Adana BAM 3. HD 2022/1795 E. 2024/1249 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/1795
2024/1249
16 Mayıs 2024
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1795 - 2024/1249
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1795
KARAR NO : 2024/1249
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2020
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin 17/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/12/2014 günü motosikletin yolda bulunan çukura girmesi neticesinde kontrolünü kaybederek kaldırımda yaya vaziyette bulunan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta limitini aşmamak suretiyle kaza tarihinden aksi halde dava tarihinden başlayarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 08/11/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 2.816,26 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "14/12/2014 günü meydana gelen kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün asli, tam ve %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30/12/2019 tarih ve ... karar sayılı sağlık kurulu raporuna göre, davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet tayinine mahal olmadığını, iyileşme(geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, bu sürenin 1 ayında bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği bildirildiği, davacı tarafından geçici iş göremezlik talebinde bulunulmuş ise de davalı ...'nın sorumluluğu bulunmadığından geçici iş göremezlik yönünden talebinin reddinin gerektiği, ayrıca davacının sürekli maluliyeti olmadığından sürekli iş göremezlikten doğan zararının da bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin halen başkalarının yardımı ile günlük faaliyetlerini yerine getirebildiğini, bu sebeple kalıcı maluliyetinin olmadığına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, davanın red ile sona ermesi müvekkilinin telafisi imkansız hak kaybına sebep olacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması sonucunda maluliyete uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, tarafların ekonomik ve sosyal durumları kolluk marifetiyle araştırılmış, ... CBS'nin ... sayılı soruşturma dosyası celp edilmiş, SGK'dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmış, davacıya ait tedavi belgeleri, .... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30/12/2019 tarihli, ... sayılı maluliyet raporu, 14/12/2014 tarihli kusur raporu, 30/03/2020 tarihli hesap raporu dosyaya kazandırılmış, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf itirazının ilk derece mahkemesince davacının kalıcı maluliyetin bulunmadığından talebin reddine yönelik kısmına ilişkin olduğu anlaşılmakla; inceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek bu doğrultuda yapılmıştır.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilimdalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre;
a)11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
b)11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,
c) 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise bu yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması ),
d) 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu
e) 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi olan 14/12/2014 tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş rapora göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Dosya içinde mevcut ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş 30/12/2019 tarihli , ... sayılı maluliyet raporuna göre; davacının 14/12/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu rapor davacının mahkemece celp edilen tedavilerine ilişkin bilgi ve belgeler incelenip değerlendirilmek suretiyle tanzim edilmiş olup, hükme esas alınarak davacının sürekli maluliyete dayalı talebinin reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazına itibar edilmemiştir.
İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, istinaf sebepleriyle bağlı kalınarak yapılan incelemeye (istinaf itirazının kalıcı maluliyete ilişkin olduğu görülmekle), hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesinde nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19