SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2229

Karar No

2024/1836

Karar Tarihi

3 Eylül 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2229 - 2024/1836

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2229

KARAR NO : 2024/1836

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/06/2022

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... SİGORTA A.Ş. -

VEKİLİ : Av.

DAVALI : ... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ -

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ : 03/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 04/09/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilinde 29/12/2016 tarihinde meydana gelen sel nedeniyle caddelerde sulara kapılan ve müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan araçlarda zararlar meydana geldiğini, söz konusu sel rizikosunun meydana geldiği bölgenin davalı ...'nin sorumluluğunda olan yerler olduğunu, 2560 sayılı İski Kanununun 25. maddesine göre ... Genel Müdürlüğünün uyuşmazlık konusu riziko ve araç hasarlarının meydana gelmesinde % 100 asli kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücülerinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen sel rizikosu nedeniyle hasara uğrayan sigortalı araç sahiplerine müvekkili sigorta şirketi tarafından toplam 230.407,31 TL tazminat ödemesi yapıldığını, Türk Ticaret Kanunun 1472. Maddesi gereğince müvekkili şirketin sigortalıların kanuni halefi olduğunu, davalı idareden söz konusu tazminatın ödenmesi için talepte bulunduklarını, ancak davalı idarenin ödemediğini belirterek 230.407,31 TL'nin sigortalılarına yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin idari yargıda olduğunu, 2560 sayılı yasa gereğince yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya işletilmesinin Büyükşehir belediyesi ile ilgili ilçe belediyelerde olduğunu ve davaya dahil edilmeleri gerektiğini, ... ilinde 29/12/2016 tarihinde yağan yağış miktarı itibariyle deşarj edilmesinin mümkün olmadığını, ... Metoroloji Müdürlüğünün verilerine göre 29/12/2016 tarihinde yağan yağmurun 100 yıllık yağış ortalamasının üzerinde olduğunun tespit edildiğini, afet niteliğindeki yağış nedeniyle idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceğini, söz konusu ıslah işlemlerini yapma görevinin müvekkili idarede değil, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili ilçe belediyelerinde olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalının olayda kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; davaya konu olayda, davalı idarelerin ...'de neredeyse her 3-5 yılda bir tekrarlanan sel felaketine rağmen hiçbir ciddi alt yapı çalışması yapmayarak hizmet kusurunu maksimum düzeye çıkartmış olduklarını, ...'deki sel olaylarının (ve somut davadaki riziko) asla bir doğal afet olmayıp, kötü belediyecilik zihniyetinin sonucu ve eseri olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı nedeniyle davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin miktarının hatalı hesaplanmış olduğunu ve maktu (5.100,00 TL) olması gerekirken vekalet ücretinin nispi hesaplanmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalılarına ödemiş olduğu tazminatın, rücuen tahsiline yönelik açılan tazminat davasıdır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İlk derece mahkemesince kaldırma kararımız öncesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile davacının davasının reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekilince istinaf edildiği ve dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince kabulü ile, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2020 tarih ve ... esas ve ... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği ve ilk derece mahkemesince ... Esas, ... Karar sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edilerek karar verildiği ve verilen bu kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyanın dairemize gönderilerek 2022/2229 Esasa kaydedildiği görülmüştür.

Esasa yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;

Mahkemece talimat ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla bilirkişiler ... Sigorta Eksperi, ... Makine Mühendisi, ... Harita Mühendisi, ... Şehircilik Planlama uzmanı ve İnşaat Mühendisi ... 'dan rapor alınmış, raporda özetle, davacı tarafından dava dışı 3. şahıslara dava konusu 29.12.2016 tarihli sel / seylap hadisesi sebebi ile 15 adet araca ilişkin Prestij Kasko Ekstra (C) (Genişletilmiş Kasko) Sigorta Poliçelerine istinaden toplam 230.407,31 TL tazminat bedeli ödemesi yapıldığı, dava dışı araç sahiplerinin ise talebe konu sel / seylap hadisesinde herhangi bir kusurlarının olmadığı, davacının davalı idareye dava konusu sel / seylap hadisesi sebebi ile ödemiş olduğu tazminat bedellerini rücü edebilmesi için öncelikle talebe konu hadisede kusurunun olması gerektiği, talebe konu hadisenin ... ilinde 28 Aralık saat 09:00 da başlayan yağışların 29 Aralık saat 12:00'a kadar aralıksız devam etmesi sebebi ile meydana gelmiş ve bu yağışlar sebebi ile sel ve taşkınlar oluştuğunu, AFAD'dan internet sitesinden alıntılanan ekran görüntüsünde izere (https://www.afad.gov.tr/afet-analiz) afet analiz raporunun talep edilmesigerektiğini, takdiri mahkemeye ait olmak üzere bahsi geçen rapor da talebe konu sel / seylap hadisenin doğal afet ile küresel iklim değişikliği olarak değerlendirilmiş olması halinde kasko poliçesi genel şartlarının b.4. hasar ve tazminatın sonuçları üst başlıklı maddesinin 4.3. S maddesi ile TTK madde 1472 ( halefiyet ilkesi ) gereği rücü edemeyeceği, bahsi geçen rapor da talebe konu sel / seylap hadisenin doğal afet ile küresel iklim değişikliği olarak değerlendirilmemiş olması halinde ise davalı idarenin kusuru nispetinde rücü edebileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirdikleri, dava konusu hasara ilişkin ... İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün 31/05/2022 tarih ve ... sayılı cevap yazısında, 28 - 29 Aralık 2016 tarihindeki yağışın "genel hayata etkili" olduğu ve afet niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

