Adana BAM 3. HD 2022/711 E. 2023/2373 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/711
2023/2373
12 Aralık 2023
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/711
KARAR NO : 2023/2373
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : xx/xx/2021
NUMARASI : 2018/... Esas, 2021/... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... -TC NO: ... -...
VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI : 1- ....- ...
VEKİLİ : Av. ... - ... UETS
DAVALILAR : 2- ... - TC NO:... - ...
3- ... - TC NO: ... ...
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ : 12/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2023
Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin xx/xx/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza sonunda ... plakalı aracın sevk ve idaresindeki bulunan müvekkili davacının ağır şekilde yaralandığını, söz konusu kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olup; aracın davalı .... tarafından ZMMS ile sigortalandığını, müvekkilin söz konusu kaza neticesinde vücut bütünlüğünün ihlali sonucu uğramış olduğu cismani zarar nedeni ile; tedavi ve bakım masrafları, ulaşım giderleri geçici iş görmezlik ve sürekli maluliyetten kaynaklanan maddi zararın, artırma hakkının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00 TL'lik kısmının kaza tarihinden başlamak üzere hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan mütereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı .... yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak kadı ile) yine müvekkilin söz konusu uğramış olduğu manevi zararı için; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden başlamak üzere hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından 22/04/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 219.339,48 TL arttırak toplam 259.339,48 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; söz konusu ... plakalı Volvo Marka otomobil cinsindeki aracın satım sözleşmesi kapsamında el değiştirmiş olmakla bu hali ile işleten sıfatının sona erdiğini, aracın satımına ilişkin diğer davalı ...'a devir ve tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi için Kars 1. Noterliğine xx/xx/2017 tarih ... yevmiye nolu vekaletname verdiğini, söz konusu ... plakalı aracın her ne kadar anılan tarih itibari ile devri gerçekleştirilmemiş ise de satım ile birlikte şahsının işleten olarak kabulü hukuka aykırı olduğunu, araçta kanunen teknik kusurun olmaması gibi durumlar bir kül olarak değerlendirildiğinde şahsının sorumlu tutulamayacağı açıklık kazandığı, bu nedenlerle dolayı haksız olarak açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirkete yapılmış olan başvurunun eksik belgeler ile yapılmış olması sebebi ile söz konusu başvurunun usulüne uygun olarak yapılmamış olması sebebi ile öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olup, söz konusu sorumluluğa kazaya karışan tarafların kusur dağılımlarına göre hükmedilebileceği, bu itibarla öncelikle kusur oranlarının tepsiti gerektiğini, maluliyet hesaplamasının 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esasları uyarınca ve herhalükarda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapora göre belirlenmesine, yapılacak hesaplamanın ZMMS Genel Şartları uyarınca TRH2010 hesaplama yöntemi kullanılarak yapılmasını, davanın açılmasında müvekkil şirketin kusuru bulunmaması nedeni ile davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, maddi tazminat davası yönünden; davanın kabulüyle, 259.339,48 TL maddi tazminatın davalı ...'den 30/12/2017 tarihinden diğer davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebi kısmen yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 09/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 asli kusurlu olduğunu ve davacıda kaza nedeni ile meydana gelen yaralanmadan kaynaklı olarak %16 vücut engellik olduğunu, davacının iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğini, davacının kendisini halen toparlayamadığını, davacının olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle gerek kazanın vuku bulmasıyla gerekse içinde bulunulan tüm tedavi süreci dolayısıyla müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın tazmin edilmesi yönünde hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... şirketi vekili; geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dahilinde olmadığını, davacının talebine ve hükme konu olan tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatının Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK'nın sorumluluğunda bulunduğunu, bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yöntemi kullanıldığını, hesaplamada teknik faiz kullanılmaması prograsif rant yönteminin kullanılmasının sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadıkları yönündeki istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Davalı vekili müvekkili kurumun geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı tazminatından sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de, 09/10/2020 günlü resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının zararının belirlenmesinde 01/06/2015 günlü ZMSS genel şartlarının dikkate alınamayacağı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle davacının tedavi sürecinde uğramış olduğu geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı ... şirketi tarafından davacının uğramış olduğu geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının karşılanması gerektiği anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla, buna dair istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 2019/6271E- 2020/8104 K sayılı 03/12/2020 günlü kararı)
Ancak, SGK, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderlerleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalının belgeli olmayan tedavi giderleri kapsamında kalan tedavi gideri yönünden belirlenen zararın teminat içinde olduğu ancak dosya içerisinde mevcut bulunan Başkent Hastanesi tarafınca düzenlenmiş olan toplam 125,00 TL'nin belgelenmiş ve faturalandırılmış olduğu anlaşıldığından mahkemece bu miktar yönünden talebin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde:
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, sigorta şirketi ise başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasında zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem / temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle ıslah edilen kısım dahil tazminata temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması yerinde görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davacının manevi tazminata yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede:
6098 TBK'nın 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda 09.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'in işleteni olduğu aracın, davacının kullandığı araç ile çarpışması neticesinde davacının yaralandığı, maluliyet oranının %16 olduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının 47 yaşında olup özel sektörde çalıştığı, davalı sürücünün asgari ücret ile çalışan işçi olduğu, davalı araç işleteninin asgari ücretle çalıştığı görülmüştür. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, daha yüksek miktarda manevi tazminata karar verilmesi ve 125,00 TL tedavi giderinin hükmedilen miktardan düşülerek; 21.967,48 TL geçici iş göremezlik, 233.092,00 TL sürekli işgücü kaybı, 3.555,00 TL bakıcı gideri, 600,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplamda 259.214,48 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
-Davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin xx/xx/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
- Maddi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile,
-21.967,48 TL geçici iş göremezlik, 233.092,00 TL sürekli işgücü kaybı, 3.555,00 TL bakıcı gideri, 600,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 259.214,48 TL maddi tazminatın davalı ...'den 30/12/2017 tarihinden, diğer davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
- Davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın KABULÜ ile,
- 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 09/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
- a. )Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 17.706,94 TL karar harcından, peşin alınan 307,40 TL ve ıslah ile alınan 749,16 TL olmak üzere toplam 1.056,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.650,38 TL harcın davalılardan müştereken veya müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b-)Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.415,50 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahlisi ile Hazineye gelir kaydına,
c-)İlk derece mahkemesince 07.10.2021 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Ç-)1- ilk derece mahkemesince hükmolunan harç tahsil edilmiş ise; maddi tazminat yönünden tahsiline karar verilen 16.658,91TL'nin dairemizce tahsiline karar verilen 16.650,38 TL'den mahsubu neticesinde fazla yatırılan kısmın istemi halinde yatırana iadesine
Ç-)2-Manevi tazminat miktarı yönünden tahsiline karar verilen 1024,65TL'nin ise dairemizce tahsiline karar verilen 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan kısmın davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 40.882,17 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-
Maddi tazminat yönünden davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 125,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
-
Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,
-
7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 11. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalı ... şirketinden tahsili ile Hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 307,40 TL peşin harç, 749,16 TL ıslah harcı ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.092,46 TL harcın tamamının davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 727,65 TL posta gideri, 1.000,00 bilirkişi ücreti, 562,00TL adli tıp muayene ücreti, 314,50 TL Trafik ihtisas ücreti olmak üzere toplam 2.604,15 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.603,10 TL'sinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
12-Davacı ve davalı ... şirketi vekillerinin tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
14-Davacı tarafından yapılan 125,15 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
15-Davalı ... şirketi tarafından yapılan 141,95 TL istinafa dosya gönderme ücretinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.12/12/2023
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38