Anayasa Bireysel Başvuru: 2020-31253 Sayılı 18-04-2024 Tarihli Karar: Kabul Edilemezlik-Birinci Bölüm

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Birinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

III. İNCELEME SONUÇLARI

HakMüdahale İddiasıSonuçGiderim
Mülkiyet hakkıGeçici hukuki koruma (İhtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz)Başvurunun Reddi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

AZİZOĞLU ULUSLARARASI NAKLİYAT VE DIŞ TİCARET A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/31253)

Karar Tarihi: 18/4/2024

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başkan:Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler:Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Yılmaz AKÇİL
Raportör:C. Ece YALIM
Başvurucu:Azizoğlu Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
Vekili:Av. Adar ADIBELLİ

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, el koyma tedbirinin haksız şekilde uygulanması ve uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/9/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç

2. Şüpheli A.A.nın sevk ve idaresinde olan başvurucu şirkete ait araçta 400 litre kaçak motorin ele geçirilmesi üzerine 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan yapılan soruşturma kapsamında söz konusu araca 15/7/2014 tarihinde Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından el konulmasına karar verilmiştir. Hassa Cumhuriyet Başsavcılığınca 7/8/2014 tarihinde iddianame düzenlenerek şüpheli A.A.nın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına ve ele geçirilen kaçak eşyanın taşınmasında kullanılan aracın müsaderesine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

3. Hassa Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) tarafından yapılan yargılama sonunda 24/3/2015 tarihinde sanık A.A.nın beraatine, el konulan başvurucu şirkete ait aracın müsaderesine yer olmadığına, aracın sahibine iadesine ve üzerindeki tedbir şerhinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verilmiştir.

4. Katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından anılan karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtayca temyiz incelemesi sonucunda 30/10/2019 tarihinde bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yargılama devam etmekteyken başvurucu 10/9/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç

5. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda 3/11/2020 tarihinde sanık A.A.nın mahkûmiyetine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, el konulan başvurucu şirkete ait aracın müsaderesine yer olmadığına ve aracın üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Anılan karar itiraz edilmeden 11/12/2020 tarihinde kesinleşmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

6. Başvurucu, malen sorumlu olarak yer aldığı ceza yargılamasında dava konusu suç ile herhangi bir ilgisi olmamasına rağmen aracının siciline şerh konulduğunu, yargılama boyunca el koyma tedbirinin devam ettiğini ve uzun süren yargılama boyunca aracında bulunan tedbir şerhi nedeniyle tasarruf yetkisini kullanmadığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, tedbir şerhinin kaldırılmaması nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

7. Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür ( S.Ö. , B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28; Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31).

8. Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir ( S.Ö. , § 29; Mehmet Güven Ulusoy , § 32).

9. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi gereği başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında ilgilinin 2.000 Türk lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilir.

10. Somut olayda başvurucu, bireysel başvuruya konu olan tedbir şerhinin bireysel başvuruda bulunduğu tarihten sonra Mahkemece 3/11/2020 tarihinde kaldırıldığı hususunda Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemiştir.

11. Bireysel başvurunun yapılmasından sonraki süreçteki gelişmelerin bildirilmesi başvurucunun mağdur statüsünün değerlendirilmesine yönelik kabul edilebilirlik ve esas incelemesi bakımından oldukça önem taşımaktadır. Buna karşılık başvurucu İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde yukarıda ifade edilen olgulara ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.

12. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun başvurusunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği anlaşıldığından başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

13. Başvurunun mahiyeti dikkate alınarak 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca başvurucu aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine gerek görülmemiştir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 18/4/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirmetedbirininilişkindirhaksızbaşvuruuygulanmasıhükümmülkiyetihlalşekildekoyma

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim