Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1362
2024/1553
25 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1362 - 2024/1553
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1362
KARAR NO : 2024/1553
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2023
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.07.2014 tarihinde sürücü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otomobil ile aracındaki arıza nedeniyle yol üzerinde duraklayıp otomobilinden indiği ve ayrıca otomobilde yolcu olan müteveffa ...'nin (...) de otomobilden indiği ve yol üzerinde bulundukları sırada davalı sürücü ... yönetiminde ve diğer davalı işleten ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv Sanayi Gıda Tarım Orman Petrol Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... plaka sayılı çekici(tır) ve çekiciye takılı ... plakalı römork ile yol üzerinde bulunan ... sayılı otomobile ve müteveffa ...'e (...) çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini belirterek 3.000,00-TL'nin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan, toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davacılardan müşterek ve müteselsilen işleten ve sürücüden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 19.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini maddi tazminat yönünden 120.100,27-TL olarak belirlemiş ve manevi tazminatın her bir davacı için 30.000,00'ar-TL olduğu yönünde de açıklamada bulunmuştur.
CEVAP: Davalı ... ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... Bankası ... Şubesine 12.02.2015 tarihli EFT işlemiyle davacı tarafa 715,85-TL ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini ve davacı tarafça bu ödemeyi takiben ibraname imzalandığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; esasa ilişkin cevap hakları saklı kalmak koşuluyla davacı delillerinin taraflarına tebliğine, müterafik kusur durumlarının varlığı halinde müterafik kusur indirimi uygulanmasını, davaya konu kaza sebebiyle başlatılan ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv Sanayi Gıda Tarım Orman Petrol Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların kusurunun bulunmadığından davacıların haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacıların maddi tazminat talebi yönünden; davalılardan ... ... Sigorta A.Ş yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin sigortacısı olduğu araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında kusuru bulunmadığından davanın reddine, davacı ... ... yönünden; 5.966,38 TL destek tazminatının davalılardan ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv Sanayi Gıda Tarım Orman Petrol Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ...'dan kaza tarihi olan 25.07.2014 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ... ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... ... yönünden; davalıların usulü müktesep hakları da gözetilerek 107.153,16 TL destek tazminatının davalılardan ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv Sanayi Gıda Tarım Orman Petrol Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ...'dan kaza tarihi olan 25/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınarak davacı ... ...'ye ödenmesine, davacıların manevi tazminat talebi yönünden; davacı ... ... ve ... ... yönünden; 30.000,00'er TL manevi tazminatın 25.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Uluslararası Nakliyat Otomotiv Sanayi Gıda Tarım Orman Petrol Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...'dan müteselsilen alınarak davacı ... ...'ye ödenmesine, davacıların 19/03/2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davalı sigorta şirketleri yönünden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZCE VERİLEN 21.06.2022 TARİHLİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince dosyada bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın ... veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek makine mühendislerinden oluşan 3 kişilik uzman bilirkişi heyetine tevdii ile dosyada kusur raporları arasında yer alan çelişkinin giderilmesi, hesaplama yöntemi olarak TRH 2020 yaşam tablosu ve prograsif rant sisteminin esas alınarak yeniden rapor alınarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek buna göre karar verilmesi, işleten ve sürücüye yönelik maddi tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden gerekirken eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bu nedenle HMK' nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayanarak taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; dava değerini 01.09.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davacı ... ... için 109.153,16 TL olan maddi tazminat taleplerini 644.316,13 TL artırarak 753.469,29 TL olarak belirlediklerini, yerel mahkemece 19.03.2018 tarihli dilekçe ile ıslah hakkının kullanılmış olduğundan bahisle 01.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçesinin hükme esas alınmadığını, yerel mahkeme tarafından hatalı değerlendirme ile işbu sonuca varıldığını, yapılan ikinci bedel artırım dilekçesinin dikkate alınmayarak hüküm kurulmuş olması açısından kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını talep zorunluluğunun doğduğunu, bozmadan önce dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde hesap bilirkişi raporunda aleyhe hususları kabul etmediklerini ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirttiklerini, özellikle kusur oranlarında lehlerine olan değişiklik hususları değerlendirildiğinde yerel mahkemece dikkate alınan davalılar lehine usulü kazanılmış hak ilkesinin davacı müvekkilleri açısından hak kaybına neden olacağını, yerel mahkemece tüm bu hususlar değerlendirilmeden istinaf kaldırma kararı ve akabinde aldırılan kusur bilirkişi raporuyla davalı ... plakalı çekici sürücüsü ...'nın %90 kusuru nazarı dikkate alınarak yapılan hesaplamayla sunulmuş olan bedel arttırım taleplerinin hükme esas alınmamış olmasından ötürü kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili; olay sonrasında tutulan kaza raporlarında ve ... Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan raporlarla da ... plakalı aracın şoförü ...'nin asli kusurlu olduğunu, ayrıca müteveffanın boşanmış olduğu eşinin destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabilmesi için müteveffanın somut olarak desteğinden mahrum kaldığını ispat etmesi gerektiğini, olayda bunun ispatının yapılamadığını, müvekkili ... 'nın dava konusu olayda herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen müvekkiline önce %40 daha sonra ise %60 kusur izafe edildiğini, kusur raporları arasında bariz farklılıklar olmasına rağmen çelişkiler giderilmeden dosyanın mahkemece hesap bilirkişisine gönderildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı ... vekilinin kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dosya arasında mevcut .... Ağır Ceza Mahkemesince alınan 23.06.2015 tarihli ... heyet raporunda ...'nın arkadan hızla çapması sebebiyle asli, ...'nin asli kusurlu, ... ...'nin tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Ceza dosyasından alınan ... ATK kusur raporunda 13.02.2015 tarihli davalı sürücü ...'nın kusurlu, ...'nin kusursuz, ... ... nin kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
28.08.2015 tarihli makine mühendisi bilirkişisinden alınan kusur raporunda davalı sürücü ...'nın %75 oranında asli kusurlu, ...'nin kusursuz, ...'nin %25 oranında tali kusurlu olduğu bildirilmiştir.
İşbu dava dosyasında alınan 31.02.2016 tarihli makine mühpedisleri heyet bilirkişi kusur raporunda ise davalı sürücü ...'nın %40 oranında, ...'nin %40 oranında, ...'nin %20 oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir.
Aynı heyetten alınan 08.02.2017 tarihli heyet bilirkişi ek raporunda ise davalı sürücü ...'nın %60, ...'nin %20, ...'nin %20 oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece Karayolları Fen Heyetinden alınan 22.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalı ...'nın meydana gelen olayda %90 oranında kusurlu olduğu, davacıların anne ve eski eşi olan müteveffa ...'in %10 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'nin ise meydana gelen olayda kural ihlali ve kusurunun bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Raporlar arasındaki çelişkinin Karayolları Fen Heyetinden alınan 22.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile giderildiği anlaşıldığından davalılar vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı ... ...'nin tazminat hakkının olmadığına yönelik yapılan incelemede:
Öldüğü sırada yakınlarına yardım etmekte olan kişilere "gerçek destek", ilerde destek olacağı bilinen ve yaşam gerçeklerine göre destek olması gereken kişilere "varsayımsal destek" denilmektedir.
Dava konusu olayda ... ... müteveffanın boşanmış olduğu eski eşidir. Toplumumuzda, gayri resmi evliliklerin bulunduğu sosyal bir gerçektir. Medeni Yasa uyarınca, evlilik bağı kurulmasa bile, karı koca diye birleşen, bu amaç ve duygu ile yaşamlarını sürdüren kadınlar/erkekler için bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin/kadının destek sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları ile, kabul edilmiş bir olgudur. TBK'nın 53. maddesinde belirtildiği üzere "destek" kavramı hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu içerir.
Bu sebepledir ki imam nikahlı bile olsa fiili ve düzenli birliktelik durumunun ispatlanmış olması halinde destek tazminatı talep etmeye engel bir durum bulunmadığı kabul edilmektedir.
Dosyadaki bilgiler ve belgelerin incelenmesinde; davacı ... ... ile müteveffa ...'in 2006 yılında boşandıkları, ancak boşandıktan bir süre sonra aynı evde birlikte, karı koca olarak yaşamaya devam ettikleri anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda sunulan belgelere, tanık beyanlarına göre davacılar ile müteveffa arasında fiili ve düzenli birlikteliğin ve destekliğin varlığı kabul edilerek hesaplamalar yapılmıştır. Bu nedenle davacı ...'un maddi ve manevi tazminat talep hakkı olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
Davacılar vekilinin istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede:
Her ne kadar; davacılar vekilince 01.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini maddi tazminat yönünden daha önce talep edilen 109.153,16-TL maddi tazminatın 644.316,13-TL arttırarak 753.469,29-TL olarak davalılar ... .... Ltd. Şti. ve ...'dan tahsili talep edilmiş ise de; taraflarınca ilk olarak 19.03.2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi, sonrasında ise 19/11/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini maddi tazminat yönünden 120.100,27-TL olarak tekrarlamış ancak dava dilekçesinde manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketlerinden talepte bulunulmamışken bu dilekçe ile manevi tazminatın davalı sigorta şirketlerini de kapsayacak şekilde her bir davacı için 30.000,00'ar-TL olduğu yönünde de açıklamada bulunulduğu, böylelikle iş bu 19/03/2018 tarihli dilekçe ile ıslah haklarını kullandıklarının kabulü gerekmekle; davacının ikinci ıslah talebi olan 01/09/2023 tarihli ıslahı iş bu dosyada hükme esas alınmamış olması yerinde görülmüştür. Davacılar vekilince fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak ıslah yapıldığından fazla kısmın bu davada istenmesi mümkün değilse de, ayrıca istenmesi mümkün olmakla davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı ... vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin ve tam olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 11.825,80 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.956,43 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 8.869,37 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Taraflar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.25/06/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25