Anayasa Bireysel Başvuru: 2020-6840 Sayılı 19-07-2023 Tarihli Karar: Esas (İhlal)-İkinci Bölüm

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İkinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

19 Temmuz 2023

III. İNCELEME SONUÇLARI

HakMüdahale İddiasıSonuçGiderim
Özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkıCeza infaz kurumu uygulamalarıİhlalManevi tazminat

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

EROL DÜNDAR BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/6840)

Karar Tarihi: 19/7/2023

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başkan:Kadir ÖZKAYA
Üyeler:Engin YILDIRIM
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Basri BAĞCI
Raportör:Mücahit AYDIN
Başvurucu:Erol DÜNDAR
Vekili:Av. Metin İRİZ

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, hükümlüye ağabeyinin cenaze törenine katılması için izin verilmemesi nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak barındırılan başvurucu 31/12/2019 tarihinde yazdığı dilekçe ile vefat eden ağabeyinin İstanbul Sultangazi Cemevinde ertesi gün yapılacak cenaze merasimine katılmak için izin talebinde bulunmuştur. Başvurucunun dilekçesine istinaden kolluk kuvvetlerine aynı gün yaptırılan tahkikatta cenaze merasiminin yapılacağı bölgede sol fraksiyon terör örgütüne müzahir şahısların yoğunlukla faaliyet yürüttüğü, cenazenin terör örgütlerince provoke edilebileceği ve hükümlünün cenazeye katılımının kamu düzenini etkileyebilecek olaylara sebep olabileceği belirtilmiştir. Başsavcılık 13/1/2020 tarihinde kolluk kuvvetlerinin Tahkikat Tutanağı'na istinaden hükümlünün cenaze törenine katılmasında can güvenliği yönünden sakınca bulunduğunu belirterek talebin uygun görülmediğine karar vermiştir.

3. Başvurucu, ret kararını 13/1/2020 tarihinde öğrendikten sonra 10/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

4. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

5. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

6. Başvurucu; ağabeyinin cenazesine katılma talebinin soyut gerekçelerle reddedildiğini, daha önce annesinin cenazesine katılmasına da izin verilmediğini, cenazenin Sivas'ta defnedileceğini kendisinin ise yalnızca İstanbul'daki cenaze töreni ile sınırlı olarak izin talebinde bulunduğunu, daha önce aynı yerde gerçekleştirilen cenaze merasimlerine mahpusların katılmasına izin verildiğini, cenazeye katılamaması nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu belirterek özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ret kararında kanun yolu gösterilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, diğer mahpuslara izin verilmesi ancak kendi talebinin reddedilmesi nedeniyle ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde başvurucunun ret kararına karşı şikâyet ve itiraz yoluna başvurmadığı ve bu hususun başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinde dikkate alınması gerektiği, ihlal iddialarının ise Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

7. Başvuru, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmiştir.

8. Anayasa Mahkemesi benzer bir başvuruda cenaze törenine katılma yönünden infaz hâkimliğine şikâyet yolunun tüketilmesinin zorunlu olmadığı sonucuna ulaşmıştır ( Rasul Kocatürk [GK], B. No: 2016/8080, 16/12/2019, §§ 32-39). Somut başvuru açısından da bu yaklaşımdan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

9. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

10. Başvurucunun özel ve aile hayatına saygı hakkına yönelik müdahalenin 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 94. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında yer alan düzenlemeler gereğince kanuni temelinin olduğu ve infaz kurumunun güvenliğinin sağlanması şeklinde meşru amacının bulunduğu açıktır ( Rasul Kocatürk , §§ 45-50).

11. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir ( Ferhat Üstündağ , B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45; Abuzer Uzun , B. No: 2016/61250, 13/6/2019, § 38).

12. Anayasa’nın 19. maddesi gereği hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına birtakım sınırlamaların getirilmiş olması, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Bu bağlamda idarenin tutuklu ve hükümlülerin özel ve aile hayatına müdahale konusunda takdir yetkisinin daha geniş olduğu gözetilmelidir. Burada mühim olan ceza infaz kurumunun güvenliğinin sağlanması amacı ile hükümlünün özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir dengenin sağlanmış olmasıdır ( Rasul Kocatürk , § 56).

13. Ülkemiz geleneklerinde cenazenin bekletilmeden defnedildiği, akabinde birkaç gün süreyle taziye kabulünün yapıldığı bilinen bir olgudur. Bu nedenle yakını ölen hükümlünün izin talebinin kamu makamlarınca süratle harekete geçilerek ve koşullar da dikkate alınarak mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması önem arz etmektedir. Ayrıca talebin karşılanmasında kamu makamlarının kendilerinden beklenen özeni göstermeleri gerekmektedir. Talebin karşılanması imkân dâhilinde görülmezse bu duruma ilişkin zorunluluk hâllerinin ve güvenlik risklerinin somut olgu ve olaylara dayalı olarak açıklanması gerekir ( Rasul Kocatürk , § 62).

14. Somut olayda başvurucunun ağabeyinin cenaze merasiminden bir gün önce talep ettiği katılım izni başsavcılıkça cenaze yerinin güvenlik açısından uygun olmadığı gerekçesiyle yaklaşık iki hafta sonra reddedilmiştir. Bununla beraber başsavcılıkça esas alınan tahkikatta cenazenin defnedileceği yere ilişin kategorik değerlendirmeler yapılmakla yetinilmiş, güvenlik ve asayiş riski somut olay ve olgular çerçevesinde ortaya konulmamıştır. Başsavcılık başvurucunun talebinin karşılanması için durumun gerektirdiği özeni gösterdiğini, ilgili personelin görevlendirilmesi için alternatif çözümler denediğini ortaya koyabilmiş değildir. Somut bilgilere dayandırılmayan güvenlik gerekçeleri başvurucunun çıkarları ile toplumun çıkarları arasında adil denge kurulmasına yönelik ikna edici, ilgili ve yeterli unsurlara sahip değildir. Bu nedenle başvurucunun cenaze merasimine katılma ve ailesine destek olma imkânından yoksun kalmasında kamu makamlarının talebin reddedilmesi şeklindeki müdahalesinin özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

15. Açıklanan gerekçelerle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

16. Başvurucu, ihlalin tespiti ile miktar belirtmeksizin maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

17. Başvurucunun katılmayı talep ettiği cenaze merasiminin üzerinden uzun bir süre geçtiği dikkate alındığında ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

18. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 23.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucu, maddi zarara ilişkin olarak bilgi/belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 23.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 9.900 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı (13/1/2020 tarih ve 2020/598 sayılı yazı) ile Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/7/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirmehükümlüyehayatınacenazeağabeyininihlaltöreninehükümverilmemesigiderimilişkindirbaşvurukatılması

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:08:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim