SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 3. HD 2022/1659 E. 2024/1096 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1659

Karar No

2024/1096

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1659 - 2024/1096

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1659

KARAR NO : 2024/1096

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :...

ÜYE : ...

ÜYE :...

KATİP :...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/11/2020

NUMARASI : 2016/... Esas, 2020/... Karar

DAVACI : ...

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ...

Av....

DAVALILAR : 1- ...

VEKİLİ : Av. ...

: 2- ... TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ -

VEKİLİ : Av....

: 3-...

VEKİLİ : Av....

DAVA İHBAR OLUNAN : ... SİGORTA A.Ş

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Cismani Zarardan Kaynaklanan

KARAR TARİHİ :02/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :...

... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2020 tarih ve 2016/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/06/2014 tarihinde, davalı ...'in sürücüsü, davalı ...'in maliki ve davalı şirketin sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile, dava dışı ...'un sevk ve idaresinde olup davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, vücudunda kemik kırılması olduğunu, yüz ve kafa kısmında kalıcı sabit iz meydana geldiğini, tedavi sürecinde çalışamadığını ailesine ve kendisine bakamadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ve ceza yargılamasında belirlendiğini, davalı sürücünün taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, kaza sonucu oluşan kırıklar ile kafa ve yüzde sabit iz nedeniyle davacının büyük acı ve utanç duyduğunu kimsenin yüzüne bakamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 500,00 TL maddi tazminatın (davacı vekilinin 21/12/2017 tarihli duruşmada tedavi, yol ve bakıcı gideri talepleri olmadığı ancak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat talepleri olduğunu beyan ettiği görülmektedir.) davalı araç maliki ve sürücüsü yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı sigorta yönünden müracaat tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile müştereken ve mütesesilen; 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç maliki ve sürücüsünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

... ... Asliye Hukuk Mahkemesi 05.11.2015 tarih ... esas ... karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek .../... Esasına kaydedilmiştir.

ISLAH: Davacı vekili 29.10.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik talebi yönünden 2.406,60 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP: Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin yolu kontrol ederek ve araç trafiğinin olmadığına emin olduktan sonra sola dönüş manevrasına başladığını, ancak davacının hız limitinin üzerinde sürdüğü aracı ile hızla gelerek müvekkilinin kullandığı araca çarptığını, ceza yargılamasında alınan kusur raporunun hukuk mahkemesini bağlamayacağını, yargılama sürecinde gerçek kusur tespitinin yapılacağını, davacının oluştuğunu ileri sürdüğü maluliyetinde illiyet bağının tamamının müvekkiline yükletilemeyeceğini, davacının emniyet kemeri gibi koruyucu ekipman kullanmamasının meydana gelen zararı artırdığını, bu durumun ortak illiyet olduğunu, davacının maluliyetine ilişkin iddiasının doğru olmadığını kısa süre içerisinde sağlığına kavuştuğunu, maddi ve manevi zararın oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalılardan ... Türk Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan dönemde müvekkili nezdinde KYZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, trafik sigortacısının, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan poliçedeki azami limitler ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminattan sorumlu tutulabileceğini, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının ve davacının kaza sebebi ile meydana gelmiş maluliyet oranının ATK tarafından, hesaplamanın ise asgari ücret esas alınarak uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığı ve başkaca müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının hatır için taşındığını ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödeneği gibi peşin sermaye değerli gelir bağlanması gibi bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, ödeme var ise tazminattan mahsubu gerektiğini, temerrüdün başvuru tarihinden 8 gün sonra gerçekleşebileceğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza yargılaması neticesinin ve alınan kusur raporlarının hukuk mahkemesini bağlamayacağını, davacının ileri sürdüğü iddiaları ispatlaması gerektiğini, manevi zararına ilişkin davacının somut deliller sunmadığını, soyut yorum ve değerlendirmeler içerdiğini, davacı iddialarını kesinlikle kabul etmediğini, kaldı ki kazada herhangi bir kusuru mevcut olduğu düşünülse dahi aracın kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ne ve diğer aracın ... Türk Sigorta A.Ş.'ne kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, zararın bu sigortalar tarafından karşılanacağını bu nedenle davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "14.06.2014 tarihinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile davalı sürücü ... 'un kullandığı ... plaka sayılı çekicinin kaza yapması sonucu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulundan alınan 29.01.2020 tarih ... esas sayılı raporda özetle; "... kızı, ... doğumlu ... 'ın 14/06/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, her ne kadar olay tarihi 14.06.2014 ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor düzenlenmesi istenilmiş ise de, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60'ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğine dair rapor düzenlendiği, mahkememizce hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulunun 20.08.2020 tarih 3787 sayılı raporuna göre Çekici sürücüsü ... Kabasoy'un % 100 oranında kusurlu olduğu, kamyonet sürücüsü ...'un kusursuz olduğu, bu sebeple kazada yaralanan ve geçici işgöremezlik kaybı bulunan davacının maddi zararlarının oluştuğu ve geçici işgöremezlik tazminatına hak kazandığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut aktüer bilirkişi raporu karar vermeye elverişli görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Bu sebeple Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.ve 89.maddesi gereği kusurlu aracın sigorta şirketi, işleteni ve sürücüsü tazminattan sorumlu tutulmuş ve davacının davalı ... Türk Sigorta A.Ş , ... ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 2.406,60 TL geçici işgöremezlik tazminatının davalı ... Türk Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 16/01/2015 tarihinden itibaren, (sigortaya başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü geçmekle temerrüde düştüğü kabul edilerek) diğer davalılar ... ve ... yönünden ise olay tarihi olan 14/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alınan maluliyet raporu uyarınca davacının sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı belirlendiğinden sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı içinde yolcu olarak bulunduğu aracın sigorta şirketine karşı dava açmayarak kaza yapan karşı aracın sigorta şirketine, sürücüsüne ve işletenine dava açtığından hatır taşıması gerçekleşmeyerek tazminatta hatır taşıması indirimi yapılmamıştır.

Manevi Tazminat açısından; BK56. Maddesinde ''Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliğini göz önünde tuturak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının derecesi, tarafların kusur oranları , tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının içine düştüğü acı, elem ve ızdırap dikkate alınarak" 1-Davacının davalı ... Türk Sigorta A.Ş , ... ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 2.406,60 TL geçici işgöremezlik tazminatının davalı ... Türk Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 16/01/2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise olay tarihi olan 14/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine,

  1. Davacının ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı için 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek müvekkilinin dava konusu kaza sebebiyle ağır yara aldığını, yüzünde, dudağında, bileğinde ve kafasının farklı yerlerinde sabit iz kaldığını, kemik kırığının da meydana geldiğini, müvekkili lehine tayin ve takdir edilen manevi tazminat tutarının ortaya çıkan ve uğranılan zarar ile çekilen / çekilmekte olan üzüntüye kıyasla düşük olduğunu, dava dilekçesinde makul miktarda talep etmiş oldukları manevi tazminattan indirime gidilerek düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalardan ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; başlıca taleplerinin dava dosyasındaki delillerin ve özellikle savunmalarının dikkatlice incelenmesi gerektiğini, müvekkile atfı kabil bir kusur bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu yasal düzenlemelere aykırı biçimde uzmanlık dışı hal ve telifi cihetine gidilerek resen kusur belirlemesi ile düzenlenmiş olduğunu, ispat yükümlülüğünün davayı açan ve hukuki süreci başlatan olması nedeniyle davacıya ait olduğunu, davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının açmış olduğu davada haksız olması ve hukuki zeminden açıkça yoksun olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55, 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, tarafların ekonomik ve sosyal durumları kolluk marifetiyle araştırılmış, ... plaka sayılı aracın trafik kayıtları, tedavilere ilişkin belgeler ile hasar dosyası, ... ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı dosyası celp edilmiş, ... Üniversitesi ...Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının 20/07/2018 tarih ve .../... karar sayılı maluliyet raporu, ATK 2. İhtisas Kurulunun 29/01/2020 tarihli, ... sayılı maluliyet raporu, aktüerya bilirkişisinin 27/10/2018 tarihli raporu, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulunun 20.08.2020 tarih ... sayılı raporu alınmış, giderek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmü davacı vekili ve davalılardan ... vekili istinaf etmiştir.

İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

... ... Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2015 tarihli, .../... Esas - .../... Karar sayılı kararı ile işbu dosyanın davalılarından ...'in taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olması suçu sabit olmakla netice ceza olarak 4.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, mağdurun vücudunda kemik kırığı oluşması ve yüzünde sabit iz kalması nedeniyle cezada arttırım yapılmış, ceza mahkemesinin mahkumiyet hükmü Yargıtay ... Ceza Dairesinin 06/11/2018 tarihli, .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Mahkumiyete yönelik dosyada sanık asli kusurlu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince kusur bakımından ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 20/08/2020 tarihli kusur raporu da alınmış olup, işbu dosyanın davalısı ... %100 oranında kusurlu bulunmuştur. Öte yandan ceza mahkemesinin gerekçeli kararında da belirtildiği ve dosyamıza ibraz edilen fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere davacının yüzünde sabit eser bulunduğu tartışma dışıdır.

İnceleme sırasında UYAP ekranı uyarı vermekle, davalılardan ...'in 06/02/2023 tarihinde vefat ettiği görülmüştür.

Davacının açtığı dava ilk derece mahkemesinin 26/11/2020 tarihli, .../... Karar sayılı kararla kısmen kabul edilmiştir. Hüküm davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre davalı ... 'nın mahkemenin karar tarihinden sonra fakat istinaf inceleme tarihinden önce 06.02.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK´nın 55. maddesi uyarınca "taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir". Bu hüküm mirasçıların mal varlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Zira mirasçılara intikal etmeyen, tarafın ölümü ile konusuz kalan davalarda gerek bulunmamaktadır.

Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları gereği usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (HMK m.114/1-d). Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK.’nun 28/I maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.

Somut olayda, davalı ... 'nın ölümü ile taraf ehliyeti ortadan kalktığından taraf teşkili bozulmuştur. Bu durumda davalı ... 'nın mirasçılarından mirası reddetmeyen mirasçıların zorunlu dava arkadaşı olarak davaya devam etmesi gerekir.

Davalı ... kararın istinafından sonra vefat ettiğinden istinafa yönelik işlemlerin mirası reddetmeyen mirasçılar tarafından zorunlu dava arkadaşı olarak yapılması, başka bir deyişle tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Mahkemece yargılama aşamasında ölen davalının yasal mirasçılarının davadan haberdar edilmesi en yakın mirasçıların mirası red etmiş olması halinde terekeye temsilci atanması ve temsilcinin davaya katılımı sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden, istinaf başvurusunun kamu düzenine yönelik inceleme ile kabulü gerekmiştir.

Keza kısmen kabule göre de davacının yüzünde sabit eser olmasına ve trafik kazasında herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen lehine kısmen hükmedilen manevi tazminat oldukça yetersizdir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, davacı ve davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a. 6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2020 tarih ve 2016/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  2. Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. Davacı ve davalılardan ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

  4. Davacı ve davalılardan ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

  5. İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

  7. Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenZarardanözetiistinafKaynaklanandereceadanamahkemesinedenlerivekiliıslahkararınınvekillerikyzmmsCismanikesinilerihükümnumarasıdairesihukukcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim