SoorglaÜcretsiz Dene

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/641 E. 2022/332 K.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/641

Karar No

2022/332

Karar Tarihi

23 Mart 2022

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ADANA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2017/641

KARAR NO : 2022/332

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : ... -

VEKİLLERİ : Av. ... - ...

Av. ... -

DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)

DAVA TARİHİ : 21/08/2017

KARAR TARİHİ : 23/03/2022

YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davası yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka ile imzaladığı 09/08/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden 301 nolu proje kapsamında 2 adet araç satın aldığını, borcunu 03/12/2013 tarihinde erken kapama suretiyle ödediğini, 03/01/2014 tarihinde düzenlenen sözleşmeye istinaden 2 adet araç satın almak için kullandığı 48 ay vadeli kredinin 43 taksitini ödediğini, rehin konusu kredilerden dolayı müvekkilinin davalı bankaya borcunun bulunmadığını, davalı bankanın müvekkilinden 09/08/2012 tanzim tarihli senet aldığını, 3 yıl vadeli bir kredi için 5 yıl vadeli bir senet tanzim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı bankanın alacak miktarı aynı olan Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ve Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, Genel Kredi Sözleşmesinin kefalet kısmında 09/08/2012 tarihinde 130.000 USD meblağlı senedin alındığının yazıldığını, bu kaydın senedin teminat senedi olarak alındığını gösterdiğini, müvekkilinin takip tarihi itibari ile davalı bankaya borucunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip nedeniyle davalı alacaklıya borçlu olmadığına, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi amacı ile takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 14/11/2016 havale tarihli dilekçesinde; takip dayanağı yapılan senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın somut bir delile dayandırılmadığını, davacının yazılı bir delil ibraz etmesi gerektiğini, senedin TTK'nın 776/b maddesinde öngörülen kayıtsız şartsız bir bedeli ödeme vaadi taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava İİK'nın 72.md gereğince açılan Menfi Tespit davası niteliğinde olup deliller bu çerçevede toplanıp değerlendirilmiştir.

Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında, alacaklı davalı tarafından borçlu hakkında 13.147,48 USD üzerinden kombiyo senetine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Takibin dayanağı olarak 130.000,00 USD bedelli, 09/08/2012 tanzim tarihli 31/07/2017 vade tarihli senet gösterilmiştir.

Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında, alacaklı davalı tarafından borçlu hakkında 45.723,65 TL asıl alacak, 806,63 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 46.530,28 TL üzerinden rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmıştır.

... A.Ş. 09/11/2017 tarihli yazı cevabında; 09/08/2012 tanzim 31/07/2017 vade tarihli 130.000 TL tutarlı bononun banka borçlularından ... tarafından bankaya olan borçlarına karşılık bir ödeme aracı olarak, ödendiğinde bankaya olan borçlarından mahsup edilmek üzere tanzim edilerek bankaya verildiği bildirilmiştir.

... A.Ş.16/07/2018 tarihli yazı cevabında; ...'nın kurum nezdinde iki adet Genel Kredi Sözleşmesi mevcut olduğunu, 07/02/2012 ve 09/08/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde ...'ya araç kredisi ve pos cihazı hizmetlerin sunulduğunu, bu hizmetler nedeni ile takip tarihi itibari ile ... ve ... plakalı araç ile ilgili kullandırılan araç kredisinden kaynaklı 19.900,74 TL pos cihazı işlemi iptalinden kaynaklı 26.629,51 TL olmak üzere takip tarihi itibari ile toplamda 45.530,25 TL alacakları bulunduğundan yasal takip başlattıklarını belirtmişlerdir.

Mahkememizce bilirkişi olarak görevlendirilen ... 03/07/2019 tarihli raporunda; davalı bankanın davacıdan toplam 47.744,14 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını, davalı bankanın Genel Müdürlüğünün 16/07/2018 tarihli 2018-... sayılı yazısında aynı kalemler için toplam 46.530,25 TL alacaklı olduğunu beyan ettiğini, taraflar arasında 09/08/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, borçlu ve avalist davacı ... tarafından 09/08/2012 düzenleme 31/07/2017 vade tarihli 130.000 USD bedelli davalı banka ve emrühavalesine bono keşide edildiğini, şekil şartları yönünden senedin teminat senedi olduğuna dair bir ibareye rastlanılmadığını, davacının davalı bankaya taşıt kredisi borcundan ve POS cihazından yapılan çekimlere itiraz sonucu davalı banka tarafından itiraz başvurusunda bulunanlara ödenen tutarlardan dolayı borçlu olduğunun düşünüldüğünü, davalı bankanın alacağını toplam 46.530,24 TL olarak beyan ettiğini, bu beyanın kabulü halinde icra takip tarihi itibarı ile USD karşılığının 13.147,48 USD olduğunu, davalı bankanın icra takibini 130.000 USD 'lik bononun 13.147,48 USD 'lik kısmı üzerinden başlattığını, bononun kambiyo senedi niteliğinde olduğunun kabulü halinde Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında 13.147,48 USD toplam alacak üzerinden başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibin devamının uygun olabileceğini, icra takibinde talep edilen %8,75 gecikme faiz oranının dayanağının tespit edilemediğini belirtmiştir.

İskenderun Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda bilirkişi ... tarafından hazırlanan 21/11/2019 tarihli raporda; davalı banka tarafından davacı aleyhine başlatılan her iki icra takibine konu edilen alacaklarının aynı olduğunu, dava konusu yapılan 130.000 USD tutarlı bononun TTK'nın 776.maddesinde anılan şartlara haiz olduğunu, her ne kadar kredi sözleşmesinin bir eki vasfında olduğu anlaşılsa dahi kayıtsız şartsız bir borç ikrarından bahsedilemeyeceğini, bononun tanzim edildiğinde vade tarihi kısmının boş olduğunu, banka tarafından sonradan doldurulduğu ve dolayısıyla zorunlu şekil şartlarından yoksunluğundan dolayı geçersiz olduğu iddiasının ancak kriminal bir inceleme sonucu teyit edilebileceğini, 302 nolu krediden dolayı takip tarihi itibariyle ...'nın davalı bankaya toplam 1.346,72 TL gecikmiş taksit borcunun bulunduğunu ancak takip tarihinden yaklaşık 10 gün önce müşteri hesabına kredi taksit ödemesi açıklaması ile yatırılan tutarın kredi borcuna mahsup edilmediğini, pos ihtilaf cezası olarak tahsil edildiğini, dolayısıyla kredi borcuna mahsup edilmiş olsa idi ...'nın takip tarihi itibariyle davalı bankaya borcunun bulunmayacağını, 302 nolu krediden kaynaklı ...'nın bankaya olan tüm borcunun ise takip tarihi itibariyle 18.406,88 TL anapara ve 33,68 TL akdi faiz alacağı olmak üzere toplam 18.440,56 TL olduğunu, davalı banka tarafından toplam 28.650,00 TL tutarlı 6 adet kredi kartı harcamasının iptal edilmesinden dolayı kart hamillerine tutarların iade edildiği ancak üye işyeri sıfatıyla ... 'nın tutarları geri ödemekten imtina ettiğini iddia ettiği işlemlere ilişkin kart hamilleri hakkında detaylı bilgi vermekten imtina ettiğini, ...'nın hesabına söz konusu işlemlerden dolayı geçen tutarın 28.245,86 TL olduğunu, banka tarafından kart hamillerine yapılan iade işlemleri ispat edilse dahi üye işyerinden istenebilecek tutarın üye işyeri sözleşmesinin IV-Bankanın Sorumlulukları başlığı altındaki birinci maddesinde yer alan hükümler gereği 28.650,00 TL mi, anılan madde hükümlerinin TBK'nın 21-24 maddelerinde anılan genel işlem koşulları kapsamında değerlendirilerek 28.245,86 TL mi olacağı konusu hakimliğiniz takdirinde olduğu belirtilmiştir.

İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/02/2020 tarihli raporda; her iki icra takibine ait borcun aynı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davalı banka tarafından davacıya 301 ve 302 nolu kredilerin kullandırıldığını, bu kredilerden 301 nolu krediden dolayı davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını, 302 nolu kredinin ödenmeyen taksitlerinden dolayı ise borcunun 19.094,14 TL olduğunu, davacının üye işyeri sıfatıyla davalı banka tarafından tahsis edilen POS cihazından geçirilen ve itiraz edilmesi sebebiyle davalı banka tarafından kart hamillerine ödenen toplam tutarın 28.650,00 TL olarak belirlendiğini, buna ilişkin daha ayrıntılı bilginin kartı çıkaran yurt dışı bankalardan temin edilebileceğini, bu zararın taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi gereğince davacıya yansıtılmasının mümkün olduğunu, her ne kadar senet üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibareye rastlanmamakla birlikte davalı bankanın davacıdan almış olduğu 130.000 USD tutarındaki senedin olası borçlara karşılık teminat amaçlı olarak alındığı ve huzurdaki davada davacının ödenmeyen kredi taksit ve POS kaynaklı borcuna karşılık icraya konu edildiğini, davalı bankanın aval iddiasına yönelik olarak bunu ispatlayan hiçbir bilgi ve belge sunmadığını belirtmiştir.

Bilirkişi ... 30/10/2020 tarihli ek raporunda; davacı tarafından tanzim edilen ve aval verilen09/08/2012 tanzim tarihli 10/08/2015 günlü 130.000 USD bedelli senedin tanzim tarihi ile taraflar arasında akdedilen 130.000 USD limitli Genel Kredi Sözleşmesinin düzenleme tarihi olan 09/08/2012 tarihinin aynı olduğunu, söz konusu senedin teminat senedi olamayacağını, davalı bankanın Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında 13.147,48 USD asıl alacak, asıl alacağa işletilecek yıllık %8,75 gecikme cezası, KKDF ve BSMV talebinde bulunduğunu, senedin hukuken kambiyo senedi olarak işleme alınması durumunda asıl alacak ve faiz talep edilebileceğini, KKDF ve BSMV 'nin talep edilmesinin uygun olmayacağını, senedin teminat senedi olarak işleme alınması halinde başka bir takip yolunu seçebileceğini, bu durumda asıl alacak, faiz BSMV ve KKDF talebinde bulunabileceğini, davalı bankanın İskenderun şubesi tarafından davacıya kullandırılan 301 nolu 40.000 TL 'lik kredinin 06/12/2013 tarihinde erken ödeme yapılması suretiyle kapatıldığını, 302 nolu 125.000 TL 'lik kredinin 40-41-42 ve43.taksitlerinin bir kısmı, 44.taksitin ise 0,92 TL 'lik kısmının ödendiğini, 45-46-47ve78. Taksit tutarlarının ödenmediğini19.094,14 TL 'lik kısmının davalı bankaya ödenmediğini belirtmiştir.

Bilirkişi ... 12/08/2021 tarihli ek raporunda; 09/08/2012 tanzim tarihli 10/08/2015 ödeme günlü 130.000 USD 'lik senedin teminat senedi olarak kabulü halinde; davalı bankanın kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapması yerine başka yolla bir takip yapmasının uygun olacağını, icra takip tarihi itibarı ile toplam alacağın 12.933,68 USD olarak hesaplandığını, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %8,75 oranında gecikme cezası, KKDF, BSMV, icra masrafları ve vekalet ücreti talep edildiğini, hükmedilecek alacağa takip tarihinden itibaren %8,75 oranında gecikme cezası, gecikme cezası tutarı üzerinden %5 oranında BSMV tahakkuku ile takibin devamının uygun olacağını, fiili ödeme günündeki anapara ile faiz ve ferileri toplamı USD tutarına fiili ödeme tarihindeki T.C.Merkez Bankası efektif satış kurunun uygulanması suretiyle hesaplanacak TL tutarının davalı bankaya ödenmesinin uygun olacağını, senedin kambiyo senedi olduğunun kabulü halinde, senedin hukuken kambiyo senedi olarak işleme alınması durumunda asıla alacak ve faiz talep edilebileceğini, icra takip tarihi itibarı ile toplam alacağın 12.933,68 USD olarak hesaplandığını, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %8,75 oranında gecikme cezası, KKDF, BSMV, icra masrafı ve vekalet ücreti talep edildiğini, hükmedilecek alacağa takip tarihinden itibaren %8,75 oranında gecikme cezası tahakkuku ile takibin devamının uygun olacağını, fiili ödeme günündeki anapara ile gecikme faizi toplamı USD tutarına fiili ödeme tarihindeki T.C.Merkez Bankası efektif satış kurunun uygulanması suretiyle hesaplanacak TL tutarının davalı bankaya ödenmesinin uygun olacağını belirtmiştir.

Bilirkişi ... 05/01/2022 tarihli ek raporunda; davacı vekilinin 12/08/2021 tarihli rapora karşı ileri sürmüş olduğu itirazları irdeleyerek madde bazında ayrı ayrı kalem kalem tablolar halinde cevapladığını belirtmiştir.

İİK'nun 45. maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167'nci madde hükmünün mahfuz olduğu, aynı kanunun 167. maddesinde ise alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği düzenlenmiştir.

