SoorglaÜcretsiz Dene

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/774 E. 2022/151 K.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2015/774

Karar No

2022/151

Karar Tarihi

10 Şubat 2022

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/774 Esas - 2022/151

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

T.C.

ADANA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/774 Esas

KARAR NO : 2022/151 Karar

HAKİM : ...

KATİP : ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLLERİ : ... - ...

DAVALI : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...

VEKİLLERİ : ... - ...

DAVALI : 2- ... - ...

...

VEKİLİ : ... - ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 09/04/2015

KARAR TARİHİ : 10/02/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : ...

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 25/03/2015 tarihli dava dilekçesi ile; Müvekkilinin 14/09/2010 günü, ... plakalı aracı ile ... Bulvarını takiben ... kavşağı istikametinden gelip İl Jandarma Komutanlığı istikametine doğru seyir halindeyken, ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın virajda hızını alamayıp hızından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek aracıyla müvekkilinin aracına çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kaza ile ilgili Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/... Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, ancak şikayet yokluğu sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, kaza sonrası müvekkilinin ambulans vasıtasıyla Adana Numune Eğitim Araştırma Hastanesi acil servis bölümüne götürüldüğünü, kaza sonucu müvekkilinin sol bacağının iki yerinden kırıldığını, müvekkilinin ameliyat olup bir hafta yoğun bakımda kaldığını, yoğun bakımdan çıktıktan sonra yine Adana Numune Eğitim Araştırma Hastanesinde 1 ay süreyle yataklı tedavi gördüğünü, kaza sonrası müvekkilinin sağlık durumunun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin yatalak duruma geldiğini, yaklaşık sekiz ay boyunca evinde ayağa kalkamadan yatakta tedavi gördüğünü, bir buçuk yıl boyunca tek koltuk değneği ile yürüdüğünü, müvekkilinin sol bacağında meydana gelen kırık sebebiyle toplamda 4 ameliyat geçirdiğini, müvekkilinin kaza sebebiyle eski haline gelemediğini, müvekkilinin yürüyüşünde halen aksamaların mevcut olduğunu, doktorların müvekkiline bacağındaki kırıkların kaynamayacağını belirttiğini, müvekkilinin kazadan önce toptan ayakkabı terlik ticareti işinde asgari ücretle çalıştığını, kaza sebebiyle 3 yıl boyunca çalışamadığını, kaza sebebiyle bir yıl geçici iş göremez raporu ve ödeneği aldığını, müvekkilinin çalışma gücünü kısmen kaybettiğini, askere gittiğinde müvekkili hakkında İzmir Askeri Hastanesi tarafından 11/09/2013 tarih ... sayılı rapor ile ''askerliğe elverişli değildir'' kararı verildiğini ve müvekkilinin ... Askerlik Şubesi tarafından terhis edildiğini beyan ederek 3.000, 00 TL maddi, 10.000, 00TL manevi olmak üzere toplam 13.000,00 TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/09/2010 tarihinden, sigorta şirketi açısından dava tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili 06/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 3.000,00 TL maddi tazminat talebini 141.114,63TL arttırarak 144.114,63TL olduğunu ve manevi tazminat talebinin 10.000,00TL olduğunu beyan etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... A.Ş. vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sürücülerin kusur durumlarının, davacının sakat kalıp kalmadığının ve sakatlık oranı hakkında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının sakatlıktan dolayı herhangi bir sosyal kurumdan tazminat alıp almadığının araştırılmasını talep ettiklerini, davacının sosyal kurumdan tazminata veya aylığa bağlanması halinde bu ödemelerin sakatlık tazminat hesabından düşülmesinin gerektiğini, sakatlık tazminat hesabının Hazine Müsteşarlığınca kabul gören aktüer uzmanı tarafından yaptırılmasını talep ettiklerini, davacının gelirinin tespitinde SGK kayıtlarının, vergi kayıtlarının esas alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, KTK.99/1 hükmü gereğince; Sigortacının, zarar görenin tazminat ödemeyi gerektiren belgeleri kendisine vermesinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı takdirde temerrüde düşeceğini, zarar görenin faiz talebi hakkının ancak temerrüd tarihinden itibaren doğacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; Davacı tarafından müvekkil aleyhinde açılmış olan bu davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesinde davacı tarafın müvekkili hakkında ileri sürdüğü iddiaların gerçekle uzaktan yakından hiçbir ilgisi bulunmadığını, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı, davasını kanunda öngörülen süre içerisinde açmamış bulurduğundan davanın reddini talep ettiğini, davacı taraf yapılan ceza yargılamasında şikayetçi olmadığını beyan etmiş bulunduğundan Manevi Tazminat davası açma hakkı bulunmadığını, şikayetten vazgeçme ile manevi tazminat talep hakkını da yitirmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, her ne kadar kaza tutanağında müvekkiline de tali kusur izafe edilmiş ise de bu tespiti kabul etmediklerini, kaza tutanağında müvekkiline atfedilen kusurun davacının uğradığı zarara neden olan kusur olmadığı, kazanın bir bütün olarak değerlendirilerek yapılan tespit ile ortaya çıkan kusur olduğunu, kazanın oluşumuna asıl etken davacının direksiyon hakimiyetini kaybederek spin atması olduğunu, bunun sonucu davacının refüje çıkarak direğe çarptığı, davacının yaralanmasının bu anda gerçekleşmiş olduğunu, müvekkilinin ise davacıya çarpmamak için manevra yaparak kendisinin de refüje çıktığını, ancak davacının aracına çarpması söz konusu olmadığını, bu halde davacı kendi tamamı ile kusuru nedeni ile yaralanmış olduğunu, müvekkilinin aracı arkadan geldiğini ve davacı aracına müdahalesi bulunmadığını, bu nedenle Kusur durumunun tam anlamı ile tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden veya Karayolları Fen Heyetinden kusur raporu alınmasını gerektiğini, davacının yaralanması ile oluşan zararına dair beyanları kabul etmediklerini, davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile maluliyetinin tespit edilmesini, davacı tarafından müvekkilinden istenilen tazminat miktarının kabul etmediklerini, davacının kendi kusurlu hareketi ile kazaya sebebiyet vermiş olduğundan istenilen tazminat miktarının yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA ve GEREKÇE:

Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinden, Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinden, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden,davalı ... A.ş. Genel Müdürlüğünden, Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğünden, Numune Eğitim Ve Araştırma Hastanesinden, ... Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinden,... Hastanesi Başhekimliğinden, ... Fakültesi Hastanesi Başhekimliğinden, ... Tıp Fakültesinden, ... Üniversitesi Başhekimliğinden tedavi belgeleri, araç kaydı ve hasar dosyası celp edilmiş, Adana Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünden davacının sosyal ekonomik durumu araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı sorgulanmıştır.

Mahkememizce, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından bilirkişi BEKİR UN'dan alınan 28/12/2015 tarihli raporda; 14/09/2010 tarihinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın oluşumunda ... plakalı toyota otomobil sürücüsü ...'nın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğuna, ... ... marka otomobil sürücüsü ...'nın ise %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.

Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 11/05/2017 tarihli raporunda sürücü ...’nın %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu, sürücü ...’nın %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.

26/11/2020 tarihli celsede davalı Alper vekilinin kusur raporuna karşı itirazları değerlendirilerek davalı ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın eylem ve varsa kusurunun davacı ...'nın yaralanmasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti amacıyla dosyanın Karayolları Fen Heyeti'nden seçilecek 3'lü bilirkişiden rapor alınmak üzere Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş, 26/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacı sürücü ...'nın, meydana gelen olayda % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nın olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Davacı vekilinin bu kusur raporu doğrultusunda hesaplama yapılması talebi, davacı vekilinin 28/12/2015 tarihli rapora itiraz etmemesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce, davacı hakkında İstanbul 2. İhtisas Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 22/02/2019 tarihli maluliyet raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranının %59 (yüzde ellidokuz) olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, Osteomiyelitin tedavisi mümkün bir kırık komplikasyonu olduğu, tedavi edilmesi durumunda maluliyetinin yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı, 26/08/2020 tarihli ATK raporunda 22/02/2019 tarih 2911 karar numaralı mütalaasına eklenecek veya değiştirilecek herhangi bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.

Dosya maluliyet oranının tespiti için ayrıca İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na gönderilmiş, düzenlenen 04/08/2021 tarihli raporda; davacının E cetvelinde olay tarihindeki yaşına (21 yaş) göre; %59 (yüzde elli dokuz) oranında kalıcı meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, ancak ''Kronik Osteomiyelit'' klinik tanısının ( söz konusu kemikte tıbbi iyileşmeyi geciktiren enfeksiyon durumunun ); uzun süreli tıbbi ve cerrahi tedavi gerektirdiği ve tedavi edilmesi durumunda iyileşebileceğinin tıbben bilindiği, bu nedenle; kişinin herhangi bir Üniversite Hastanesi veya Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü tarafından düzenli takip ve tedavisinin gerektiği, kişide iyileşme sağlanma durumuna göre; olaya bağlı kalıcı maluliyet oranı tespiti açısından yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı, kişide saptanan geçici iş göremezlik oranı-süresi, başkasının bakımına muhtaç olma süresi ile 14/09/2010 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazası yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu belirtilmiştir.

Maddi tazminata ilişkin bilirkişi Av.... tarafından sunulan 27/05/2019 havale tarihli raporda; Davacı ...'nın %59 maluliyet oranı ve ... plakalı araç sürücüsünün %25 kusuru esas alınarak hesaplanan kalıcı maluliyet zararının 144.114,63 TL olduğuna, davacının 9 aylık tedavi süresi için geçici işgöremezlik zarar tutarının SGK tarafından karşılanmayan tutarının %25 davalı kusur sorumluluğuna isabet eden tutarının 1.755,93TL olduğu, davacının maluliyetinin tedavi ile düzelebilir nitelikte olduğuna dair tıbbi rapor uyarınca kalıcı maluliyet zararının oluşup oluşmadığı konusunda hukuki nitelendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.

GEREKÇE: Davanın, TBK'nun 54/3 ve 55.md gereğince açılmış gelişen maluliyetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.

14/09/2010 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda her ne kadar osteomiyelitin tedavisi mümkün bir kırık komplikasyonu olduğu, tedavi edilmesi durumunda maluliyetinin yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaati bildirilmiş ise de yargılama sürecinde davacıda iyileşme olmadığı, alınan son maluliyet raporlarında da tüm vücut engellilik oranının %59 olarak belirtildiği görüldüğünden, davacının tüm vücut engellilik oranının %59 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği kabul edilmiş, meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı toyota otomobil sürücüsü ...'nın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğuna, ... ... marka otomobil sürücüsü ...'nın ise %25 (yüzde yirmibeş) kusurlu olduğu, geçici işgöremezlik tazminatının 1.755,93TL, sürekli işgücü kaybı tazminatının 144.114,63 TL olduğu görülmüş olup maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.

6098 sayılı TBK m. 56. Maddesi uyarınca, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Mahkememizce aldırılan kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacının kazada yaralandığı, davacının yaralanması nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabı bir nebze olsun azaltabilmek amacı güdülerek karşı taraftan manevi tazminat alınmak suretiyle giderilmesinin uygun olacağı kanaatiyle, kazanın oluşmasında davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olması, manevi tazminatın zenginleşmeye sebebiyet vermemesi, kazayı özlenir hale getirmemesi, davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, davalıyı, gerekli özeni gösterme konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmek hedeflenerek ve davacının kaza nedeniyle duyduğu elem ve acı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak, günün ekonomik koşulları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 4.000,00.TL manevi tazminatın 14/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Maddi tazminat davasının KABULÜ İLE,

-141.114,63.TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 14/09/2010 tarihinden davalı Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.355,89 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,

  1. Davalı ... yönünden manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, 4.000,00.TL manevi tazminatın 14/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,

-Davalı ... yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap olunan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu DAVALIYA ÖDENMESİNE,

  1. Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat davasının REDDİNE,

-Davalı sigorta şirketi yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu DAVALIYA ÖDENMESİNE,

  1. Alınması gereken 9.639,51 TL karar harcından, peşin alınan (ıslah harcı ile birlikte) 526,39 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.113,12 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

  2. Davacı tarafından yapılan 526,39 TL peşin harç ile ıslah harçının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  3. Davacı tarafından yapılan 5.887,00 TL (başvuru harcı, kusur bilirkişi, hesap bilirkişisi, ATK maluliyet raporu, posta gideri) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

  4. Karar kesinleştiğinde varsa artan gider avansının ilgilisine İADESİNE,

Dair, davacı asil ile vekili ve Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

10/02/2022

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararticaretTazminatCismaniZararistinafgerekçe(ÖlümSebebiyleadanaVedavacıyabekirAçılanhükümdavalıyacevapTazminat)asliyeödenmesinemahkemesiyargılama

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:43:06

perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.