Anayasa Bireysel Başvuru: 2019-38209 Sayılı 15-05-2024 Tarihli Karar: Kabul Edilemezlik-İkinci Bölüm
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İkinci Bölüm
Anayasa Mahkemesi Kararı
15 Mayıs 2024
III. İNCELEME SONUÇLARI
| Hak | Müdahale İddiası | Sonuç | Giderim |
|---|---|---|---|
| Mülkiyet hakkı | Kamulaştırma bedeli, kamu yararı | Başvuru Yollarının Tüketilmemesi |
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ TEPE BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/38209)
Karar Tarihi: 15/5/2024
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
| Başkan | : | Basri BAĞCI |
|---|---|---|
| Üyeler | : | Rıdvan GÜLEÇ |
| Yıldız SEFERİNOĞLU | ||
| Kenan YAŞAR | ||
| Ömer ÇINAR | ||
| Raportör | : | Tahir Hami TOPAÇ |
| Başvurucu | : | Ali TEPE |
| Vekili | : | Av. Adil AKTAY |
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında taşınmazın kamulaştırma dışında bırakılan kısmının da idare adına tesciline karar verilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Karayolları Genel Müdürlüğü (idare) tarafından Mersin ili Tarsus ilçesi Köselerli Mahallesi ifrazen 1.832 parsel sayılı taşınmazın 5.643,80 m2lik kısmı hakkında kamulaştırma kararı alınmıştır. Kamulaştırma sürecinde idarece kamulaştırılacak kısmın 3.813,08 m2ye düşürülmesine ve 1.830,72 m2lik kısmın kamulaştırma dışında bırakılmasına karar verilmiştir. İdare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında ise ilk derece mahkemesince sonradan belirlenen 3.813,08 m2lik kısım bakımından değerlendirme yapılmasına karşın gerekçeli kararın hüküm bölümünde dava konusu taşınmazın tamamının idare adına tesciline karar verilmiştir.
3. Hükmün istinaf edilmesi üzerine istinaf mercii tarafından ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış, bununla birlikte dava konusu taşınmazın tamamının idare adına tesciline dair yeniden hüküm kurulmuştur. Bu hüküm temyiz incelemesinde onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
4. Öte yandan kararın kesinleşmesine karşın ilgili tapu müdürlüğü, çelişki nedeniyle kararı icra etmemiş ve durumu idareye bildirmiştir. Bunun üzerine idare vekilince ilk derece mahkemesinden tavzih kararı talep edilmiş, ilk derece mahkemesi de talebi kabul ederek 18/10/2022 tarihli kararı ile hükmün " Dava konusu, Mersin İli, Tarsus İlçesi, Köselerli Mahallesi/Köyü, 1832 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının İPTALİ ile davacı Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescili ile tapuda yol olarak terkinine " şeklindeki kısmını " Dava konusu, Mersin İli, Tarsus İlçesi, Köselerli Mahallesi/Köyü, 1832 parsel sayılı taşınmazın 3.813,08 m2'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının İPTALİ ile davacı Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescili ile tapuda yol olarak terkinine " şeklinde düzelterek hükmü tavzih etmiştir.
5. Tavzih kararı, temyizi kabil olmak üzere verilmiş olup henüz kesinleşmemiştir.
6. Başvurucu; hükmün temyiz incelemesinde onanmasının ardından ve tavzih kararından önce süresinde bireysel başvuru yoluna müracaat ederek kamulaştırma bedelinin taşınmazın 3.813,08 m2lik kısmı için belirlendiğini ancakyargılama sonucunda taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verildiğini, bu nedenle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
7. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
8. Başvurucunun şikâyetleri mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.
9. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir.
10. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir ( İsmail Buğra İşlek , B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
11. Başvuru yollarının tüketilmesi gereğinden söz edilebilmesi için öncelikle hukuk sisteminde, hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin başvurabileceği idari veya yargısal bir hukuki yolun öngörülmüş olması gerekmektedir. Ayrıca bu hukuki yolun iddia edilen ihlalin sonuçlarını giderici, etkili ve başvurucu açısından makul bir çabayla ulaşılabilir nitelikte olması ve sadece kâğıt üzerinde kalmayıp fiilen de işlerliğe sahip bulunması gerekmektedir. Olmayan bir hukuki yolun tüketilmesi başvurucudan beklenemeyeceği gibi hukuken veya fiilen etkili bulunmayan, ihlalin sonuçlarını düzeltici bir vasıf taşımayan veya aşırı ve olağan olmayan birtakım şeklî koşulların öngörülmesi nedeniyle fiilen erişilebilir ve kullanılabilir olmaktan uzaklaşan başvuru yollarının tüketilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır ( Fatma Yıldırım , B. No: 2014/6577, 16/2/2017, § 39).
12. Başvurucu, kamulaştırma bedelinin taşınmazın 3.813,08 m2lik kısmı için belirlenmesine karşın yargılama sonucunda taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verilmesinden şikâyetçidir. Bu şikâyetin temelini hükümdeki çelişki oluşturmaktadır. Öte yandan bu çelişki nedeniyle kararın icra edilmediği, çelişkinin giderilmesi amacıyla da talep üzerine ilk derece mahkemesince kararın tavzih edildiği anlaşılmaktadır. Ancak temyizi kabil olmak üzere verilen tavzih kararı henüz kesinleşmemiştir.
13. Bu durumda özellikle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlaline yönelik iddiasının niteliği ve kapsamı dikkate alındığında uğranılan zararların giderilmesi talebi yönünden başvuru yollarının usulünce tüketildiği söylenemez. Dolayısıyla başvuruya özgü koşullarda tavzih kararının akıbeti netleşmeden yapılan başvurunun incelenmesi, bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi gereği mümkün değildir.
14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 15/5/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21