Adana BAM 3. HD 2022/1977 E. 2024/1433 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1977
2024/1433
6 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1977 - 2024/1433
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1977
KARAR NO : 2024/1433
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06.06.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06.06.2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.04.2020 günü, saat 13:00 sıralarında, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile valilik istikametinden, mücahitler caddesini takiben, güney kıyıboyu caddesi kavşağına geldiğinde, kendisine hitap eden kırmızı ışığı dikkate almadan geliş hızıyla kavşaktan geçiş yaptığı esnada aracının sol ön van kısımları ile; güney kıyıboyu caddesini takiben kavşağa gelen ve kendisine hitap eden yeşil ışıkta kavşaktan geçmek isteyen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımları ile çarpması, çarpmanın etkisi ile ... plakalı otomobilin savrularak ve kendi ekseninde dönerek sağ arka kısımları ile, ... plakalı aracın sol orta yan kısımlarına çarpması ile neticelenen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini bu kaza nedeni ile ... plaka sayılı araçta meydana gelen 200 TL (100 TL değer kaybı, 100 TL kazanç kaybı) değer kaybının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 02.03.2022 dilekçesi ile dava değerini değer kaybı alacağını 5.450,00 TL'ye, mahrum kalınan kazanç kaybını ise 6.510,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar huzurdaki dava ... adına da açılmış ise de, kendisi aracın sahibi ya da işleteni olmadığından, aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu yaşanan kazada, müvekkili tarafından kullanılan aracın sol ön tarafına, davacı taraf aracının ön tarafıyla çarptığını, kaza tarihinde davacının ticari taksi olarak kullandığı araç yaklaşık 200.000 kilometre yol yaptığını, bu kilometrede bir aracın zaten piyasada yeterince değer kaybetmiş olduğunu, ayrıca herkes tarafından bilindiği üzere herhangi bir aracın, ticari taksi olarak kullanıldığında otomatik olarak çok ciddi biçimde, yaklaşık %40 50 oranında baştan değer kaybetmiş olduğunu, tüm bunların yanında yaşanan kazanın ardından aracın ilgili ilgisiz pek çok parçası fahiş fiyata değiştirilmiş ya da tamir edildiğini, yapılacak değerlendirmede bu hususun da nazara alınması gerektiğini ve dava dilekçesinde, araçtan yaklaşık 3 ay mahrum kalındığı iddia edilmiştir. Basit bir trafik kazasının ardından herhangi bir aracın 3 ay tamirde kalması elbette ki hayatın olağan akışına aykırı olduğunu da beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... nolu 17.01.2020-17.01.2021 vadeli zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı bulunmadığını, maddi zararların azami poliçe teminatının araç başına 41.000,00 TL olmakla birlikte müvekkili şirket tarafından davaya konu kazaya ilişkin ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacı ... 'e 03.07.2020 tarihinde yapılan araç hasarına yönelik 20.000,00 TL ödemenin tenziliyle birlikte poliçeden kaynaklı bakiye teminat limitlerinin 21.000,00 TL olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile, değer kaybına yönelik 5.540,00 TL' maddi tazminatın her üç davalıdan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu bedele davalı ... Sİgorta AŞ yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan 28/10/2020 gününden, diger davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 01/04/2020 gününden itibaren yasal faiz uygulanmasına, ikame araç bedeli olarak 6.510,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... den kaza tarihi olan 01/04/2020 gününden itibaren yasal faiz ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılar ... ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; resmi kayıtlarda ... plaklı aracın müvekkili ... adına kayıtlı ise de, aracın fiili ve gerçek sahibinin ... olduğunu, bahse konu aracın hiçbir zaman ...'e ait olmadığını, araç alınırken tüm ödemelerin ... tarafından yapılmış yalnızca ... adına aracın tescilinin gerçekleşmiş olduğunu, dilekçesinde bildirdiği Yargıtay Genel Kurulu kararı gereğince işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerindeki eylemli egemenliğe bakılması gerektiğini ve somut olayda aracın fiili egemenliğinin ...'de olduğunu, dava konusu kazanında aracı kendi kullandığı esnada olduğunu ve dolayısıyla aracın hem işleteni hem de kullananın ... olduğunu bu nedenlerle müvekkili ... yönünden husumet nedeniyle kararın kaldırılmasının gerektiğini, davacıya ait aracın 200.000 km.'de hasarlı bir ticari taksi olduğunu, kök raporda oluşmayacağı belirtilen ancak ek raporda nasıl olduysa hesaplanan araç değer kaybının kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişinin kök raporu ile ek raporunun çeliştiğini, sadece fotoğraflara dayalı olarak tespit edilen araç onarım süresinin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, taksi şoförlerinin yıllık gelir vergi beyanname yükümlülükleri olduğunu, davacının kazancına ilişkin ulaşılabilecek resmi kayıtların mevcut olduğunu ancak bilirkişinin net kazanç yönünden tamamen varsayımsal olarak sonuca ulaşmaya çalışmakta olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat (trafik kazasından kaynaklanan) davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili istinaf etmiştir.
Davalılar vekilinin, davalı ...'in aracın işleteni olmadığına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
Aynı maddenin 5. fıkrasında ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü yer almaktadır. buna göre aracın işleteni araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zararda müşterek müteselsil oranda sorumludur. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ... %100 oranda kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... de yine dosya içerisinde bulunan trafik tescil kaydına göre ... plaka sayılı aracın işleteni olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple işleten konumunda olan davalı ... KTK 85/1 maddesi gereğince sürücü ... ile müşterek müteselsil sorumlu olduğu anlaşıldığından davalının kendisinin kusuru bulunmadığı yönündeki itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalılar vekilinin araçta oluşan değer kaybı hesabına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacının aracının değer kaybı Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E.2020 740 K. 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında verilen Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 2016/14600 E. 2019/6626 K. sayılı “… Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Hükme esas alınan raporlarda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” içtihatına uygun olarak piyasa değerine ilişkin yetkili bayi, galericiler ve internet 2.el araç satış sitelerinde yapılan araştırmalar sonrasında, aracın, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler dikkate alınarak belirlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; karara dayanak yapılan 31.01.2022 tarihli değer kaybı bilirkişi raporunun içeriğinden de anlaşılacağı üzeri; başvuranın aracının hasarsız haldeki ikinci el piyasa değeri ile aracın onarımından sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark nedeni ile araçta oluşan değer kaybının 5.450,00 TL olduğu belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin, başvuruna ait aracın değer kaybını, aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler göz önüne alınarak hesaplamış olması, usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygundur. Bu şekilde hükme esas bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan davalılar vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin aracın onarım süresinin hatalı hesaplanması nedeni ile mahrum kalınan kazanç kaybına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, aracın ticari olması nedeniyle, davacının aracının onarımı sırasında yerine kiralık ticari bir araç bulmasının zor ve rantabl olmayacağı, bu nedenle dosya konusu olay nedeniyle, çalışamadığı günlerdeki kazanç kaybının tespil edilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Aracın tamir gördüğü ... Kaporta isimli olu boya kaporta atölyesinden istenen ve dosyaya gelen 01/1 1/2021 tarihli yazıda; davaya konu olan otomobilin işyerine 01.04.2020 tarihinde girmiş olduğunu ve onarılarak 01.07.2020 tarihinde çıkmış olduğu belirtileniştir. Yine dosyaya ... Sigorta A.Ş. firmasının 01.06.2020 tarihli ve ... numaralı rapor içel ... sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanan ölo mecburi mali mesuliyet ekspertiz raporuna göre, ... plakalı. 2015 model, ... marka, ... tipi otomobildeki hasar ile ilgili olarak sigorta eksperi aşağıdaki gibi bir not düşmüştür. Hasarlı olarak tespit edilen yedek parçalar ve işçilik rakamları konusuuda KDV hariç 20.000,00 TL hasar tutarı üzerinden mutabık kalınarak ekspertize son verilmiştir.
Bilirkişi tarafından, araçta oluşan davalı sigorta şirketi tarafından hasarı tanımlayan exper raporu ve fiyatlandırması ve fotoğraflar ışığında onarımın; 30 takvim günü sürebileceği kanaati hasıl olması yerinde görülmekle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Öte yandan, 2020 yılı taksimetre açılış ücretinin 3,00 TL olduğu, her kilometre için ise 3,00 TL tahsil edildiği, ... ilindeki en kısa mesafenin 5 km, en uzak güncel iş mesafesinin ... olduğu ve 28 km olduğu, davaya konu olan aracın günde 10 kez müşteri alabildiği, günlük ortalama katediş: (5 km * 28 km) / 2 — 16,5 km, Sefer sayısı ortalaması : 10 ad/gün, tahsil edilebilecek brüt tutar: 10 x (3 TL * (16,5 TL x 3)) - 525,00 TL/GÜN olarak bulunmaktadır.
Bulunan bu brüt tutarın gün/ay bazında değişiklik gösterebileceği, ancak aracın çalıştığı ortamın çok dinamik olması nedeniyle iş gücünde çok büyük sapmalar olmayacağı, bu tutardan zorunlu giderler olarak ortalama 94 40 lık bir kısım düşüklüğünde, hayatın doğal akışına göre kaza tarihi itibarı ile ... ilindeki güntük genel net kazancın: 525,00 x 0,40 — 210,00 TL olabileceği kanaati ile aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan hasarların onarımı için gereken teknik sürede oluşacak kazanç kaybının 6.510,00 TL hesaplanmasında yerinde görülmüştür.
Davalılar vekilinin aracın sigorta işlemlerinden kaynaklanan gecikme nedeni ile mahrum kalınan kazanç kaybına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Her ne kadar davalılar vekili, aracın sigorta işlemlerinden kaynaklanan 2 aylık gecikme nedeni ile mahrum kalınan kazanç kaybına yönelik istinaf başvurusunda bulunmuş iseler de, ilk derece mahkemesince bu konuda davalılar aleyhine hüküm kurmadığı dikkate alındığında, davalılar vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 823,13 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 205,75 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 617,38 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 06.06.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45