SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/2038 E. 2024/1525 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2038

Karar No

2024/1525

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2038 - 2024/1525

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2038

KARAR NO : 2024/1525

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)

KARAR TARİHİ : 13.06.2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 13.06.2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.03.2017 tarihinde ... ili, ... ilçesi istikametinden ... istikametine seyir halinde bulunduğu sırada dava dışı sürücü müteveffa ... tarafından kullanılan ... plaka sayılı aracın (... kamyonet) davacının kullandığı yolcu minibüsüne çarpmasıyla meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve iş göremez durama düştüğünü, meydana gelen kaza nedeniyle ... C.Başsavcılığının ... ve ... sayılı dosyası ile hazırlık soruşturmasının yapıldığını, kaza tarihi itibariyle söz konusu aracın ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra uzun bir süre tedavi süreci geçildiğini, davalı sigorta şirketine 25.02.2019 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak yazılı veya sözlü herhangi bir cevap alınamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü ve şimdilik 50,00 TL geçici, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere 100,00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH : Davacı vekili 13.07.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden 53.946,74 TL'ye ıslah etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı definde bulunduklarını, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma haklarının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğunun getirildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetinde olduğunu haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 53.946,74 TL kalıcı maluliyet tazminatının 08.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların eksik hesaplandığı için müvekkilinin hak kaybına uğramış olduğunu ve mahkemece bu husus gözetilmeksizin, güncel hesaplamalar yapılmaksızın karar verilmesinin bozmayı gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda yapılan hatanın düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirkete yapılan başvurunun eksik evrakla yapılmış usulüne uygun olmayan bir başvuru olduğunu ve bu nedenle esasa girilmeden usulden red kararı verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin ZMMS'den doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru kadar olduğunu ve sigortalı araç sürücüsüne yüklenen kusur oranını kabul etmediklerini, doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi hem ... Trafik İhtisas Dairesi hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluğu arz ettiğini, kaza sebebiyle davacının elde ettiği gelir ve tazminatların tespit edilerek müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğinin son derece açık olduğunu ve bu kapsamda tazminat hesabının aktüer uzmanı bir bilirkişiye yaptırılmasının gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.

Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 27.03.2017 gününde Kaza Tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçe örneği, nüfus kayıt örnekleri ölü muayene tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.

Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.

Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Somut olayda, 27.03.2017 günü saat 06.58 sırlarında dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı kamyoneti ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken geldiği olay mahallinde; sol şeride girip önünde seyir halinde olan motosikleti geçmek istediği esnada, karşı yönden gelmekte olan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı minibüs ile karşılıklı çarpışması neticesinde ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

Olay sonrası düzenlenen kaza yeri tespit tutanağına göre ... plakalı araç dava dışı sürücüsü ... 'nın şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen araçların kullandığı yol bölümüne girmesi sonucu meydana geldiğini belirtmiştir.

Mevcut verilere göre ... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ...'in Karayolları Trafik Kanununun 67-A maddesi gereği, sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için teblike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasak olmasına rağmen, iş bu aykırı davranışı nedeniyle kazanın gerçekleşmesinde asli tam ve %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, ... plakalı minibüs sürücüsü davacı ... ise kendi şeridinde seyir halinde iken ... plakalı aracın şerit ihlali yaparak aracına çarptığı kazanın oluşumunda her hangi bir kural ihlali tespit edilmediğinden kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Dosya içinde mevcut 12.07.2019 tarihli SGK ... İl Müdürlüğünün müzekkere cevabında, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin ve davacı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)

İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 30.05.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “...TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin...” tespitler ile, davacının gelirinin asgari ücreti olarak kabulü ile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, taraf vekillerinin hesaplama yöntemine ilişkin itiraz haklı görülmemiştir.

Davalı vekilinin davanın müterafik kusur uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Somut olayda, davacı ...'ın ... plakalı minibüsün sürücüsü olduğu, emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu ve fakat davacının kaza esnasında araçtan fırlama gibi emniyet kemerinin takılı olmadığının gösterir emarelerin de bulunmadığı gibi davacının araçtan fırlama veya araçta sıkışmasına bağlı olarak yaralanıp yaralanmadıkları anlaşılmamakla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  3. Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.685,10 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.001,97‬ TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.683,13‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  4. Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  7. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13.06.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTazminat(Ölümözetiistinafcismaniaçılanderecezararadanamahkemesivetazminat)nedenlerivekiliıslahkararınınsebebiylekesinilerihükümnumarasıdairesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim