Anayasa Bireysel Başvuru: 2021-30768 Sayılı 22-05-2024 Tarihli Karar: Kabul Edilemezlik-İkinci Bölüm

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İkinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

22 Mayıs 2024

III. İNCELEME SONUÇLARI

HakMüdahale İddiasıSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Suç İsnadı)Kanun yolu şikâyetiKonu Bakımından Yetkisizlik

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

KERİM BEDİR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/30768)

Karar Tarihi: 22/5/2024

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başkan:Basri BAĞCI
Üyeler:Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Kenan YAŞAR
Ömer ÇINAR
Raportör:Hikmet Murat AKKAYA
Başvurucu:Kerim BEDİR
Vekili:Av. Gözde Seçil DEMİR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza soruşturmasında şikâyetçi olan başvurucunun delil toplanmasına dair taleplerinin reddedilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu; başvuru formunda 2015 yılında bir şirketten aranarak kendisine 300 TL bedel karşılığında sağlık sigortası teklifinde bulunulduğunu, teklifi kabul ettiğini ancak bu konuda detaylı bir şekilde görüşme yapmadığını ifade etmektedir. Bu konuşmadan sonra bir bedel ödemediğini ve karşılığında da bir sağlık hizmeti almadığını belirtmektedir.

3. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) sunulan dilekçeye göre 2020 yılında tanımadığı bir telefon hattından başvurucu aranmış, ilgili şirket tarafından birçok kişinin mağdur edildiği ve farkında olmadan kartından para kesintisi yapıldığı bilgisi kendisine verilmiştir. Telefon görüşmesinin devamında ise eğer söz konusu firmaya geçmişte ödenmeyen aylıkların ödemesi yapılırsa bütün kesintilerin ve yapılan ödemenin toplu hâlde başvurucuya iade edileceği belirtilmiştir. Başvurucu da bunun üzerine bir banka hesabına 990 TL para göndermiştir.

4. Daha sonra başvurucu, bir kez daha aranmış ve bu sefer ödemenin yapılabilmesi için kendinden 2.000 TL daha para istenmiştir. Başvurucu aynı şekilde söz konusu meblağı da göndermiştir. Kendine herhangi bir şekilde geri ödeme yapılmaması üzerine başvurucunun telefonda görüştüğü kişiyi aradığı ve Emrah adındaki bir şahsın başvurucuyu başka kişilere yönlendirdiği anlaşılmaktadır.

5. Sonraki süreçte başvurucunun aradığı telefon numaralarından kendini Hazine ve Maliye Bakanlığı personeli olarak tanıtan birkaç şahsın başvurucunun ödemesi gereken dört adet daha poliçe olduğu ve bu poliçe bedellerinin ödenmesi hâlinde kesilen paraların tamamını alabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine başvurucu yine bir miktar para ödemiştir. Başvurucunun gerçekleştirdiği bu telefon görüşmeleri sonucunda üç gün içerisinde toplam 26.103 TL ödeme yaptığı başvurucu tarafından ifade edilmektedir.

6. Bunun üzerine başvurucu, dolandırıcılık suçu kapsamında şikâyetçi olmuştur. Başsavcılık ilgili telefon numaralarının kimlere ait olduğunun araştırılmasını istemiştir. Yapılan araştırma sonucunda GSM numaralarının yabancı uyruklu kişilere ait olduğu anlaşılmıştır. Talimat yazıları sonucunda ise bir sonuç elde edilememiştir.

7. Başsavcılık 20/1/2021 tarihinde yabancı uyruklu şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararda özetle; başvurucunun başlangıçta ödediği 300 TL için daha sonra kendisi ile iletişime geçen kişilere bu 300 TL'yi geri almak ve şirkete başka ücret ödememek için toplamda 26.000 TL para ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca müşteki ile T.A.B. Sağlık Hizmetleri adlı şirket arasındaki ilişkinin karşılıklı rızaya dayalı olarak yapılmış borçlandırıcı işlemden mütevellit alacak verecek meselesi olduğu ve hukuki ihtilaf teşkil ettiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda şüphelilerin müştekiinin iradesini fesada uğratacak şekilde hileli hareketlerde bulunmadıkları, atılı dolandırıcılık suçunun oluşmadığı, başvurucunun hukuki mercilere müracaat edebileceği ihtar edilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

8. Başvurucunun karara itirazı üzerine Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği 3/6/2021 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

9. Başvurucu, nihai kararı 22/6/2021 tarihinde öğrendikten sonra 26/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

10. Komisyon, oybirliği sağlanamaması nedeniyle başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

11. Başvurucu, şikâyetçi sıfatıyla taraf olduğu soruşturmada paranın gönderildiği hesabın Celal C. isimli bir kişiye ait olduğunun anlaşıldığı ancak bu kişinin ifadesinin alınmadığını, şüphelilerin de aynı şekilde ifadesi alınmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

12. Başvuruya konu şikâyetler adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

13. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir ( Onurhan Solmaz , B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

14. Sözleşme’nin 6. maddesinde, adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular, Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu olamaz. Dolayısıyla bir ceza davasında haklarında suç isnadı bulunmayan mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz kişiler Sözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır ( Onurhan Solmaz , §§ 23, 24).

15. Somut olayda, başvurucu hakkında herhangi bir suç isnadına ilişkin olmayan ve üçüncü kişinin cezalandırılmasına yönelik olduğu görülen ihlal iddialarının adil yargılanma hakkının kapsamına girmediği anlaşılmaktadır.

16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/5/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirmeolmadığınaihlaldelilhükümtoplanmasınasoruşturmasındailişkindirbaşvurureddedilerekşikâyetçikovuşturmayataleplerinin

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:06:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim