Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1775
2024/1758
1 Ağustos 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1775 - 2024/1758
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1775
KARAR NO : 2024/1758
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas
DAVACI TEMLİK EDEN :
DAVACI TEMLİK ALAN :
VEKİLİ : Av. H
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tasarrufun iptali (İİK 277 ve devamı)
KARAR TARİHİ : 01.08.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01.08.2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından kurulan 15.03.2024 tarihli ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline borçlu olan davalı ... Narenciye Lojistik İhracat İthalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin borcunu ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcraya konu bilgi ve belgelerin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispatlar nitelikte olduğunu, davalı ... tarafından 28.06.2022 tarihinde son olarak yaptığı borca istinaden ödeme ile müvekkiline 1.500.378,67 TL bakiyesinin bulunduğunu, icra takibinin bu sebeple açıldığını ve kesinleştirildiğini, icra dairesinde yaptıkları sorgu neticesinde davalı borçlunun hiçbir malvarlığının olmadığını öğrendiklerini, yaptıkları araştırmalar neticesinde davalı borçlu ...'in müvekkili ve diğer borçlulardan mal kaçırmak kastı ile tasarruflarda bulunduğunu, 19/08/2022 tarihinde yani borcun doğumundan önce yaklaşık 14 aracını diğer davalı ... Uluslararası Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketine devrettiğini, araçların 19.08.2022 tarihinde olmak üzere devredildiğini ve plakalarının ise ... olduğunu, diğer davalınında borcun doğumundan sonra başka şahıs ve firmalara olmak üzere ... araçları devretmiş olduğunu beyan ederek taşınırların davalıların mülkiyetinde olmaması halinde, davalıların mal kaçırma ihtimaline binaen davanın sonuçsuz - alacaklarının semeresiz bırakılmasını önlemek amacıyla, davalıların mal varlığı üzerine .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyalarındaki alacaklarına yeter derecede ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 24.03.2023 tarihli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görüldü.
İlk derece mahkemesince davacı tarafın talep dilekçesine istinaden kurulan 19.04.2023 tarihli ara karar ile İhtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine, ihtiyati tedbir talebinin ise kabulü ile davaya konu ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,...,... taşınırların davalılar adına kayıtlı olması halinde ve dava değerinin % 20 si oranında nakit veya banka teminat mektubu karşılığında UYAP sistemi üzerinden 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği görüldü.
İlk derece mahkemesince 21.02.2024 tarihli duruşma ara kararı ile 19/04/2023 tarihli ara karar ile araçlar üzerine konulan ihtiyati tedbire itirazların kısmen kabulü ile davaya konu ..., ... , ... , ... plaka sayılı araçlar üzerine konulan tedbirin araçların dava tarihindeki değerleri üzerinden % 20 teminatın davacı tarafça tamamlanması halinde devamı ile fazlaca tedbir konulan araçlar üzerindeki ihtiyati tedbirin UYAP sistemi üzerinden kaldırılmasına karar verildiği görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 15.03.2024 tarihinde kurulan ara karar ile özetle; dava konusu araçlar üzerine konulan ihtiyati tedbire itirazların kısmen kabulü ile davaya konu ..., ... , ... , ... Plaka sayılı araçlar üzerine konulan tedbirin araçların dava tarihindeki değerleri (... plakalı aracın 465.000,00TL, ... plakalı aracın 450.000,00TL, ... plakalı aracın 465.000,00TL, ... plakalı aracın 520.000,00 TL) üzerinden %15 teminatın (daha önce depo edilen 100.000,00TL teminat tutarı mahsup edildikten sonra hesaplanan 185.000,00TL) davacı tarafça 1 hafta kesin süre içerisinde tamamlanması halinde devamı ile fazlaca tedbir konulan araçlar üzerindeki ihtiyati tedbirin uyap sistemi üzerinden kaldırılmasına, teminat tamamlanmadığı takdirde yatırılan teminat miktarı gözetilerek tedbirin yalnızca ..., ... ve ... plakalı araçlar üzerinden devamına karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın menfi tespit davası olmadığını tasarrufun iptali davası olduğunu dava süreci boyunca defalarca kez dile getirdiklerini, yerel mahkemenin ticari defterleri inceleme hususunda diretmesinin davanın mahiyetine aykırı olduğunu ayrıca davalıların borcumuz yok şeklinde bir beyanları olmadığını, beyanları olsa dahi bu hususun davanın konusu olmadığını ve davacı ile davalı tarafların defterlerinin incelenmesinin yerel mahkeme için bir göre olmadığını, yerel mahkemenin bahsi geçen araçlarla alakalı kıymet takdirini ruhsatlar üzerinden yapmak suretiyle bilirkişiye tespit ettirmesinin hatalı olduğunu, bu şekilde ki kıymet takdirinin hukukta yeri olmadığını, dosyanın mahiyeti gereği iddialarının ispat etmiş olmalarına rağmen mevcutta bulunan tedbirlerin kaldırılmasının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca hangi hukuki nedene dayalı olarak araçlar üzerindeki tedbirlerin kaldırıldığının yerel mahkemece izah edilmemiş olduğunu, alınan teminata itiraz ettiklerini, asıl borçlu mal kaçıran şirket vekili duruşmada bizzat "araçlar yurt dışında çalışıyor , adliye otoparkına bilirkişi incelemesi adına şirket yetkilileri ile görüşmem gerekiyor " demek suretiyle haklı davayı kendiliğinden ispatlamış vaziyette olduğunu beyan ederek tedbirlerin kaldırılmasına ilişkin ve teminata ilişkin olarak ... ... Ltd. Şti. yönünden kurulan ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tasarrufun iptali (İİK 277 ve devamı) talebine ilişkin olup, talep ise yerel mahkemece konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve teminata dair karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf talebine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davaları, mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsı nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki iş bölümü değil görev ilişkisidir. Somut olayda da dava bu tarihten sonra 03.03.2023 tarihinde İİK'nın 277 ve devamı maddelerine ve BK 19. Maddesine dayanılarak açılmış olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.(HGK'nın 2014/17-2389 Esas 2016/129 Kararı) Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken hususlardandır. Öte yandan bu husus HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarındandır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebi hakkında karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda tasarrufun iptali davalarını inceleme görev ve yetkisi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
İstinaf eden davacının sıfatı da dikkate alınarak yukarıda açıklanan gerekçeyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, 15.03.2024 günlü ara kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesinin ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılmış olması nedeniyle harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
-
İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda esasa ilişkin verilecek hüküm esnasında dikkate alınmasına,
-
Kararın tebliğine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
-
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı 362. maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi. 01.08.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52