İlliyet bağını kesen sebepler içinde mücbir sebep, kişinin kendisinin ve işletmesi dışında gelişen öngörmesi, mücbir sebep nedeniyle önlem alması mümkün bulunmayan olaylardır. (Prof. Dr. Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, 198. sayfa)

Dosyaya ibraz olunan fotoğraflar, haber kupürleri olayın ne derecede büyük bir doğa olayı olduğu ve kamu oyunda büyük yankı bulduğunu, öte yandan ... Valiliğince alınan kararlar, SGK il Müdürlüğünce borçların ertelenmesi, SGK ve Vergi ödemelerinde mükelleflere muafiyetler tanınması hususlarının tamamı değerlendirildiğinde dava konusu olayın mücbir sebep olarak değerlendirilebileceği ispata elverişlidir. Sel baskınının zararın oluşumunda illiyet bağını kesen ve mücbir sebep niteliği taşıyan bir olay olduğu anlaşılmakla hukuki sorumluluğundan da bahsetmek mümkün olmayacaktır.

Keza, ... İlinde 29.12.2016 tarihinde aşırı yağmur yağışından dolayı sel felaketinin yaşandığı, meteorolojik verilerin incelenmesinden olay tarihindeki yağışın “aşırı yağış” kapsamında olduğu, davalının ... mahallesi, ... Bulvarı, No: 860 ... /... adresindeki iş yerinde alınan önlemlere rağmen su bastığı, İş yeri sahibinin su baskınına karşı gerekli önlemleri aldığı, Meydana gelen olayın mücbir sebebin “sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay” tanımına uyduğu, mücbir sebebin unsurlarını taşıdığı, bu nedenle davalı şirket açısından illiyet bağının kesilmesi nedeniyle davalı şirkete sorumluluk yüklenemeyeceği, rücu şartlarının oluşmadığını tespit edilmiş olup, celp edilen ... Valiliğince alınan kararlar, SGK il Müdürlüğünce borçların ertelenmesi, SGK ve Vergi ödemelerinde mükelleflere muafiyetler tanınması hususlarının tamamı değerlendirildiğinde dava konusu olayın mücbir sebep olarak değerlendirilebileceği dolayısıyla zarar ile kusur arasındaki illiyet bağının kesildiği anlaşılmıştır.

Dairemizin 2022/308 Esas ve 2023/1886 Karar, 2021/2771 Esas ve 2023/1013 Karar ile 2021/2079 Esas ve 2023/198 Karar sayılı kararlarımız ile de ... İlinde 29.12.2016 tarihinde yaşanan selin doğal afet niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Açıklanan sebeplerle dava konusu olayın mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının oluşan zararda kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla zarar ile kusur arasındaki illiyet bağının kesildiği kanaatine varılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

İlk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı nedeniyle davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin miktarı nisbi miktar üzerinden hatalı hesaplanmıştır. Şöyle ki, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin "Genel Hükümler" başlığı altındaki 13. maddenin 4. nolu bendi gözetildiğinde, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu anlaşılmaktadır. AAÜT madde 13: ...

(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur."

Somut dava bir rücuen tazminat davasıdır. Özü itibariyle de bir maddi tazminat davasıdır. O halde, yukarıda belirtilen A.A.Ü.T. uyarınca davalı taraf lehine nispi değil, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yasal tarifeye aykırı olacak şekilde nispi vekalet ücretine karar verilmesi hatalı görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL . KISMEN REDDİ ile,

a- 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzelterek yeniden karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 5. BENDİNİN KALDIRILMASINA,

b- Hüküm fıkrasının 5. Bendinin,

"Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesine göre hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," olarak düzeltilmesine,

c-İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,

İstinaf giderleri açısından;

  1. Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

  2. İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yapılan 128,25 TL istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (230.407,31 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.03/09/2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nedenlerikesindairesiistinafderecevekilikaldırılmasınaTazminathükümbendinin(RücuennumarasımahkemesikararıTazminat)adanahukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim