Adana BAM 3. HD 2022/1499 E. 2024/1369 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1499
2024/1369
28 Mayıs 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1499 - 2024/1369
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1499
KARAR NO : 2024/1369
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE :...
ÜYE : ...
KATİP :...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/05/2024
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/01/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/11/2015 tarihinde sürücü ... ... ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi oranda geçici ve kalıcı sakatlığa uğradığını, kazanın gerçekleşmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurunun bulunduğunu, kusurlu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, davalı şirkete müracaat sonucunda oluşturulan hasar dosyası marifetiyle yetersiz-kısmi bir ödeme ifa edildiğini, ifa edilen miktarın 06/02/2018 tarihinde 24.599,60 TL olduğunu, ödenen rakamın gerçek zararın çok altında olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL geçici ve 100,00 TL kalıcı işgöremezlikten ileri gelen 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren, aksi halde temerrüt, olanaklı değilse ödeme tarihinden, son tahlilde dava tarihinden başlayarak işleyecek ticari faiziyle veya yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirket tarafından söz konusu kaza sonucunda malul kalan davacının yapmış olduğu başvuru neticesinde hasar dosyası açılarak dosyanın aktüere gönderilmiş ve ödenmesi lazım gelen tazminat miktarının hesaplandığını, davacı tarafa 06/02/2018 tarihinde 24.559,60 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, aktüer tarafından yapılan hesaplamanın, somut durum ve hukuka uygun olup, müvekkil şirketin iş bu talep için bakiye bir sorumluluğunun kalmadığını müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme ile zararı karşılanan davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece ödeme zararı karşıladığından davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; 04.01.2018 tarih ve ... sayılı ... Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği Dr. ... ... ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen engelli sağlık kurulu raporunda, müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %9 olduğu değerlendirilmesinin yapıldığını, müvekkilinin %9 oranında sakatlığa duçar olması neticesinde yerel mahkemece davanın reddi kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu talepleri doğrultusunda müvekkiline yapılan kalıcı iş göremezlik maddi tazminatı ödemesinin müvekkilinin geçici iş göremezlik maddi tazminatı ile mahsup edilmesinin mümkün olmayıp, olası fazla ödemenin varlığı hususunun olsa olsa ayrı bir dava konusunu oluşturacağını, bu nedenle davada talep ettikleri geçici iş göremezlik maddi tazminatı taleplerini bedel arttırımı dilekçeleri ile arttırmış olduklarını beyan ederek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden alınacak rapora göre belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacının yaralanmasına neden olan kaza 23.11.2015 tarihinde meydana gelmiş olup buna göre davacının maluliyet raporunun 01/06/2015 gününde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarında belirtilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınması gerektiği, hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun düzenlediği 26.06.2020 tarihli raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlendiği ve davacı tarafça davacının %9 oranında maluliyetinin bulunduğunu belirten ... Devlet hastanesi tarafından düzenlenen 04.01.2018 tarihli rapor ile ATK raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla alınan ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 08.07.2021 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının belirtildiği anlaşıldığından davacı vekilinin müvekkilinin maluliyet oranının daha fazla olduğuna yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin ...-... E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği anlaşılmaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/6271 E-2020/8104 K sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Davalı sigorta şirketi tarafından davanın açılmasından evvel davacı tarafa 06.02.2018 tarihinde yapılan 24.599,60 TL miktarındaki ödeme içerisinde geçiçi iş göremezlik tazminatının da bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine zararının ödenmesi için başvuruda bulunulduğu, davacının zararının ödenmesini talep etmekle artık başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu, davalı sigorta şirketince bir miktar ödemenin yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye dair düzenlenen 30.01.2018 tarihli ibraname başlıklı ve davacı vekilinin imzasını taşıyan belge içeriğinde "daimi sakatlığa maruz kalınması nedeniyle tespit olunan tazminat bedelinin alındığının kabul edildiği" görülmektedir. Bu nedenle davadan önce yapılan ödemenin kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunun açık olmakla, davadan önce yapılan başvuruya ve bu hususta dava açılmış olmasına rağmen halen geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılmamış olduğu değerlendirilerek, Yerel Mahkemece alınan ve davacının 3 hafta olacak şekilde geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı 13.10.2021 tarihli hesap raporunda belirtilen 2.649,32 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunması gerektiği halde, davadan önce yapılan ödemenin zararı fazlasıyla karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle hesap raporunda belirtilen geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davanın kabulüne, sair talepler yönünden davanın reddine karar verilmek suretiyle bu yönde yeniden hüküm kurulmak üzere HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/01/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile,
2.649,32 TL geçici iş göremezlik tazminatının 06.02.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
- a. )Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplamda 95,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 332,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 27.01.2022 günlü karar ile davacıdan tahsiline karar verilen 44,80 TL harcın davacıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harç tahsil edilmiş ise karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde harcın davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan toplam 131,10 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gönderim, ATK ve bilirkişi ücretleri toplamı 3.548,70 TL yargılama giderinden davanın kabul . red oranına göre hesaplanan 3.299,58 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacının üzerinde bırakılmasına,
-
HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.649,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
İstinaf giderleri açısından;
- Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davacı tarafından yapılan 78,60 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi. 28.05.2024
Başkan Üye Üye Katip
(Karşı oy)
KARŞI OY ŞERHİ
Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından her ne kadar davacının istinaf başvurusunun kabulü ile reddolunan geçici iş göremezlik zararı bakımından istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak geçici iş göremezlik zararının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulmuş ise de ilk olarak bilindiği üzere KTK 97. maddesi gereğince davacının davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe kapsamında zararının tazmini amacıyla dava açılmadan önce yazılı olarak sigorta şirketine başvurusu zorunludur. Söz konusu başvuru yapılmadan doğrudan doğruya dava açılmış olması halinde söz konusu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyaya baktığımızda davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine işbu dava açılmadan önce yazılı olarak başvuru yapılmıştır. Söz konusu başvuru incelendiğinde ise davacının poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinden sadece kalıcı iş göremezlik zararı talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacının davadan önce geçici iş göremezlik yada bakıcı gideri zararına ilişkin herhangi bir yazılı başvurusu bulunmamaktadır. Bu yönüyle davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin talepleri bakımından davadan önce usulüne uygun bir şekilde yazılı bir başvurusu bulunmadığından bu talepler bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle sayın çoğunluğun geçici iş göremezlik zararının kabulüne ilişkin kararına katılmamaktayım, kaldı ki davacı işbu dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapmış olduğu başvurusunda yukarıda değinildiği gibi sadece kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin talepte bulunmuştur. Bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 24.599,60 TL tazminat ödenmiş olup, bu tazminat karşılığında davacı davalı sigorta şirketini tümüyle ibra etmiştir. Eldeki dosyada davacının kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre işbu kazadan kaynaklı kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yersiz olduğu ve hatta söz konusu ödemenin geçici iş göremezlik zararını tümüyle karşılamış olduğu görüldüğünden bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi gerektiği halde dairemizin sayın çoğunluğu tarafından kabulüne ilişkin görüşe katılmadığından karara bu yönüyle karşı oy kullanmaktayım.
...
Başkan
Karşı oy
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02