Adana BAM 3. HD 2022/1574 E. 2024/1484 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1574
2024/1484
11 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1574 - 2024/1484
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1574
KARAR NO : 2024/1484
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/12/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sigortalısı ...'a ait ... plakalı araç ile, 05/05/2012 tarihinde davacılar ... ile ...'nun küçük kızları ...'nun ölümüne sebebiyet verdiğini, olay nedeniyle sürücü ...'ın tamamen asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazada hayatını kaybeden ...'nun davacıların iki çocuğundan biri olduğunu, davacıların mutluluk ve neşe kaynağı olduğunu, onun hunharca ve feci bir şekilde ölümünün tüm aileyi perişan ettiğini, aylardır olayın etkisinden kurtulamadıklarını, manen büyük bir çöküntü yaşadıklarını, davacıların bir tek çocukları kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 2.000,00TL, ... için 2.000,00TL olmak üzere toplam 4.000,00TL maddi tazminatın olay tarihi olan 05/05/2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari işletme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masraf ve ücretin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma ve tedavi giderleri taleplerinin olması halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin 200.000,00 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tespit edilecek kusur oranında ve zarar nispetinde ve sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, taleple ilgili olarak davalı sigorta şirketinin bünyesinde daha önce dava konusu kaza nedeniyle, davacı ... lehine 11.827,90 TL ve diğer davacı ... lehine 8.232,90 TL olmak üzere toplam 20.060,52 TL'nin davacılar vekili Av. ... 'a ödendiğini, yapılan ödeme farazi olmadığını, müteveffanın herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mahkememizce destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılması halinde destekten yoksun kalma tazminatlarının Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, ayrıca davacıların hak sahibi olup olmadıklarının tespit edilmesini gerektiğini, davacıların desteğinin gelirinin somut belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, zarar gördüğünü iddia edenin fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti ve bunun somut belgelerle ispatı gerektiğini, davalı sigorta şirketinin söz konusu kazadan dolayı sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan faiz sorumluluğu bulunmadığını, davacı vekilinin talep etmesi gereken faizin, dava konusu kaza haksız fiilden kaynaklandığından ve ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğinden yasal faiz olduğunu savunarak; davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme nedeniyle, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... için, 111.172,21 TL, davacı ... için 166.155,93 TL tazminatın 30/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas-Karar sayılı kararı ile davacılar lehine hükmolunan tazminat açısından müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan (sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; sigortalı aracın kapalı kamyonet olup ticari bir araç olduğunu, bu yönü ile de mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili; istinaf başvurularının sorumlu bulundukları 179.939,48 TL'lik tazminatı ve ferileri yönünden olup hükümde belirtilen diğer kalemlerin davacı tarafa ödeneceğini, eldeki raporda ödeme tarihindeki verilere göre müvekkili şirketin ödediği ve ödemesi gereken tutarın belirlenmediğini ve arada fahiş bir fark olup olmadığının tespit edilmeksizin doğrudan güncelleme yapıldığını, ödeme tarihi verilerine göre müvekkili şirketin ödediği tutar ile bilirkişinin hesapladığı tutar arasında fahiş bir fark olmadığının görüleceğini, ödeme tarihi itibariyle davacının zararının giderilip giderilmediğinin denetlenmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin davacının zararının tamamını giderdiğinden bakiye alacağın bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ödeme tarihi itibariyle bakiye alacak bulunup bulunmadığına ilişkin denetimin sağlanması yönünden yeniden hesap raporu alınmasını talep ettiklerini, uyuşmazlık konusu olayda maddi tazminat hesaplamalarının 1,8 teknik faiz formülasyonu ve TRH 2010 yaşam tablosu çerçevesinde yapılması gerektiğini, itiraza konu raporda %10 artırım %10 iskonto ve TRH tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, gerekçeli kararın usulüne uygun olmadığını, yargılama sırasında belirtilen itirazların hiçbirinin gerekçeli kararda irdelenmediğini, tartışılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Müteveffanın ölümüne sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın ruhsat kaydına göre hususi kullanımda olduğu anlaşıldığından mahkemesince hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanması yerinde görüldüğünden davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. H.D'nin 2022/6752 E-2023/1960 K; 2022/9596E-2022/16018K; 2021/16589E- 2022/13345K sayılı kararları)
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Dava açılmadan evvel davalı sigorta şirketi tarafından davacılar vekiline 30.12.2012 tarihinde davacı ... için 11.827,90 TL, davacı ... için 8.232,62 TL olmak üzere toplam 20.060,52TL ödemenin yapıldığı ve dekontun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan 11.09.2021 tarihli ek hesap raporunun incelenmesinde, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin, ödeme tarihi olan 2012 yılı verileri dikkate alınarak, zararı karşılayıp karşılamadığının tespiti amacıyla hesaplamanın yapıldığı ve rapora göre yapılan ödemelerin, ödeme tarihi itibariyle davacıların zararını karşılamadığının tespit edildiği görülmekle bu yönde yeniden rapor alınmasına yer olmadığına karar verilerek davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Hesap raporunda davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline davadan önce yapılan ödemenin, hesap tarihi itibariyle güncellenerek, hesaplanan tazminat miktarından düşülmesinin ardından bakiye zararın tespit edilmesinin yerinde olduğu ve davacının hesap tarihi itibariyle bakiye zararının bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Mahkemenin karar tarihinden önce 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk Dairesi vermiş olduğu 2019/2861 esas ve 2021/2725 karar sayılı 15/03/2021 günlü kararında ve yine 2021/2772 esas 2021/3174 Karar sayılı 23/03/2021 günlü kararında yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 17/06/2021 gün ve 2021/9757 esas ve 2021/3262 karar sayılı kararlarında ve yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3173 Esas ve 2944 Karar numaralı 14/06/2021 günlü kararlarında davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince alınan 11.09.2021 tarihli hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu hesaplama yöntemi kullanıldığı ve 1,8 teknik faiz uygulanmadan prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacı ... 'nin zararının 248.701,22TL olarak, davacı ... 'un zararının 159.695,60TL olarak belirlendiği, ancak daha önce alınan 25.03.2021 tarihli rapora davacı tarafça itiraz edilmediği gerekçesiyle PMF yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama neticesinde belirlenen daha düşük tazminat miktarlarına hükmolunduğu anlaşılmakla, istinaf yoluna başvuran tarafın sıfatı dikkate alınarak aleyhe hüküm kurulamayacağından PMF yaşam tablosuna göre yapılan hesaplama neticesinde belirlenen daha düşük tazminat miktarlarına hükmolunmuş olması yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Mahkemece yazılan gerekçeli kararda kamu düzenine aykırı bir hususa rastlanılmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 18.944,29 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 4.838,53 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 14.105,76 TL TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 346,90TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.11.06.2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25