilde 14.048,91 TL maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının 100.000,00 TL. lik manevi tazminat talebi yerine 10.000,00 TL. manevi tazminat takdir edilmesinin hatalı olduğunu hükmolunan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, yerel mahkemece BAM kararı doğrultusunda davalı ... Şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihi itibariyle kazaya karışan aracın kayıt malikinin ... Şirketi olduğunu, davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin de eksik hesaplandığını, buna karşın davalılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin fazla takdir edildiğini, yine yargılama gideri ve harç hesaplaması yapılırken de hatalı şekilde hesaplama yapıldığını belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli olarak açılan davada ilk derece mahkemesi tarafından ilk olarak 13/10/2020 gününde davanın kısmen kabulüne şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemenin kararına karşı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi üzerine Dairemizin 17/05/2022 gün ve ... -... Esas- Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince eksik delillerin toplanması amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda Dairemizin kaldırma kararına uygun şekilde ilk derece mahkemesince gerekli araştırmalar yapılarak buna göre davanın kabulüne karar verilmiş bu karara karşı da bu kez davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekilinin maddi tazminat miktarına ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Mahkemesince her ne kadar davacının geçici iş göremezlik isteminin davacının kaza tarihi itibariyle öğrenci olması ve 18 yaşını tamamlamamış olması gerekçesiyle geçici iş göremezlik zararı isteminin reddine karar verilmiş ise de; Dairemizin 17/05/2022 günlü kararında açıkça belirtildiği gibi davacının üniversite öğrencisi olduğu, kaza tarihi itibariyle 18 yaşını tamamladığı ve sağlık kurulu raporuyla belirlenen 9 aylık geçici iş göremezlik süresi için maddi tazminat isteyebileceği kabul edilerek davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle mahkemesince Dairemizin kararına uyulduktan sonra davacının geçici iş göremezlik talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davacının belirlenen 14.048,91 TL maddi zararı ile birlikte 7.807,64 TL geçici iş göremezlik zararının da kabulü ile 21.856,55 TL maddi tazminatın davalılar ... ve sigorta şirketinden tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede;
Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Aynı kanunun 56. Maddesi ise " Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklindedir
Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacının yaralanmasının niteliği, kaza sonrası 9 ay süreyle tedavi süresinin devam etmiş olması, bu tedavi süresince okulundan geri kalmış olması, kazanın meydana gelmesinde tarafların belirlenen kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında hükmolunan tazminat miktarının yetersiz olduğu, özellikle mahkemesince reddolunan tazminat miktarına göre davalı lehine tazminat miktarı kadar vekalet ücreti takdir edilmiş olması da dikkate alındığında davacı lehine mahkemesince takdir edilen tazminat miktarının manevi tazminatın amacı ile bağdaşmayacağı kanaatine varılmıştır benzer konuda Anayasa Mahkemesi Kazım ORHAN başvurusunda (Başvuru Numarası: 2013/7875 Karar Tarihi: 20/5/2015 ) "Somut olayın koşulları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, başvurucunun, dava açtığı sırada ıslah imkânının olmaması nedeniyle hak kaybına uğramamak için talebini yüksek tuttuğu ve yargılama sonucunda hak kazandığı tazminat ve avukatlık ücretinin yaklaşık % 15’ine denk gelen kısmını avukatlık ücreti olarak davalı idareye geri ödemek zorunda kaldığı görülmüştür. Böylece başvurucunun, tazminat alacağının kabul edilmeyecek bir kısmından mahrum bırakıldığı ve bu miktarın ölçülü olmadığı saptandığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile mahkemeye erişim hakkının ihlaline karar vermiş olduğundan davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının bir miktar daha arttırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacı vekili ... Ltd Şti yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de Dairemizin 17/05/2022 günlü kararında bu hususta gerekli inceleme ve değerlendirilme yapılmış olmakla mahkemesince bu değerlendirmeye uygun şekilde karar verilmiş olduğundan Dairemizin önceki kararında belirtilen aynı gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Mahkemesince kabul ve reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına uygun şekilde vekalet ücreti takdir edilmiştir. Ne var ki davacı tarafından davalılardan ... .. Ltd Şti aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasında soruşturma evresinde temin edilen poliçe suretinde davalı şirketin adının yazılı olması, kaza anı itibariyle araçta bulunan araç ruhsat kaydında davalı şirketin adının yazılı olması hususları dikkate alındığında davacı tarafından bu şirkete karşı, aracın işleteni olduğu kabul edilerek maddi ve manevi tazminat davası açılmış olması davacı yönünden kabul edilebilir bir yanılgı durumudur. Gerçekten aracın işleteninin davalı ... Ltd. ŞTi olmadığı, aracın gerçek malikinin ve işleteninin dosyamız davalısı ... olduğu hususu mahkemesince yapılan yargılama sırasında toplanan delillere göre belirlenmiştir. Şu halde davalı şirkete karşı söz konusu davanın açılmasında davacının bir kusurun bulunmadığı, davacının resmi evraklara güvenmek suretiyle bu davalı şirket aleyhine dava açtığı anlaşılmakla; davalı şirket adına davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş olması nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği halde husumet nedeni ile reddolunan kısım için davalı şirket lehine vekalet ücreti verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle davacının istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE;
-
HMK’nın 353/1. b.2 maddesi gereğince, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.10.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
3-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
a)-Maddi tazminat yönünden talebin kabulü ile; kazanç kaybından kaynaklı 14.048,91 TL ve geçici iş göremezlikten kaynaklı 7.807,64 TL olmak üzere toplam 21.856,55 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 29.09.2016; davalı ... yönünden dava tarihi olan 26.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)-Manevi tazminat yönünden talebin kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
c)-Davalı ... Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,
-
a). Maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.493,02 TL karar ve ilam harcından ıslah harcı ile birlikte peşin alınan 578,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 914,31 TL harcın davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müştereken müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
b). İlk derece mahkemesince 24.10.2023 günlü karar ile maddi tazminat yönünden davalılar ... ve ...den tahsiline karar verilen 380,97 TL harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
-
c). Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
-
a). Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.732,40 karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
b). İlk derece mahkemesince 24.10.2023 günlü karar ile manevi tazminat yönünden davalı ...'den tahsiline karar verilen 683,10 TL harcın davalı ...'den tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
-
c). Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 375,71 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı ve 203,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 607,91 TL harcın davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-
Manevi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Manevi tazminatın reddolunan kısmı yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
10-Davalı ... Ltd. Şti. Lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davacının yargılama dolayısıyla yapmış olduğu 262,50 TL tebligat ücreti, müzekkere, posta ücreti 460,45 TL, 1.441,00 ATK faturaları ve bilirkişi ücreti 1.100,00 TL olmak üzere toplam 3.263,95 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.656,84 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine (davalı ...nin yargılama giderinin 585,43 TL'si ile sınırlı sorumlu tutulmasına),
12-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri bakımından;
13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
14-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
15-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
16-Davacı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan posta ve tebligat gideri olmak üzere 332,03 TL istinaf giderinin davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.03.09.2024
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52