Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/1917
2024/33
12 Eylül 2024
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1917 - 2024/33
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1917
KARAR NO : 2024/33
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2024
NUMARASI : ... D.İş ... D.İş
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2024
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2024 tarih ve ... D.İş Esas ... D.İş sayılı ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
İhtiyati tedbir tedbir talebinde bulunan 23/04/2022 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin "... Mahallesi ... Sokak No:1 .../..." adresinde künefeci olarak faaliyette bulunduğunu, müvekkilinin işletmecisi olduğu dükkandaki elektrik arzının 19.04.2024 tarihinde usulsüz ve yasaya aykırı olarak sonlandırıldığı için müvekkili mesleğini icra edememekte olduğunu ve bu durumda geri dönüşü ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğmakta olduğunu, nitekim müvekkiline ait iş yerinde birçok kişinin çalıştığını, bu şekilde faaliyetine devam edememesi durumunda işçilerinin de mağdur olduğunu, günümüzün ekonomik koşulları ve artan ihtiyaçlar gereği müvekkilinin mesleğini icra etmesi ve bu mesleğini yerine getirebilmesi için de dükkana ait elektrik arzının yeniden sağlanması gerektiğini, diğer taraftan elektriğin günümüzde temel ihtiyaçlardan olduğunu, dava konusu yerin işyeri olduğu, davalı kurum tarafından elektrik enerjisi verilmemesi halinde HMK'nın 389. maddesinde belirtilen "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin oluşacağını, böylece HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkilinin elektrik kullanımına ilişkin bir borcunun da bulunmadığını, müvekkilinin düzenli bir şekilde uzun zamandır elektrik borcunu ödemekte olduğunu ve borcunun bulunmadığını, müvekkilinin sayaca herhangi bir müdahalede bulunmadığını, kaçak tutanağının usulsüz şekilde düzenlendiğini, müvekkilinin şirketinin iş ve çalışma hürriyetinin ihlal edildiğinden usule ve yasaya aykırı bir şekilde elektriğin kesilmesi sonucu elektrikten yoksun kalan müvekkilinin dükkanına ivedilikle tedbiren elektrik arzının sağlanması yönündeki ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
İtiraz dilekçesinde özetle :
İhtiyati tedbir isteyenin talebi yönündeki hükmün, hukuken hatalı olduğunu, tedbir talep edenin iddialarını yaklaşık olarak ispat edemediğini, tedbir kararı gereğince enerji arzına devam edilmesinin kaçak elektrik kullanımının önünün açılmasına sebebiyet vereceğini, belirlenen teminat miktarının çok düşük olduğundan müvekkilinin mağduriyetine sebep olunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 24/04/2024 tarihli kararı:
Mahkemece"Dosya kapsamına göre taraflar arasında abonelik ilişkisinin mevcut olduğu, elektirik enerjisi sağlandığı, usulsüz şekilde işyerinin elektrik enerjisi kullandıklarını tespit edilerek bunlara dair tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. Davaya konu işyerinde davacının künefe dükkanı olduğunu, işinin tamamının elektriğe bağlı olduğunu, elektrik enerjisi verilmemesi halinde kişilerin hayatlarını devam ettirmeleri ve iş yerlerinin çalışması açısından telafisi imkansız zararlar meydana gelebilecektir. Bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olmakla, somut olayda HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
- İhtiyati tedbir talebinde bulunan vekilinin elektriğin açılması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddeleri gereğince, dava değeri olan 556.273,07-TL'nin %15 teminat karşılığı olan 83.440,96-TL teminat karşılığında KABULÜ ile;
Teminat mahkeme veznesine yatırıldığında;
Aboneliği ... San. Ve Dış Tic. Ltd. adına tanımlı ... tesisat numaralı ... Mah. ... Sok. No:1 .../... adresindeki abonelikte ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yapılan elektrik kesintisinin TEDBİREN DURDURULMASINA VE ELEKTRİĞİN BAĞLANMASINA, bu hususta teminat yatırıldığında ...'a müzekkere yazılmasına," karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 27/05/2024 tarihli ara kararı :
Mahkemece "Karşı tarafça tedbire itiraz edilmiş ise de, şu aşamada itirazın yerinde olmadığı, mevcut delil durumunda bir değişiklik olmadığı ve dolayısıyla mahkememiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmış, temiatın da dosya kapsamına göre takdir edildiğinden mahkememizce makul olduğu düşünülerek ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin itirazının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Karara karşı davalı vekilinin verdiği istinaf dilekçesinde özetle;Tedbir talep eden tarafından HMK 397/1'de yer alan şartlar yerine getirilmediğini,tedbir talep eden tarafından değişik iş dosyasına arabuluculuk başvurusunda bulunulduğuna yahut dava açıldığına dair kesin süresi içerisinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, ancak akabinde tedbir talep edenin ara karardan rücu talebi doğrultusunda 20.05.2024 tarihli tedbirin hükümsüz kaldığı kanaati ile itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karardan hukuka aykırı bir şekilde dönüldüğünü, bu durum açık bir şekilde hukuk kurallarının ihlal edildiği ve ilk derece mahkemesinin kendi vermiş olduğu kararı yine kendisinin denetlediği anlamına gelmekte olduğunu, istinaf kanun yoluna başvurulabilindiğinden ara karar olarak değil de geçici nihai karar olarak nitelendirilmesi gerekmekte olduğundan mahkemenin vermiş olduğu karardan rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, mahkemece yapılacak olan iş 20.05.2024 tarihli tedbirin hükümsüz kaldığı kanaati ile itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararına karşı ihtiyati tedbir talep edenin yapmış olduğu ara karardan rücu başvurusunun istinafa başvuru mahiyetinde olduğu kabul edilerek istinaf incelemesi yapılmak üzere Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine göndermek iken kararından dönerek yeniden tedbir kararı vermesinin isabetsiz olduğunu, tedbir talep eden taraf iddialarını yaklaşık olarak ispat edemediğini, istinaf başvurusunun esastan reddi ile enerji arzına devam olunur ise kaçak elektrik tüketimi gerçekleştiren davacının, kaçak elektrik kullanımına devam etmesinin önü açılmış olacağını,tedbir kararının devam etmesi, davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-c maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi hali olarak düzenlenmiş olan perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek kaçak elektrik tüketiminde bulunmasının tekrar önünü açmış olacağını, bu durum davacının gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimi karşısında ödüllendirilmesi sonucunu doğuracağını, tedbir talep eden davacı adına kayıtlı ... numaralı tesisatta, müvekkili şirket görevlilerince 19.04.2024 tarihinde tanzim edilen ... seri numaralı tutanağın dayanağı olan iş ve işlemler hakkında açıklama yapmak gerekirse ilk olarak, davacının tesisatında yer alan ve kaçak kullanıma konu olan ... numaralı sayacın 02.04.2024 tarihli kontrollerinde ölçü devresine müdahalede bulunulduğundan şüphelenilmesi üzerine sayaç, ... Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'ne laboratuvar incelemesi için gönderilmiş olup inceleme sonucunda da tesisattaki sayacın gövde kapağının açılmak suretiyle S akım fazı giriş ve çıkışları şöntlenerek ölçü devresine müdahalede bulunulduğu tespit edilmiş, bu hususun Valilikçe müvekkili şirkete bildirilmesi üzerine de ilgili adrese intikal eden şirket çalışanları fatura tahakkukuna konu kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağını düzenleyip işletmedeki sorumlu personeli de konu hakkında bilgilendirerek tutanağı tebliğ ettiklerini, böyle iken tedbir kararının devam etmesi davacı tarafından ilgili tesisatta kaçak elektrik tüketiminde bulunulmaya kaldığı yerden devam edileceğinden ve bu hususun müvekkili şirket görevlilerince tekrar tespit edilmesi halinde de elektrik enerjisi kesilemeyeceğinden bu durumda müvekkili şirket yönünden telafisi güç maddi zararlar doğacağını, mahkemenin belirlemiş olduğu teminat bedeli çok düşük olup müvekkili şirketin mağdur edilmemesi adına bu tutarın fatura bedeline kadar arttırılması gerekmekte olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, mümkün olmaması halinde ise teminat bedelinin fatura tutarı olan 556.273,07
-TL'ye arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedeli borcundan dolayı tedbir istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin kabulüne dair kararına karşı davalı vekilinin itirazının reddine dair kararı davalı tarafça istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK. 'nun 355. Maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu;
6100 sayılı HMK'nun 341/1 maddesinde, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." denmiştir.
HMK'nın 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, HMK'nın 389. maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Tarafların haklılık durumunun yargılama sonucunda belirleneceği, diğer taraftan elektriğin günümüzde temel ihtiyaçlardan olduğu, davacının işletmesi için ihtiyacı olduğu, davalı kurum tarafından elektrik enerjisi verilmemesi halinde HMK'nın 389. maddesinde belirtilen "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin oluşacağı, böylece HMK'nun 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 397/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğine; İhtiyati tedbir kararından sonraki döneme ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi halinde davalının elektriği kesme hakkının da baki olmasına ve nizalı borç tutarı gözetilerek teminat belirlenmesine göre, yerel mahkemenin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair kararı, usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Alınması gereken istinaf karar harcı olan 427,60 TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,
-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin, 6100 Sayılı HMK'nın 302/5 ve 359/4 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.12/09/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32