Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/2126 E. 2022/385 K.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/2126
2022/385
5 Nisan 2022
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2014/2126 Esas - 2022/385
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2014/2126
KARAR NO : 2022/385
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/07/2011
KARAR TARİHİ : 05/04/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan “İtirazın İptali” davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete vinç kiraladığını, bu kira ilişkisi çerçevesinde taraflar arasında düzenlenen faturalar, cari hesap ilişkisi ve ihtarnameler nedeniyle takip tarihi itibariyle 496.333,00 USD, 130.000,00 EURO ve 12.154,00 TL asıl alacak ile sözleşmede yer alan faiz oranıyla birlikte ödenmesi gereken feri alacakların davalı borçlu tarafından ödenmediğini, taraflar arasında imzalanan vinç kira sözleşmelerinde aylık %3 oranında gecikme faizi uygulanacağının belirtildiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine Adana 4. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyasına yapılan itirazların iptaline ve takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında davalı şirkete atanan ... kayyım heyeti adına Av. 'a hukuki konularda şirketi temsil etmesi için yetki verilmiş, düzenlenen bilirkişi raporuna karşı verdiği dilekçesinde; kiralama sözleşmesinin şirket yetkilileri tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin belli olmadığını, sözleşmenin sonradan düzenlenmiş olabileceğini, şirket tarafından davacıya 2007,2008,2009 yıllarında 868.555 USD ödeme yapıldığını,sözleşme süresinin 6 ay olduğunu uzatmaya dair bir hüküm ve anlaşma bulunmadığını ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Adana 4.İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından araç kiralama sözleşmesi nedeni ile düzenlenen faturalardan ve ayrıca iade edilmeyen araç bedelinden dolayı 525.622,99 USD , 153.400,00 Euro ve 20.668,24 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, borçlu şirkete kayyım olarak atanan tarafından .... ödeme emrine itiraz edilmiştir.
01/08/2009 tarihinde imzalanan sözleşme ile; ... marka ...plakalı vinç 6 ay iş garantili olarak aylık 12.500 USD bedelle davacı tarafından davalıya kiralanmıştır. Kira paralarının her ay fatura kesim tarihini müteakip 15 gün içerisinde ödeneceği, süresinde ödeme yapılmaması halinde aylık %3 oranında gecikme faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Taraflar arasında bu sözleşmelerden öncede ticari ilişki bulunmaktadır. Sözleşmenin 6. Maddesinde kiralanan makinanın değerinin 130.000 EURO olduğu, çalınması, zayi olması, kullanılamaz hale getirilmesi durumlarından kiracının sorumlu olduğu belirtilmiştir.
...' nün 29/01/2019 tarihli yazı cevabında; .... plakalı aracın 11/09/2007 tarihinde yurt dışı edildiği, giriş kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.
Davacı tarafından delil olarak dayanılan 01.08.2009 tarihli araç kiralama sözleşmesi bozmadan önce yapılan yargılama sırasında kayyıma tebliğe gönderilmiş, tebliğ edilmiş, imza yönünden itiraz ileri sürülmemiştir.
