SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1740

Karar No

2024/1703

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1740 - 2024/1703

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1740

KARAR NO : 2024/1703

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...)

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 09/11/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... ... -

VEKİLLERİ : Av..

Av...

Av...

DAVALI : 1- ... SİGORTA A.Ş. -

VEKİLLERİ : Av...

Av...

DAVALI : 2- ... BAKANLIĞI -

VEKİLİ : Av...

DAVALI : 3- ... ...

VEKİLLERİ : Av..

Av...S

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 11/07/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2024

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2019 tarihinde, davalı şirketin KZMMS poliçesi ile sigortacısı, davalı ... Bakanlığının maliki ve davalı ... ...’in sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ... Devlet Hastanesinin bahçe içerisindeki yolda geri geri manevra yaptığı esnada o sırada yolda yaya olarak bulunan davacıya çarpması sonucu davacının sol omzu, sol kolu ve sol bacağından ağır şekilde yaralandığını, tedavilerinin halen sürdüğünü ancak davacının sol ayağında kısalma oluştuğunu, yürüme kabiliyetini tekrar kazanamadığını, davacının eşi nedeniyle dul aylığı aldığını, ayrıca kazadan önce evlere temizliğe gittiğini ve çocuk bakıcılığı yaptığını, ancak kaza nedeniyle herhangi bir iş yapamadığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını ve bakıcı tarafından bakıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu davacının ise kusurunun bulunmadığını, davacının ayrıca manevi acı ve üzüntü duyduğunu ileri sürerek belirsiz olan alacağın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta dışındaki davalılardan, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan 17.05.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.

CEVAP: Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin İdare Mahkemesinde olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kusursuz sorumluluk esasının geçerli olduğu düşünülse bile müvekkilinin çalıştırdığı şoförün bir şoförde aranan tüm özelliklerin bulunması nedeniyle sorumluluktan kurtuluş kanıtı getirildiğini, husumetin trafik sigortacısı şirkete yöneltilmesi gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davaya bakma görevinin İdare Mahkemesinde olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, geri manevra yapan araç için gözcü bulundurulması ve araçta geri vites uyarı sesi bulundurulması ile aracın manevra alanında yayaların bulunmamasına ilişkin yükümlülüğün davacı idarede olduğunu, kazanın hastane araçları için oluşturulan cepte meydana geldiğini davacının o noktada bulunmaması gerektiğini ve kaldırımda yürümesi gerektiğini bu nedenle davacının kusurlu olduğunu, davacının maluliyet oranı ile kaza arasında illiyet yönünden rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde kaza tarihi itibarıyla zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın meydana geldiği yerin Devlet Hastanesi içerisindeki otopark alanında meydana geldiğini ve kaza mahallinin karayolu kapsamında olmadığını bu nedenle zararın poliçe teminat kapsamında olmadığını, aksi halde müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru, poliçe limitleri ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumlu olduğu, kusur ve maluliyet raporlarının ATK’ndan alınmasını geçici iş görmezlik zararının poliçe teminat kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması ve faiz talebinin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, maddi tazminat davası yönünden, 52.792,45 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Bakanlığı ve davalı ... ...'den kaza tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... Bakanlığı ve davalı ... ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 102.262,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... Bakanlığı ve ... ... yönünden kaza tarihi olan 17/05/2019 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydı ile) temerrüt tarihi olan 12/11/2019 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, manevi tazminat davası yönünden, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığı ve davalı ... ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; Adli Tıp Raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, Tablo 3.9’a göre %10, Tablo 3.3’e göre %25 olup Balthazard formülüne göre %32.5, Tablo 3.2’ ye göre %17 olduğu belirtilmiş ise de söz konusu tabloların yalnızca alt ekstremiteye ait sorunlara ilişkin tablolar olduğunu, raporda da belirtildiği üzere üst ekstremitede, humerus(kol) kemiğinde de sorun/kırık olduğunu, operasyan geçirmiş olduğu halde buradaki sorunlara ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığının bu hususun atlandığını, Üst ekstremitede yer alan humerus ve Radius kemiklerindeki kırıklara ilişkin tablolara göre de değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, Balthazard Formülüne göre %32.5 olarak hesaplanan tüm vücut engellilik oranına rağmen, sonuç kısmının 1.maddesinde tüm vücut engellilik oranının %17 olduğuna ilişkin nasıl tespit yapıldığı anlaşılamadığını, bunun yanısıra Balthazard Formülü ile hesaplanan oranın da hatalı olduğunu, yalnızca Tablo3.3 ve Tablo 3.2’ye göre Balthazard formülü ile yapılacak hesapta dahi engellilik oranının %37,75 çıktığını, Adli Tıp Raporunda hesabın yanlış yapıldığını ve Tablo 3.9’a göre tespit edilen engellilik oranının hesaplamaya dahil edilmediğini, raporda tablolara göre belirtilen engellilik oranlarının, Balthazard Formülü ile hesaplandığında %43,97 tüm vücut engellilik oranının bulunduğunu, 60 yaşın üzerindekilerde hesaplanan engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenerek kişinin engellilik oranının tespit edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Raporunda buna ilişkin de hesaplamanın yapılmadığını, müvekkilinin hala tek başına hareket edemediğini, birçok işini kendi başına yapamadığını, kendi başına yürüyemediğini, bu durumda iyileşme süresinin 24 aydan fazla olduğunun açık olduğunu, başka birinin bakımına muhtaç olduğunun aşikar olduğunu, bu hususa ilişkin de herhangi bir tespitin yapılmadığını, müvekkilinin aktif çalışma yaşının 60 yaş olarak tespit edilmesinin ve hesaplamanın bunun üzerinden yapılmış olmasının hatalı olduğunu, zira müvekkilinin kaza öncesinde 59 yaşında iken dahi evlere temizliğe gittiğini ve çocuk bakmaktiğini aktif çalışma yaşının bu hususlara da dikkat edilerek belirlenmesi gerektiğini, keza müvekkilinin aylık kazancının da asgari ücretin üzerinde olduğunu, davacının gelir durumunun net olarak tespit edilmesinin gerektiğini, bu konuda gösterdikleri tanıklarının dinlenilmeleri taleplerinin kabul görmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı ... ... vekili; Mahkemece dosyaya sunulan kusur raporu ve maluliyet raporu esas alınarak hazırlanan hesap bilirkişinin hazırladığı rapora göre karar verildiğini, ancak, taraflarından söz konusu raporlara itiraz edildiğini, taraflarınca kabul edilmeyen ve itirazlarının göz ardı edilerek yeniden rapor alınmaksızın tespit edilen tazminat miktarına göre verilen kararın hukuka uygun olmadığını, kusur raporuna taraflarından hem müvekkilinin tam kusurlu kabul edilmesine, hem de müvekkilinin diğer davalı ... Bakanlığının çalışanı olması ve kazanın iş yeri içerisinde meydana gelmesi nedeniyle işverence alınması gerekli güvenlik ve emniyet tedbirleri yani iş güvenliği kuralları gereğince inceleme yapılarak kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini belirterek itiraz ettiklerini, davacının harekete başlayan aracın arkasında durduğunu ve yavaş yavaş hareket eden araçtan kaçınması mümkün iken kaçınmadığını, ayrıca, müvekkiline yüklenen kusurunun geri manevrada gözcü kullanmamaktan kaynaklanmakta olduğu belirtildiğini, bu durumun müvekkilinin değil, işverenin yardımcı tahsis etmediğini ve geri vites alarmlı araç tahsis edilmemesinden kaynaklı olduğunu, bunun sorumluluğunun işverene ait olduğunu, dosyada alınan maluliyet raporunun da taraflarınca kabul edilmediğini, davacının yaşı ve kadın oluşu nedeniyle kemik erimesinin mevcut olduğunun görüldüğünü, meydana gelen kırıkların çokluğu ve iyileşme sürecinin uzunluğunun, kazadan çok davacının kendine has olan bu sebeplerden olduğunu, hastanede yatış süresinin 10 gün olan davacı için belirlenen 24 ay gibi çok uzun olan geçici iş göremezlik süresinin kabulünün mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik zararının sadece taraflarına ve diğer davalı araç malikine yüklenerek sigorta şirketinden tazmin edilmemesinin hukuka uygun olmadığını, davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %17 olarak kabulünün de hukuka uygun olmadığını, yapılan tedavi sırasındaki ihmalin ve yanlış tedavi olup olmadığının, kullandığı ilaçların ve bu durumun maluliyete etkisinin olup olmadığının araştırılmadığını ve incelenmemiş olduğunu, bu hususların göz ardı edilerek hazırlanan rapora göre karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı T.C. ... Bakanlığı vekili; Davacının süresi içerisinde idareye başvurusunun olmadığını, dava açma süresini kaçırdığını, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, idare yönünden harç ödeme kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Bakanlığının söz konusu kaza ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili idarenin aracında çalıştıracağı şoförde aranan tüm özellikleri aradığını ve bu özellikleri haiz olan kişiyi sürücü olarak çalıştırdığını, kazaya konu aracın sigortasının sigorta şirketi tarafından yapıldığını, husumetin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, taraflarına yöneltilen husumetin reddi gerektiğini, yerel mahkemenin 3.kişiyi geçici iş göremezlik ödeneğinden sorumlu tutmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira böyle bir ödeneğin ya sigorta şirketi ya da SGK tarafından karşılanması gerektiğini, öte yandan karara dayanak bilirkişi raporunda 24 ay geçici iş göremezlik durumundan bahisle hesaplama yapılmış ise de, hangi kritere göre hesaplama yapıldığının açık olmadığını, hesaplanan davacının kazancının çocuk bakıcılığı yapan birinin kazancının mı asgari ücret mi olduğunun belli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Her ne kadar davalı ... A.Ş vekili tarafından da istinaf dilekçesi sunulmuş ise de Mahkeme'nin 09.11.2021 tarihli kararı ile bu davalı vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş ve karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır.

Davalı ... Bakanlığı vekilinin görev ve husumete ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı ... Bakanlığı vekili her ne kadar söz konusu davada idari yargının görevli olduğunu ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur." açıklamalarına yer vermiştir. Buna göre Anayasa Mahkemesi de gerekçesinde 2918 sayılı yasadan kaynaklı sorumluluk davalarının adli yargı görülmesi gerektiği yönündeki kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına işaret ederek görevli yargı kolunun Adli yargı olduğunu kabul etmiştir.

2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."

Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda ... plakalı aracın işleteni olduğu anlaşılan ... Devlet Hastanesi'ne isinaden davalı ... Bakanlığı'nın oluşan zarardan diğer kusurlularla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

Davalı ... ... vekilinin ve davalı ... Bakanlığı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin davalı sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğine ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunduğuna yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Diğer bir ifade ile müteselsil borçluluk, birden fazla borçlunun her birinin, alacaklıya borcun tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, borçlulardan birinin edimi yerine getirmesi halinde borcun sona erdiği ve buna bağlı olarak diğer borçluların da borçtan kurtuldukları bir birlikte borçluluk halidir. Alacaklı, müteselsil sorumlulardan her birinden tazminat borcunun tamamını veya bir kısmını ifa etmelerini talep edebilecektir. Müteselsil sorumlular ise ödedikleri miktarı kendi iç ilişkilerinde kusurları oranında birbirlerinden talep edebileceklerdir.

