Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1003 E. 2022/275 K.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/1003
2022/275
17 Mart 2022
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1003 Esas - 2022/275
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/1003 Esas
KARAR NO : 2022/275
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ : ... - ...
DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/12/2021
KARAR TARİHİ : 17/03/2022
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müteveffa ..., ... ... Şubesinden çekmiş olduğu 80.000,00 TL değerindeki taksitli ticari kredi ile birlikte davalı sigorta şirketi ile 80.000,00 TL bedelli, 22/02/2021 tarihli, Y ... numaralı ... Hayat Sigortası poliçesi de imzalandığını, davacı müvekkil eşinin vefatı sonrası yasal süresi içerisinde, davalı sigorta şirketinin talep ettiği tüm belgeleri ve miras bırakan eşinin tüm tedavi sürecini gösterir epikriz raporlarını mail yolu ile gönderdiğini, davalı sigorta şirketi tarafından davacının mail adresine 21/10/2021 tarihinde gönderilen cevabi mailde müteveffa eşinin Diabetes Mellitus hastalığının ölüm nedeni olan kalp krizine sebep olan hastalıklardan olması, müteveffa eşinin bizzat doldurmuş ve imza ettiği hayat sigortası poliçesinde şeker hastalığından bahsetmediği gerekçesi nedeni ile tazminat talebinin kabul edilmediğinin belirtilmiş olduğu, müteveffa ...'in imza ettiği hayat sigortası poliçesinde her ne kadar imzası var ise de , poliçenin bilgisayar çıktısı ile ilgili banka görevlisi tarafından doldurulduğu, bankacılık faaliyetlerinde imza edilen evrakların kişilerce çoğu zaman okunmaksızın imza edildiği, müteveffanın ilgili kredi talebi esnasında imzalanan hayat sigortası poliçesinde var olan hastalıklarını gizlemek için hiçbir kastının bulunmayacağı zira miras bırakan ...'in kronik şeker hastası olduğunu, lakin kalpten kaynaklı hiçbir rahatsızlığının bulunmadığı belirterek, davanın kabulü ile, muris sigortalının kasten beyan yükümlülüğünün ihlal etmediği, gerçekleşen riziko ile beyan edilmeyen hastalık arasında illiyet bağının bulunmadığının tespiti sonrası davalı sigortacının poliçe bedelince muris sigortalının mirasçılarına tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ... ... T.A.Ş ... Şubesinden kulllandığı kredi ile ilgili olarak, müvekkil şirket nezdindeki yıllık kredili hayat sigortası kapsamına girmek için 22/02/2021 tarihli ... Hayat başvuru formunu dolmuştur, imzalamış ve tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini, müteveffa uzun yıllardır var olan, tedavi gördüğü ve ilaç kullandığı TiP-2 Diabetes Mellitus hastalığına rağmen, başvuru formundaki "sigortalı adalı sağlık beyanı" kısmındaki soruları "hayır" olarak yanıtladığını, müteveffanın önemli olan TiP-2 Diabetes Mellitus hastalığını sigortalama esnasında bizzat sorulmuş olmasına rağmen beyan etmemesi kasıt derecesinde kusur olup, ölüm ile bu hastalıklar arasında illiyet bağı olduğu hususu da sabit olduğundan, müvekkil sigorta şirketinin tazminat ödeme borcu ortadan kalkmış olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerinin tanımını yapan 6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'nda düzenlenen hususlardan ve maddede açıkça atıf yapılan diğer kanun hükümlerinden kaynaklanan dava ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir.
Aynı kanunun 5/1 maddesinde ise; ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Aksi yöndeki bir kabul, ticaret mahkemelerinin özel mahkeme statüsünün sonlanması sonucunu doğurur.
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Dava, davacının murisi ...'in vefatından önce, davalı... A.Ş. nezdinde yaptırdığı dava konusu ... Hayat sigortası poliçesi ile hak etmiş olduğu vefat tazminatlarının, davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Yeni Tüketici Kanunun 3.maddesinde “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,” şeklinde sigortayı da telaffuz ederek değişikliğe gitmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi davacılar murisi tüketici arasında Sigorta Poliçesinden kaynaklanan (tüketici işleminden kaynaklanan) alacak davası niteliğinde olup, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 138/1 maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. 6100 sayılı HMK.nun 114/1. c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2. 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3. 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4. 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5. 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı.
17/03/2022
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:40:11