Adana BAM 3. HD 2024/1483 E. 2024/1513 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1483
2024/1513
13 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1483 - 2024/1513
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1483
KARAR NO : 2024/1513
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2023
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/03/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı ile ... Caddesi ... Hastanesi istikametinden ... Bulvarı istikametine seyir halinde gittiği sırada ... Sokak istikametine sola dönüş yaptığı esnada aracının sol ön çamurluk kısımları ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen ... Hastanesi istikametinden ... Bulvarı istikametine giden motosikletin ön kısımları ile sol şerit üzerinde çarpışmaları neticesinde çift taraflı maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili ...'nın sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen motosiklette yolcu konumunda olduğunu ve söz konusu kazada yaralandığını, müvekkilinin yaralanması nedeni ile ... Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, müvekkilinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyen '' sol ayak topukta derin doku hasarı, aşil tendon kesisi'' tanılarının konulduğunu, kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını ve başlatılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Sigorta Şirketi'nden karşılanması amacıyla; doğrudan doğruya davalı ... Sigorta Şirketi'ne 31/05/2022 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı kuruma 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini ancak bütün evrakların teslim edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazaya sebebiyet veren diğer aracın plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğini, bu nedenle müvekkilinin meydana gelen sakatlanmasından dolayı oluşan zararını 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu madde 14 uyarınca davalı ... nın karşılamak zorunda olduğunu, oluşan maddi zararın davalı ...'ndan karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... na talepleri üzerine 28/05/2022 tarihinde mail yolu ile yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı kuruma 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, davalı ... başvuru dilekçesine istinaden cevap verdiğini ancak taleplerinin karşılanmayacağının bildirildiğini, müvekkilinin kaza tarihinde ... Üniversitesi ... Meslek Yüksekokulu Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü'nde öğrenci olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili kuruma gerektiği şekilde başvuru yapılmadığını, davacı tarafın olay neticesinde meydana gelen maddi zararın giderilmesi amacı ile müvekkili kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili kurum tarafından cevaben 02.06.2022 tarihli ... sayılı yazı ile araç kusuru nispetinde ...'nın sorumluluğundan söz edileceğini ve davacının plakasını ve sürücüsünü bilmediğini iddia ettiği araçta yolcu olarak seyir halinde olmasının mümkün olmadığını belirtilerek talebin reddedildiğini, hayatın olağan akışına göre kişinin yolcu konumunda olduğu aracın sürücüsünü ve plakasını bilmemesinin beklenemez olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "Her ne kadar davacı tarafça, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ... Caddesi ... Hastanesi istikametinden ... Bulvarı istikametine seyir halinde gittiği sırada ... Sokak istikametine sola dönüş yaptığı esnada aracının sol ön çamurluk kısımları ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen ... Hastanesi istikametinden ... Bulvarı istikametine giden motosikletin ön kısımları ile sol şerit üzerinde çarpışmaları neticesinde çift taraflı maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, davacı ...'nın ise sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen motosiklette yolcu konumunda olduğu ve söz konusu kazada yaralandığından bahisle davalı ...na husumet yöneltilerek maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de;
Davacı tarafça plakası tespit olunamayan motosiklette yolcu konumunda bulunup bu motosiklet sürücünün kaza geçirdikten sonra olay yerinden kaçtığı belirtilerek davalı ... aleyhine işbu dava açılmış ise de; davacının kazaya karışan araç ve sürücüsünün bilgilerini temin etme imkânı bulunuyorken etmeyerek kendi fiili ile plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMSS yaptırma yükümlülüğü olan araçlardan olduğunu ispata yönelik herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Yine, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünü tanımadığı ve plakasını almadığı yollu beyanı da kimliği tespit olunmayan şüphelinin kimlik bilgilerini öğrenme imkanının en azından araç plakasını alma imkanının mevcut olduğu değerlendirilmelidir. Kazaya neden olan araç plakasını ve sürücünün kimlik bilgilerini edinme imkânı varken öğrenmemesi de hayatın olağan akışına aykırı olup; mahkememizce de kaza sebebiyle kimliği belirsiz sürücü ve araca ait bilgilere ulaşılamamıştır.
Anılan hususta 21/12/2023 tarihli celsede de dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarının kamera görüntüsüne ilişkin çözüm tutanağı ve kaza tespit tutanağı ile karşılaştırılarak incelenmesinde; ... Hastanesi istikametinden gelen ... plakalı otomobilin ... Caddesi üzerinde ... Halıcılık isimli işyeri civarında yavaşladığı ve solundaki ara sokak dönüşü öncesinde sol sinyal lambasını sola dönüş amacıyla yaktığı, solundaki ara sokağa döndüğü esnada üzerinde plakası okunamayan iki kişinin oturduğu motosikletin sola dönen otomobilin sol ön çamurluk kısımlarına çarptığı, motosikletin dengesini kaybederek devrildiği ve daha sonra motosiklette oturan iki şahıstan birinin motosikleti doğrultarak iteklediği; görüntünün fazlasıyla bulanık ve çözünürlüğünün çok düşük olması, ara ara görüntüde donukluk ve kesintiler olması nedeniyle motosikletin marka ve modelinin, büyüklüğünün ve motor hacminin tespit edilemediğine ilişkin tespit zapta dercolunarak davacı vekilinden sorulmuş, yine davacının meydana gelen trafik kazasında yolcu konumunda bulunduğu firari araç yönünden trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığının tespiti amacıyla başkaca delilleri olup olmadığı davacı vekilinden sorulduğunda meydana gelen trafik kazası ile ilgili şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan ... soruşturma aşamasında beyanda bulunduğunu, olayın meydana geldiği saat ve yer de dikkate alındığında başkaca tanıkları bulunmadığını bildirdikleri anlaşılmıştır.
Soruşturma dosyası kapsamında müşteki sıfatıyla ifadesi alınan ...'ın da kaza tarihi olan 04.03.2022 saat:21:30 sıralarında kendisi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... marka aracıyla hastane istikametinden gelip ... Mah. ... Caddesi üzerindeki ... isimli iş yeri önünden sol tarafa ara sokağa dönmek için yavaşlayıp sokağa dönmek istediği esnada aynı istikametten çok süratlı bir şekilde gelen, üzerinde iki erkek şahıs bulunan, ön aydınlatma lambası faal olmayan bir motorsikletin aracının sol ön çamurluğuna çarptığını ve çarpmanın etksiyle motorsikletin savrulduğunu ve şahısların yere düştüğünü, sürücü olan şahsın arkada yolcu konumunda bulunan şahsa hitaben "hadi çabuk bin kaçalım" dediğini, yolcu konumundaki şahsın ise ayağından yaralı bir şekilde bulunduğunu, sürücü olan şahsın yolcu konumundaki yaralı şahıstan ısrarcı bir şeklide motorsiklete binmesini istediği, daha sonra ikisi birlikte bahse konu plakasız matorsiklete binip ara sokağa girdiklerini, sokak içerisinde bir müddet ilerdikten sonra motorsikleti süren şahıs arkada yolcu konumunda bulunan şahsı motosikletten indirerek kaçtığını beyan ettiği; böylelikle kendisinin de firari motosiklete ilişkin bilgisi olmadığı anlaşılmıştır.
Plakası bilinmeyen ve trafik sigortası bulunmayan motosiklet nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...nın zarardan sorumlu olduğu ve ...na husumet yöneltilip, davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun ispat yükü de davacıdadır. 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc' yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile bu hacim altındaki motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Davalı ...nın sorumluluğu ise ancak Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptırması mecbur olup da sigorta poliçesi bulunmayan araçların sebebiyet verdiği trafik kazaları nedeniyle doğacaktır. Davaya konu trafik kazasının oluşumunda olay mahallinden kaçan şahsın sürücüsü olduğu motosikletin 50 cc motor hacminden daha fazla olup Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi yaptırması zorunlu araçlardan olduğu dosya kapsamı itibariyle sabit olmayıp, anılan hususun davacı tarafça da ispat olunamadığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu davada kazaya karışan ve sürücüsü, marka, modeli ve plakası tespit edilemeyen motosikletin tespit edilmesine yönelik olarak savcılık evrakları içerisinde görüntü ön izleme ve çözümleme-araştırma tutanağını dava dilekçesi ekinde sunmalarına rağmen davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davalarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dosya içerisinde mahkeme tarafından aldırılmış olan 05/09/2023 tarihli kusur raporunda sürücüsü ve kimliği tespit edilemeyen motosiklet sürücüsüne %100 kusur izafesinde bulunulduğunu, yine ...'nın sorumluluğuna ilişkin araştırmanın mahkeme tarafından yapılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri bir kısım deliller toplanmış, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin belge ve bilgiler, dava dışı ... Sigorta'dan hasar dosyası celp edilmiş, trafik memuru kusur bilirkişisinden 05/09/2023 tarihli rapor ve 29/11/2023 tarihli ek rapor alınarak davanın reddine karar verilmiş olup, hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6098 sayılı TBK.nın zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. maddesinde, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunun ... başlıklı 14. maddesi "Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulur.
Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,
d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için,
başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
... Yönetmeliğinin 9. maddesine göre trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu zararları teminat altına alınmaktadır.
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9.maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde de silindir hacmi 50 cc küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
Buna göre rizikonun meydana geldiği tarihte 2918 sayılı kanun gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan, yada sigortası olupta sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için ... oluşturulacağı ve bu tip zararlardan dolayı ...nın sorumlu olduğu kabul edilmiştir. ...nın sorumluluğu rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları ile sınırlıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/11518 esas ve 2022/6805 karar sayılı kararında " 2918 sayılı KTK’nin 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km’den az olan bisiklet olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.
...na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliğinin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ...na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yaptırmasının zorunlu ve kaza tarihi itibari ile de sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Davalı ...na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle kazaya karışan motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir.
Zira, ZMSS Genel Şartlarının A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, kazaya karışan motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Somut olayda, dosya kapsamında kazaya karışan motosiklete yönelik olarak hiçbir bilgi ve belge bulunmamakta, hakem heyetince de bu yönde bir araştırma yapılmadığından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu durumda hakem heyetince, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; ceza dosyası da irdelenerek, söz konusu motosiklete ilişkin bilgilerin sorulması, motosiklete ilişkin fatura var ise sunulması için taraflara uygun bir süre verilip belgenin temin edilmesi; bahsi geçen motosikletin davacı elinde bulunması halinde, araç üzerinde, aksi halde varsa eğer ceza mahkemesi dosya kapsamında elde edilen CD ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...nın sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda eksik inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yanılgıya dayalı olup karar bu yönüyle bozulmuştur. " gerekçesi kazaya sebebiyet veren motorsikletin 50 cc üzerinde ve trafik sigorta poliçesi düzenlenmesi zorunlu olan bir araç olduğunun tespiti ve buna göre davalı ...na husumet yönetilmesi gerektiğini belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin motor hacmi de dikkate alınarak tescile tabi araçlardan olup olmadığının tespitine yönelik olarak dosyaya rapor sunan kusur bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişinin 29/11/2023 tarihli ek raporunda mahkemenin görevlendirmesi dahilinde bir tespit yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece dosya içerisinde mevcut 14/04/2022 tarihli görüntü ön izleme ve çözümleme - araştırma tutanağı çerçevesinde davacı vekilinden beyan alınarak davanın reddine karar verilmişse de; yukarıda da belirtildiği üzere soruşturma dosyası kapsamında elde edilen CD ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp motosikletin plakasına dair bir emarenin bulunup bulunmadığı irdelenerek (plaka mevcut ve fakat harf ve rakamlar okunamıyorsa söz konusu aracın tescilli olduğu kabul edilerek), araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...nın sorumlu olduğu gözetilerek taraf delilleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasına etkili olacak şekilde deliller toplanmadan karar verilmesi usul ve esas bakımından hukuka aykırıdır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerindedir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a. 6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/12/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
-
İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
-
Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13/06/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25