Adana BAM 3. HD 2022/1604 E. 2024/1488 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1604
2024/1488
11 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1604 - 2024/1488
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1604
KARAR NO : 2024/1488
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilllerinin 10/07/2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sakat kaldığını, ayrıca ... plakalı araç içerisinde bulunan 01/10/1975 doğumlu babaları ... ile 01/03/1981 doğumlu anneleri ...'in kazada vefat ettiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkillerin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, her bir davacı yönünden 10.000,00'er TL olacak şekilde, 9.700,00'er TL'si destek tazminatı, 100,00'er TL'si geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00'er TL'si kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 100,00'er TL'si de tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ayrıca 01/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini ... için 299.884,60 TL arttırarak 309.884,60 TL, ... için 27.671,67 TL arttırarak 34.378,27 TL olmak üzere toplam 344.262,67 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, Davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 166.601,00 TL destekten yoksunluk tazminatı, 139.890,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 3.293,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 309.784,40 TL maddi tazminatın (310.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'in geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; 34.178,00 TL destekten yoksunluk tazminatı ve 3.293,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 37.471,40 TL maddi tazminatın (310.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'in geçici iş göremezlikten ve kalıcı iş göremezlikten kaynaklı tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davada kusura ilişkin herhangi bir rapor aldırılmadan %100 kusur oranı üzerinden hesaplamayı yapılmış olmasının hatalı olup hükmün eksik incelemeyle yapıldığını, davacıların annesi ...'in vefatı neticesinde yapılan hesaplamada tüm hak sahipleri hesaplamaya esas alınmadığını, aynı kazada ...'in eşi ...'in de vefat ettiğini, ancak bilirkişi raporunda ...'in vefatı neticesinde hesaplama yapılırken aynı kazada vefat eden eşi için pay ayrılmamasının hatalı olduğunu, davacıların destek payı hesaplanırken diğer hak sahiplerinin de aynı kazada ölmüş dahi olsalar dahi kazadan önceki hayat şartlarınn devamlılığı açısından destek payı nazara alınmak zorunda olduğunu, davacı ... için hatalı bir şekilde 20 yaşına kadar destek tazminatı hesaplandığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam tablosu 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkili şirket aleyhine faize hükmedildiğini, ancak henüz vadesi dahi gelmemiş (davacının yıllar sonra göreceği destek) bir borç için faiz uygulanmasının açıkça hatalı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı ile trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin kusur durumuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...' ın KTK'nun 52/1-b ve 56/1-a maddesini ihlal ettiği ve kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in ve ... plakalı araç sürücüsü ...' in kazaya etken kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Soruşturma aşamasında alınan 01.08.2016 tarihli kusur raporu ve Ceza Mahkemesince ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06.03.2017 tarihli kusur raporunda; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...' ın asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ... in ve ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazaya etken kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Yerel Mahkemece alınan 26.04.2018 tarihli kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazaya etken kusurunun bulunmadığı, ... Plakalı araç sürücüsü ...'in kazaya etken kusurunun bulunmadığını belirtmiş olmakla kusur raporlarının birbiri ile uyumlu ve olayın oluşuna uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 03.09.2021 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/5413 sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili müteveffa anne ve babanın aynı kazada vefat etmiş iseler de biri için hesaplama yapılırken diğeri için pay ayrılmamış olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de Yargıtay 17. H.D'nin 2019/2534 E. 2020/7797 K. Sayılı ilamında da belirtiliği gibi; destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir. Buna göre aynı kazada vefat eden eşlerin birbirlerine olan paylarının diğerinin hesaplamasına dahil edilmeksizin, yani desteklik tazminatı hesabında vefat etmiş kişi destek alacak kişiler arasından çıkartılarak, hesaplama yapılması yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, … öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; … öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay HGK 10/06/2015 tarih 2013/17-2343 esas 2015/1534 karar, 17. HD. 09/04/2015 tarih 2013/17627 esas 2015/5572 karar, 21. HD. 10/12/2013 tarih 2013/17221 esas 2013/23524 karar, 4. HD. 24/01/2011 tarih 2010/1818 esas 2011/512 karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas No:2015/6443 Karar No:2017/10930 karar sayılı ilamları)
Davalı vekili davacı ... yönünden desteklik yaşının 20 yaş olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu belirtmiş ise de; davacının 2000 yılı doğumlu olup, kaza tarihinde halen lise öğrencisi olduğu, üniversite eğitime devam edeceğinin ihtimal dahilinde olduğu, aksinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu nedenle desteklik yaşının 20 yaş olarak belirlenmesinin, istinaf yoluna başvuran tarafın sıfatı dikkate alınarak, hatalı olmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin faize yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde ya da başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Davalı sigorta şirketi vekili her ne kadar mahkemesince hükmolunan tazminata uygulanan faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında sigorta şirketine 28.07.2016 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşıldığına göre, hükmolunan tazminata başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarih olan 10.08.2016 tarihinden itibaren faiz uygulanmış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu yönüyle istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.721,04 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 5.931,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 17.790,04 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 11.06.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25