Taraflar arasında ki alacak ve ödeme miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davalı tarafından defter ibraz edilmemiş, davacı defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda; davacı defterinin usulüne uygun düzenlendiği, davacının 2008 yılında 392.285 USD, 2009 yılında 55.550 USD ve 2010 yılında 456.333 USD tutarında fatura düzenlediği, davalının 2008 yılında 407.835 USD ödeme yaptığını, takip tarihi itibariyle davacının USD cinsinden 496.333 USD asıl alacak, 20.693,98 USD işlemiş faiz, diğer taraftan kiralanan aracın iade edilmemesinden dolayı 130.000 EURO asıl alacak, 693,55 EURO işlemiş faiz, TL bazında düzenlenen faturadan dolayı da 12.154 TL asıl alacak ve 8.316,50 TL faiz alacağı bulunduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizin 2011/ E. 2012/ K. Sayılı kararı ile ; İddia, alınan bilirkişi raporu, taraflara ait Ba/bs formları, araç kiralama sözleşmesi ve tüm dosya kapsamından davacı tarafından ...plakalı aracın davalının Irak'ta yaptığı işlerde kullanılmak üzere davalıya kiralandığı, aylık kira bedelinin 12.500 USD olduğu, davacı tarafından 2008 yılında 392.285 USD, 2009 yılında 55.550 USD 2010 yılında 456.333, USD bedelli fatura düzenlendiği,düzenlenen toplam fatura bedelinin 904.168 USD olduğu, düzenlenen faturaların davalı tarafından ba/bs formunda beyan edildiği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin 407.835 USD olup takip tarihi itibari ile davacı alacağının 496.333 USD olduğu,BK'nun 101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı il mütemerrit olacağı, 2. fıkrası uyarınca borcun ifa edileceği günün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisinin bunu usulen bir ihtarda bulunmak sureti ile tespit etmiş olması halinde , belirtilen günün hitamı ile borçlunun mütemerrit olacağı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7. maddesinde yer alan “-kira bedeli her aya ait faturanın kesim tarihini müeakip 15 gün içerisinde ödenecektir, kiranın belirtilen tarihlerde ödenmemesi halinde aylık %3 oranında faiz uygulanacaktır” hükmünün taraflarca kararlaştırılmış günü ifade etmediği, davalının ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerektiği, davacı tarafından davalıya alacaklarının ödenmesi için Adana 4. Noterliğinden gönderilen ve 112.500 USD ödenmesi istemini içeren ... yevmiye numaralı ihtarname her ne kadar davalı şirkete tebliğ edilememiş ise mahkeme kararı ile atanan davalı şirket kayyımına 07.06.2010 tarihinde tebliğ edilip 7 gün ödeme süresi verildiğinden 112.500 USD yönünden şirketin 15.06.2010 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faizinin 17.787,50 USD olduğu, Adana 4.Noterliğinin 08.11.2010 tarih ve yevmiye numaralı ihtarında davacı yönünden 456.333 USD üzerinden alacak talep edilerek 7 gün ödeme süresi verildiği, ihtarın 10.11.2010 tarihinde tebliğ edildiği, 456.333USD bakımından davalının 18.11.2009 tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasında temerrüt halinde uygulanması gereken faizin serbestçe kararlaştırıldığı ve aylık %3 faiz öngörüldüğü, temerrüde düşürülen miktar olan 456.333 USD'nin 18.11.2010 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizinin 5.019,60 USD olduğu, TL bazında 12.154 TL alacağının bulunduğu, TL alacağı yönünden davalının usulune uygun olarak ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü 18.11.2010 tarihinden takip tarihine kadar 59,40 TL faiz alacağının bulunduğu, , kiralama konusu aracın halen Irakta bulunduğu, Türkiye'ye giriş yapmadığı, davacıya teslim edilmediği, davacının bedelini isteme hakkının bulunduğu, ve temerrüt tarihi olan 18.11.2011 tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıl vadeliEURO cinsinden mevduata uygulanan faiz istenebileceği, bu şekilde hesaplanan EURO faizininde 238,30 EURO olduğundan bahisle, davanın kısmen kabulü ile Adana 4.İcra Müdürlüğünün e sayılı takibine yönelik itirazın 496.333 USD(733.879,97TL) asıl alacak,23.807,10 USD işlemiş faizi (35.201,17TL) 12.154,00 TL, 130.000 EURO (256.126,00TL)asıl alacak ve 238,30 Euro(469,50TL) faiz " karar verilmiştir.
Bu karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. HD'nin 2013/9546 E. 2013/11734 K. Sayılı ilamı ile " bilirkişinin yaptığı incelemenin tek yanlı ve sadece davacının defterleri ve faturalarına dayandığı, İcra takibine konu edilen alacağın kaynağının taraflar arasında düzenlenmiş kira sözleşmeleri olup, alacağın bu sözleşmeler çerçevesinde, sözleşme başlangıç tarihlerinden, icra takibi tarihine kadar olan süre için ve icra takibinde dayanılan faturaların davalı şirketin defter ve kayıtlarından da tespit ve kontrolünün yapılarak, davalının yapmış olduğu ödemelerin düşülmesinden sonra belirlenmesi gerektiği, bu nedenle her iki tarafın ticari defterleri, faturaları, banka dekontları ve ödeme belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden" bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve 2014 yılından itibaren 7 yıl boyunca davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin tespit edilerek incelenmesine çalışılmıştır. Bu konuda davalı şirkete ve temsilcilerine kesin süre verilmiş, şirketin taraf olduğu davalara ait dosya numaraları bildirilmiş, ilgili mahkemelerden ve dosyalardan şirkete ait defterler sorulmuş, son olarak Adana 1. ATM'nin 2014/...esas sayılı dosyası içerisinde 2019/2010/2011 ve 2012 yıllarına ait defterler bulunduğu tespit edilerek daha önce görevlendirilen mali müşavir ...'den ek rapor alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi ... 14/09/2021tarihli ek raporunda; davalının defterlerinin usulüne uygun olarak düzenlenmediği, davalıya ait alış ve satış faturaları, ödeme-tahsil belgeleri ile yasal defterlerinin tamamının ibraz edilmediği, bu nedenle defter ve faturaların karışlaştırılamadığı, sahibi lehine delil teşkil etmediği, 2009 yılı açılıp fişinde davacı şirkete her hangi bir borç alacak görünmediği, davacının 2010 yılında düzenlediği 55.550 USD tutarındaki faturalardan 15.550 USD tutarındaki kısmının davalı defterinde yer aldığı, 40.000 USD tutarındaki faturanın TL karşılığı dahil olmak üzere 107.344,30 TL olarak davacının hesabına alacak olarak kaydedildiğini, 2010 yılında davacının düzenlediği 456.333 USD tutarındaki faturanın tamamının davalının defterlerine kaydedildiğini, bu faturaların TL bazında 636.285,24 TL olarak ve davacının alacağı olarak defterlere işlendiği, 107.344,30 TL ile birlikte davalının toplam 743.629,54 TL borçlu olduğunu beyan etmiştir. Bu rapordan çıkarılan sonuca göre, davacının 2009 yılında düzenlediği 55.550 ve 2010 yılında düzenlediği 456.333 USD tutarındaki faturaların davalının defterlerine işlendiği, ancak TL'ye çevrilerek davacının alacağı olarak kaydedildiği görülmüştür.
Davalı şirketin tasfiye memuru bu rapora itiraz ederek, kira sözleşmelerindeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, kira hizmeti verilmediğini, davalı şirketin belirtilen dönemde yurt dışında iş yapmadığını, 2010 yılına kadar ki ödemelerin yapıldığını, kira sözleşmesindeki imzaya kayyım tarafından itiraz edilmediği belirtilmesine rağmen görevini kötüye kullanan kayyımlar hakkında şikayette bulunulduğunu, haklarında ceza davası açıldığını, ayrıca tazminat davası açıldığını, araçların teslimine ilişkin tutanakların da gerçek olmadığını, araçların ve davacı şirket çalışanlarının yurt dışına giriş ve çıkışlarının araştırılması gerektiğini beyan etmiştir.
Bozma ilamına uyulmakla, bozma lehine olan taraf için ve ayrıca bozma kapsamı dışında kalan hususlar yönünden usuli kazanılmış hak oluşur. Diğer taraftan bozmadan önce, kira sözleşmesindeki imza yönünden gönderilen isticvap davetiyesine rağmen imzaya itiraz edilmemiştir. Adana 1. ATM'nin 2014/ esas (eski esas 2010/...) sayılı dosyasında, ortaklardan ....'nin fesih ve tasfiyesini istemiştir. Bu dava 07/05/2010 tarihinde açılmıştır. 08/06/2010 tarihli ara kararı ile; mali müşavir ... şirkete kayyım olarak atanmıştır. 21/04/2011 tarihli ara kararı ile, ... 18/05/2011 tarihli ara kararı ile, ... kayyım olarak atanmış, 04/05/2012 tarihli ara kararı ile, ...'ın görevlerinin sona erdirilmesine, ...'in kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. Şirket ortaklarından ...'ın şikayeti üzerine sanıklar ... hakkında yürütülen soruşturma sonunda, görevi kötüye kullanma suçundan dolayı Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/... esas sayısına kaydedilen dava açılmıştır. Mahkemenin 11/05/2015 tarihli 2015/ karar sayılı kararı ile; bilirkişi kurulunun "kayyum heyetince satılan 11 adet aracın satışı ile ilgili olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, araçların piyasa rayiç değerlerinin tam olarak araştırılmadan, basit teklif usulü ile satış işleminin gerçekleştirildiği, oysa mahkemece kayyumlara verilen yetkide ihale ve teklif usulü ile satışın gerçekleştirilmesine karar verildiği halde, mahkemenin bu kararına uyulmadan herhangi bir ihale yapılmadığı gibi geniş müşteri kitlesinden teklif almadan sadece tek teklife satış işleminin denetiminden uzak bir şekilde gerçekleştirildiği, 11 adet aracın satış bedeli toplamının piyasa rayiç değerlerine göre 195.000 TL eksik bedelle satılmış olduğu,5 adet iş makinesinin satılması ile ilgili olarak yapılan değerlendirme ve incelemede, kayyum heyetinin ihale yapmadan tek bir firmaya değerlendirme yaptırıp, aynı firmaya o değer üzerinden satışlarının yapıldığı, satılan 5 adet iş makinesinin piyasa rayiç değerinin tam olarak araştırılmadan satıldığı, 5 adet iş makinesinin satış bedeli toplamının, piyasa rayiç değerlerine göre 157.080 TL eksik bedelle satılmış olduğu,5 adet iş makinesinin kiralanması ile ilgili olarak yapılan inceleme ve değerlendirmede; iş makinelerinin piyasa rayiç değerinin tam olarak araştırmadan kiralandığı, iş makinelerinin 10.10.2011-31.12.2011 tarihleri arasındaki ( 82 günlük ) kiralama bedeli toplamının, piyasa rayiç değerlerine göre 57.563 TL eksik bedelle kiralanmış olduğu, bu durumda kuyyum heyeti tarafından satışı yapılan araç ve iş makineleri ile kiraya verilen iş makinelerinin piyasa rayiç bedeline göre toplam olarak ( 195.000+157.080+57.563 ) 409.643 TL düşük bedelle satış ve kiralama işlemlerinin yapıldığı kanatine varılmakla diyerek rapor tanzim ettikleri" yönündeki görüşlerine itibar edilerek, sanıkların görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Bu davaya konu eylemlerden dolayı kayyımlar hakkında açılan ve Adana 3. ATM'nin 2017/689 esas (eski esas: Adana 1 ATM'nin 2012/301) sayısına kayıtlı sorumluluk davası halen derdesttir...., .... ve ....'ın davalı şirkete 2011 yılı içerisinde kayyım olarak atandıkları, Adana 4.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin 29/11/2010 tarihinde başlatıldığı, takibin dayanağı olan faturaların ve cari hesap ilişkisinin önceki dönemlere ilişkin olduğu gözetilerek söz konusu davanın sonucu beklenmemiştir. Araçların gümrükten çıkış ve giriş tarihleri araştırılmıştır....'nün cevabı yukarıda aktarılmıştır. Bu nedenlerle davalı şirket tasfiye memurunun bu yöne ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan, kira bedelleri için davacı tarafından düzenlenen faturalar, davalı tarafından BA formları ile maliyeye beyan edilmiştir. Yargıtay'ın uygulamalarına göre faturaların davalı tarafından BA formu ile maliyeye beyan edilmesi halinde, içeriği mal ve hizmetlerin teslim ve ifa edildiği kabul edilmelidir. (Yargıtay 19. HD 2018/3420 esas 2019/5579 karar, 2016/9749 esas 2017/5608 karar, Yargıtay 11. HD. 2020/3675 esas 2021/2060 karar). Bozmadan sonraki 7 yıllık süre içerisinde davalı şirketin defterleri araştırılmış ve yukarıda açıklandığı üzere 2009 ve 2010 yıllarına ait defterler bulunmuştur. Davacının 2009 ve 2010 yılında düzenlediği tüm faturalar davalının defterine kaydedilmiş olup davalının defterlerine göre takip tarihi itibariyle 743.629,54 TL borçlu görünmektedir. Ancak davalı döviz cinsinden düzenlenen faturaları TL'ye çevirerek defterlerine davacının alacağı olarak kaydetmiştir. Davacı ise, döviz cinsinden düzenlediği faturaların ödeme tarihindeki kur karşılığını istemektedir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; taraflar arasında araç kiralamadan kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı tarafından BA formu ile maliyeye beyan edildiği, bu durumda faturalara konu mal veya hizmetlerin teslim ve ifa edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, diğer taraftan davalının defterlerine göre de takip tarihi itibariyle 743.629,54 TL borçlu göründüğü, davalının USD cinsinden aldığı faturaları defterlerine işlediği ancak, TL'ye çevirerek davacının alacağı olarak kaydettiği, davacının seçme hakkını fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsili yönünde kullandığı, davacının defterlerine göre, araç kiralama bedellerinden dolayı 496.333 USD ve 12.154 TL alacağının bulunduğu, bu alacakların, USD cinsinden düzenlenen faturaların TL'ye çevrilmek suretiyle davacının alacağı olarak kaydedilmiş şekliyle davalının defterlerinde de göründüğü, önceki kararda belirtildiği üzere 496.333 USD'nin takip tarihine kadar işleyen temerrüt faizinin 23.807,10 USD olduğu, diğer taraftan kiralanan aracın değerinin sözleşmede 130.000 EURO olarak belirtildiği, bu aracın iade edilmediği, sözleşmenin 6.maddesi gereğince, bedelinin tamamının iadesinin istenebileceği, araç bedeli yönünden temerrütün gerçekleştiği 18/11/2011 tarihinden takip tarihine kadar işleyen faizinin 238,30 EURO olduğu , önceki hükmün davacı tarafından temyiz edilmediği, bu miktarlar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, Adana 4.İcra Müdürlüğü'nün sayılı takibine yönelik itirazın USD cinsi alacak yönünden 496.333 USD asıl alacak,23.807,10 USD işlemiş faiz , TL cinsinden alacak bakımından 12.154,00 TL üzerinden itirazın iptaline ,Kiralama konusu ... marka 1989 model ...plakalı araç bedeli yönünden, 130.000 EURO asıl alacak ve 238,30 Euro faiz olmak üzere toplam 130.238,30EURO üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmelerde aylık %3 oranında faiz kararlaştırılmış olması nedeniyle, USD cinsindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36 oranında faiz uygulanmasına, TL cinsindeki alacağın kiralama kapsamında olmadığı ve ayrıca önceki kararın davacı tarafından temyiz edilmediği gözetilerek avans faizi uygulanmasına, aracın bedeli için takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinde belirtilen oranlarda faiz uygulanmasına karar verilmiştir. İcra takibinin, İİK'nın 67.maddesinde 6352 sayılı kanun ile 02.07.2012 tarihinde yapılan değişiklikten önce başlatıldığı gözetilerek, 496.333 USD, 12.154 TL ve 130.000 EURO tutarındaki asıl alacakların takip tarihindeki TL karşılıklarının toplamı: 733.879,97 TL +12.154 TL+256.126 TL=1.002.159,97 TL üzerinden %40 oranında olmak üzere 400.864,00 TL inkar tazminatına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- Davanın KISMEN KABULÜN
Adana 4.İcra Müdürlüğünün ...e sayılı takibine yönelik itirazın;
A-) USD cinsi alacak yönünden 496.333 USD asıl alacak,23.807,10 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 520.140,10 USD üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren USD cinsinden alacağa yıllık % 36 oranında faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına,
B-) TL cinsinden alacak bakımından 12.154,00 TL üzerinden itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına,
C-)Kiralama konusu ....marka 1989 model ...plakalı araç bedeli yönünden, 130.000 EURO asıl alacak ve 238,30 Euro faiz olmak üzere toplam 130.238,30EURO 'ya yönelik itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren 130.000 EURO'ya kamu bankalarının euro cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına
Hüküm altına alınan asıl alacakların toplamı üzerinden % 40 oranında hesaplanan 400.864,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE.
- Alınması gereken 68.457,54 TL harçtan peşin alınan 11.128,40 TL harcın mahsubu ile kalan 57.329,14 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, mahkememizin 2011/ esas 2012/ karar sayılı önceki kararı gereğince düzenlenen 13/03/2012 tarihli ve 2012/... harç numaralı 50.522,10 TL tutarındaki harç tahsil müzekkeresi gereğince, harç tahsil edilmiş ise 57.329,14 TL harçtan mahsup edilerek kalanının tahsiline, henüz tahsil edilmemiş ise iptaline,
Davacı tarafından peşin olarak ödenen 11.128,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
- Davacının yapmış olduğu 1.532,50 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına göre 1.453,00 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine. Kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,
Davalının yapmış olduğu 700,00 TL yargılama giderinden (iadesine karar verilen temyiz peşin harcı hariç) davanın reddedilen kısmına isabet eden 36,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalan masrafın davalının üzerinde bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 67.158,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Dair, davacı vekilinin ve tasfiye memurunun yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içinde YARGITAY temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/04/2022
Başkan ....
E-İmza
Üye ....
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:38:18