Adana BAM 3. HD 2022/678 E. 2023/2298 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2022/678
2023/2298
30 Kasım 2023
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/678 - 2023/2298
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/678
KARAR NO : 2023/2298
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE :...
KATİP : ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ...'e -
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 30.11.2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30.11.2023
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/11/2017 günü Hatay İli İskenderun İlçesi ... Mahellesinde dava dışı ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ara sokakta hızlı ve tedbirsiz bir şekilde gelerek müvekkili ... ...'e çarpması neticesi meydana gelen kazada, müvekkilinin BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, bu yaralanma sonucu sonucu davalı ... Sigorta şirketine 21/03/2019 tarihinde idari başvuru yapıldığını ve müvekkiline 7.440,27 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin müvekkilinin zararının tamamını karşılamadığından davalı sigorta şirketine eksik ödenmiş tazminat için 20.06/2020 tarihinde yeniden başvuru yapıldığını ve bu başvurunun 22/06/2020 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini ancak davalı şirketin müvekkiline önceden ödeme yaptığından bahisle yeniden ödeme yapılmayacağını bildirdiğini, olaya ilişkin 2020/100708 numaralı arabuluculuk dosyasının açıldığını, yapılan görüşmeler sonucunda arabuluculuk faaliyetinin anlaşmama ile sonuçlandığını, kazanın ... plaka sayılı araç sürücüsünün ara sokakta hızlı, tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde ilerlemesi nedeniyle meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinde yaralanmalar ve kırıklar oluştuğunu, bu nedenle müvekkilinin maddi zararlarının telafisi için fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin red tarihi olan 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 15.08.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 733,30 TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden ise 5.799,40 TL'ye olmak üzere toplamda 6.532,70 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan
plakalı aracın müvekkili nezdinde kaza tarihi itibarıyla zorunlu trafik sigorta poliçesi
ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru, poliçe limitleri ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacının müvekkiline müracaatı üzerine
davacı tarafın %65 kusuru ve %2 maluliyet oranına istinaden 7.440,20 TL tazminat
ödendiğini ve bu şekilde davacıların zararının giderildiğini, aksi halde kusur ve maluliyet oranlarının belirlenerek ödeme tarihinde bilinen veriler ile
ödeme miktarının zararı karşılayıp karşılamadığının belirlenmesinin, ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması halinde ödeme miktarının güncellenmesi ile tazminattan indirilmesini gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ile tedavi
giderlerinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, tazminatın poliçe genel şartlarında
belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını, talep edilen faiz başlangıç tarihi ile
faiz türünün kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar
verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı ... ...’e valayeten ... ... ve ... ...’ün davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 5.799,40 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 01/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle sürekli engelli kalmış olduğunu, müvekkilinin maluliyet oranının tespiti amacıyla MKÜ Adli Tıp Kurumu Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'na gönderilmiş ise de bahse konu kurumun maluliyet raporu düzenleme yetkisi bulunmadığını, söz konusu ATK raporunun hukuka aykırı olduğunu, müvekkili hakkında İstanbul ATK' dan rapor aldırılması gerektiğini, trafik bilirkişi raporuna karşı itiraz ederek kusur oranları konusunda ATK Trafik İhtisas Dairesinden yeniden bilirkişi raporu aldırılması talep ettiklerini ancak bu taleplerinin kabul edilmediğini ve trafik bilirkişisinin hazırladığı rapora göre karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükme esas alınan kusur oranı ve kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Somut olayda, 18.11.2017 günü Saat 16:20 sıralarında dava dışı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı hususi otomobil ile ... mahallesi ... sokak istikametinden gelip ... sokağı takiben kanal istikametine seyir halinde iken ... sokak karşısındaki çıkmaz sokak ön kısmında yolun sağ tarafında bulunan ... Ekmek Fırını yan tarafında aracının sağ ön kısmı ile gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında yolun çizgi kısmına yakın ve yol üzerinde bulunan 27.06.2012 doğumlu yaşı küçük yaya ... ...”e çarpması neticesi yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mevcut verilere göre, 27.06.2012 doğumlu yaşı küçük yaya ... ... ile ... Mahallesinde bulunan ... sokak üzerinde bulunan ... Ekmek Fırını yan tarafında bulunan çıkmaz sokak ön kısmında aracın gidiş yönüne göre yolun sağ tarafında yolun çizgi kısmına yakın ve yol üzerinde bulunduğu 5 yaşlarındaki bir çocuğun trafik kurallarını algılayacak yaşta ve olgunlukta olmadığı trafiğe açık yolda tek başına bulunduğu esnada akan trafiği tehlikeye düşüreceği çocuğun bulunduğu nokta itibarı ile yolun karşı tarafına geçme gibi bir durum söz konusu ise Aile büyüklerinden yardım alarak yolun karşısına geçmesi gerektiği ve yol üzerinde bulunduğu esnada Anne/Babası gözetiminde bulunması gerekirken yol üzerinde tek başına bulunduğu, yaşı küçük çocuğun Trafik kurallarını algılayacak ve uygulayacak olgunlukta olmasa da 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmenliğinin 138/d maddesinde açıklandığı şekli ile Yayalar Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsız hareket etmeleri, ovnamaları veya bu verleri saygısızca kullanmaları yasaktır denilmektedir. Buna göre davacı küçüğün yaya kaldırımın bulunduğu alanda yol içerisinde bulunması nedeni ile %70 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı hususi otomobil ile ... Mahallesi ... sokak istikametinden ... sokağı takiben kanal istikametine seyir halinde iken ... sokak karşısındaki ... Ekmek Fırını an tarafında bulunan çıkmaz sokak kavşağına yaklaştığı esnada bulunduğu noktanın mahalle içerisi olduğu yaya ve araç hareketliğinin fazla olduğu, bu tür yollarda araç sevk ve idare ederken azami derece dikkatli olunması gerektiği, dava dışı sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı açıktır. Nitekim "Hukuk tehlike ve sorumlulukların arttığı her alanda bireylerden yüksek özen bekler". Bu nedenle motorlu araç sürücüleri hem kurallara uyma, hem de olası kazaları önleme noktasında yüksek özen göstermekle yükümlüdürler. Trafik kuralları sürücülere araçlarını zararlı sonuçları önleyecek derecede dikkatli, tedbirli ve ustalıkla sürmeleri görevini yüklemiştir gösterilecek özenin ölçüsü ise, hal ve şartlara göre sürücülere bırakılmıştır. Ancak araç sürücüsü ... ...'ın yeterince dikkatli olmadığı ve bu tür yerlerde araçlarını nasıl sevk ve idare edecekleri 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesinde açıklandığı şekli ile sürücüler araçların hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunluluğunu ihlal ettiğinden %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 19.02.2020 tarihli Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 18.11.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %2 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 210,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 30.11.2023
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54