SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/1725 E. 2024/1153 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1725

Karar No

2024/1153

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1725 - 2024/1153

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1725

KARAR NO : 2024/1153

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/03/2022

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAH. ... ESAS SAYILI DOSYADA

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ : 09/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; 08.09.2014 tarihinde ... Mahallesinde bulunan ...'ya ait narenciye bahçesinde limon toplarken yağmur yağmaya başladığını, yağmur yağmaya başlaması üzerine ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracını çamura saplanmaması için ileriye doğru almaya çalıştığı esnada elim kazanın meydana geldiğini ve davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 2.000.00 TL maluliyet sebebi ile maddi tazminatı ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 08/09/2014 tarihinde ... sayılı aracın karışmış olduğu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığı ve hasara uğradığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar (...) sayılı dosyası ile birleştirilmesini; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici ve sürekli sakatlık maluliyet sebebi ile maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili 31.01.2022 tarihli dilekçesi ile birleşen ....Asliye Ticaret Mah. ... Esas dosyası yönünden; dava değerini 268.000,00TL sürekli tazminat ve 18.149,94 TL (birleştirilen dosya talebi olan 651,64 TL düşüldükten sonra) olmak üzere toplam 286.149,94 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan haksiz ve mesnetsiz davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince 12/07/2021 tarih, ... Esas -... Karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesinin görevsizliğine ve görevli mahkemenin ... İş Mahkemesi olduğu yönünde karar verildiği ve kararın davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine Dairemizin 20.04.2021 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya aynı mahkemenin ... sayılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "08.09.2014 tarihinde ... plakalı aracın limon bahçesinde çamura saplandığı, ileri geri manevra sırasında kamyon kasası üzerindeki limon kasalarının davacı üzerine düştüğü ve davacının yaralandığı, meydana gelen kazada ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ATK tarafından 07.10.2019 tarihinde sunulan maluliyet raporunun davanın taraflarla ilgisi olmadığı, ancak aktüer bilirkişi tarafından bu maluliyet raporuna göre sunulan 14.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda 651,84 TL geçici iş göremezlik hesaplandığı, davacı vekilinin 27.02.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporuna göre davasını ıslah ettiği, sunulan maluliyet raporunun taraflarla ilgisinin olmadığı anlaşılmakla yeniden alınan 08.07.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %66 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve 18 aya kadar iyileşme süresinin uzayabileceğinin bildirildiği, bu rapora göre alınan 23.10.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının 264.812,54 TL kalıcı maluliyet, 18.801,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı, davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından geçici ve sürekli sakatlık nedeniyle birleştirme talepli olarak dava açıldığı, dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştiği, birleşen dosya yönünden bilirkişinin sunduğu ek raporda; TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının 368.692,00-TL kalıcı maluliyet, 18.801,78-TL geçici iş göremezlik için tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı, davacı vekili tarafından 31.01.2020 tarihinde birleşen dosya yönünden poliçe limiti dahilinde olmak üzere 18.801,78-TL geçici iş göremezlik ve 368.692,00-TL kalıcı maluliyet için ıslah talebinde bulunduğu, davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, sigortalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğu" gerekçeleriyle davanın kabulü ile asıl dava yönünden; 2.000,00 TL kalıcı maluliyet tazminatının dava tarihi olan 13.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 651,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 13.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden; 266.000,00 TL kalıcı maluliyet tazminatının 13.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 18.150,14 TL geçici iş göremezlik tazminatının 13.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkile sigorta şirketine yapılmış başvurusunun bulunmadığını, davacının başvuru sırasında sunması gereken evrakları sunmadığını, zarar gören hak sahiplerinin ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklarını, davacının dava şartı olan zorunlu başvuruyu usulüne uygun olarak yapmadığından mevcut geçeli bir başvuru olmadığını, usulüne uygun bir başvuru yapılmaması, dava açılmasına sebep olduğundan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ZMSS sigortasından yararlanabilmenin bir şartının da kazanın karayolunda gerçekleşmesi gerektiğini, meydana gelen olayın salt iş kazası niteliğinde olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplamanın yanlış teknik kullanılarak yapıldığını, bu nedenle söz konusu bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, doğru teknik kullanılarak yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, usuli kazanılmış haklarının saklı tutulması, asgari ücret farkının rapora yansıtılmaması ve kök raporda hesaplanan tutardan daha fazlasına hükmedilmemesi gerektiğini, davacı tarafın da daha evvel alınan kök rapora itiraz etmediğini, bu nedenle önceki raporda belirlenen tazminat miktarından fazlaya hükmedilemeyeceğini, iddia, savunma ve delilleri belirtilmeksizin ve değerlendirilmeksizin, tartışılmadan hüküm verildiğini, yargılama sırasında belirttikleri itirazlarının hiçbirinin gerekçeli kararda tartışılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakı, davacıya ait ustalık belgesi, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya celp edilmiş, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, makine mühendisi bilirkişiden 28.09.2015 tarihli rapor, ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesine ait 07.10.2019 ve 08.07.2020 tarihli raporları, hesap bilirkişisinden 14.02.2020 tarihli kök, 23.10.2020 ve 27.10.2021 tarihli ek raporlar alınmış, giderek davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı vekili istinaf etmiştir.

İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davalı vekilinin dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığına ve yargılama giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığına ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Asıl dosya bakımından dava tarihi 13/05/2015'dir. Dava açmadan önce zorunlu başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı Kanunun 97.maddesindeki değişiklik 14/04/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Asıl dava bakımından dava açmadan önce zorunlu başvuru şartı bulunmamaktadır. Birleşen dosya olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava tarihi 28/06/2021'dir. Davacı dava açmadan önce gerekli belgeler ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi ... Esasına kayıtlı dosyadaki belgelerle davalı sigorta şirketine başvuru yapmış olup, keza birleşen davayı açmadan dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa da başvurmuştur. Buna göre davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığına ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin kazanın Karayolunda meydana gelmediğine ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

İlk derece mahkemesince celp edilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma - ... Karar sayılı dosyasında kolluk tarafından tutulan 08/09/2014 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı ve eki kroki incelendiğinde kazanın meydana geldiği yerin ... ... Köyü yolunun bitişiğinde olduğu, kazanın meydana geldiği yerin yola bağlantısının bulunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Davalı vekili TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak 1.8 teknik faiz uygulanmak suretiyle zararın belirlenmesi gerektiğini itirazen ileri sürmektedir. İlk derece Mahkemesi kararında hükme esas alınan 27/10/2021 tarihli hesap raporunda TRH 2010 mortalite ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuştur.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan; “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı)

Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin peşin sermaye değerinin tenzil edilmemesine ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

İlk derece mahkemesince davacı ... 'in 08/09/2014 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle kendisine herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı Sosyal Güvenlik Kurumuna sorulmuş olup, SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01/06/2015 tarihli, ... sayılı yazısına göre kurum tarafından davacıya bir ödeme yapılmadığı belirtilmekle; davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları da reddedilmiştir.

Davalı vekilinin usulü müktesep hakların ihlal edildiğine ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

İlk derece mahkemesince davacının 08/09/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda ATK'dan rapor alınmış olup, ATK İhtisas Kurulunun 30/09/2019 tarihli, ... sayılı raporunun davacıyla ilgisi bulunmadığının tartışma dışı olduğu, buna göre yine aynı kurumdan davacı hakkında maluliyet raporunun düzenlenmesinin talep edildiği, ATK İhtisas Kurulunun 08/07/2020 tarihli, ... sayılı raporu ile kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik kapsamında davacının maluliyetinin belirlendiği, 23/10/2020 tarihli hesap bilirkişisi ek raporunun davacı vekiline tebliğ edilmediği, akabinde hesap bilirkişisinden 27/10/2021 tarihli raporun alındığı, giderek usule dair müktesep hakkın ihlal edilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.

Mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde; kararın iddia, savunma ve itirazlar çerçevesinde gerekli deliller toplanarak deliller tartışılmak suretiyle hüküm verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.

İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 19.591,38 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan ‭4.898,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 14.692,68‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  3. Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.09/05/2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenTazminatözetiistinafAçılandereceadanamahkemesiZararnedenlerivekiliıslahkararınınvekilleriCismanikesinilerihükümSebebiylenumarasıdairesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim