Anayasa Bireysel Başvuru: 2021-6701 Sayılı 02-05-2023 Tarihli Karar: Kabul Edilemezlik-İkinci Bölüm

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İkinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

III. İNCELEME SONUÇLARI

HakMüdahale İddiasıSonuçGiderim
Kötü muamele yasağıGeri gönderme merkezinde kötü muameleSüre Aşımı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

AHMED MUHAMMED BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/6701)

Karar Tarihi: 2/5/2023

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başkan:Kadir ÖZKAYA
Üyeler:M. Emin KUZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Basri BAĞCI
Kenan YAŞAR
Raportör:Yusuf Enes KAYA
Başvurucu:Ahmed MUHAMMED
Vekili:Av. Mehmet Ufuk GÖNCÜ

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, kötü koşullarda hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulmaya dayanılarak açılan tazminat davasının reddi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Suriye uyruklu olan başvurucu hakkında İzmir Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 7/3/2019 tarihli kararıyla kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu gerekçesiyle sınır dışı etme ve idari gözetim kararı alınmıştır. İdari gözetim 9/5/2019 tarihinde sona ermiştir.

3. Sınır dışı edilmesi işlemine karşı açılan dava neticesinde İzmir 1. İdare Mahkemesi 3/10/2019 tarihli kararı ile sınır dışı etme işleminin kesin olarak iptaline karar vermiştir.

4. Bu karar üzerine başvurucu 30/10/2019 tarihinde 3 ay boyunca haksız ve hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulduğundan ve geri gönderme merkezindeki tutma koşullarının kötü olduğundan bahisle tam yargı davası açmıştır.

5. İzmir 1. İdare Mahkemesi 6/7/2020 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.

6. Başvurucu, bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

7. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24/11/2020 tarihinde istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir.

8. Nihai karar başvurucu müdafiine elektronik tebligat (e-tebligat) usulüyle tebliğ edilmiştir. Söz konusu e-tebliğ mazbatasında 10/12/2020 tarihinde ilgili tebligatın "alıcı için ayrılmış tebligat hesabına başarılı bir şekilde konduğu" ve 15/12/2020 tarihinde "Tebligat alıcının hesabına iletilmesini müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak okundu sayıldı." bilgisi yer almaktadır.

9. Başvurucunun müdafii, hakkında filyasyon işlemi uygulandığı gerekçesiyle 10/1/2021 ila 23/1/2021 tarihlerinde mazeretli olduğunu bildirerek 29/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Adli yardım talebinin kabulüne Komisyonca karar verilmiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu, kötü koşullarda hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulmasından kaynaklanan zararlarının tazmini amacıyla açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Bireysel başvuruların 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (1) ve (5) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine doğrudan veya diğer mahkemeler yahut yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılması gerekmektedir.

13. Bununla beraber 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 64. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı mazeret nedeniyle otuz gün içinde başvuru yapılamadığı takdirde bu durumu delillendiren belgeler ile birlikte mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde de bireysel başvuru yapma imkânı bulunmaktadır.

14. 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük’te, haklı mazerete muhatap olan kişinin başvurucu olduğu ifade edilmekte ise de temsil veya vekâlet yoluyla yapılan başvurularda temsilci veya avukatın da haklı mazeretlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Temsilci veya avukatın haklı mazeretinin dikkate alınmaması, başvuru süresinin kaçırılmasında hiçbir kusuru bulunmayan ve bu kişiler aracılığıyla bireysel başvuru yapan başvurucular açısından mahkemeye erişimi daha baştan engelleyebileceğinden hakkın, telafisi imkânsız biçimde kaybına neden olabilir ( Ramazan Sönmez , B. No: 2013/6325, 15/4/2014, § 21).

15. Bu durumda temsilci veya avukat aracılığıyla yapılan bireysel başvurularda, bu kişilerin haklı mazeretlerinin bulunması hâlinde mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde yapılan başvuruların süresinde yapılmış olduğunun 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 64. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilmesi gerekir (Ramazan Sönmez, § 22).

16. Başvurucunun müdafii; COVID-19 virüsü nedeniyle filyasyon süreci yaşadığını, bu nedenle 10/1/2021 ila 23/1/2021 tarihlerinde mazeretli sayılması ve başvurunun süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

17. İçtüzük’te, mücbir sebep veya ağır hastalık gibi haklı bir mazeretin başvuru süresini uzatacağı kurala bağlanmış olup bu hususlara ilişkin bir belirleme veya tanımlama yapılmamıştır. Hangi hâllerin haklı mazeret olduğunun önceden belirlenmesi mümkün olmadığından Anayasa Mahkemesi, ileri sürülen mazeretin haklı olup olmadığını her başvuruda, olayın özelliklerini dikkate alarak değerlendirmektedir ( Yasin Yaman , B. No: 2012/1075, 12/2/2013, § 21).

18. Başvurucunun müdafii; filyasyon süreci yaşadığını belirtmiş ise de gerçekten COVID-19 virüsüne yakalandığına, karantina altına alındığına ve bu durumun bireysel başvuru yapmasını gerçekten engellediğine ilişkin bir bilgi ve/veya belge sunmamıştır. Bu nedenle başvurucunun müdafiinin mazeret olarak ileri sürdüğü bu durumun haklı mazeret olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

19. Somut olayda nihai karar başvurucunun müdafiine e-tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca e-tebligat yolunun kullanıldığı gönderiler, muhatabın hesabına ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılmaktadır. Buna göre somut olayda tebliğ mazbatasında "Tebligat alıcının hesabına iletilmesini müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak okundu sayıldı." şeklindeki delil kaydının oluşturulduğu 15/12/2020 tarihi, tebliğ tarihidir ( Mehmet Özcan, B. No: 2019/6266, 15/1/2020, § 27). Buna göre başvurucunun bu tarihten itibaren en son 14/1/2021 tarihine kadar başvuru yapması gerekirken haklı mazeret olarak değerlendirilmeyen durumun bittiği iddia edilen tarihten itibaren 15 gün içinde yaptığı başvuruda süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.

20. Açıklanan gerekçelerle bireysel başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 2/5/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ihlalaltındakoşullardadayanılaraktutulmayailişkindirbaşvurugözetimreddi

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:08:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim