Anayasa Bireysel Başvuru: 2019-12455 Sayılı 02-05-2023 Tarihli Karar: Kabul Edilemezlik-İkinci Bölüm

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İkinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

III. İNCELEME SONUÇLARI

HakMüdahale İddiasıSonuçGiderim
Yaşam hakkıKazalarda ölüm (maden, iş yeri. trafik kazası gibi), ağır yaralanmaAçıkça Dayanaktan Yoksunluk
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Makul sürede yargılanma hakkı (idare)Başvuru Yollarının Tüketilmemesi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYŞE YARALİ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2019/12455)

Karar Tarihi: 2/5/2023

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başkan:Kadir ÖZKAYA
Üyeler:M. Emin KUZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Basri BAĞCI
Kenan YAŞAR
Raportör:Gizem Ceren DEMİR KOŞAR
Başvurucular:1. Ayşe YARALİ
2. Güler YARALİ
3. Hakan YARALİ
4. Hamdi YARALİ
5. Meltem YARALİ
6. Murat GÜR
7. Raif YARALİ
Başvurucular Vekili:Av. Mehmet Serhat YELTEKİN

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru; çadırda çıkan yangında meydana gelen ölüm olayı üzerine açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucuların yakını (3 yaşında) başvurucular ile birlikte Van'ın Merkez ilçesine bağlı köyde kaldıkları çadırda 2/12/2011 tarihinde çıkan yangında hayatını kaybetmiştir. Başvurucular Van'da meydana gelen depremlerden (23/10/2011 ve 9/11/2011) sonra eve girmekten korktukları için gündüzleri evde kalıp gece çadırda yattıklarını, çadırı ve çadırın içindeki sobayı kendilerinin kurduğunu beyan etmiştir.

3. Başvurucular 9/4/2012 tarihinde Van Valiliğinden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Talebin zımnen reddi üzerine başvurucular 3/8/2012 tarihinde tam yargı davası açmıştır. Tam yargı davası; başvurucuların yangının çıktığı çadırı deprem sonrasında idareden bağımsız olarak ve idarenin haberi olmadan kurduğu, ısınmak amacıyla kullandıkları sobanın aşırı ısınması sonucu çadırda yangın çıktığı, itfaiyenin on dakikada olay yerine ulaştığı, barınma ihtiyacının idarece giderilmesine yönelik olarak başvurucuların bir başvurusunun söz konusu olmadığı, idareye kusur atfedilemeyeceği gibi kusursuz sorumluluk şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Temyiz ve karar düzeltme aşamalarından sonra anılan karar 5/2/2019 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Başvurucular, nihai hükmü 11/3/2019 tarihinde öğrendikten sonra 9/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

5. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

6. Ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

A. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

7. Başvurucular, tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle yaşam haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

8. Devlet yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusal makamların gerek diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü altındadır (Coşkun Gül ve diğerleri, B. No: 2019/11609, 22/2/2022, § 34). Pozitif yükümlülükler kapsamında devletin sahip olduğu koruma yükümlülüğü, hem hukuki hem de fiilî tedbirler alınmasını gerektirmektedir. Bu tedbirler korumasız kişilerin etkili bir şekilde korunmalarını sağlamalı, yetkililerin bilgi sahibi oldukları veya olmaları gerektiği durumlarda makul adımlar atmalarını içermelidir ( R.K., B. No: 2013/6950, 20/4/2016, § 75).

9. Somut olayda başvurucular yakını, ikamet ettikleri köyde kendi evlerinin yakınına kurdukları çadırdaki sobanın alev alması nedeniyle çıkan yangında hayatını kaybetmiştir. Başvurucuların evlerinin hasarlı olduğuna ilişkin bir bilgi dosya kapsamında yer almamaktadır. Başvurucular eve girmekten korktukları için geceleri çadırda yattıklarını beyan etmiştir. Söz konusu çadırın idare tarafından kurulmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Başvurucular kurdukları çadırı idareye bildirdiklerine ilişkin bir iddia da ileri sürmemiştir. Olayın meydana geldiği yer ve koşullar gözönünde bulundurulduğunda idarenin olası bir riskten haberdar olması gerektiği sonucuna ulaşılamamaktadır. Meydana gelen ölüm olayı ile idarenin eylem ya da eylemsizliği arasında bir illiyet bağı ortaya konulamadığından tazminat talebinin reddi nedeniyle başvurucuların yaşam hakkının ihlal edilmediğinin açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

10. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

11. Başvurucular, tam yargı davasının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

12. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'da 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan ve 5/4/2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici 2. maddeye göre 9/3/2023 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılan başvurular için Tazminat Komisyonuna başvuru yapılmasının yolu açılmıştır. Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır (Benzer yönde bkz. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018).

13. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetlerine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 2/5/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirmeyangındaçadırdaçıkanihlalhükümolayıilişkindirbaşvurugelen

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:08:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim