Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/665 E. 2022/24 K.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/665
2022/24
13 Ocak 2022
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/665 Esas - 2022/24
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/665 Esas
KARAR NO : 2022/24 Karar
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ : ... - ...
DAVALI : ... -
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/09/2021
KARAR TARİHİ : 13/01/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili, ...'ndaki görevinden Ocak 2019'da emekli olduğu, davacı müvekkil ...nda çalıştığı süreçte ...nda çalışanlar tarafından kurulan vakfa üye olduğu, davalı vakıf önceleri ... “da çalışanların girişimi ile kurulduğu için ... (... ... Derneği) olarak uzun yıllar dernek olarak faaliyette bulunduğu, dernek bünyesinde ... (... ...) kurduğu ve kamu çalışanlarından aidat toplayarak emeklilik sonrası hak ediş vermek için faaliyetlerine devam ettiği, sandık olmaktan Vakıf haline gelerek faaliyetlerini sürdürdüğü, davalı vakıf, üyelerden aylık olarak topladığı ödemeler ile ticari işletme ve faaliyetini inşaat sektörüne yönlendirdiği, konut inşaatından elde edilen gelirlerle üyelerin hak edişlerini ödemekte, müvekkilinin de birikim yapmak ve ikinci bir emeklilik bedeli almak amacıyla davalı ... (...)'na üye olduğu, bu üyeliği sırasında da davalı vakfa düzenli olarak ödemeler yaptığı ve neticede bu hak edişini almak için 05.09.2019 tarihinde 1174 sayılı dilekçe ile başvuruda bulunduğu, davalı vakıf tarafından, müvekkilinin başvurusuna 05.09.2019 tarih ve ... sayılı yazı ile vakıf emeklilik dayanışma yardımı madde 10 hükmünde belirtilen süreler içinde ödeme yapılacağı beyan ettiği davalı vakıf beyan ettiği süreci beklemiş ve ödemenin yapılmaması üzerine müvekkilinin 25.11.2019 tarihli ... sayılı dilekçe ile hak edişlerinin ödenmesini talep ettiği, davalı vakıf tarafından, müvekkilinin başvurusuna 19.12.2019 tarih ve ... sayılı yazı ile 144.897,04 TL. “lik toplam hak edişi 20 Şubat 2019 tarihli emekli dilekçesine istinaden 20.05.2020 tarihinde 36.224,26 TL, 20.06.2020 tarihinde 36.224,26 TL, 20.07.2020 tarihinde 36.224,26 TL ve 20.08.2020 tarihinden 36.224,26 TL olmak üzere 4 taksitte ödeme yapacaklarını beyan ettiği, davalı vakfin beyan ettiği tarih ve miktarlarda ödeme yapıldığı, sadece davalı vakıf müvekkiline 21.05.2020 tarihinde 15.000,00 TL, 24.08.2020 tarihinde 5.000,00 TL ve 19.10.2020 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yaptığı ve kalan emeklilik hak edişini ... davalı vakfın ödemeyi taahhüt ettiği taksitleri düzenli şekilde ödememesin sebebiyle müvekkilinin ...'ne gerekli inceleme soruşturmanın yapılması içi 18.11.2020 tarihinde dilekçe ile başvuru yapıldığı, ... 25.12.2020 tarihli .... sayılı cevabi yazısında “...vakfiın ödeme yükünün artması ve vakıftan ayrılmaları nedeniyle üyeler tarafından yatırılan aidatların düşmesinden dolayı ödemelerde gecikme yaşandığı, ... geriye kalan 119.897,04 TL hak ediş alacağının mart 2021 tarihi itibariyle yapılacağı...” bildirildiği, müvekkili tarafından, davalı vakfin, ...nün bildirdiği tarihlerde ve yasal süre içerisinde ödeme yapmaması üzerine Adana 10.İcra Müdürlüğünün 2020/... es sayılı dosyasından icra takibine geçmiştir. (EK- 5-İcra takibinin takip talebi ve ödeme emri) davalı vakıf tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz ettiği, Davalı borçlu tarafından borca, işlemiş faize ve tüm fer'ilere yaptığı itiraz haksız ve kötü niyetli olarak alacağı geciktirmek ve sürüncemede bırakmak, süre kazanmak amacı itiraz ettiğinden, davalı borçlunun takip alacağının % 20'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizce, Adana 10. İcra Dairesi'nin 2020/... Esas sayılı takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden celbedildiği,
Dava, itirazın iptaline ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, davalı vakfa üye olması nedeni ile ödediği aidatlar neticesinde hak edişi talebi olduğu, davalı vakfın bir ticari işletme işlettiği ileri sürülmediği, bu haliyle tacir sıfatının bulunmadığı, davacının ise tacir olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığı bu sebeple davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
6100 sayılı HMK.nun 114/1. c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
-
6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine,
-
6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/01/2022
Katip ...
Hakim ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:44:51