Buna göre müteselsil olarak sorumlu bulunan işleten ve sürücünün davalı olduğu ancak diğer müteselsil sorumlu sigorta şirketi aleyhine yöneltilmeyen geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat talebine yönelik, sigorta şirketi aleyhine dava açılmamış olması diğer müteselsil sorumluların sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı ... Bakanlığı vekilinin harçtan muaf olduklarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı ... Bakanlığı'nın harçtan muaf olduğu dikkate alınmaksızın aleyhine harçtan sorumlu tutulacak şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Davalı ... ... vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı ... plakalı araç sürücüsü ... ... idaresindeki minibüs ile aracının arkasını etkin şekilde kontrol etmeden, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde, geri manevra yaptığı sırada aracının arkasında yürümekte olan yayaya aracının arka kısmıyla çarpması neticesinde meydana gelen kazada dikkatsızliği ve tedbirsizliği ile %100 oranında kusurlu, davacı yaya ... ...'ün kusursuz olduğu soruşturma aşamasında alınan 01.07.2019 tarihli kusur raporu, ceza mahkemesince alınan 06.12.2019 tarihli kusur raporu ve Yerel Mahkemece Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 15.12.2020 tarihli kusur raporu ile anlaşılmakla hükme esas alınan kusur durumunun yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekili tarafından iş yerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle gerekli işverenin de sorumluluğu bulunduğu ileri sürülmüş ise de rücu aşamasında yapılacak araştırma sonucunda ortaya çıkabileceği, haksız fiili gerçekleştiren sürücünün meydana gelen zarardan sorumlu olduğu dikkate alınarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.

Eldeki dosyaya baktığımızda Mahkemesinde hükme esas alınan 17.03.2021 ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 17.05.2019 tarihinde yürürlükte bulunan, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine usulüne uygun şekilde son film ve grafileri incelenerek düzenlendiği, davacının üst ekstreminite humerus ve radius kırıklarının kaynadığının tespit edildiği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in

  1. Maddesi'ne göre; (Erişkinler İçin Engellilik ... Kurulu Raporu ve Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir ... Kurulu Raporunun düzenleme esasları başlıklı MADDE 10 – (1) ...(2)... (3) Bireyin engel durumu, ... kurulunca Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzunda bulunan engel oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenerek raporun ilgili bölümünde belirtilir.

(4) Birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzu esas alınarak Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanır. 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenerek engel oranı belirlenir.(5)..." şeklinde belirtildiği, yine aynı yönetmeliğin geçici 2 maddesine göre;( Birden fazla hastalığı veya engeli bulunanların engel oranları başlıklı GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Raporların elektronik ortamda düzenlenmesine dair sistemlerin oluşturulmasına kadar geçen sürede; birden fazla hastalığı veya engeli bulunanların engel oranları Ek-2’de yer alan, alan kılavuzunda aksi belirtilmedikçe Balthazard formülü ile toplanarak kişinin engel oranı hesaplanır.

(2) Balthazard formülü aşağıdaki şekilde uygulanır:

a) Engel oranları ayrı ayrı tespit edilir.

b) Bu oranlar en yükseğinden başlanarak sıraya konulur.

c) En yüksek oran, engellinin tüm vücut fonksiyonunun tamamını gösteren % 100’den çıkarılır.

ç) Bu çıkarmada kalan miktar, sırada ikinci gelen engel oranı ile çarpılır. Çarpımın 100’e bölünmesinden çıkan rakam en yüksek engel oranına eklenir; böylece, birinci ve ikinci rahatsızlıkların engel oranı bulunmuş olur.

d) Engel ikiden fazla ise birinci ve ikinci rahatsızlıkların engel oranı birinci sıraya ve üçüncü sıradaki engel oranı ise ikinci sıraya alınarak formül tekrarlanır.

(3) Balthazard formülünün uygulanmasına ilişkin olarak Ek-3’te yer alan Balthazard Hesaplama Tablosu da kullanılabilir." şeklinde belirtildiği, yönetmelik hükümlerinin teknik içeriklere ilişkin uzmanlık gerektirmesi nedeniyle yönetmelik hükümleri ile maluliyet raporunda belirtilen alanların birlikte değerlendirilmesi sonucu varılan sonuç itibariyle hükme esas alınan maluliyet raporunda belirlenen balthazard formülüne göre belirlenen oranın ve buna göre belirlenen tüm vücut engellilik oranının yerinde olduğu anlaşılmakla, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı vekilince başka birinin bakımına muhtaç olup olmadığının raporda belirtilmediği ileri sürülmekte ise de dava dilekçesinde bakıcı gideri talebinde bulunulmadığından Yerel mahkemece bu yönde rapor düzenlenmesinin istenilmediğinin anlaşıldığı, geçici iş göremezlik süresine yönelik davacı ve davalı vekilince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de belirlenen sürenin tedavi evrakları dikkate alınarak yönetmelik hükümlerine yöre tazminat hesaplamasına esas olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, bu itibarla maluliyet raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalı ... ... vekilinin maluliyet raporunun hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin ve davalı ... Bakanlığı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun birlikte incelenmesinde;

Hükme esas alınan 26.07.2021 tarihli hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile 60 yaşına kadar aktif dönem, 60 yaşından sonra pasif dönem olarak davacının zararının belirlendiği, sosyal ekonomik durum araştırmasına göre davacının eşinden kalan maaş dışında başkaca bir gelirinin olmadığının tespit edildiği, kazadan önce evlere temizliğe gittiğini ve çocuk baktığını söyleyen davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde hesaplandığı, raporun bu yönüyle dosya kapmasına ve içtihatlara uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Somut olayda; 17/05/2019 tarihinde, sürücü ... ... idaresindeki ... plakalı aracın davacı yayaya çarpması sonucunda davacının yaralandığı, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu, davacının kusursuz olduğu, davacının kol ve bacak bölgesinde kırık oluşacak şekilde yaralandığı, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 17.03.2021 tarihli maluliyet raporuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %17 olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 24 ay olduğu, Mahkemece ve Ceza dosyasında alınan kusur raporları, tedavi evrakları, maluliyet raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla tarafların kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih, davacının yaşı, paranın satın alma gücü ile manevi tazminatın mahiyeti nazara alınarak, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının takdire göre düşük tayin edildiği ve arttırılması gerektiği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

HMK 353/1-b-2 maddesine göre "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle manevi tazminat miktarı arttırılmak üzere ve davalı ... Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle harçtan muaf tutulmak üzere yeniden hüküm kurulmak suretiyle HMK'nın 353/1-b.2 md. uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı vekilinin ve davalı ... Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  1. Davanın KABULÜ ile,

A-) Maddi Tazminat davası yönünden;

-52.792,45 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Bakanlığı ve davalı ... ...'den kaza tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... Bakanlığı ve davalı ... ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,

-102.262,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... Bakanlığı ve ... ... yönünden kaza tarihi olan 17/05/2019 tarihinden; davalı sigorta şirketi yönünden (kaza tarihindeki poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydı ile) temerrüt tarihi olan 12/11/2019 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,

B-)Manevi Tazminat davası yönünden;

-50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığı ve davalı ... ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,

  1. a. )Harçlar Kanununa göre alınması gereken 14.007,32 TL karar ilam harcından ıslah harcı ile birlikte peşin yatırılan 3.502,03 TL harcın mahsubu ile kalan 10.505,29‬ TL karar ilam harcının davalılar ... ... ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketinin 3.483,54 TL harç ile sınırlı sorumlu tutulmasına,)

b-)İlk derece mahkemesince 09/11/2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

  1. Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

  2. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 18.680,71 TL vekalet ücretinin(6.351,45TL'sinin davalı ... Bakanlığı ve davalı ... ... sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Bakanlığı ve davalı ... ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

  4. Başvuru tarihi itibariyle Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalılar ... ... ve ... A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına,

10-Davacının yargılama dolayısıyla yapmış olduğu tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti, posta masrafı, adli tıp fatura gideri olan 2.050,50 TL yargılama giderinin 54,40 TL başvurma harcı, 888,03 TL peşin harç ve 2.614,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.606,93‬ TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Bakanlığı'nın 2.050,50TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

11- HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

12-Davacı ve Davalı ... Bakanlığı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

13-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... ...'den alınması gereken 13.324,22 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 3.502,00-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 9.822,22 TL harcın davalı ... ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

15-Davacı tarafından yapılan tebligat ücreti ve istinaf dosya gönderme ücreti olmak üzere 124,50 TL ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.11/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

dairesikaldırılmasınaTazminatKaynaklanan)Fiildentemyizistinafderece(Haksızadanageçicinedenleriyargıtay'avekilikzmmsvekillerikararıhükümmaddenumarasımahkemesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim