Adana BAM 3. HD 2022/1533 E. 2024/1420 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1533
2024/1420
4 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1533 - 2024/1420
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1533
KARAR NO : 2024/1420
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ....Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ..
VEKİLİ : Av.
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar
sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.08.2014 günü dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı motosikleti kullanan müvekkili ...'ın kazada yaralandığını, meydana gelen trafik kazasında dava dışı araç sürücüsü ...'un tamamen (%100) kusurlu durumda olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, davacı çalışmasını sürdürmüş ve aynı kazancı elde etmiş olsa bile, sakatlığı oranında zorlanacak olması nedeniyle ‘güç kaybı tazminatı’ adı altında tazminat isteme hakkının bulunduğunu, bu nedenle, yaşam süresinin sonuna kadar tazminatın hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiğini, kaza yapan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş şirketine trafik sigortalı olup, davalı sigorta şirketi tarafından davacı-müvekkilime 23.12.2016 tarihinde 8.336,42 TL ödenmiş ise de sigorta ödemesinin yetersiz olduğunu, davacının, 6100 sayılı HMK’nun 107. maddesine göre belirlenecek, bakiye zarar ve maddi tazminatının (geçici ve sürekli işgöremezlik), olay tarihindeki sigorta poliçe limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 23.12.2016 tarihinde 8.336,42 TL ödenmek suretiyle davacının zararının karşılandığını, davacının maluliyet oranının ATK tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, kusur durumunun heyet raporu ile tespit edilmesini talep ettiklerini, müterafik kusur durumunun tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; 25.03.2021 tarihli maluliyet raporunda maluliyet oluşmadığına ilişkin hususları kabul etmediklerini, maluliyet raporu ile müvekkilinin sakatlığının uyuşmadığını, mevcut raporun maddi gerçeği yansıtmadığını, ne ... Adli Tıp Kurumunda ne de ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde müvekkilinin fiziki olarak muayene edilmediğini, adli dosya ve tıbbi evraklar üzerinden raporların tanzim edildiğini, işbu sebeple müvekkilinin fiziki olarak muayene edilme taleplerinin olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (Bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının anlaşılması durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre) rapor alınması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, Mahkemesinde hükme esas alınan 31.08.2020 tarihli ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadan iyileştiğinden maluliyet tayinine mahal olmadığına dair raporun kaza tarihi olan 08.08.2014 tarihinde yürürlükte olan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine usulüne uygun şekilde düzenlendiği, mahkemece kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik çerçevesinde yetkili kuruldan rapor alındığı, söz konusu raporla davacının maluliyetinin araz bırakmadan iyileştiğinin tespit edildiği, raporun davacının son film ve grafileri ile tedavi belgeleri incelenmek sureti ile hazırlandığı, davacının bizzat muayene edilmemiş olmasının raporun usulüne uyğun düzenlenmediği anlamına gelmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının peşin olarak yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Taraflarca yapılan istinaf giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 04.06.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45