Yargıtay 12. HD. son kararlarında; borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de, öncelikle bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçilmesi halinde, alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup, aynı borca ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapamaz. Bu husus kamu düzeni ile ilgilidir. Şeklinde karar vermektedir.(Yargıtay 12.HD. : 2021/2856 E. 2021/8252 K. vs.) Ancak bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali davalarının temyiz inceleme merci olan Yargıtay 19. ve 11. Hukuk Darileri'nin bu yönde bir kararı bu yoktur. Yargıtay 19. HD.'nin 2018/1758 E. 2020/1218K. , 2016/14244 E. 2017/6108 K. ,11. HD'nin 2016/9939 E. 2018/2421 K. sayılı vb. kararlarında, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hem kambiyo senetlerine özgü icra takibi ile beraber ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapmasında bir engel bulunmadığı belirtilmiştir.

Takip dayanağı belge, TTK’nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bonodur. HGK'nun 14/03/2001 tarih, 2001/... E. ve 20/06/2001 tarih ve 2001/... esas sayılı kararlarında da benimsediği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.

Diğer taraftan bankaların verdikleri krediye karşılık teminat olmak üzere bono almalarını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Esasen senet üzerinde teminat olduğunu gösteren herhangi bir kayıt (Ciroda "rehin içindir" , "bedeli teminattır" gibi ) bulunmadığı taktirde cironun temlik cirosu olduğunun kabulü gerekir. Bir an için senedin teminat amacıyla verildiği kabul edilse bile teminatını teşkil ettiği kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcu bulunup bulunmadığının tespiti gerekir.(Yargıtay 19 HD. 2016/2530 Esas 2016/12603 Karar)

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davalı Banka ile davacı arasında 07.02.2017 tarihli, 09.08.2012 tarihli ve 03.01.2014 tarihli Genel Kredi sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmelere istinaden davacıya krediler kullandırıldığı, bu kedilerden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından bankaya verilen 130.000,00 USD bedelli 09/08/2012 tanzim 31/07/2017 vade tarihli senet üzerinden Adana 7. İcra Dairesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasında davacı aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibe başlanıldığı, takibin dayanağının 09/08/2012 tanzim 31/07/2017 vade tarihli senet olarak belirtildiği, davacı tarafından senedin teminat senedi olarak alındığı, takip tarihi itibari ile davalı bankaya borucunun bulunmadığı bu bakımdan ilgili senetten ve Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti için iş bu davanın açıldığı, senedin kredi ilişkisinden dolayı düzenlendiğinin iki tarafında kabulü olduğunun sabit olduğu, ancak davacı tarafından senedin teminat için verildiği davalının ise bu senedi kredi borcunun tahsili için düzenlendiğini iddia ettiği, bankaların bankalar kanunu çerçevesinde faaliyet göstermek zorunda olduğu, bu yüzden bir kimseye mal satarak veya açıktan para vererek bono alamayacakları, bankaların verdikleri krediye karşılık teminat olmak üzere bono almalarını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığı, esasen senet üzerinde teminat olduğunu gösteren herhangi bir kayıt (Ciroda "rehin içindir" , "bedeli teminattır" gibi ) bulunmadığı taktirde cironun temlik cirosu olduğunun kabulünün gerektiği, dava konusu senet üzerinde böyle bir kaydın bulunmadığı, bir an için senedin teminat amacıyla verildiği kabul edilse bile teminatını teşkil ettiği kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcu bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, mahkememizce davacının davalı bankaya borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edildiği, 03/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalı bankaya borcunun bulunduğu, bu borcun İskenderun Şube kayıtlarına göre 47.744,14 TL, Genel Müdürlüğün kayıtlarına göre 46.530,25 TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki alacak miktarlarının farklılığı gözetilerek, davalı bankanın genel müdürlüğünün bulunduğu yar mahkemesine talimat yazılarak bilirkişiye banka kayıtlarını yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle uyuşmazlık konusu bononun hangi kredi borcuna karşılık alındığı, ödenmeyen taksitlerin tespiti ve 03/07/2019 tarihli bilirkişi raporunun 4. Bendinde belirtilen zararların dayanağı belgeleri ve davacıya tahsis edilen pos cihazına yapılan kart hamillerinin itirazları sebebiyle bankanın ne tür zarara uğradığının tespiti için bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenildiği, talimat sonucu düzenlenen 21/11/2019 tarihli bilirkişi raporunun bankacı bilirkişi tarafından düzenlenmediği anlaşıldığından hükme esas alınmayarak yeniden talimat yazıldığı, bankacı bir bilirkişi tarafından düzenlenen, 24/02/2020 tarihli raporun istenilen hususlara yanıt vermediği, anlaşıldığından hükme esas alınmayarak ilgili, davalı bankanın Genel Müdürlüğü'ne ve İskenderun Şubesine müzekkere yazılarak post cihazından kaynaklı bankanın uğradığı zararı ve buna ilişkin kart hamillerine ait bilgi ve belgeler ile diğer hususlara ilişkin tüm belgelerin gönderilmesi istenilerek dosyanın yeniden bankacı bir bilirkişiye tevdi edildiği, davacı ile davalı banka arasında yapılan sözleşme gereğince kullandırılan krediler ile post cihazından kaynaklı zarara ilişkin tüm belgeler dosya arasına alınarak yeniden kapsamlı bir rapor düzenlenmesi istenilmiş düzenlenen, ayrıntılı olarak düzenlenen 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda: 302 nolu 125.000 TL 'lik kredinin 40-41-42 ve43.taksitlerinin bir kısmı, 44.taksitin ise 0,92 TL 'lik kısmının ödendiğini, 45-46-47ve78. Taksit tutarlarının ödenmediğini davalının bu krediden kaynaklı olarak 19.094,14 TL 'lik kısmından sorumlu olduğunun ve ayrıca davacıya üye iş yeri sözleşmesi gereğince verilen post cihazından geçirilen ve itiraz edilmesi üzerine kart hamillerine ödenen toplam 28.650,0 Tl'den üye işyeri sözleşmesi gereğince sorumlu olduğu, ancak davalı bankanın 26.629,51 TL talep ettiği anlaşılmakla bu miktar kadar davalı bankaya borcunun bulunduğunun tespit edildiği, aynı bilirkişi tarafından alınan sonraki ek raporların bu raporla aynı olduğu, tüm banka kayıtları celp edilerek düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alındığı, tüm bu anlatılanlar ile davacı tarafından bankaya verilen takibe konu senetin teminat senedi olduğuna dair kaydın veya yazılı bir delilin bulunmadığı, davacının 302 nolu 125.000 TL 'lik kredinin 40-41-42 ve43.taksitlerinin bir kısmını, 44.taksitin ise 0,92 TL 'lik kısmını ödendiği 45-46-47ve78. Taksit tutarlarını ödenmediği, bundan kaynaklı olarak davacının 19.094,14 TL bankaya borçlu bulunduğu, takip tarihi itibariyle bu borcun 19.144,06 TL olduğu ayrıca üye iş yeri sözleşmesi gereğince banka tarafından kart hamillerine ödenen para nedeniyle bankanın uğradığı zarardan bu sözleşme hükümleri gereğince davacının sorumlu olduğu ve bu miktarın taleple bağlılık ilkesi gereğince 26.629,51 TL olduğu anlaşılmakla davalı bankanın davacıdan toplam 45.773,57 TL (12.933,68 USD) alacağı olduğu değerlendirilmekle, davanın kısman kabulüne davacının Adana 7. İcra Dairesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasındaki takibe konu 13.147,48 USD (46.530,25 TL) alacağın 213,8 USD (756,68 TL)'den borçlu olmadığının ve yine Adana 7. İcra Dairesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan 130.000,00 USD bedelli 09/08/2012 tanzim 31/07/2017 vade tarihli ve fakat takip giriş miktarı 13.147,48 USD olan senedin 213,8 USD (756,68 TL)'sinden borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın kısmen kabulü ile;

Davacının Adana 7. İcra Dairesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasındaki takibe konu 13.147,48 USD (46.530,25 TL) alacağın 213,8 USD (756,68 TL)'den borçlu olmadığının ve yine Adana 7. İcra Dairesi'nin 2017/... esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan 130.000,00 USD bedelli 09/08/2012 tanzim 31/07/2017 vade tarihli ve fakat takip giriş miktarı 13.147,48 USD olan senedin 213,8 USD (756,68 TL)'sinden borçlu olmadığının tespitine,

  1. Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 51,69 TL'nin peşin alınan 794,63 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 742,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

  2. Davacı tarafından yapılan 3.580,75 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına isabet eden 58,23 TL yargılama gideri ile peşin alınan 51,69 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,

  3. Davanın kabul edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 756,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 756,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/03/2022

Katip ...

e-imza

Hakim ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Nitelikteki(MenfiadanaTespit)vekilleriyolunaBankaistinafsavunmanınDavalarTicariGarantiKaynaklananözetiSözleşmesindenhükümvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:40:11

perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.