Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1624
2024/1563
25 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1624 - 2024/1563
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1624
KARAR NO : 2024/1563
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'in 25/11/2017 tarihinde ... ilinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle aynı gün hayatını kaybettiğini, müteveffa vefatı sırasında bekar-çocuksuz olup geride mirasçı olarak annesi ...'i, kardeşleri ..., ..., ...'i ve yeğenleri ... ve ...'i bıraktığını, müvekkilin ... ünvanlı şirkette tır şoförü olarak çalışmakta iken geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş olduğunu, çarpan aracın ZMMS şirketi kanunu gereği müvekkillerin destekten yoksun kalma zararını tazmin etmekle mükellef olduğunu, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün 25/11/2017 tarihinde müteveffa ...'e çarpması sonucu kişinin hayatını kaybetmiş olması, söz konusu kazada kusurun davalıya ait olması, müteveffanın vefatı sonrasında sağlığı boyunca davacılara ekonomik destek sunmuş olması ve bu kaza neticesinde davacıların destekten yoksun kalmış olmaları, davacılar ile mütevefanın yakın akraba olmaları ve somut aile yaşantıları gereği müteveffanın her birinin hayatında sahip olamadığı baba sevgisi, aile huzuru, eş saadeti gibi manevi unsurları tamamlaması ve kaza sonrası davacıların manevi zararlarının oluşması, söz konusu aracın ZMMS şirketinin ... Sigorta A.Ş. olması, her iki davalı yönünden sorumlulukları müşterek ve müteselsil olmak üzere ve her davacı lehine HMK md. 107 kapsamında alınacak bilirkişi raporları sonrası değerler yeniden belirlenmek üzere ayrı ayrı 5.000,00 TL'şer destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine, davalılardan sadece ... sorumlu olacak şekilde; davacının annesi ... lehine 20.000,00 TL, davacı ..., ..., ... lehine ayrı ayrı 10.000,00 TL'şer, davacı ... lehine 5.000,00 TL manevi tazminata, söz konusu bedellere kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru yapılırken usulüne uygun olarak yeterli ve gerekli evrakların sunulmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacılardan anne ... hariç diğer davacılar açısından müteveffanın desteği ıspatlanamadığından destekten yoksun kalma talepli olarak müvekkil şirketten talepte bulunmalarının mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilecek herhangi bir kusurun olmadığını, tazminat hesabıNNI TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, faizin hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza ... İli ... ilçesi sınırları içerisinde gerçekleştiğini ayrıca müvekilin adresinin ... İli olması sebebiyle ve kaza yerinde yargılamanın usul ekonomisi açısından da yargılamanın ...'da görülmesini gerektiğini, kazadaki kusurun kendilerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece maddi tazminat yönünden, davanın ... yönünden kabulü ile; 17.677,33 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 17/08/2018 tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davanın ..., ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı reddine, manevi tazminat talebi yönünden; davanın ... yönünden kısmen kabulü ile 6.000,00 TL, ... yönünden kısmen kabulü ile 2.500,00 TL, ... yönünden kısmen kabulü ile 2.500,00 TL, ... yönünden kısmen kabulü ile 2.500,00 TL ve ... yönünden kısmen kabulü ile 1.500,00 TL tazminatın 25/11/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili; hükme esas alınan hesap raporuna karşı sunmuş oldukları itirazlar doğrultusunda yeni bir rapor alınması gerekirken ilgili rapor esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu çerçevesinde yapılması gerektiğini, SGK tarafından ... 3. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından sigortalı ... aleyhine ödenen 252.610,12 TL peşin sermaye değeri talebi ile açılmış bir dava olduğunu, trafik iş kazası sonucu bağlanan rücuya tabi olan peşin sermaye değerinin trafik sigortası tarafından ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, aktif dönemde kaza tarihi itibarı ile vergilendirilmiş bir resmi belgeli gelir beyanı yok ya da gelir beyanı net asgari ücretten düşük ise net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacağını, pasif dönemde asgari geçim indirimi harç net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, asgari ücretin olması gerekenden yüksek belirlendiğini, kaza tespit tutanağı ile ifade evraklarına göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kişilerin muhtemel yaşam sürelerinin hesaplama tarihindeki yaşlarına göre bulunduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen muhtemel yaşam süresi hesaplanırken kaza tarihinin yaşam süresinin başlangıcı olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle açılan maddi-manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Kaza tespit tutanağı, ceza Mahkemesi tarafından alınan 25.04.2018 tarihli kusur raporu, ceza mahkemesi tarafından ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 05.04.2019 tarihli kusur raporu, yerel Mahkeme tarafından alınan 15.12.2020 tarihli kusur raporu ve Yerel Mahkeme tarafından ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 11.03.2021 tarihli kusur raporuna göre, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, mütevaffa yaya ...'in asli ve %75 oranında kusurlu olduğu belirtmiş olmakla kusur raporlarının birbiri ile uyumlu ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Hükme esas alınan 17.06.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40- 2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, müteveffanın gelir durumuna yönelik asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği ispatlanamadığından raporda usulüne uygun olarak asgari ücret verilerinin esas alındığı, muhtemel yaşam süresi hesaplanmasının kaza tarihi esas alınarak yapılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Hükme esas alınan hesap raporunda; SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 19.06.2020 tarihli yazısınde ...'in trafik kazası nedeniyle 11.06.2020 tarihi itibariyle kurum tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtildiğinden, bu yazı içeriği esas alınarak hesaplama yapıldığı ve belirlenen tazminat miktarından herhangi bir indirim yoluna gidilmediği anlaşılmaktadır.
Ancak, davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde ... 3. İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından sigortalı ... aleyhine, ödenen 252.610,12 TL peşin sermaye değerinin talebi ile açılan bir dava bulunduğu ve trafik iş kazası sonucu bağlanan gelirinin rücuya tabi olan peşin sermaye değerinin trafik sigortası tarafından ödenecek tazminattan düşürülmesi gerektiği ileri sürülmüş olmakla, UYAP sistemi üzerinden ... 3. İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde davacısının SGK, davalısının ..., ihbar olunanın ... Sigorta A.Ş olduğu davada, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vefat edenin yakınlarına bağlanan aylığın niteliği ve bağlanan aylığın rücuya tabi ödemelerden olup olmadığının belirlenmesi zararın tazmininden sorumlu olanların mükerrer ödeme yapmasının önüne geçilmesi ve zarar görenlerin gerçek zararlarının üzerinde sebepsiz zenginleşmemesi için önemlidir.
5510 sayılı Yasa’nın 21. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir." düzenlemesi getirilmiştir.
Bu açıklamalara göre baktığımızda, SGK'nun davacı lehine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücusu amacı ile SGK tarafından davalı ... aleyhine dava açılmış ... 3. İş Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde 31.576,27 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki söz konusu karar henüz kesinleşmemiş istinaf aşamasında olduğu UYAP sisteminde yapılan incelemede anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece SGK tarafından iş bu davanın davalısı ... aleyhine açılan rücu davasının kesinleşmesi beklenerek peşin sermaye değerinin mahsubu konusunda dava sonucuna göre karar verilmesi; kesinleşmesi halinde ise hüküm altına alınan PSD miktarına göre yeniden bilirkişiden ek rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle davalı sigorta şirketinin sigortalısı ...'dan rücu edilecek PSD bulunup bulunmadığı ve miktarı net olarak belirlenmeden ve bu hususta açılan ... 3. İş Mahkemesi dosyasının kesinleşmesi beklenmeden eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kısmen kabulüyle, kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalılı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a. 6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
-
Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
-
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
-
Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İ.İ.K'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İ.İ.K'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.25.06.2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25